9. bölüm · Splendida
9
Stella'nın bilincini kaybedip yere yığılması ile çevresinde ona ulaşılmasını engelleyen kalkan ortadan kalktığı anda Victor hızla Stella'ya doğru atıldı ve sevdiği kadını kolları arasına alıp zarar görüp görmediğini anlamak için vücudunu kontrol etmeye başladı. Selena, Victor'a bir açıklama yapmak isteyerek ufak bir boğaz temizleme ile dikkatleri üzerine çekip konuşmaya başladı:
"Stella fark edilmiş. Az önce olanlar, o ejderha binicisinin Stella'ya karabüyü yapma girişimiydi. Ama bulunduğumuz oda bu büyünün gücünü azalttı. Stella'nın o halinin sebebi odadaki büyü yüzündendi; odada var olan koruma büyüsü onu tetikledi ve kendini korumak için bilinçsizce büyü yapmaya başlamasına sebep oldu. Bu nasıl olabildi anlamıyorum. Bu odayı bulabilmeleri imkânsız gibi bir şey... Tabi eğer..."
"Tabi eğer sarayımızda bir casus yoksa!" Dante'nin hiddetli sesi ile Victor öfkeyle ayağa kalktı.
"Böyle bir ihtimal olabilir mi Kral Dante? Hani sizin sarayınız ve krallığınız en güvenli alandı? O çok güvendiğiniz gücünüz benim sevgilimi korumaya yetmedi mi? Bu büyüyü yaptıklarında böyle bir sonuç doğurabileceğini düşünemediniz mi?"
Victor'un ani çıkışını elbette kimse beklemiyordu. O her zaman ortamda konuyu sonuna kadar dinlemeden asla tepkisini belli etmezdi; ancak söz konusu sevdiği kadın olduğunda bambaşka bir adama dönüşebileceğini herkes anlamış oldu. Kardeşinin öfkesini anlayan Daniel, Victor'un omzuna dokunup ona desteğini hissettirdi. Bu desteğe ne kadar ihtiyacı olduğu, abisine dönen Victor'un bakışlarından belli oluyordu. Gözleri dolmuş ve suratındaki o endişe herkesin sessizleşmesine sebep olmuştu. Sarayda birisi bilgi taşıyordu ya da...
"Konuştuğumuz şu astral seyahat eden cadı sanırım bu odanın varlığından haberdar. Onun bu kadar güçlü olduğunu sanmıyorum, bu büyüyü yapan başka birisi var. Bunu yapabilecek güçte olsaydı anlardım. Güven bana Victor, bunu yapanı bulacağım. Stella benim için de çok değerli. Sana söz veriyorum, bunu yapanı bulduğum anda onu sana getireceğim. Lütfen şimdi biraz daha sakin olmaya çalış; Stella'nın şu an sana ihtiyacı var. Onun yanında olup iyileşmesine yardım etmelisin. Daniel, biraz benimle gelir misin? Seninle konuşmak istediğim bir konu var. Dante, sen de bu olayı araştırır mısın lütfen? Akşam yemeğinde buluşup sizinle planımı paylaşacağım. Gel lütfen Victor, sana Stella'nın odasını göstereyim."
Odada herkesten onaylayan mırıltılar yükselmesi ile Selena'nın yüzünde bir gülümseme oluştu.
Selena'nın bir anda ortamdaki kaos havasını profesyonelce dağıtmış olması ile Daniel yüzündeki gülümseme ile Selena'ya yaklaşıp ona hayran gözlerle bakmaya başladı. Selena'nın yanındayken her zaman kontrolün onun elinde olduğunu görmek Daniel'in kalbinin çok hızlı atmasına sebep oluyor ve onun tam bir kraliçe olduğunu en başından beri biliyor oluşunun gururunu yaşıyordu bu zamanlarda. Selena yönetmek için doğmuştu; onun kraliçesi olarak doğmuştu.
Aradan geçen saatlerin sonunda Stella artık daha iyi hissediyordu ve Selena planının tüm detaylarını düşünmüş, gerekli düzenlemeleri yapmıştı. Birkaç saat içinde yola çıkacaklardı. Bu durum artık herkes için can sıkıcı olmaya başlamıştı. Bir savaşa gittiklerini hepsi biliyordu ancak bu hiçbirinin korkmasına sebep olmuyordu. Tek istedikleri ortak düşmanlarını bir an önce ortadan kaldırmak ve halklarını güvende tutmaktı.
Bu göreve Dante, Selena, Stella, Victor ve Daniel olarak beş kişilik bir ekip gidecekti. Bu görev esnasında iki krallığı yönetecek kişiler Kraliçe Daphne ve Prenses Clara olacaktı. Her iki kadın da bu işi en iyi şekilde yerine getirebilecek kişilerdi. Clara, annesinin ölümü sonrasında kraliçenin görevlerini yerine getirdiği için mükemmel bir kraliçeydi. Abisi çoğu zaman seyahate çıktığında krallığın yönetimini hep ona bırakırdı. Victor hiçbir zaman krallığı yönetmekle ilgilenmediği için bu görev uzun zamandır Clara'ya aitti ve o bu görevi yapmaktan mutluluk duyuyordu. Kraliçe Daphne uzun yıllardır tahtta olduğu için onun için de değişen bir durum olmamıştı.
