5. bölüm / 7
Tek Dilek(Ozbat)5.bölüm
Bölümler 7Şu an: 5.bölüm
- 1 1.bölüm1.082 kelime
- 2 2.bölüm1.082 kelime
- 3 3.bölüm1.201 kelime
- 4 4.bölüm1.101 kelime
- 5 5.bölüm1.200 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6.bölüm1.155 kelime
- 7 7.Bölüm1.135 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Batu Oğuzhan’ın omzuna başını yasladı,Oğuzhan da gülümseyerek başını onun başına yasladı,hep birlikte bir kafeye gelmişlerdi,batu ve Oğuzhan birbirlerine sokulmuş otururken arda Efe ve miraç gülerek sohbet ediyorlardı,Milan ve barış ise bir şeyler konuşuyorlardı,batu onlara baktığında sessizce oturmuş gözlerini önündeki bardaktan kaldırmayan derene baktı,arkadaşının bu hali ona çok garip geldi başını kaldırdı,Oğuzhan ona baktı ‘ne oldu’ dedi,batu başıyla dereni işaret etti Oğuzhan da baktı o da şaşırmıştı normalde olsa bir dakika susmayan arkadaşlarının bu suskunluğu normal değildi.
Batu derenin koluna dokundu deren düşüncelerine o kadar dalmıştı ki batunun dokunuşuyla irkildi, batu endişeyle ‘iyi misin deren’ dedi deren yutkundu gülümsemeye çalıştı ‘iyiyim ya biraz boğazım ağrıyor hasta olacağım herhalde’ dedi batu inanmasa da anlayışlı davrandı ‘başka bir şey yok değil mi’ dedi, deren arkadaşına yalan söylemekten hiç hoşlanmıyordu ama gerçeği kendisi bile henüz idrak edememişken batuyu da bunun içine çekmek istemiyordu,gülümsedi alaycı bir sesle ‘aman be batu iki sustum diye karaları bağladın çok konuşunca da konuşma diyorsunuz ben napayım’ dedi batu da gülmüştü neyse ki konuyu daha uzatmadı diye içinden geçirdi deren.
Gözleri istemsizce o kişiye kayıp duruyordu,kendine engel olamıyordu,hesap sormak istiyor ama bunun ne yeri ne de zamanı olmadığını biliyordu,derin bir nefes aldı bu konuyu daha sonra yalnız kaldıklarında açacaktı,şimdi kendine çeki düzen vermeliydi çünkü biraz daha böyle davranırsa batu bir şeyler olduğunu anlayacaktı ve onu sorgulayacaktı,üstelik bunu miraça söylemeyi çok istese de önce gerçekleri öğrenmeliydi,ne olup bittiğini bilmeliydi,bu yüzden şimdilik bir şey söylememeye karar verdi,toparlandı gülümsedi her zaman ki deren moduna geri döndü.
Batu ise arkadaşını dikkatle izliyordu,onu çok uzun zamandır tanıyordu ve tanıdığı kadarıyla emindi, derenin içini kemiren aklını kurcalayan bir şeyler vardı, ne zaman sessizleşse bir şey düşünür daha sonrasında bunu batuyla paylaşırdı,batu bunu bildiğinden yine öyle yapar diye düşünüp konuyu uzatmamıştı,yine Oğuzhan’ın omzuna yasladı,zaten deren eninde sonunda ona anlatacaktı,batudan bir şey saklamaz neredeyse bütün sırlarını kuzenine miraça değil,batuya anlatırdı,batu bu yüzden kesin bana anlatır diye düşündü,yanındaki beden kıpırdandığında o da duraksadı,Oğuzhan cebindeki telefonu çıkartıp masanın üstüne koydu batuyu biraz daha kendine çekti.
Ona kendi ceketini giydirmişti,üşüdüğünü görünce de hemen kendine çekmişti,bu batunun en çok hoşuna giden şeylerden biriydi,Oğuzhan’ın kokusunu çok seviyordu onun ceketi üstündeyken onun gibi kokmayı da çok seviyordu,batu Oğuzhan’la ilgili her şeyi çok seviyordu,biri ona en çok neyini seviyorsun diye sorsa tek bir şey söyleyemezdi,onun her şeyini çok seviyordu o hayatında olduğu için kendini çok şanslı hissediyordu,batu hayatının hiç bir döneminde kendini bu kadar özel hissettiğini hatırlamıyordu, Oğuzhan o kadar özel hissettiriyordu ki ona, batu bazen kendine bile şaşırıyordu,onu çok seviyordu,bunu daha çok söylemeliydi,ona daha sıkı sarılmalıydı,onu daha çok öpmeliydi,ve hep onunla olmalıydı.
