4 bölüm zincir

Vaveyla Yazarı: Mustafa Solhan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 4 bölüm zincir

Şirketten içeri girdiğim gibi
Sarp, patronun kafasına silah dayamıştı. Patronun alnından ter boşanıyordu, dudakları titriyordu. Dizleri bükülmek üzereydi.
"Defne Barut nerede!" diye bağırdı Sarp. Sesi duvarlarda patlıyordu, camları titretiyordu.
Ne alakaydı? Beni mi soruyordu? Bu herif benim şirketimi basıp beni mi soruyordu?
Silahımı kaldırıp ona doğrulttum. Elim titremiyordu artık. İçimde fırtına koparken dışım buz gibiydi. Tam Defne Barut gibi.
"Beni mi özledin Kara!" dedim, olabildiğince sakin. Dudaklarımda alaycı, küçümseyen bir gülümseme.Silahımı kaldırıp ona doğrulttum. Elim titremiyordu artık. İçimde fırtına koparken dışım buz gibiydi. Tam Defne Barut gibi."Beni mi özledin Kara!" dedim, olabildiğince sakin. Dudaklarımda alaycı, küçümseyen bir gülümseme.
Sarp bana döndü. 'Ne alaka' der gibi baktım. O buz gibi gözlerinde bir an sakinlik belirdi. Tam ağzımı açacaktım ki arkadan biri yaklaştı. Çok yakındı. Fark etmedim.Bir el, ağzıma ağır bir mendil bastırdı. Çırpındım, tekmeler savurdum, dirseğimi arkaya geçirdim ama nafileydi. Bileklerimi kavrayan eller çok güçlüydü. O keskin kimyasal koku genzimi yaktı, ciğerlerime doldu, gözlerim karardı. Dizlerim boşaldı.Yumduğum gözlerimin önünde sadece Sarp'ın rahat, öfkeli yüzü kaldı. ne yapmaya çalışıyordu, yoksa...Bir yerde uyandım.Bileğimde kalın bir zincir vardı. Soğuk, paslı, ağır bir zincir. Etimi kesiyor, bileğimi morartıyordu. Çektim, şıngırdadı.
Neredeydim? Yine bir depo gibi... rutubet kokan, karanlık, tek bir ampulün cılız yandığı bir yer. Hava buz gibiydi."Bırakın beni! Yanlış kişiye bulaştınız! Sizi parçalarınıza ayıracağım!" diye bağırdım. Sesim depoda yankılandı, yankılandıkça daha da yalnız hissettim kendimi. Sesim bana geri dönerken ne kadar küçük olduğumu hatırlattı.
Karanlığın içinden bir ses geldi. Çok yakından.
"Bağırma. Burada seni kimse duyamaz!"
O sesti. Evet, bu Sarp'tı. Karanlığın arasından, ağır adımlarla çıkmıştı. Elleri cebindeydi, yüzü gölgedeydi.Ayağa kalktım, zincirin yettiği kadar koştum, onu öldürecektim ki zincir aniden gerildi, yetmedi. Metal etime battı. Kalçamın üzerine yere düştüm. Toz duman kalktı. Canım yandı, ama daha çok gururum.
"Beni niye kaçırdın Kara kral?!" diye sordum öfkeyle ayağa kalkarak, dizlerimdeki tozları silkelerken, acımı göstermemeye çalışarak.
"Senden bir şey isteyeceğim." dedi. Sert, soğuk bir ses tonuyla bana yaklaşıyordu. Adımları her saniye daha da yaklaşıyordu, botlarının sesi betonda yankılanıyordu. Kalbim her adımda daha hızlı, daha düzensiz atıyordu.
"Ne istiyorsun bir suikastçıdan? Seni korumamı mı? Şahsen seni korumak yerine öldürürüm! Bana güvenme Kara!" dedim öfkeyle ama o sadece yaklaşıyordu. Bir an durdu, gözlerimin içine baktı. O kadar yakındı ki nefesini hissedebiliyordum."Soyadımı taşıyacaksın." dedi. Ciddi bir ses tonuyla. Sanki hava durumunu söylüyormuş gibi, sanki çok normal bir şey istiyormuş gibi.
"Ney... ney ney... senin hayatta o kanlı..." dediğim sırada durdum, yutkundum. Kelimeler boğazıma düğümlendi."Evet kanlı, devamını getir." dedi Sarp ciddiliğini hiç bozmayarak. Gözlerini gözlerimden ayırmıyordu.