Toplanan ekip bu görev için rahat olacak kıyafetler giyinip gelmişti. Şimdi sırada düşmanlarının saklandığı sığınağa gitmeleri gerekiyordu; ancak onların olduğu yere yakın bir yere ışınlanırlarsa fark edileceklerini bildikleri için biraz daha uzak bir yere geçit kapısı açmaları gerekiyordu.
Selena önden ilerleyerek sarayın arka bahçesine doğru yürüdü. Hemen arkasında Dante ve Daniel, onların arkasında da el ele tutuşan Stella ve Victor geliyordu. Arka bahçeye ulaştıklarında Selena gerekli büyüyü yapmak için geçit kapısına doğru ilerledi ve büyülü sözleri mırıldandı.
Hemen önünde beliren geçit kapısı ile gülümsedi ve arkasına dönüp:
"Hadi gidelim, geçit uzun süre açık kalmasa iyi olur," dedi.
Selena'nın sözü ile beraber diğerleri de onun arkasından geçitten geçti.
Yeni geldikleri yer oldukça ıssız duruyordu. Çevrelerinde neredeyse hiçbir şey yoktu. Tabi kayalar, kaktüs ve toprak bir şeyden sayılmıyorsa... Çölün ortasında etrafa bakarak ilerlemeye başladılar tuhaf yanı ise çöl düşündükleri kadar sıcak değildi.
Biraz daha ilerledikten sonra Selena'nın yanına Daniel geldi ve yolu gösteren artık Daniel'di. Kurt içgüdüleri sayesinde ve annesinden ona geçen yön bulma yeteneği ile doğru yolun ne tarafta olduğunu hissedebiliyordu.
Elini yanında yürüyen Selena'ya uzatıp onun elini tutmasını bekledi. Selena ona uzatılan eli tereddütsüz şekilde tuttu. İçinde Daniel'a karşı bazı hislerin varlığını hiçbir zaman inkâr etmemişti ve bu yolculuğa çıkmadan önce bu hisleri bir süre düşünmeyi bırakıp sadece hissettiği şekilde akışına bırakmaya karar vermişti.
Dante, el ele tutuşan çifte bakıp dudaklarının arasından homurdandı ve arkalarından ilerlemeye devam etti. Victor ise Stella ile el ele en arkadan geliyordu. Stella'nın ona bir şans vermesinden sonra o balo gecesinde mührü tamamlamışlardı ve her ikisinin de yüzük parmaklarının üzerinde ve sol omuzlarında bir dövme belirmişti. Dövme; güneş, ay ve kılıç şekillerinin uyum içerisinde bir araya gelmesiyle oluşmuştu. Güneş Stella'yı, kılıç Victor'u ve ay ise ikisinin bir araya geldiklerinde yakaladıkları uyumu temsil ediyordu.
En arkada gülüşerek gelen çift, öndeki arkadaşlarının aniden durması ile beraber sessizleşip hızlı adımlarla yanlarına doğru ilerlediler. Stella:
"Neler oluyor, neden durduk?"
Stella'nın sorusu ile beraber Dante:
"Sanırım misafirlerimiz var. Sessiz olun."
"Ne misafiri? Ben kimseyi göremiyorum-"
Stella hissettiği negatif enerji ile hızla etrafına bakıp arkadaşlarını ve kendini koruyacak bir kalkan oluşturmaya yeltendi; ancak onu durduran Selena oldu.
"Dur Stella. Gelen misafirlerimiz bizim güçlerimizi bilmese daha iyi olur. Gelenlerin ne olduklarını bilmiyoruz; onların güçlerimizden ya da kim olduğumuzdan haberdar olmamaları daha iyi olur. Kimliğimiz gizli tutulmalı ve mecbur kalmadığımız durumlarda güçlerimizi açık edecek davranışlardan kaçınmalıyız. Eğer karşılık vermezsek, onlara karşı savunma veya saldırıda bulunmazsak bize saldırmazlar."
Bu sözler üzerine Victor:
"En iyi ihtimalle esir alınırız. Veya bize saldırmayı tercih ederler ve onları yok ederiz."
Bunları söylerken o kadar soğukkanlı ve sakindi ki, eğer karşısında düşmanı olsa titremeye başlardı. Kardeşinin sözlerinden sonra Daniel onu onaylayan bir bakış attı ve:
"Victor haklı. Onlar bize zarar veremezler zaten. Kraliçemin de dediği gibi bakalım niyetleri neymiş."
"Harika, köle pazarına gideceğiz şimdi de..." Stella'nın sessiz mırıltısı ile hepsinden bir gülme sesi yükseldi.
Dante, Stella'nın bu haline bakıp güldü ve:
"İçimizden kimsenin zarar görmesine izin vermem Stella. Çocukken yaptığım büyüyü hatırlıyor musun? Herhangi bir kara büyü bize zarar veremez. Ve sevgilin için de endişe etme; Selena geçidi açarken Daniel ve Victor için de o koruma büyüsünü yaptım. Onlar da kara büyüden hiçbir zarar görmez."
Dante'nin sözleri ile biraz daha rahatlayan Stella ona ufak bir tebessüm edip tekrar Victor'un yanına ilerledi ve elini tuttu. Victor, sevdiği kadını kolları ile sarıp saçlarına bir öpücük kondurdu. Hemen ardından tam önlerine düşen bayıltıcı gaz bombası ile hepsi bilincini kaybedip yere yığıldı. Selena'nın son hatırladığı ise Daniel'in onu kolları arasına çekip sarılmasıydı.