Batu kahvesinden bir yudum alırken derenin hareketlendiğini gördü, deren ayağa kalktı ‘kalkalım mı’ dedi hepsi şaşırmıştı miraç kuzenine döndü ‘saçmalama saat daha erken’ dedi, deren omuz silkti bıkkın bir sesle ‘yorgunum miraç’ dedi,diğerleri de konuyu uzatmadı onlar da toparlandılar,arabalara doğru yürüdüler batu derene döndü ‘seni biz bırakalım’ dedi,deren batunun onu sorgulayacağını anlamıştı ‘gerek yok ben miraçla giderim’ dedi, batu derene bir bakış attı deren dedi, deren kısa bir oflama ile ‘tamam’ dedi,arabaya bindiler Oğuzhan sürüyordu önde batu arkada deren oturuyordu,kırmızı ışıkta durduklarında bir sessizlik oldu.
Batu dayanamayarak ‘artık anlatacak mısın’ dedi,deren ‘anlatacak bir şey yok ki’ dedi,batu başını çevirdi ‘deren’ dedi, deren gülümsedi ‘gerçekten bir şey yok batu’ dedi,batu başını iki yana salladı ‘ben seni tanıyorum bir şey olmuş ne oldu’ dedi, deren omuz silkti ‘bir şey olmadı olsa anlatırdım’ dedi,batu alınmış gibi başını salladı ‘dediğin gibi olsun bakalım’ dedi önüne döndü, deren yutkundu batuya yalan söylemeyi hiç sevmiyordu hele ki onun gözünde bir şey saklayan bir arkadaş olmak onu üzmüştü,dolan gözlerini kırpıştırarak sakladı,olayları öğrenir öğrenmez herkese anlatacaktı ama önce kendi idrak etmesi,gerçeği öğrenmesi gerekiyordu.
Oğuzhan arabayı durdurduğunda deren gülümsedi ‘teşekkür ederim ozi’ dedi Oğuzhan gülümsedi ‘rica ederim’ dedi,deren batunun omzuna elini koydu ‘iyi geceler’ dedi,batu başını salladı ‘iyi geceler’ dedi, deren arabadan indi eve yürüdü el sallayıp içeri girdi,batu ardından bakıyordu,Oğuzhan elini tuttu batu ona döndü ,Oğuzhan ‘ona biraz zaman ver’ dedi,batu ofladı ‘bana hiç bir şey anlatmıyor’ dedi,Oğuzhan anlayışlı bir ifadeyle elini sıktı ‘belki hazır hissetmiyordur,ben eminim hazır hissedince sana anlatır ,sende biliyorsun onu en iyi sen tanıyorsun’ dedi batu başını salladı ‘haklısın sadece onun için endişelendim, belki de fazla endişelendim önemli bir şey olsa anlatırdı değil mi’ dedi ,Oğuzhan gülümsedi elini sıktı ‘tabi ki anlatırdı,düşünme artık hadi gidelim’ dedi batu başını salladı,Oğuzhan arabayı tekrar çalıştırıp yola çıktı.
Batu yatağa yattığında bile aynı şeyi düşünüyordu,dereni çok uzun zamandır tanıyordu,hiç bir zaman böylesine sessiz içine kapanık olmamıştı,batu bu düşünceleri kafasından atmaya çalışarak Oğuzhan’a daha sıkı sarıldı,Oğuzhan saçlarını öptü ‘düşünme bunları hadi uyu artık çok yoruldun’ dedi,batu başını salladı başını omzuna yasladı Oğuzhan saçlarını okşadı batu gülümsedi ‘iyi ki yanımdasın’ dedi,Oğuzhan gülümsedi ‘hep yanındayım’ dedi,saçlarını okşadı,batu iyice mayışmıştı,gözleri kapanmadan önce ‘seni çok seviyorum iyi geceler’ dedi,Oğuzhan gülümsedi ‘bende seni çok seviyorum iyi geceler’ dedi,batu uykuya dalınca gülümseyerek saçlarını öptü,uzanıp gece lambasının ışığını söndürdü ,batuyu kendine biraz daha çekip huzurla uykuya daldı.