"Ben senin soyadını kimliğimde taşımam!" dedim kafa tutarak. Sarp zaten uzundu, yaklaşınca daha da uzun oluyordu. Kafamı kaldırmak, ona bakmak için parmak uçlarıma çıktım. Küçük kalmamak için."Anlaşma olacak zaten." dedi Sarp ciddiliğini sürdürerek.
"Anlaşma bile olsa seninle ev-len-mem!" dedim hece hece, öfkeyle, her heceyi yüzüne tükürür gibi."O zaman Efe ve Semih'e veda etsen iyi olur." dedi. Sesi hiç değişmedi.Durdum. Donup kaldım. Kanım çekildi. Efe ve Semih. Bu dünyadaki en değer verdiğim iki insandan bahsediyordu. Benim abilerimden. Benim evimden."Onlara dokunursan! Saçlarının teline zarar gelirse seni öldürmekten beter ederim! Seni lime lime ederim!" dedim, sesim artık öfke değil, yalvarışla karışık, parçalanmış bir tehditti."Sana anlaşmayı söyledim. Ya karım olursun ya da onların mezarına çiçek götürürsün. Hangisi? Karar senin." dedi ciddiyetle. Sanki bir iş anlaşması sunuyordu."Beni... beni öldür! Olmaz mı?" dedim umutsuzca. Gözlerim ilk defa dolmuştu.
Hayır anlamında başını salladı.
Öfkeyle arkamda duran duvara döndüm. Çıplak ellerimle duvara defalarca yumruk attım. Her vuruşta kemiklerim sızlıyordu, sırtımdaki dikişler geriliyordu. Elim kan olmaya başladı ki omzumda aniden hissettiğim bir elle, sertçe arkama döndürüldüm.
"Sakin ol!" dedi. Soğuk, sert, acımasız sesiyle. Ama eli omzumda sıcaktı."Sakin ol mu?! Bana hayatımda yapabileceğim en son şeyi söylüyorsun... seninle evlenmemi... senin gibi bir Kara'yla..." dedim öfkeyle, gözyaşlarımı içime akıtarak. Ağlamıyordum, akıtıyordum.
"Cevap ver. Evet dersen o abi dediğin adamlar yaşar. Ama hayır dersen bizzat ben giderim onların kafasına sıkarım!" dedi soğuk, sert sesiyle.Gözlerimi kapattım. Efe'nin o aptal gülüşü geldi aklıma. Semih'in 'zeytin gözlü' deyişi. Onların beni ilk bulduğu gün.
"Tamam. Evet." dedim. Sesim ölü gibiydi. "Ama bunu sana boyun eğdiğim için değil, abilerim için yapıyorum." Ve ekledim, son gücümle. "Şartlarım olacak bir de.""Söyle." dedi Sarp.
"Bana ikimiz tek olduğumuz bir yerde yaklaşmak yok, dokunmak yok, kıskanmak ve kısıtlamak yok. Eğer öyle bir şey yaparsan senin kafana sıkarım." dedim, gözlerimin içine bakarak."Kabul. Ama aynı şeyler senin için de geçerli." dedi Sarp, ilk defa dudaklarının kenarı hafifçe kıvrılarak, sırıtarak."Sen salak mısın? Niye öyle bir şey yapayım?" dedim ters ters bakarak."Tamam." dedi soğuk sesle."Neye tamam?" dedim hala ters ters bakarak.
"Öncelikle söz ver beni öldürmeyeceğine. Zaten öldürsen de ben bir yolunu bulup o Efe'yle Semih'i öldürtürüm de... sen gene de söz ver." dedi."Tamam söz veriyorum. Efe ve Semih'e dokunmadığın sürece seni öldürmeyeceğim. Söz." dedim. Sesimde zerre kadar yalan yoktu.Elimi elinin üzerine koydum. Cebinden küçük bir anahtar çıkardı, zincirin kilidine soktu, çevirdi ve açıldı. Şıngırtı sustu. Elim artık serbestti. Bileğimde kıpkırmızı bir iz kalmıştı. Ama söz vermiştim, ona dokunamazdım. Sözüm silahtan daha ağırdı benim için.Önden deponun arka çıkışına doğru yürürken birden elimi bir elin kenetlenir gibi tuttuğunu hissettim. Parmakları parmaklarıma geçti. Bu tabii ki Sarp'tı. Elimi sertçe çektim."Ne oluyor? Elimi tutmalar hayırdır?" dedim dik dik bakarak.
