5. bölüm · Takipçim
Bay Gölge Bizi Kurtarıyor
Ben uyuyana kadar telefona baktım demiştim ya, ufak bir problem çıktı yanlışlıkla saat 7.00de uyudum ve kalktığımda saat15.00di zaten dün bünyeme ters bir şekilde fazla çalışmıştım.Üstümden atamadığım tembellik sadece tuvalete gitmeme izin verdi gün boyu yatakta yuvarlanıp durdum en son annem hava karardığında odama girip yüzünü ekşitti bende seni seviyorum canım anam.
"Kızım bu koku ne biri öldürdün odana mı sakladın?"
"Yok anne kızın o kadar salak değil henüz"
"Henüz? Buda bir başarı kızım neyse ney kalkta sofrayı kuralım"
"Tamam geliyorum anne"
Annem beni odada bırakıp mutfağa geçti bende son reelsi izlemeyi bitirip odamdan çıktım.
Mutfağa girdim ne göreyim abim anneme yardım ediyo fırsatçı pislik arkadaşlarıyla dışarı çıkmak için para dileniyordu yine.
Sessizce yaklaşıp iş yapıyormuş gibi yaptım bu bile yordu beni.Sofra kurumu bittikten sonra haber izleyen babama yemek yemesi gerektiğini hatırlattım çok şükür bütün aile üyeleri toplanıp sofraya oturduk.Babam haberlerden dinlediklerini heycanla anneme anlatırken annem büyük olasılıkla babamın heyecanına gülerek onu dinliyordu
Nur yüzlü abim yemeğini ile âdeta şavaşırcasına yiyordu.Ben onların bu hallerine gülüp yemeğime odaklandım herkes yemeği bıraktığında sofrayı topladık sonra odama geçtim yine telefonu aldığımda durup tavanla bakıştım telefon bağımlılığımı fark edip boşver diyerek telefona bakmaya devam ettim.Üstten bir bildirim gelince açmış bulundum Kemal yazmıştı.
Kemal:Bakıyorum aktifsiniz kadın bayanı.
Akay:hsdbhsh tabiki çalışmalardayız.
Bu çocuk sadece akşamları mı müsait günün diğer zamanlarında ülkeyi mi kurtarıyor napıyor?
Akay:Bu arada Kemal niye sadece akşamları yazıyorsun?
Kemal:Özür dilerim akşamları yazmam ayıp oldu değil mi? Aslında sana sabah yazmıştım saatler geçmesine rağmen bakmayınca utanıp sildim rahatsız ettim mi?
Lan çocuk kendi kendine hatasını bulup açıklama yaptı ki hata olarakta görmüyordum niye özür dileyip duruyor?
Akay:Yok öyle değil müsait değilsen bende sabahları filan yazmıyim dicektim şey ben dün çok çalışmaya yaptırmış kendimi biraz geç uyuyup uyandım büyük ihtimal mesajına yetişemedim bu arada özür dilemene gerek yok hatanda yok yasaklıyacam artık sana özür dilemeyi be adam.
Kemal:Çalışmalar mı okadar mı derse kaptırdın ya beklenmedik hareket ayaktayım şuan alkışlıyorum.
Akay:Öncelikle sakin oluyorsun ve oturuyorsun çalışmalar derken reels kaydırdım mizah çalışması.
Kemal:Oda bişey ee şuan ne yapıyorsun ben komutunuz üzere oturdum.
Akay:Ben yatıyorum ya Kemal etrafında dön oğluşum mama geliyor.
Yazdım vallahi napalım böyle böyle arkadaş olucaz.
Kemal:Köpek muamelesi mi görüyorum şuan?
Akay:Pardon ya fark mı ettirdim.
Kemal:Döndüm bu arada.
NEY.
Akay: ŞAKA.
Kemal:Şaka hehehe
MANYAK.
Akay:Yarın okul var ağlıcam ya.
Kemal:Ağlama.
Ney...
Kemal:Ben mutluyum.
