Ta Uzak Yollardan kitap kapağı

1. bölüm / 2

Ta Uzak Yollardan

BÖLÜM BİR

Yazar: Hira YILMAZ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: BÖLÜM BİR

BÖLÜM 1
SERGEİ VİKTOR MARTYUSEV'DEN
Bot kak to tak(slowed)-asanrap''

Tedavisi yok efendim,varsa bile Rusya'da yok.''
Doktor ne diyorsa umrumdışıydı.Annemi tedavi ettirecek ve onu bu acıdan kurtaracaktım.Bu geldiğimiz 7.hastaneydi. Hepsi de tedavi olmadığını söylüyordu.Başka ülkelerden yanıt bekliyordum.Varsa gidecektik
.Annem için.
Kız kardeşim Natalya, durumu öğrendiğinde çok ağlamıştı.Hastalık ciddi ve nadir görülen bir türdü.Babamsa olabildiğince sakinliğini koruyordu.Ama onun karısının canı onun için çok önemliydi.Bulacaktı tedaviyi.
Karısı için.
Bu hastaneden de ayrıldık umutsuzca .Şimdi eve gidecek ve çaresizce gelecek haberi bekleyecektik.Rusya'da belki de en önemli konumdaydım.Büyük ve tahmin bile edilemeyecek bir aile servetimiz vardı.Kendime ait ayrı bir servetimde vardı ama para bazen herşey olmayabiliyordu.
Para mutluluk bile getirebilirdi ama sağlığı asla.Onu sağlayan Tanrı'ydı.

Aslında hepsini sağlayan Tanrı'ydı hatta bize parayı veren de oydu.İnançlı bir insandım.Annem dinine bağlı bir kadındı.Annem Müslüman bir aile de büyümüş fakat o zamanın acımasız insanları tarafından kaçırılarak satılmıştı.Babamın babası yani dedem,onu görmüş ve sevmiş küçücük bir kıza kıyamamıştı.Onların yanında büyümüş ve sonra babamla evlenmişti. Seviyorlardı birbirlerini.Babam Hristiyan olsa da annemin bizi kendi dinine uygun olarak yetiştirmesine izin vermiş fakat diğer anlamda kendisinin bizleri yetiştireceğini söylemişti.
Ben düşüncelere dalmışken sıra sıra siyah Aurus'lar önümüze dizildi.Arabaya yerleşip telefonumu elime aldım ve çok sevgili abime yazdım.
-Haber var mı?
- Yok.
Güzel ve samimi bu sohbetin ardından gözlerimi kapadım ve kafamı geriye yasladım.Huzura ihtiyacım vardı.Cidden.Durup bir nefes almaya , mola vermeye bende ihtiyaç duyuyordum.Gelen bildirim sesiyle tekrar telefonumu elime aldım.Mesaj kız kardeşimdendi.
-Abi sen direk kendi evine mi geçeceksin?
-Yoksa bizim eve mi gidiyoruz?
-Ben kendi evime geçiyorum Natalya.
-Siz gidin.
-Peki abi.Seni çoook seviyorummm
-Sonra gel amaaa
-Bakarız .
Yazmayı bitirince telefonu ceketimin cebine koydum.Daralmamı,gerginliğimi artıran kravatı gevşetip kafamı geri yasladım.Evin önüne gelince araba durdu ve benim inmemi bekledi.Arabadan indim,ceketimi düzelttim ve bahçe kapısından içeri girdim.Köpeğim Lion havlayarak üzerime doğru koştu ve gelip kendini sevdirmeye başladı.Cinsi Pittbul olduğundan herkes ondan ürküyordu ama o benim sevdiklerime karşı oldukça sevecen bir bebek oluyordu.
''Güzel kızım benim.''deyip onu güzelce sevdikten sonra yemeğini yemesi için içeri yolladım.Mutfaktan et kokusu gelince içten içe sevindim.Odama girip güzel bir duş almaya karar verdim.
Duş bittikten sonra odaya geri döndüm.
Sıcak suyun buharı odayı doldurduğunda üşüdüğümü hissettim.Asla sıcak insanı olmamıştım.Aksine soğuğa alışmıştım.Doğduğumdan beri Moskova hep soğuktu.Saçlarımı kuruturken pencereden dışarı baktım.Kar durmadan yağıyordu
.Rusya'da gökyüzü hep ağlardı.Akıtırdı karını ,sererdi yerlere.
Kadınların omuzlarındaki pahalı postlara,erkeklerin üstüne sıkıca geçirdiği ağır kürklere baktım.Hepsi hızlı hızlı yürüyordu.
Rusya soğuğu öğretirdi.Sabredip dayanmayı.
Hepsi güçlü gözükürdü.Hepsi alışmıştı.
Ama alışmak,hissetmemek değildi.Bazı şeyleri mecburen görmezden gelmekti,sabretmekti.
Rusya'da büyümüştüm.Güçlü olmayı ,dayanmayı, sabrı,alışmayı, duyguları gizlemeyi, acımı belli etmemeyi burda öğrenmiştim ben.Aynadaki bana baktım.Asık,yorgun bir surat.Başka birşey görmüyordum.Görünen tek şey yorgun,birazdan ''YETER'' diye haykıracak bir adamdı.Ama o adam sustu.
Tercihti susmak.Tercihti kalbimin zinciri.
Aşağı yemek yemek için indiğimde ev çalışanları herşeyi kusursuz hazırlamıştı bile.Masaya oturup birşeyler yemeye başladım.Evin içi sıcaktı ama ben soğuktum.Ne tezatlık ama!Tabağımdakileri bitirip masadan kalktığımda gidip rahat koltuklarımdan birine yayıldım.Telefonum titreşti.Ekranı açıp mesaj kutusuna girdim.

