1. bölüm / 2
SÖZ VERDİMOYUN BAŞLASIN
Bölümler 2Şu an: OYUN BAŞLASIN
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
( başına geleceklerden habersiz kendi halinde bir kızdı yağmur bakalım bu kız nasıl bir durumun içine düşmüş )
Bugün en mutlu günümdü mezun olup diplomamı alacaktım okumak için o kadar uğraştım mücadele verdim ama sonunda başarmıştım ben öğretmen olmuştum hayalimdeki mesleği hayatıma almıştım ben yaptım ben başardım ben çabaladım doğrusu değdi mi değdi geceleri uykusuz kaldım yeri geldi sınavlar için yemek bile yemedim sırf bu anı bu zamanı hayal ettiğimden neyse ben o sabah heyecanla kalktım hazırlanmaya başladım çok telaşlıydım resmen elim ayağıma dolanmıştı bugun mezuniyet törenim vardı mesleğim için o kadar çabalamıştım odamın kapısı hızla açıldı gelen güneşti canım kardeşim o da üniversite okuyordu ama daha iki senesi vardı o benden daha heyecanlıydı
Güneş: abla sen hala hazırlanmadın mı hadi ama geç kalıcaksın
Kapıyı kapattı içeri yanıma geldi
Yağmur : ay güneşim hazırlanıcam da ya ben heyecandan ne giyeceğime karar veremedim
Odamın kapısı çaldı gir dedim gelen koray ve kerem abimdi kerem abim konuştu
Kerem : kızlar müsaitsiniz demi bir şey verip gidecektik
Yağmur : müsaitiz gel abi bir şey mi oldu
Arkalarından bir kutu çıkardılar bana uzattılar merak ediyordum içinde ne vardı kutuyu yavaşça açtım bana çok güzel bir elbise almışlardı gidip ikisine sarıldım
Yağmur : teşekkür ederim abi çok teşekkür ederim
Koray : beğendin mi güzelim
Yağmur : çok beğendim çok güzel
Kerem :tamam biz çıkalım sen hazırlan biz kapıya çıkalım
Yağmur : tamam abi
Güneşimde abimlerle çıktı bende hızla giyindim saçlarımı yaptım makyajımı yaptım aşağıya indim Arabalara bindik mezuniyetin olacağı yere geldik bizimkiler ailelerin bulunduğu yere geçti bende arkadaşlarımın yanına geçtim sıla burcu yanıma geldi
Burcu : kızım inanmıyorum dört sene bitti zaman ne çabuk geçti be
Sıla : sorma ne ara başladı ne ara bitti anlamadım
Yağmur : evet ya mezun oluyoruz
Burcu : kızım üzülmüyorsun herhalde okulun bittiğine
Sıla : aaaaa bakıyım kızın gözleri dolmuş yağmur şaka yapıyorsun demi
Yağmur :tabi ki şaka yapıyorum ayrıca okulun bitmesine sevindim de sizden ayrılacağım ona üzülüyorum
Kızlar bir anda bana sımsıkı sarıldılar
Sıla : bizden kurtulacağını kim söyledi
Burcu : bizim seni bırakmaya niyetimiz yok
Tabi sen bizden bıktıysan orasını bilemem
Yağmur: ben sizden bıkamam ki
Diyip gülümsedim yerlerimize geçtik isimlerimiz okunup belgelerimizi alacaktık ben notlarımın hiç birini bilmiyorum ders çalışmaktan sisteme girip bakmamıştım bile ay heyecanlandım başladı tek tek isimlerimiz söylediler herkes çıkıp aldı belgesini ben ne alacağım bana vermediler neden bana vermediler ben diploma alamayacak mıyım neler oluyor ya müdürümüz okul ikincisine ve üçüncüsüne belgelerini verdi mikrofona yöneldi
Müdür : evet şimdi gelelim en güzel ana şimdi diplomasını almak üzere hem bölüm hem de okul birincisi olan yağmur karahanı diplomasını vermek üzere kürsüye çağırıyorum
Şaşkındım ben hem bölüm hem de okul birincisi mi olmuştum. herkes alkışlarken ayağa kalktım gururla yürüyerek kürsüye gittim diplomamı aldım bir konuşma yapmam gerekiyordu
Yağmur : çok heyecanlıyım kusura bakmayın ne söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim ama bir şeyler söylemek isterim .hayatımızda bir çok zorlukla karşılaşırız hepsini mücadele ederek üstesinden geliriz ben okumak için çok mücadele ettim çok savaştım çünkü bir kız çocuğu için okumak kendine yapacağı en büyük iyiliktir ben bunu başardım herkes kendi için savşaşmalı ama ben bu savaşta tek değildim benim canım annem babam ve beni hiç yalnız bırakmayan kardeşlerim vardı annem benim okumam için çok çabaladı okumam için herkesi karşısına aldı babamda kardeşlerimde öyle çok şanslıyım böyle bir ailem olduğu için inşallah okumak isteyen her kız çocuğunun arkasında böyle mükemmel bir ailesi olmasını diliyorum kusura bakmayın gözyaşlarımı tutamıyorum bu zamana kadar verdiğim mücadelenin tatlı yorgunluğu var üstümde kendime verdiğim sözü tuttum demiştim ki kendi ayaklarımın üstünde durup başarılı olacağım demiştim diplomamı aldım annem babam umarım benimle gurur duyuyorsunuzdur ( diplomamı havaya kaldırdım ) Ben başardım duydunuzmu ben başardım annem babam kızınız öğretmen oldu sevgisiyle minik kalplere dokunacak
