3. bölüm · . taşacak bu deniz

Bölüm 2

Zeynep K

Üsteki foto bölümle ilgili.

Uçak havalanalı üç dört saat olmuştu ara da o çocuklara bakıyodum ve esmer olan ile göz göze geliyorduk saat sabah beşe geliyordu uçak ise yedi de inicekti film izledim uyudum yemek yedim öyle öyle saat altı olmuştu. Bende yavaşca hazırlanmaya başladım ve georce seslendim.

Sen: georce.

Georce: efendim abla.

Sen: hazırmısın eşyalarını kontrol ettim mi?

Georce: neden nolduki daha saat dört biz yedide indices abla.

Sen: georce saat altı oldu hatta bucuk olucak farkın da mısın?

Georce: NE!!

Sen: ne bağırıyosun insanlar bize bakıyo manyak!

Georce: abla emin misin yanlış bakmadın demi!

Sen: georce ben kör değilim ya yanlış bakayım hem sen niye bu kadar tepki verdin manyak misin?

Georce: abla ben biraz burayı dağıtmışım da ondan öyle tepki verdim.

Sen: ne georce hemen orayı sen nasıl aldıysan öyle temizle!

Georce: tamam abla merak etme ben şimdi burayı temizlerim.

Sen: tamam cabuk ol uçağın inmesine az kaldı.

Georce: tamam abla hadi beni lafa tutma.

Sen: tamam.

georce işini bitirmişti beş dakika sonra indik uçaktan fadimeyi inmeden aramıştım o da hemen hazırlanıp yola çıkmış ve bizden önce gelmiş bizde havaalaninin çıkışına ilerliyoduk arkamızda ise o iki çocuk vardı sonra georce ile foğraf çekiliyorduk sonra arkamızdan yüksek bi öksürük geldi. Arkamı döndüm ve o esmer çocuktu sonra georce ile yanlarına gittik ve iyi misin diye sorduk.

Sen: beyfendi iyi misiniz?

Esmer çocuk: evet evet iyiymiş böyle bi anda çıktı sorun yok.

Sen: tamam sorun yoksa georce hadi gidelim bu arada tanrı sizi korusun tanıştığıma memnun oldum.

Georce: tamam abla bu arada bende tanıştğıma memnun oldum tanrı sizleri korusun.

Esmer çocuk: sağ olun bende tanıştığıma memnun oldum ALLAH’a emanet olun.

Sen: teşşekkürler ama biz müslüman deyiliz neyse çok önemli değil bizim gitmemiz lazım arkadaşımı çok beklettik.

Esmer çocuk: tabi ki tekrar tanıştığımıza memnun oldum.

Sen: bizde bizde görüşürüz.

diyip georce ile ordain uzaklaşıp çıkışa ilerledik geldiğimizde etrafa göz gezdirdim ve fadimeyi gördüm hemen ona doğru koşup sımsıkı sarıldım fadime de aynı şekilde sarıldı bir süre öyle kaldıktan sonra ayrıldık sonra fadime georce ile el sıkıştı sonra bavulları arabaya yerleştirdik ve sonra array a bindik yolda çıktık ve müzik açtık ve söyledik ve Trabzon’da bügün hava çok güzeldi ve saat 09:30 olmuştu on onbeş dakika sonra koçari konğına gelmiştik ve konağı dikkatlice inceledim sonra arabadan bavullari alıp yürümeye başladık

Sen: fadime konağınız çok iyi ve otantik duruyo ve tatlı eminim evdekiler daha tatlıdır.

Georce: evet gerçekten konağınız çok iyi.

Fadime: ula sanki ilk defa ev göraysuniz ha normal konak işte da.

Sen: fadime yani ilk defa georce ile böyle bir ev görüyoruz demi georce.

Georce: evet fadime abla ablam doğru söylüyor ilk defa böyle bir yer gördük ve kalcağız.

Fadime: tamam ula hadi eve girelim evde konuşuruz dışarisı buz gibi da haydi girin.

Sen: tamam haklisin hadi girlim eve.

Bunu dememle eve girdik fadime kapıyı çaldı ve çok tatlı bir kız açti ve çok gülen yüzlüydü fadime hemen bizi eve soktu ve girdik eve girdiğimizde herkes hoşgeldiniz dedi ve bizde georce hoşnulduk dedik ve sonra yanımıza bi adam geldi ve adımızı sordu bizde cevapladık

Acil: e diyin bakalum siz kimsiniz nereden geldiniz şöyle oturun da anlatın.

Sen: tamam benim adim charlotte Buda kardeşim georce Manobal annemiz LaLisa Manobal İngiltere Londra da doğduk ve doğduğumuzdan beri Katolik hiristiyanız ailecek.

Adil: maşşallah mahşallah anneniz sizin gibi evlatlari olduğu için çok şanslıdır şahsen bizde mutlu olurduk bişi daha sora bilir miyim?

Sen: tabiki sorabilirsin çekinmene gerek yok.

Adil: ben çocukken de azıcık özentim olurdu kaç dil biliyorsunuz kızım.

Sen: ben on dil kardeşim yedi dil biliyor.

Adil: mahşallah ee hangi dilleri biliyorsunuz.

Sen: ben ingilizce,Fransızca,tayca,Rusça,İspanyolca,İtalyanca,Çince,Japonca,Türkçe,Korece georce sen de kendi bildiklerini söyle.

Georce: tamam bende ingilizce,Almanca,fransızca,İspanyolca,Türkçe,Rusca,tayca,biliyorum.

Adil: mahşallah ee hayde yatun yol yorgunusunuz yarun güzelce gezersiniz.

Sen: peki tamam şimdiden bizi kabul ettiğiniz için teşekkürler.

Adil: ula duymamış olayım ha hayde gidin yatın.

Sen:georce: tamam.

Fadime bize odalarımızı gösterdi bizde pijamamızı giyinip uyuduk.