2. bölüm / 2
Suçlarımdan Biri2.BÖLÜM KAYBOLAN GÜLÜŞLER
Bölümler 2Şu an: 2.BÖLÜM KAYBOLAN GÜLÜŞLER
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Annem ve babam
Benim annem ve babam yanarak evimizde ölmüştü. Keşke o partiye hiç gitmeseydik,keşke o partiyi hiç yapmasaydık. Şuan cenaze törenleri yapılıyordu gerçi cenaze töreni kalmamıştı bile sadece biz hâlâ bekliyorduk. Sağ tarafımda teyzem,halam dayılarım ve Burak vardı. Sol tarafımda ise annemle babamın mezarı vardı. Gözlerim ağlamaktan kan çanağına dönmüştü,başım zonkluyor,midem bulanıyordu. Burak'ta ağlamıştı ama o şuan benden daha iyiydi. Burak'a yaklaştım ve sarıldım.
"Keşkeler onları geri getirmeyecek biliyorum ama keşke o partiyi hiç yapmasaydık birlikte son anlarımızı geçirseydik."
Hıçkırıklarıma engel olamadım ve yeniden ağlamaya başladım.
"Beril böyle yapma güzelim, lütfen hadi artık gidelim. Burda kalmak bize daha fazla acı çektiriyor güzelim."
"Onları burada bırakmak istemiyorum ben Burak,nasıl eve gidebilirim ki ?"
Teyzem yanıma yaklaştı ve ağlamaktan kızaran gözleriyle bana baktı.
"Beril kuzum hadi artık geç oldu hava karardı gel artık eve geçelim kuzucuğum. Hem annende seni böyle görmek istemezdi,bak baban benim kızım hâlâ ağlayır diye çoktan sinirlenmiştir. Hadi gel artık onları üzmeyelim güzelim."
Teyzem bir koluma halam bir koluma girdi ve arabaya bindik. Başımı cama yasladım ve mezarları kaybolana kadar baktım. Mezarları göremeyince başımı Burak'ın omzuna koyup gözlerimi kapattım. Yolun hiç bitmesini istemiyordum çünkü onlardan geri kalmak bana acı veriyordu. Her geçen saniye gözlerimden daha az yaş düşüyordu. Uykuya dalacağımı hissediyordum ama uyumakta istemiyordum. Uyursam onları unutacak gibi hissediyordum bu yüzden kendimi uyumamak için zorluyordum.
~♠︎♠︎♠︎♠︎♠︎♠︎~( 2 hafta sonra)
Gözlerimi yavaşça araladım,odanın karanlığı içimi ürpertti. Gözlerim ağlamaktan sızlıyordu. Yavaşça yataktan doğruldum ve ışığı açtım,etrafıma baktım burası teyzemlerin eviydi. Kendi evimi özlemeye başlamıştım ama oraya gitmeye hiç halim ve psikolojim yoktu. Oraya gidip anılarımı tazelemek istiyordum ama o evden geriye sadece küller kalmıştı ne anneme ait ne de babama ait bir parça eşya kalmamıştı. Boğazım düğümleniyor,kulaklarımda annemin sesi dolanıyordu.Kendimi daha iyi hissetmek için duş almak için banyoya geçtim ve sıcak bir duş aldım. Artık ağlamamam gerekiyordu, evet acıydı hem anneni hem babanı bir gecede kaybetmek ancak benim artık kendime gelmem gerekiyordu. Hızlıca saçlarımı kurutup giyindim ve salona geçtim. Eniştem gazete okuyor,teyzem meyve doğruyordu.
"Merhaba teyze."
"O günaydın kuzum nasılsın ?"
"Biraz daha iyiyim teyze sen nasılsın ?"
"Yüreğim hâlâ sızlıyor ama biraz daha iyiyim."
"Burak nerde teyze ?"
"Bahçeye çıktı o,gelir birazdan."
"Ben de bahçeye çıkıyorum."
Bahçeye çıktım ve çardakta oturan Burak'ın yanına geçtim.
"Uyanmışsın güzelim gel bakalım abinin yanına."
