Suç Ortağı kitap kapağı

1. bölüm / 1

Suç Ortağı

Suç Ortağı

Vaveyla Yazarı: Emeni Hamid

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: Suç Ortağı
  1. 1 Suç Ortağı1.901 kelime · Okuduğun bölüm

1. BÖLÜM

Sıradan, güneşli bir pazar sabahıydı.

Eren, İstanbul'a dönmek üzere uçağına bindi. Londra'daki eğitimini başarıyla tamamladığı için mutluydu. Artık bir başkomiser olarak ülkesine dönüyordu.
Uçağa biner binmez aklına ilk olarak Pelin geldi.
Pelin, Eren'in kız arkadaşıydı. Hayattaki tek varlığı, hatta tek yakınıydı. Çünkü Eren birkaç yıl önce ailesini kaybetmişti. Fakat ailesinin ölümü sıradan bir kayıp değildi.
Onları bir cinayet sonucunda kaybetmişti.
Bu düşünce aklına gelir gelmez gözlerinin yaşardığını hissetti. Ardından kalbinin derinliklerinde, yıllardır dinmeyen o acı yeniden kendini gösterdi.
Eren gözlerini kapattı ve içinden kendine seslendi:
— Kendine gel Eren. Daha en başından böyle yapamazsın. Unutma, ailene bir söz verdin. Katillerini bulacaksın.
Eren'in tek amacı ailesinin katillerini bulmaktı.
İstanbul'a yerleşip görevine başladıktan sonra hemen araştırmalara başlamayı düşünüyordu. Yıllardır içinde taşıdığı bu yükü artık sona erdirmek istiyordu.
Sonra aklına Aras, Zehra, Selen ve Tolga geldi.
Onlar, Pelin ve Eren'in ortak arkadaşlarıydı. Uzun zamandır birbirlerini görememişlerdi.
İstanbul'a döner dönmez ilk işi arkadaş grubuyla güzel bir eğlence planlamak olmalıydı.
Belki de biraz olsun geçmişi düşünmekten uzaklaşabilirdi.
Yol boyunca derin düşüncelere daldı. Bir yandan göreve başladıktan sonra yapacaklarını, diğer yandan da arkadaşlarıyla yeniden bir araya gelmenin heyecanını düşündü.

Ne de olsa başına geleceklerden ve hayatının en ağır darbelerini hiç beklemediği kişilerden alacağından henüz habersizdi.
Ama kaderi çoktan yazılmıştı, öyle değil mi?
Eren ise yalnızca yaşayacak ve görecekti.
Çünkü bunlar, içine düşeceği çıkmazların yalnızca başlangıç noktasıydı.
Oysaki Eren, kendi sonunu şekillendireceği bu yola çoktan çıkmıştı bile.
Ve belki de artık geri dönüş yoktu.
— Suça dahil olmak veya suçun ortağı olmak tamamen insanın kendi iradesidir. Ama kader diye bir şey vardır ve ondan asla kaçamazsın.

Eren uçaktan indi ve havaalanının önünden bir taksi çevirdi. Şoföre seslendi ve önceden kiralamış olduğu evinin adresini verdi.
Bir süre sonra taksi Kuzguncuk' taki evinin önünde durdu. Arabadan indi ve şoföründe yardımıyla valizlerini kapının önüne taşıdı. Kapıyı açtığında onu geniş, koyu renklerle dizayn edilmiş oldukça konforlu ve şık bir salon karşıladı. " Harika! Tamda istediğim gibi." Dedi kendi kendine. Üst kata çıktı ve odalarda gezindi. En büyük, balkona açılan ve deniz manzaralı odaya eşyalarını yerleştirmeye başladı. Hava kararmaya başlamışken Eren tamamen yerleşme işlerini halletmişti. Aşağı inip kendine bir Margarita pizza sipariş etti.
Daha sonra aklına Pelin geldi. Buraya geldiğinden kimsenin haberi yoktu. Onu aramaya karar vermişken aklına bir şey geldi. Pelin' e haber vermek yerine yarın ona güzel bir sürpriz yapabilir, arkadaşlarını beraber çağırıp şaşırtabilirdi. Eren düşünmeye devam ediyordu ki birden kapı çaldı. Gelen kurye pizzaları getirmişti. Eren içeri geçti ve iştahla yemeğini yedi. Saat oldukça geç olmuştu. Odasına gidip uyumaya ve biraz dinlenmeye karar verdi. Ardından komodinin üzerindeki gece lambasını kapatıp gözlerini yumdu.

