4. bölüm · TANYA
4;KIYAMAZDIM
Artık o ne hissediyordu bilmiyordum ama ben ne hissettiğimi çok iyi biliyordum.Kırgınlık vardı üzerimde kırgınlık kadar öfkede vardı üzerimde ve ben şunu bilirdim ki öfke bir şekilde geçerdi ama kırgınlığım…nasıl geçerdi bilmiyorum.Ama içimde şunu hissediyordum.Hala bir şeyler hissediyordum ona karşı.Ama şimdi sövücekm ben bu duruma daha dün sabah aileme sevgilim olduğunu söylemiştim.Peki şu an nerdeydim.Akgün’ün evinde kapının önünde yerde oturuyordum.Akgün’de yanımda oturuyordu ama ikimizdende çıt çıkmıyordu.Aslında ikimiz dememeliyim 10 kişiydik çünkü burda.O iri adamlar ben kapının hemen yanına çöktüğümde bir odaya girmişlerdi ama hissediyordum kapının arkasında bizi dinlemeye çalışıyorlardı. Sessizliği bozup konuştum.
“Neden kıydın bana? Neden sen sevilicek kadın değilsin dedin bana? Neden yaptın bunu bana? Anlat sadece beş dakikan var.”
“Tany-“
“Sus ve sadece neden yaptığını anlat.”
“Asker olmak için.” Dediğinde buz gibi dondum kaldım.
“Ney?”
“Askerlikte zaaf olmaz dediler bana bende tek zaafım olan seni silmek zorunda kaldım.”
“Ben varya.. Ben sana bunu yapamazdım.Kıyamazdım.Tek şey diyeceğim sana.Sen 12 yıl boyunca karşıma nasıl çıkmayıp dayandıysan ben senin dayanman kadar düştüm kırıldım.Param parça oldum ama bir şekilde toplandım.neden? Neden şimdi geldin? Birdaha yıkmak içinmi?” Diye konuşurken ben onun yüzüne bakıyordum ama o sadece yere bakıyordu.O sırada kapının arkasından konuşma sesi geldi.
“Bu nasıl sevdaysa herkesi kendi önünde diz çöktüren BİNBAŞI AKGÜN BEYAZ komutanım tek sevdasına diz çöküp başını eydi” diye konuştu tanımadığım ses.
“Aslında yenge fena değil biliyor musunuz komutanı nasıl kendine aşık ettiği malum kabak gini ortada e komutanıma tek böyle yenge yakışırdı” diye konuştu yine tanımadığım ses.
Ayağa kalkacakken Akgün elimden tuttu ve beni aşağı çekmesiyle bana sıkı sıkı sarıldı.ilk başta karşılık vermedim ama tenimde bir ıslaklık hissedince başımı geri çektim ve ağladığını gördüm.Dondum bir anda.sonra sıkıca boynuna sardım ellerimi.Kokusnu özlemiştim.Ona sarılmayı özlemiştim.öpmeyi özlemiştim çocukken yaptığım gibi yüzümü boynunun arasına sakladım.Güvenli bölgeydi küçük Tanya için burası.Ama şimdi ayırt edemiyordum artık.
“Özür dilerim.Özür dilerim seni o kaldırımda sekiz saat ağlattığım için.özür dilerim 4 sene mutlu olmana engel olduğum için.Özür dilerim sevdiğim.özür dilerim” diye söylerken ağlaması şiddetlendi.Akgün. Akgün benim içinmi ağlıyordu?Ağlarken yanağıma boynuma öpücükler bırakıp kokumu içine çekiyordu.
“Akgün.Akgün bana bak.” Kafamı kaldırıp anlımı anlına yasladım.Sonra tek bir şey döküldü dudaklarından.Uğruna ölebileceğim bir kelime.
“Çok pişmanım Tanya’m beni affet 12 senedir bekliyorum seni sevdam hala yüreğimde kor gibi yanıyor seni uzaktan izlemek istemiyorum artık.”