"Burak ne abisi ya alt tarafı 5 dakika önce doğmuşsun ne abisi be."
"Olsun be kızım 5 dakika 5 dakikadır."
"Of Burak off."
"Abiye oflanmaz kızım sonra taş olursun taş."
"Başlatma abine lan sinir etme beni ya bir kere."
Aklıma gelen şeyle gözlerim aniden doldu.
"Beril abinim dedim diye ağlamıcaksın demi ?"
Hıçkırarak ağlamaya başlamamla Burak iyice şaşırdı.
"Beril ne olduğunu artık anlatacak mısın ?"
"Hatırlıyor musun ? Annemler ölmeden önce partiye gitmeden önce yine inatlaşmıştık annem benim tarafımda sen de babam olsa benim tarafım olurdu demiştin bir anda aklıma o geldi o yüzden ağladım ya."
Burak'ın gözleri doldu ama ağlamadı bana daha da yaklaştı ve sıkıca sarıldı.
"Beril yarın dışarıya çıkalım mı ne dersin güzelim biraz kafamızı dağıtırız sen ne dersin ?"
"Tamam olur gidelim."
"Burak yemek hazır hadi gelin kuzularım."
"Tamam teyze geliyoruz hemen."
Yavaş yavaş eve doğru yürüdük ve derin bir nefes aldıp ve eve girdik. Ellerimizi yıkayıp yemek yemek için salona geçtik. Yemek yemeği hiç istemiyordum ama Burakla teyzemi üzmek istemiyordum.Mecburen azıcık yemek yemeliydim. Çok az çorba ve biraz makarna yedim.
"Teyze ben odama çıkıyorum,bir şey olursa çağırırsanız."
"Tamam kuzucuğum sen biraz dinlen."
Odama çıkıp üzerimi değiştirip yatağa yattım. Uykum yoktu ama boş boş yatıyordum. 5-10 dakika sonra kapım çaldı gelen Burak'tı.
"Müsaitsen geleyim mi ? "
"Gel müsaitim."
"Az önce Neva beni aradı,seni sordu sen telefonunu mu kapattın?"
"O günden sonra sadece kızlara biraz yalnız kalmak istediğimi söyleyip kapattım."
"Seninle görüşmek istiyormuş öyle söyledi bende ona sorarım dedim."
"Tamam yarın senle dışarıya çıktıktan sonra sen beni bırakırsın akşam onunla kalırım."
"Tamam Neva'ya haber verip geliyorum."
"Yok yok sen gitme ben ararım onu artık telefonumu açmalıyım. Böyle davranmam annemin hoşuna hiç gitmezdi. Hatırlıyor musun bir kere şarjım bitmişti telefon kapanmıştı sonra annem bana ulaşamayınca kafayı yemişti."
"Tek kafayı yese iyiydi beni dövecekti resmen sana sahip çıkmadım diye."
"Ciddi misin ? Bunu daha önce neden demedin bana ya fena zorbalardım seni ?"
"Zaten zorbalarsın diye demedim ben de."
Burakla sohbet etmek iyi gelmişti. Neva'ya yarın akşam ona geleceğimi yazıp,Burakla birlikte film izleyip gece yarısına kadar oturduk. Saat ikiye gelirken Burak uyuya kalmıştı,yavaşça üzerini örtüp yanına uzandım. Biraz hayal kurup uyuya kaldım.
~♠︎♠︎♠︎♠︎♠︎♠︎♠︎~
Saat dokuz gibi sıcaklayarak uyandım,yavaşça yataktan kalkıp duş almaya gittim. Üzerimi giyinip geri döndüğümde Burak'ın hâlâ uyuduğunu gördüm.Saata baktım saat ona geliyordu acaba uyandırsam mı diye düşünürken Burak uyandı.
"Günaydın uyuyan prens"(🤭)
"Günaydın güzelim,saat kaç oldu ?"
"Onu geçti bile,hadi hazırlan gel ben kahvaltı hazırlamaya gidiyorum."
"Hazırlama dur."
"Ne oldu ?"