Deren ise kafasının içindeki düşüncelerle baş edemiyordu,bu nasıl olabilirdi,nasıl hiç anlayamamıştı,nasıl fark edememişti,bu ne ara olmuştu,bu soruların hiç birine cevap bulamıyordu,cevap bulamadıkça suçluluk duygusu içini biraz daha kemiriyor ve onu uykularından ediyordu,o telefonu gördüğü anı kafasından atamıyordu,bunu yapan arkadaşları nasıl hiç bir şey olmamış gibi davranabiliyordu,nasıl onların gözünün içine baka baka onları kandırabiliyordu,miraçın yüzüne nasıl bakıyordu, deren bunları düşündükçe delirecekmiş gibi hissediyordu,acilen bu duruma bir son vermeliydi ona hesap sormalıydı,yatağından hızla kalktı saate baktı 05.12, sabah ilk iş onunla konuşmalıydı,gece boyu susmayan vicdanı sabaha karşı da susmamıştı,bu durumdan başka bir çıkış yolu bulamıyordu,her şeyi öğrenecekti ve önce batuya sonra da miraça olan biteni anlatacaktı.
Ertesi sabah deren erkenden evden çıkmıştı,milanın evinin önünde durduğunda derin bir nefes aldı zile bastı, bir kaç saniye sonra ayak sesleri gelmişti ardından kapı açılmıştı,arda uykulu gözleriyle şaşkınca ‘deren bir şey mi oldu bu saatte’ dedi,deren gülümsedi ‘günaydın arda,diğerleri nerede’ dedi,arda ‘Milan uyuyor,Efe kahve yapıyordu,barışta duş alıyor’ dedi deren başını salladı ‘gireyim mi’ dedi arda geri çekildi ‘tabi gel’ dedi,deren içeri geçti salona girdiğinde Efe gülümsedi ‘günaydın’ dedi deren de gülümsedi ‘günaydın’ dedi, Efe arkasını döndü bir kupa çıkardı ‘kahve ister misin’ dedi ,deren ‘olur alırım’ dedi, arda ona döndü ‘nasıl oldun daha iyi misin’ diye sordu Deren anlam veremeyince Arda ‘dün akşam boğazım ağrıyor hasta olacağım herhalde dedin ya onu diyorum’ dedi,deren söylediği yalanı hatırladı belli etmedi güldü ‘iyiyim ya daha iyiyim’ dedi.
İçeri giren Milan ve barışta dereni gördüklerinde şaşırmışlardı,kahvaltı yaparken deren dikkatlice onlara bakıyordu,birinin haberi var mı diye düşünse de bu saçma düşünceyi kafasından attı,bilseler mutlaka söylerlerdi diye düşündü başını iki yana salladı,kahvaltıdan sonra gülümseyerek ‘ben bir tuvalete gideyim’ dedi,kalkıp merdivenlere yöneldi yukarı çıktığında sessiz adımlar atmaya özen göstererek açık kapıdan içeri süzüldü,aradığı şey buradaydı telefonu eline aldı şifreyi bilmiyordu ama gelen mesajlardan bir şey bulabileceğini düşünerek bakmaya başladı.
Yukarı çıkıp telefonu aradı ama bulamadı diğer odalara baktı ama yoktu o sırada arkasından bir ses geldi ‘bunu mu arıyorsun’ dedi,arkasını döndü deren elinde telefonuyla ona bakıyordu, gülümsedi ‘bulmuşsun’ dedi, deren ise hiç gülümsemedi ‘bravo’ dedi,anlamadı ‘niye dedin şimdi bunu’ dedi ,deren ona yaklaştı ‘gözümüzün içine baka baka hepimizi kandırdın’ dedi,yutkundu gülümsedi ‘ne diyorsun deren ne kandırması anlamıyorum’ dedi,deren telefonu fırlatır gibi göğsüne vurdu ‘bilmem orasını sen söyleyeceksin bilinmeyen’ dedi ,şokla kaldı ‘deren’ dedi,deren başını iki yana sallayıp biraz daha yaklaştı ‘bana ne olduğunu anlatacaksın yoksa herkese anlatırım’ dedi,derin bir nefes aldı yutkundu ‘bak niyetim kötü değildi’ dedi,deren kaşlarını çattı ‘anlat dinliyorum neyin peşindesin’ dedi.
Bölüm etkileşimi