Allahın çalışkanı.
Akay:Bukadar ineklik fazla, az ihtiyaç sahiplerine dağıt.
Kemal:Ne inekliği kızım taze arkadaşımı görücem.
Lan bu benden bahsediyor.
Akay:Fırından taze mi çıktı bu arkadaş?
Kemal:Fırından değil ya kaderden taze çıktı bir dakika.
Sonda aniden bir dakika demesi beni işkillendirmedi değil o yüzden o yazana kadar yazmadım.Gerçektende bir dakika yada az daha fazlası geçtiğinde geri yazdı.
Kemal:Kusura bakma annem arada baskın atıyorda dün bahsettiğim sözü tutuyor muyum diye ama sen neden cevap yazmadın?
Akay:Birden bir dakika yazman şüphelenmiştim zaten telefonu sakladıysan bildirim belli etmesin diye yazmadım.
Kemal:Akıllı arkadaş seçmenin yararları işte şuan ayağı kalkıp alkışlayabilirim.
Akay:Yok sen oturmaya devam et.
Kemal:Tamamdır.
Akay:Yüksek izinlerin talep ediyorum beyefendi çizim yapmam lazım.
Kemal: Ne izini hanımcık salayım ben sizi.
Akay:Hanımcık ne canım.
Kemal:Canım?
Yanlış anlayıp rahatsız mı oldu acaba ya offf.
Kemal:Hanımefendi olmak için fazla küçük olduğun geldi aklıma.
Akay:Hahaha gül gül öldüm bak bir daha olmasın.
Kemal:Eee canıma dönelim.
Akay:Herkese diyorum ya yanlış anlaşılma olmasın.
Kemal:Herkes canın yani öylemi maşallah sendeki yürek kimsede yok neyse ben çok tuttum seni görüşürüz canım.
Mesajla bakışırken sadece görüşürüz yazabildim bana kızdı mı şimdi noldu yok ya ne kızması ne alaka Akay dalga geçiyordur şu günlerde çok yanlış anlıyorum ya.
Elime tableti alıp çizim yapmaya başladım stokta çizimlerimi paylaşmaktan çizim kalmamıştı.Uzun uğraşlar sonrası yaptığım çizimi yayınlayıp yatağa uzandım.Birkaçdakika tavana bakıp overthinklerken bildirim geldi hemen telefonu alıp gelen bildirimi açtım yeni yüklediği çizimlere yorum gelmişti.
Akmal:Öncekilere göre bozulmalar var çalışmıyor musun?
Önce bir durup düşün gerçektende doğru söylüyordu eskiye nazaran çalışmam azalmıştı ve elim azda olsa soğumuştu.
Akay:Değerli yorumun için çok teşekkürler haklısın şu sıralar çalışamıyorum sayende daha iyi çizimle karşınıza çıkıcağım.
Off layıp telefonu şarja takıp tableti masaya park ettim sonrasında kendimi yatağa atıp örtüme sarılarak uyudum.
Sabahın soğuğunda kalkıp okula hazırlanmanın cehennemdeki cezalardan ne farkı vardı be hocalar bunuda açıklayın.
Zombileri anımsatacak yürüyüşüm ve hareketlerimle hazırlanmaya hazırlandım bir kaç dakika sonra mübarek okuluma gitmek için hazırdım okullar yeni açılmasına rağmen Ankaram şaşırtmamış soğu ile karşılamıştı bizi.Mutfağa geçip bir tane yeşil elma aldım huyum kurusun yeşil olmayan başka elma yemezdim.Anneme bir öpücük kondurup dışarı çıktım bisikletimi dün abim ekmek almak için kullanmıştı canım abimin kullandığı ilk bakışta belli oluyordu zinciri atmıştı.
"Ya bozuyorsun düzelt bari diyicemde elinden işte gelmiyor bana haber vereydin bir zahmet be adam" ben söylene söylene yürüyerek okula giderken yavru kara kedi gördüm hemen koşa koşa yanına gidip sevmeye başladım titremesine dayanamayıp kucağıma aldım etrafıma baktım ne kardeşi nede annesi vardı onu ceketimin içine alıp ısıttım çok tatlıydı ya.