"İkizimle dışarıda kahvaltı yapmak istiyorum ne olmuş ?"
"Tamam o zaman hazırlan çıkalım. Ben saçımı yapıyorum hadi kalk,Burak sen hâlâ yatıyor musun yoksa bana mı öyle geldi ?"
"Ne var canım yattıysam sanki elin kızının yatağı ya. Benim öz be öz ikizimin yatağı yani ne olmuş ?"
"Ben yatmana bir şey demiyorum ama artık kalksan mı hadi ben hazırım bile."
" 2 dakika duş alıp geliyorum."
"Madem duş alacaktın niye bir saattir yatıyorsun ya ?"
"Tamam be kalktım."
(1 saat sonra)
Burakla kahvaltımızı yapıp alışverişe gittik.
"Ben sadece kitap alıyorum,sen istersen sana bir şeyler alalım."
"Ben de sadece kitap alacağım bugün."
"O zaman kitap aldıktan sonraya sinemaya gidelim ne dersin ?"
"Süper olur bebişşş."
Birlikte kitap alıp sinemaya geçtik. Patlamış mısır ve içecek alıp sinema salonuna geçtik.
"Ne izliyoruz Beril ?"
"Beyza Alkoç'un bir kitabı vardı ya 3391 Kilometre o kitabın filmini izleyeceğiz."
Burak heyecanlı bir şekilde filmin başlamasını bekledi.
♠︎♠︎♠︎♠︎♠︎♠︎(Sinema çıkışı)
"Aşırı iyiydi ya bayıldım ben."
"İkinci filmi izlemeye ne zaman geliriz bilmem ama yine birlikte gelelim."
"Olur gelelim,hadi Beril şurada yemek yiyelim öyle geçeriz eve."
Burakla beraber yemek yedik ve teyzemlere gitmek için yola çıktık. Yaklaşık 20-30 dakika sonra arabayı teyzemlerin garajına çekip eve girdik.
"Ooo kuzucuklarım hoşgeldiniz."
"Hoşbulduk teyzem."
"Nasıl geçti gününüz ?"
"Güzeldi. Kitap aldık,sinemaya gittik,yemek yedik ve geldik."
"İyi kuzucuklarım iyi. Akşam hep birlikte dondurma yemeye gidelim diyorum nasıl olur size de uyarsa?"
Burakla gözgöze geldik kafasıyla onayladı ve teyzeme gidelim dedik.
Odama çıkıp bir güzel duş aldım ve havalar bu aralar epey sıcak olduğundan ince bir şeyler giyip,odamın balkonunda yeni aldığım kitaplarımı okuyup biraz dinlendim. Saat sekize gelirken odamdan çıkıp Burak'a bakmaya gittim.
"Burak gelebilir miyim ?"
"Tabi ki gel Beril,bende zaten senin yanına gelecektim."
"İkiz hisleri işte ahahhahaa."
"Gel bakalım minik ne anlatacaksın merak ettim şimdi."
"Ben değil sen anlatacaksın çikom."
"Ne anlatacakmışım bakalım minik ?"
"Mesela Neva'dan bahsedebilirsin."
"Nasıl yani ya o kadar da belli oluyormuydu ya ?"
"Aslında çok belli olmuyor ama ben ikizimi biliyorum bebek kapiş."
"Ciddi olamazsın dimi ? Lan yoksa sen benim günlüğümü mü okudun lan."
"Yok be ben kişisel eşyalara saygı duyuyorum bebek merak etme okumadım."
"O zaman nasıl anladın peki ? "
"Ben anlarım çiko ben anlarım. Hadi bahset bakalım, biraz anlat bana."
Burakla biraz sohbet ettik ve teyzemlerin yanına geçtik.
"Hah ben de sizi çağıracaktım kuzularım haydi dondurma yemeye gidelim."
"Eniştem hâlâ gelmedi mi ?"
"Ali işten çıkınca geçti hadi daha bekletmeyelim."