Sabah olmuştu, camdan sızan güneş ışığı Eren' in yüzüne vuruyordu. Eren yüzüne vuran ışığı hissediyor olacak ki yavaşça gözlerini açmaya başladı. Gülümsedi, kendi kendine. Sonra yataktan kalkıp duşa girdi. Bu gün emniyete gidecek ordanda aklında planladığı gibi arkadaşlarına ve Pelin' e sürpriz yapacaktı. Üzerini giyindi. Aynanın karşısına geçti ve kahverengi saçlarını havaya kaldırarak şekil verdi. Ona oranlada kahve gözleri vardı Eren' in. Oldukça yakışıklıydı. Daha sonra vakit kaybetmeden evden çıktı. Kahvaltı yapmak için alt sokaktaki börekçiye girdi ve kendine bir porsiyon küt böreği söyledi. Ağzına attığı ilk lokmayı yutmadan önce duraksadı, sonra eski günlerine daldı arkadaşlarıyla okula gitmeden önce börekçide kahvaltı ettiği günlere...
Sahi, kaç yıl olmuştu?
Kahvaltısını yaptıktan sonra börekçi den çıktı. Daha önceden kiralamış olduğu arabasını aldı ve emniyetin yolunu tuttu. Emniyete girdi ve müdür ile görüşmeye çıktı. Tabi müdürü zaten tanıyordu. Kamil Akkaya kız arkadaşı Pelin in babasıydı ve Eren' in babasının en yakın dostuydu. Kapıyı çaldı ve içeri girdi.
"Merhaba müdürüm. Çok bekletmedim değil mi?"
" Eren! Nasıl yani sen döndün mü."
Kamil onu görünce çok şaşırdı. Çünkü İstanbul'a döndüğünden haberi yoktu.
" Kusura bakmayın. Ben sadece sürpriz yapmak istedim."
"Hoşgeldin evlat. Keşke haber verseydin, gelip seni alırdık. Pelin' in haberi yok öyle ki."
Eren gülümsedi, sandalyesine çoktan geçip oturmuştu zaten.
"Hayır yok Kamil amca sürpriz yapıcağım."
Ardından havadan sudan konuşmaya devam ettiler. Bir yandanda Eren 'in işlemlerini hallettiler.

Eren tam çıkmak üzereyken tekrar arkasına döndü ve "Kamil amca senden birşey isteyebilir miyim?" dedi.

Hava kararmaya yüz tutmuştu. Eren, elindeki kocaman gül buketi ile Pelin' in evinin önünde durdu. Çok heyecanlıydı. Derin bir nefes aldı ve kapıyı çaldı.
"Eren"
Kapıyı açan Pelin karşısında Eren' i görünce biraz şaşırdı ama çok sevindiğide belliydi. Hemen boynuna atladı. Sımsıkı sarıldı Eren' e.
" Eğer biraz daha sıkmaya devam edersen muhtemelen boğulacağım Pelin." Dedi Eren gülümseyerek. Pelin Eren'in kollarından ayrılarak " Aa.. özür dilerim seni o kadar çok özledim ki anlatamam." dedi. Pelin' in mutluluğu ses tonundan belli oluyordu zaten. Eren elindeki gül buketini Pelin' e verdi.
"Teşekkür ederim, hadi içeri girelim kapıda kaldık." dedi Pelin.
Ardından içeri girdiler. Bir süre uzun uzun konuştular. Kahvelerini yudumladıkları sırada kapı çaldı. Gelenler tabiki de arkadaşlarıydı.
Aras, Zehra, Selen ve Tolga
Hep bir ağızdan sürpriz diyerek içeri girdiler.
"Aa.. çocuklar siz nereden çıktınız?" Pelin' in geliceklerinden haberi yoktu anlaşılan. Şaşırmıştı.
Eren Kamil amcaya rica ederek arkadaşlarını da çağırmasını istemişti. Hepsine sarıldı tek tek.
" Ya seni ne kadar özlemişiz kardeşim." Dedi Tolga büyük bir sevinçle.
" Bende kardeşim, bende çok özledim sizi." Sonra Selen girdi araya.
"Ee... Eren anlat bakalım nede olsa hiçbirimiz şu an dönmeni beklemiyorduk, üstelik bize haber bile vermedin."
"Haklısın Selen. Eğitimim biter bitmez uçağa bindim. Dün sabah geldim. Kamil amcayla da görüştüm. Haftaya başkomiser olarak emniyette göreve başlıyorum. Size sürpriz yapmak istedim ."
Uzun süre sohbet ettikten sonra yemek yediler.
Saat gece yarısını geçiyordu.
“Çok geç oldu. Biz kalkalım artık.” dedi Aras.
“ Evet! Çok geç olmuş. Bende kalksam iyi olur.” diye ekledi Eren' de.
Pelin arkadaşlarını ve Eren' i geçirdikten sonra salona geçip koltuğa oturdu. Bir süre öylece durdu. Sanki… Sanki birşey olmuştu ya da olacaktı. O an kapı çaldı. Gelen Pelin' in babası yani Kamil Bey’ di . Kamil Pelin' in dalgınlığını fark etmiş olmalıydı.
“Bir sorun mu var Pelin?”
“Geldi… Gerçekleri öğrenmek için geldi baba.”
Kamil korkuyordu. Ya Pelin Eren' e her şeyi anlatırsa diye geçirdi aklından.
“Sakın Pelin! Eren hiçbir şey bilmeyecek. On yıl boyunca nasıl sustuysan öyle susmaya devam edeceksin. Anladın mı beni!”
Kamil sinirlenmişti. Konuşurken bağırıyordu. Pelin ise çoktan ağlamaya başlamıştı bile.
“Yeter artık baba. Daha fazla susamam.” Pelin hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. “ Ama sevdiğim adama aileni babam öldürdü de diyemem…”