"Karımısın ya hani." dedi Sarp, gayet normalmiş gibi."Anlaşmalı evlendiğin karın, hatırlatırım." dedim ki birden büyük bir jip bize doğru yaklaşmaya başladı. Farları gözümü aldı. Elim belime gitti. Silahsızdım. Çıplaktım.
Jip tam önümüzde durdu. Toz bulutu içinde.
"Bin." dedi Sarp sakince arabanın kapısını açarak."Sana neden güveneyim?" dedim ters ters bakarak, hala nefes nefeseydim.
"Güvenmekten başka çaren var mı? Hem bu kadar ıssız bir yerde seni bırakmam." dedi. Binmemi bekliyordu. Gözleri kapıya bakıyordu."Binmeyeceğim." dedim omuz silkerek. İnadım inadımdı.
"Bak benimle inatlaşma!" dedi biraz öfkeli bir sesle."Maks ne yaparsın?" dedim. İnadım inat.
"Bin dedim bin!" dedi hala öfkeliydi. Damarları çıkmıştı."Bin-mi-ye-ceğim!" dedim, heceleyerek.Kolumdan tutup arabaya bindirdi. Sert ama canımı acıtmayacak şekilde. Kendi de binip kapıyı kapattı. Öfkeyle ona baktım, neredeyse yanıyordum."Gıcık herif!" dedim gıcık bir ses tonuyla.Ön koltuktan bir ses geldi.
"Defne Barut'un bu arabada ne işi var abi?" Aras Kara ve karısı Aleyna Kara vardı. Aras söylemişti, şaşkınlıkla bize bakıyordu. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı."Bu suikastçının ne işi var bu arabada abi!!??" dedi Aras öfkeyle, arkaya dönerek."Kes sesini Aras." dedi Sarp soğuk sert sesiyle. Direksiyonu sıkmıştı."Abi bir şey söylüyorum..." dedi Aras, Sarp'a kafa tutmaya çalışıyordu."Kes diyorum Aras! Kes o sesini!" dedi Sarp öfkeyle. Araba hareket etmeye başladı, çorak arazide sarsılarak ilerliyordu.Aleyna bana döndü, elini uzatarak. Gözleri sıcaktı, Aras gibi bakmıyordu. "Merhaba Defne Barut sen misin?"
Ben de uzatıp elini sıktım nazikçe. İlk defa bir Kara bana böyle bakıyordu."Evet Defne benim." dedim sakince, içtenlikle gülümsedim. Gülümsemek zordu."Evet tanışma felsefeniz bittiyse Defne Kara'yla sonra konuşacağız." dedi Sarp. Elini belime koymuştu, kendine çekmişti. Belimdeki kurşun yarasını sıkıyordu. Dişlerimi sıktım, inlememek için dudağımı ısırdım."Elini çek, 3 kurşun yaram acıyor." dedim dişlerimin arasından acıyla. Hemen elini çekti, irkildi."3 kurşun mu?" dedi Sarp sorgulayarak bakıyordu. Kaşları çatıldı."Senin sırtında niye 3 kurşun yarası var?" dedi Aleyna korkmuş gibi bakarak, elini ağzına götürdü."Patron..." dedim dişlerimin arasından acıyla."Patron mu? O da kim?" dedi Aleyna Sarp'a bakarak sorguluyordu.
"Defne'nin çalıştığı kişi, yenge." diye cevapladı Sarp, sesi sertti."Peki niye ona çalışıyorsun Defne?" dedi Aleyna, gerçekten merak ederek.
"Çünkü..." dedik Sarp'la aynı anda duraksadık, birbirimize baktık. Göz göze geldik. Bir an...
"Çünkü ben teyzemi öldürdüğümü gören tek kişi başka bir patron gördü ama beni ona emanet etti." dedim üzgün bir ses tonuyla. Sesim küçüldü."Teyzeni öldürdüğünü biliyordum ama bu kadarını bilmiyordum küçük Barut." dedi Sarp, sesi ilk defa yumuşamıştı. O buzlar ilk defa çatlamıştı.
"Birincisi bana küçük Barut deme!" dedim öfkeli bir ses tonuyla, hemen toparlanarak.
"İkincisi nedir?" dedi Sarp yüzüme yaklaşarak. Nefesi yüzümdeydi. O anki öfkeyle ben de yaklaştım. İkimiz de geri çekilmiyorduk.
"İkincisi bana yaklaşmayı kes!" dedim ve geri çekildim, cam kenarına yapıştım...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18