15. bölüm / 15
Takiptesin, Texting1.4
Bölümler 15Şu an: 1.4
Aydeniz Soyer
Ağzımdan tek çıkan şey, "Sen?.." oldu. Gözlerini benden ayırmadan yanımdaki boş yeri doldurdu. "Ben, Bartu." dediğinde daha fazla şaşırmıştım.
Göğsüm sıkıştı, hıçkırıklarım boğazımda takılı kaldı, ne yapacağımı bilememiştim. Dolu gözlerimle bulanık görsem bile, gözlerinin içine baktım. Gerçeklik algım çalışmıyor gibiydi resmen, gözlerimi ovuşturdum.
Benim günlerce konuştuğum çocuk, Bartu muydu?
Kekeleyerek, "Nasıl yani?" dediğimde istemsizce güldü. Gülmesine sinirlenmiştim, ben burada deli gibi ağlarken o gülecekti? Öyle mi? Ne yaşıyorum ben ya?
En absürt bir zamanda onu görmeyi beklemiyordum.
Gülümsemesi soldu, ama yüzünden ayrılmadı. Elini yanağıma yaklaştırdığında panikle gerginleştim nedensizce. Kalp atışlarım tepki göstermeye başlamıştı şimdiden. Ne desem, ne tepki versem... Niye ansızın çıktın karşıma?
Elim eşofmanımı sıkarken, yüzümde onun sıcak elini hissettiğimde gevşedim. Abart Aydeniz! "İşte bu yüzden söylemedim. Ama..."
Eli yanağımdan kıpırdamamışken, susmaya devam ediyordum. Şaşkınlığım henüz kaybolmamıştı. Hayatımda hiç farklı duyguları aynı anda yaşamamıştım. Ama hayat işte... Yaşamadığımız şeyleri unutmayıp yaşatıyor. Yutkundu, gözleri benden ayrılıp uzaklara doğru yöneldi.
Gözleri tekrar beni bulduğunda, "Şu an bunları konuşacak bir zaman değil Aydeniz." dedi. Başını yavaşça eğip kısık bir ses tonuyla, "Senin yanında olmak için geldim." dediğinde ilk kez karşımda onun utangaç halini görmüştüm.
İlk defa görmemiştim ama!
O an içimdeki sinir, öfke, üzüntü, şaşkınlık boşalmama sebep oldu. Yanağımda kurumuş göz yaşlarını elimin tersiyle silerken kıkırdadım. Ne oluyor ya bana? Daha şokumu atlatamadım, bir saniye! Kömür karası gözlerini bana çevirerek, "Aydenizciğim sen iyi misin? Hem ağlıyorsun hem gülüyorsun?" dediğinde ortamı yumuşatmaya çalışıyor gibiydi.
Bunu deyince kıkırdamam kahkahaya dönüştü. Bana adeta bir psikopatmışım gibi bakarken, kendimi durdurmaya çalışıyordum. Elimi ağzıma götürerek kendimi zapt etmeye çalıştım.
Boğazımı temizledim, "Senin Bartu olduğunu öğrenmem, benim içimdeki hisleri değiştirmedi, Bartu." dedim. Parmaklarıyla oynarken başını kaldırmadan cevapladı. "Böyle olması için dua etmiştim. Ne olursa olsun, beni Bartu olduğum için değil ben olduğum için sevmeni istemiştim."
Başını yavaşça kaldırıp, yüzümdeki her bir çizgiyi tabloya bakıyormuş gibi inceledi. "Öyle olduğunu duymak, beni sevindirdi."
Derin bir iç çektim, "Her şey bir anda gerçekleşiyor." dediğimde sesim kederli çıkmıştı. "Bana gelen mesajlar, senin Bartu olmanı öğrenmem..."
"Beni şu an Bartu olarak düşünme, Bak Şu İşe olarak düşün." dediğimde anlamsızca ona baktım.
"Sence bunu bir anda yapabilir miyim?, hâlâ şoku atlatamadım!"
Başını ardı ardına salladı. "Peki, ama şu an derdini anlayabilmem için böyle düşünmen gerekiyor." dedi şefkatli ses tonuyla. Bir kaç saniye konuşmadım. Sadece onu inceledim. Onu bu kadar yakından görmeyi, hiç hayal etmemiştim. İçimdeki o hissi anlatamazdım. Yakından bile nasıl bu kadar çekici olabiliyordu. Özellikle o kıvırcık saç tutamları...
Acaba kasları var mıdır?
Aydeniz saçmalama ya!
Başımı iki yana sallayarak, kafamın içindeki müstehcen şeyleri susturmaya çalıştım. "En iyisi, benim kafamı dağıtmak." dedim. Elini saçlarının arasından geçirdi, "Peki..." dedi. "Benim Bartu olmama sevindin mi?"
Yani dürüst olmak gerekirse...
Çok sevindim...
"Yani sayılır." diye cevapladım.
Gözleri yine benden ayrıldı, o kadar utangaçtı ki... Bana bir türlü bakamıyordu. Gözleri gökyüzündeydi. İşaret parmağıyla yıldızları gösterdi. "Şu kutup yıldızı mı?" diye sordu çocuksu bir tavırla. Omuz silktim, "Tam adamına sordun, bilmiyorum." dedim. Yüzünü ekşitti, "Ne yani, fen dersin iyi değil mi?" gözlerini devirdi.
Çirkefliğimi ortaya koyarak, "Ne alaka be? Senden iyidir benim derslerim!" dedim. "Bak şu işe ya? Tamam o zaman, saatte 60 kilometre sabit hızla giden bir araba var..." dedi.
"Bu araba hiç durmadan, düz bir yolda 3 saat boyunca kaç yol almış olur?"
Kaşlarımı çattım, "Matematik sorusu o yalnız. Cevapta 180." dedim.
Kendini aptalmış gibi hissederken, ben gülmeye başladım.
"Ama... uf unutmuşum!"
"Kesin unutmuşsundur."
Bölüm etkileşimi