“On yıl önce”

Emniyet müdürü Ömer Erdem uzun zamandır gizli görevde yürüttüğü uyuşturucu operasyonunu sonunda deşifre etmişti.
Son olarak emniyetteki köstebek hakkında gelecek olan dosyayı bekliyordu. Mesai bitimi istediği dosya eline geldi. Ömer dosyayı aldı, tam açıp köstebeği öğrenmek üzereydi ki telefonu çaldı. Arayan eşi Ahsen hanımdı. Ömer daha fazla gecikmek istemediği için dosyayı evde incelemeye karar verdi.

Yemekten sonra çalışma odasına geçti. Dosyayı eline aldı. O an içeri Kamil girdi.
“Kamil! Senin burada ne işin var bu saatte?”
“Özür dilerim Ömer affet beni…”
Silah sesi… Kamil dosyada yazan köstebeğin kendisi olduğunu biliyordu bu yüzden hiç düşünmeden tetiği çekti. Silah sesini duyan Ahsen koşarak çalışma odasına girdi. Kapının önünde durdu.
“Kamil… Ne yaptın?” Sesi titriyordu, karşısındaki manzara dehşet vericiydi. Kamil ağlıyordu. Boğunuk, kısık bir sesle “özür dilerim…” dedi.
Hemen ardından tekrar ateş etti ve Ahsen’ i göğsünden vurdu. O gece Eren'in anne ve babası öldü.

Olayın ertesi günüydü. Kamil odasında telefon görüşmesi yaptığı sırada Pelin kapıda duruyordu. Babasının telefon görüşmesini bölmek istemediği için bekledi. O an babasının ağzından çıkan cümle “Bana bak Vedat sakın bir delil bırakma, kimse Ömer ve karısını benim öldürdüğümü bilmemeli.” Pelin duydukları üzerine odaya daldı. “Baba…Sen nasıl…” Pelin ağlıyordu. ”Sen nasıl böyle bir şey yaptın.” Kamil hemen telefonu kapatıp Peline doğru döndü. Elini kaldırıp sert bir tokat attı. “Sen ne cüretle beni dinledin haa…” Pelin donmuştu, karşısındaki gerçekten babası mıydı? Derin bir sessizliğin ardından Kamil konuşmaya devam etti. “Eğer bu duyduklarını Eren dahi birine anlatırsan seni öldürürüm Pelin!” Kamil çok ciddiydi, gözü dönmüştü. Pelin ne kadar istemese de susmak zorundaydı. Hem babasının hapse girmemesi için hemde sevdiği adama aslında ailesini babasının öldürdüğünü söyleyemeyeceğin den buna mecburdu.

Eren bu acı haberi Kamil tarafından öğrendi. Cinayeti başkomiser olarak Kamil araştırdığı için suikast süsü vererek basit bir şekilde olayı kapattı. Eren henüz on sekiz yaşındaydı. Ailesinin ölümünden sonra toparlanması kolay olmadı. Uzun bir süre psikolojik tedavi gördü. Daha sonra ailesinden kalan mirası alıp Londra'da üniversite okumaya karar verdi.

Acıyan Yara Geçmez!
Acısada Öldürmez...

2. BÖLÜM

Saat 7:00 da çalan alarm sesi ile uyandım. Güneş çoktan doğmuştu. Duş alıp eşofmanlarımı giydim. Bugün hava oldukça güzeldi. Sahil yoluna geldiğimde müzik açıp kulaklığımı taktım. Aklımda dün geceki buluşma vardı. Pelin' de ki durgunluk normal miydi? Bunca yıl sonra… Aklımda saçma sapan sorular dolaşıyordu. Daha fazla düşünmek istemedim. En sevdiğim sanatçıdan, en sevdiğim parça çalıyordu.
Blok3: “Sebebi Yar”
Kendimi müziğin akışına bırakıp koşmaya başladım.