Birlikte dışarı çıktık ve dondurmacıya doğru yürümeye başladık. Sola döndük ve karşıdan karşıya geçip dondurmacıya vardık. Dondurmalarınızı alıp hep beraber sohbet ederek yedik.Saat geç olmuştu ve eve gitmek için kalktık. Tam o sırada(ossurada🤣)Neva aradı.
"Aşkım bu gece sizde kalsam sıkıntı olur mu ?"
"Ne oldu güzelim ?"
"Gelince anlatsam şuan anlatamam."
"Tamam bebeğim gel bizde eve geçiyoruz seni bekliyorum ben."
"Tamam Beril"
"Teyze siz yavaştan geçin Neva geliyormuş bir şey olmuş galiba ağlıyordu."
"Bir şey mi olmuş kuzum neden ağlıyormuş ?"
"Bende bilmiyorum teyze gelince anlatırım dedi. Bu arada senin için sorun olmaz demi ?"
"Ne sorunu olucak kuzum. Gelsin bakalım zillinin derdini bir öğrenelim."
Teyzemler yavaş yavaş eve dönerlerken ben kaldırıma çöküp kulaklığımı takıp Neva'yı beklemeye başladım. Bir anda yağmur yağmaya başladı,üzerime birşey almamıştım ve iki dakika içinde ıslanmaya başlamıştım. Tam o esnada karşıdan elinde şemsiyeyle o geldi. Deniz geldi .
Bir ilk yapmıştı ilk defa siyah,gri ya da beyaz giymemişti. Turunculu bir kıyafet giymişti bu renk ona çok yakışmıştı. Yavaşça yanıma yanaştı ve şemsiyeyi bana uzattı.
"Islanmışsın hasta olacaksın."
"Yok ya hasta olmam hem ben alırsam sen ıslanırsın olmaz öyle."
"Hıhıh kesin hasta olmazsın yanakların kirazla yarışır kızıllıktan. Al hadi ısrar etme lütfen."
"Teşekkür ederim Deniz en yakın zaman da geri getiririm."
"Geri getirmene gerek yok sende kalsın anı kalır benden ne de olsa bu sene mezun oldum."
Bu sözleriyle biraz üzüldüm ama belli etmedim doğru söylüyordu bu sene mezun olmuştu.
"Hadi sen evine git ıslanma daha fazla benim yüzümden sen hasta olursan vicdan azabı yaşarım bak hadi oyalanma. Bende çok beklemeyeceğim zaten Neva gelince gidiyorum merak etme... Ayy çok konuştum!.."
"Çok konuşmadın Beril."
"İyi geceler Deniz."
"Geceler iyi mi Beril ?"
Bu sözlerinin ardından arkasını dönüp evine doğru ilerledi. Yanaklarımın kızardığını söylemişti,üşüdüm sanmıştı ama ben onunla ilk defa bu kadar uzun konuşabildiğim için kızarmıştı. Son sözü hâlâ kulaklarımda çınlıyordu acaba ne demek istemişti. Beni düşüncelerimden ayıran yanıma gelen Neva oldu.
"Napıyorsun bu havada mı bekledin sen?"
"Ne dedin ya sen anlamadım da."
"Kız ne oldu sana?"
"Şeyyy az önce bana bu şemsiyeyi Deniz verdi,ıslanıp hasta olma dedi ve ben iyi geceler diyince geceler iyi mi dedi."
"Wtf ne dedi ne dedi?"
"Geceler iyi mi Beril dedi."
"Ne demeye çalıştı acaba ya merak ettim şimdi."
"Bilmiyorum ama bugün bir ilk yapıp turunculu bir kıyafet giymişti ve ona çok yakışmıştı."
"Ooo bizim enişte başka renk biliyomuymuş be tuhaf geldi."
"Neyse gel eve geçelim daha ıslanmayalım."
Evet sevgili okurlarım 2. Bölüm sonu sizce nasıl olmuş ? Ve Neva'ya ne oldu ?
Biraz yazım hatam olabilir, bölümde gecikti kusura bakmayın.
Yorum yapıp bölümü beğenirseniz sevinirim. İyi günler dilerim.
🥰🦋🪄🥹🩵
Bölüm etkileşimi