"Sende benimle geliyorsun kedicik okulum pek iyi yer değil ama sıcak kalırsın en azından elektriği devlet ödediği için kaloriferleri açıyorlar çok şükür." ben dert yana yana kedicikle konuşurken laf arası ismini karam koydum.Sonra da okula vardık huzursuzlanmış olucakki ceketimden çıkmaya çalıştı bende onu avcuma alıp göğsüme yasladım okulun ortasına vararken gayet sakindik taki alevlerin etrafında toplanan okuldakileri görünceye kadar koşarak ateşin olduğu yere geldim herkes şok içinde koca alevlere bakıyordu daha iyi görebilmek için ateşe doğru yakınlaşırken 12.sınıflardan bir tane çocuğa çarptım ve özür dilerim dememle biri kolumdan tutup beni çekti arkamı dönüp ağzımı edepli sözler için açacakken gözlerimiz buluştu.Beni çeken Kemal Kırcandan başkası değildi.
"Yaklaşma tehlikeli" kalabalık olduğundan dipdibeydik.Kafamı olumlu anlamda salladım.
"Ne yakıyorlar kim yapmış"
"Deneme kitapçıkları yakılıyor ve büyük ihtimal şu gölge denen herifin işi"
"Oha okulun ortasına kadar taşınmış üstüne yakmış ne zamandır sessizdi tahmin etmeliydik" gülümseme ile karşılık verdi ve gözleri aşağıya karamın olduğu yere indi.
"Lan bu ne tatlı birşey nerden buldun?"
"Demi abisi sokaktan buldum titriyordu dayanamadım aldım" kocaman gülüp nazikçe karamı elimden aldı.
"Ben daha sıcağım hem kadınlara izinsiz dokunulmaz adam edicem ben bu kediği" ufak bir kahkaha attım.
"Bende iyiydi ya senin 9.sınıfta lakabın buz değil miydi hem ya kızsa"
"Erkek ablası görmüyor musun dur bakma yada" kucağındaki kediği iyice örttü bende gülmeye devam ettim.
"Ayıp oğlum gösterme Akay ablana hiç gösterme bide benim lakabım buz olabilirdi ama bu kalp sıcacık bir fırın tamam mı?"
"Ya he he heryerin donuyo burda laf kalabalığı yapma"
"Sen istedin izninle" bir eliyle karamı tutarken diğer elini belime sardı ve kendine çekti sarılmıştık resmen kalp atışını duyuyordum ama hakkını yememek lazım cidden sıcacık çünkü kızarmamın başka nedeni olamaz.Beni geri bırakırken kızardığımı görmemesi için etrafa baktım.
"Cidden sıcakmış annen seni fırına mı sürüyor yatmaya?"
"Yok ya bizide birileri sıcak tutuyor işte bak şunu seyret şimdi" beni döndürüp okulun en üst katını gösterdi o an pencereden üstümüze yağan deneme kitaplarına bakakaldık en sonunda yine aynı pencerelerden üstünde "Para ile satın alınan başarı çabalayarak elde edilen başarısızlıktan beterdir~~gölge"
Ben yazıya baktıktan sonra Kemala döndüm gözgöze geldik
"Gölge alnından öpücem bulun bana gölgeyi" kahkaha atıp
"Tanımadığın adamı helalim diyip alnından mı öpüceksin dayaklık adam ya" dedi.
Bende onunla birlikte gülerken çabalasamda o emeğin çöp olacağını bilmenin verdiği yük üstümden kalmıştı cidden kimdi bu gölge belki bizimkilerle bulurduk eminim kimse ona teşekkür etmemiştir birgün şansım yaver gider onu bulursam teşekkür edicektim onu aramak bizede eğlence çıkartır kim bilir.
OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜRLERR...