Yaklaşık iki saat sonra. Denizin kenarındaki bir börekçi ye girdim. Bir dilim su böreği sipariş edip, boş masalardan birine geçtim. Aklıma Pelin geldi. Telefonumu çıkarıp ona mesaj attım.
“Günaydın.”
Kısa bir süre sonra kahvaltım önüme geldi. Tam yeme başlayacakken telefonuma gelen bildirim sesi ile elindeki çatalı tekrar tabağa bıraktım. Pelin mesajıma yanıt vermiş.
“Günaydın canım. Nasılsın?”
Bekletmeden hemen cevap yazdım.
“Ben iyiyim. Dün geceden sonra konuşamadık. Seni merak ettim. Sen nasılsın?”
“Bende iyiyim teşekkür ederim. Sorun değil. Ne yapıyorsun?”
“Şu an kahvaltı ediyorum.”
Telefonu kapatıp kahvaltıma devam ettim. En iyisi Pelin ile baş başa konuşmak. Acaba istemeden onu üzecek bir şey mi yaptım… Kahvaltımı tamamladıktan sonra hesabı ödeyip çıktım.
Biraz yürüdükten sonra bir banka oturup telefonumu çıkardım.
“Pelin eğer sende müsaitsen bir yerde buluşalım?”
Yaklaşık on dakika sonra Pelin' den cevap geldi.
“Olur, konum at hazırlanıp geliyorum.”
Konumu attıktan sonra eve gidip hazırlandım. Üzerime lacivert bir gömlek giydim. Altına da siyah, salaş bir pantolon giyip evden çıktım. Pelin’e sahil yolundaki bir cafenin konumunu atmıştım. Arabamı oraya sürdüm. Bir yandan da Pelin ile yapacağım konuşmayı düşündüm. Aslında birbirimizi anlamak için en doğrusu biraz vakit geçirmekti.
Cafeye girdim. Pelin henüz gelmemişti. Boş masalardan birine geçip onu bekledim. Yaklaşık on dakika sonra Pelin geldi. Simsiyah saçları ve siyah gözleri beyaz tenine aydınlık katıyordu. Pembe yanakları ise ince yüzünü daha güzel gösteriyordu. Bir an aklıma liseli yıllarımız geldi. Bu ana dek değişmeyen tek şey Pelin'di sanki. Ayağa kalkıp sıkıca sarıldım.
“Hoşgeldin sevgilim.”
“Hoşbuldum, çok bekletmedin değil mi?”
Sandalyeleri çekip oturduk. Yüzümde sebepsiz bir tebessüm oldu bir an. Sanki yıllardır özlediğim şeylerden biride buydu. Pelin ile buluşmak…
“Hayır. Çok bekletmedin. Nasılsın?”
“İyiyim. Aslında bende seni arayıp kahvaltıya davet edicektim. Sonra işlerin vardır diye rahatsız etmek istemedim.”
“Pelin biliyor musun? Seni çok özledim. Bu yüzden bütün gün birlikteyiz. İtiraz istemiyorum.”
Pelin gülmeye başladı. Sonra derin derin gözlerimin içine baktı ve ardından konuşmaya başladı.
“İnan bende seni çok özledim. Tabiki de bütün gün seninleyim.
Anlat bakalım var mı aklında planladığın birşey yoksa kafamıza göre mi takılacağız?
Pelin çok sevindi. Konuşurken gözlerinin içi gülüyordu. O sırada sipariş için gelen garsondan iki latte isteyip konuşmaya devam ettik. O anlattı bende dinledim. Kahvelerimiz bitince Pelin' in isteği üzerine sinemaya gittik. Kapıdan girince ne izleyeceğimiz konuştuk. Pelin romantik şeyler izlemek istediğini söyledi bende tabiki aksiyon filmi izlemek istedim. Ortak karar vererek korku filmine iki bilet aldım. Sinemadan çıkınca alışveriş merkezine gittik. Pelin hemen bir kozmetik mağazasına girmek istedi. Onu kırmadım ve beraber kozmetik mağazasına girdik. Aslında onu bildim bileli alışveriş yapmayı çok sever. Canı sıkılınca, üzgün olduğunda, birşeye kızınca hatta en mutlu olduğu anda bile alışveriş yapmak hoşuna gider. Birkaç makyaj malzemesi aldıktan sonra onu hemen karşımızdaki mücevher mağazasına götürdüm. Uzun zamandır ona bir hediye almamıştım. Kasada duran adamdan kuğu modelindeki kolyeleri göstermesini rica ettim. Pelin elimden tutup beni kendine doğru çekti.
"Ne yapıyoruz burda Eren?"
"Bekle biraz sana almak istediğim bir kolye var birazdan gelir."
Tam o sırada adam elinde birçok kuğu modelindeki kolyeler ile geri geldi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

71okunma 14beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18