3. bölüm · Spoi!
Kitap Hırsızı
Medya: Okyanus
______________
Göz kapaklarıma vuran gün ışığı ile esneyerek gözlerimi açtım. Hafta sonunun en sevdiğim özelliği, istediğim saate kadar uyuyabilmekti.
Yavaşça doğrulup yüzüme gelen saçlarımı geriye ittim, saate bakmak için telefonuma uzandım. Saat 11.45'ti. Bakışlarım ekrandaki dünden kalma bildirime gelince duraksadım.
Spoici şerefsiz: iyi geceler, deli kızıl.
Deli kızıl? Gözlerim irileşti, başımı kaldırıp duvardaki aynadan birbirine karışmış kızıl saçlarıma baktım.
"Lan!" Kaşlarım çatıldı. Bu çocuk benim kızıl olduğumu nereden biliyordu?
Deli: Kızıl?
Deli: Kızıl derken?
Deli: Nereden biliyorsun kızıl olduğumu?
Deli: Bi dk
Deli: Lan!
Deli: Sapık bir hacker falan mısın yoksa?
Ard arda mesajları gönderdim, daha bir dakika geçmeden cevap gelmişti.
Spoici şerefsiz: Oha
Spoici şerefsiz: Deli misin kızım sen?
Spoici şerefsiz: Sabah sabah insan böyle uyandırılır mı?
Deli: Sabah? Öğlen olmak üzere.
Sanki kendim yeni uyanmamış gibi gönderdiğim mesajla bakıştım.
Deli: Neyse, soruma cevap ver.
Deli: Sapık bir hacker mısın?
Spoici şerefsiz:
Spoici şerefsiz: Cnm benim.
Spoici şerefsiz: Senden gidip profil fotoğrafına bakmanı rica ediyorum.
Duraksadım. Sohbetten çıktım ve bakışlarım profil fotoğrafına kaydı. Tabii ya... Profil fotoğrafımda sadece saçlarımın gözüktüğü, arkadan çekilmiş bir fotoğraf vardı. Bu kadar da salak olunmaz...
Deli: Dayım doğum yapmış, gitmem gerek.
Utançla sohbetten çıktım ve telefonu kenara koydum. Tamam ya, olabilir böyle şeyler. Daha utanç verici anları düşünerek utancımı bastırırken ayağa kalkarak banyoya ilerledim.
İşlerimi hallettikten sonra üstüme kot pantolon ile koyu yeşil bir kazak giyerek ceketimi ve çantamı aldım. Önce mutfağa ilerledim, kahve içen annemi görünce gülümsedim.
"Günaydın!"
Annem başını kaldırıp bana baktı.
"Günaydın, anneciğim. Kahvaltı yapmayacak mısın?" Sorusu ile başımı sallayarak yaptığı sıcak poğaçalardan bir tane aldım.
"Yok anne, kitapçıya gidiyorum ben, sonra Ada'yla buluşacağım."
Anneme bir öpücük atarak evden çıktım.
İlk hedef: Kitapçı.
Kulaklığımı takarak Tarkan eşliğinde adımlarımı kitapçıya yönelttim. Oldukça hoş ve huzurlu bir yerdi. Kahverengi tonlarının hâkim olduğu mekânda ayrıca sahaf olarak kullanılan bir bölüm vardı.
Vardığımda merakla kitapları incelemeye başladım. Bakışlarım kitaplarda gezinirken keyifle kulaklığımda çalan şarkıyı sessizce mırıldanıyordum.
"İşte işte kuzu kuzu geldim..." Bakışlarım bir kitaba kaydı."Dilediğince kapandım dizlerine..." Elim kitaba uzandığı an bir başkasının kitabı kapması bir oldu.
Elim havada kalmışken kitabı alan kişiye çevirdim bakışlarımı. Uzun olduğu için başımı hafifçe kaldırmam gerekmişti. Akyaz, yakışıklı, tahminen 19-20 yaşlarında biri duruyordu karşımda. Bakışlarım tekrar kitaplıkta gezindi, aynı kitaptan bir tane daha göremeyince tatlı çıkarmaya özen gösterdiğim sesimle konuştum."Yalnız o kitabı ben alacaktım."
Çocuğun bakışları bana kaydı. Ardından elindeki kitaba baktı."Eminim başka bir tane daha vardır. Gidip alabilirsin." Sözleri ile gülümsemem soldu, gözlerimi kıstım. Tatlı ses tonum anında yok oldu. "Gördüğün gibi aynısından başka yok."
Elindeki kitaba 'nazikçe' uzanacakken hemen geri çekildi. "Şansına küs o zaman."
Ona dik dik baktım. "Şaka mısın sen ya? Ben aldım kitabı önce." Tekrar kitaba uzandığımda çocuk hafifçe irkilerek geri adım attı. "Deli misin kızım? Ben aldım kitabı. Ayrıca hayat memat meselesi. Almam gerekiyor bu kitabı." Alayla kaşlarım havalandı. "Hayat memat meselesi?" Başını salladı, kitabı daha sıkı tuttu. "Arkadaşım, kitabı almadan yanıma gelirsen seni döverim dedi." Duraksadı. "Kendisinde de bunu yapabilecek kapasite var açıkçası..."
Ona dik dik bakmaya devam ettim."Banane."
dedim umursamazca, elindeki kitabı parmağımla işaret ettim."Benim kitabım o."
Tekrar kitaba uzanacakken çocuk tekrar geri çekildi."Satın almadığına göre senin değil." Tam konuşacakken sözümü kesti. "Yaklaşırsan valla çığlık atarım, sapık var diye."
Gözlerim irileşti. Ciddi mi diye baktığımda gerçekten bunu yapabilecek olduğunu fark ederek geri adım attım, homurdandım. "Saçmalığa bak..."
Çocuk, söylediğimi umursamadan kasaya ilerlerken nefesinin altından, "Manyak..."
diye mırıldandığını duydum.
Arkasından ters ters bakarak göz devirdim ve kitapları incelemeye devam ettim.
"Bir normal de bizi bulmuyor zaten..."
🌊🌊🌊
Selamm! Umarım kurgumu beğenirsiniz. Aslında üç yıl önce yazdığım, notlarım da kalmış bir kurgu...Yksye 20 gün kala ani bir karar ile kurguyu düzenleme isteği geldi, sonra gaza gelip paylaşayım dedim oakxkqkskqs.
Umarım okurken keyif alırsınız, bölümler bu şekilde kısa kısa, çerezlik olacak🌊🤍