''Sayın Sergei Viktor Martyusev,Katerina Martyusev adına oluşturulan dosya tarafımıza ulaşmıştır.”
Okumaya devam ettim.
“Rusya Federasyonu sınırları içinde uygulanamayan bir tedavi yöntemi, Türkiye Cumhuriyeti’nde mümkündür.”

Türkiye.Bu bir başlangıç mıydı yoksa kaldığımız yerden umutlu bir devam ediş mi?Görecektim.Sonuçta ben Sergei Viktor Martyusev'dim.
İsterdim.Yapardım.Elde ederdim.O kadar.
Evdekilere mesaj atmış olabildiğince kısa süre içerisinde Rusya'dan ayrılacağımızı söylemiştim.Zaten kimse benim kararlarımı sorgulamazdı.Net bir insan olmam herkes tarafından kabullenmişti.
Kabullenmek,zorunda kalınca yapılan bir eylem miydi?
Bende çalışanlara valizlerimi hazırlatmış,uçağımı kalkışa hazırlamalarını söylemiştim.Sağ kolum Maksim herşeyi halediyordu.Yanımızda kimse yokken en yakın olduğum hatta kardeşim olarak gördüğüm biriydi.Çoğu sırrımı bilirdi.Herşey hazır olunca evden çıktım.Saat gece 12'yi geçiyordu.Moskova ve Türkiye saat dilimleri senkronize ilerlediğinden Türkiye'de de geceydi şuan.Yolculuk 4 saat kadar sürecekti.Gittiğimide az da olsa uyuyabilirdim.Arabaya bindim ve çalıştırdım .Kendim sürecektim bu sefer.
Carrera'mın direksiyonunda gezdirdim ellerimi.Derisi soğuktu.
Rusya'da herşeyin soğuk olduğunu zaten söylemiştim.Arabayı çalıştırdığımda çıkan ses hoşuma gittiğinde gaza bastım.Güçlüydü.Ama kontrol altındaydı.
Tıpkı hayatımın olması gerektiği gibi.
Moskova bu saatlerde belirli bölgeler dışında sessiz olurdu.Herkes Moskova uyur sanardı.Hayır,Rusya ayaktaydı.Hep.Ben ve benim gibiler için uyku önemli değildi.Biz sadece disipline önem verirdik.Sokak lambalarının sarı ışığı kara vuruyor , karı renklendiriyordu.Küçük kediler heryerdeydi.Baktığınız heryere onları görürdünüz.Etrafta yüksek derece güvenlik önlemleri vardı ve simsiyah kamuflajlı adamlar her taraftaydı.Bir süre sonra motor sesi sıradan gelmeye başladı.Arkadan sessizce çalan şarknın sesini yükselttim.
'' No ty dura, ty dura, ty yavnoV golove ne mozgi — eto tochnoGovorish’, byt’ khotela printsessoyU koryta razbitogo snova ty stoish’ ''
Havalimanı tabelasını görünce arabayı hızlandırıp o alana girdim.Sonra ise yavaşladım.Rusya'dan ayrılıyorduk.Ama izi hep kalacaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 4beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…