Ağlayarak sözlerimi bitirdiğimde herkes alkışlıyordu kürsüden indim güneş yanıma gelip sımsıkı sarıldı bana abilerim annem babam hepsi bana sarıldı
Güneş : ablacım çok güzel konuştun ağlattın hepimizi
Yağmur : ağlama ben senin gözyaşlarına kıyamam
Koray : güzelim ne kadar duygusal konuşma yaptın
Yağmur : sen ağlıyor musun sesin titriyor
Koray : ne ağlaması kızım erkek adam ağlar mı
Kerem : ağlarsan sana gülerim ona göre
Kerem : bana diyene bak gözlerin kızarmış
Semra (annem): tamam ağlamıyoruz hadi herkes düşsün önüme eve gidip güzelce bir kahvaltı yapıyoruz herkes ayrılırken hakan hocalardan izin istedi
Hakan : dağılmadan önce herkes bir beni dinleyebilir mi karşınıza çıkıp konuşma yapmak zormuş içim içime sığmıyor bir şeyler söyleyeceğim ama önce güzeller güzeli sevgilim aşık olduğum kadını sahneye almak istiyorum yağmur karahan sevgilim gelir misin
Bugun şaşkınlık üzerine şaşkınlık yaşıyordum alkışlarla sahneye çıktım
Hakan : bugun senin için önemli bir gün ben bu önemli günü daha da önemli hale getirmek istiyorum
Hayır diye işaret ediyordum babamlar burada gerçi teklife evet dersem tanışacaklardı hakan önümde diz çöktü benim kalbim nasıl hızla atıyor nefes nasıl alınır onu bile unuttum
Hakan : sevgilim aşkım hayatımın anlamı hayat zorlu bir mücadele istiyor bu zorlu mücadeleyi benimle verir misin yaşama sebebim BENİMLE EVLENİR MİSİN
Şuan mutluluktan ağlıyordum babama doğru baktım kafasını evet anlamında sallıyor
Yağmur : EVET EVLENİRİM
Bana sımsıkı sarıldı ve döndürdü sahneden indik babamın yanına gittik
Hakan : efendim özür dilerim önce size sormam lazımdı ama bu özel günde daha özel olsun istedim
Serhan (babam): sorun değil evlat sevdiğine sürpriz yapmak güzeldir sen de gel hep beraber kahvaltı edelim hep birlikte eve geçtik
(Mardin Midyat’tan devam )
Arlan konağında yine her zaman ki gibi nadide Arslan terörü esiyordu bu kadın ne çocuklarını ne torunlarını ne de gelinlerini sevmiyordu nedenini bilmiyoruz kapıdan Fırat Arslan girdi
Nadide : nasıl geçti ihaleyi siz aldınız demi
Fırat : olmadı babaanne ihaleyi Karahanlar aldı
Nadide hanım sert bir şekilde ellerini masaya vurdu gözlerinden öfke çıkıyordu bu kaçıncı kaybediş o bile bilmiyordu
Nadide : ne demek kaybettik nasıl alamazlar adamlar İstanbul’dan ihaleyi alıyor siz buradasınız bir işi beceremediniz
Poyraz : babaanne boşuna bağırıyorsun adamlar her şeyi ince ince düşünüp yapmış
Nadide hanım sinirle odasına gitti melek eşinin sesini duyup kucağındaki mirayla beş yaşındaki kaanla aşağı indi
Melek : hoşgeldiniz nasıldı ihale diyeceğim ama yüzünüzden belli
Kaan kollarını açıp
Kaan : baba
Diyerek babasının kucağına almasını ve sarılmasını bekledi babası aldı kaanı sarıldı sonra kucağını kızını alıp kokusunu içine çekti bütün sevgisini çocuklarına veriyordu bu sırada mira ve mine odalarından çıkmıyordu babaanne teröründen kaçmak için ama nasıl söyleyeceklerdi ikisinin de sevdiği aşık olduğu kişiler vardı kim mi korayla kerem evet aynen öyle düşman ailenin çocukları ikisinin de aşktan yana şansı biraz zordu aşağıya hiç inmediler konakta hazırlık bir telaş vardı
Mirza Arslan geliyordu Arslan ailesinin iki numaralısı kendisi zamanında sevdiği mesleği yapmak için şirketten ayrıldı polislik okudu İstanbul’da mesleğini yapıyordu tayini kendi memleketi mardine çıktı sert sinirli biri ama birini sevdi mi ondan başkasını gözü görmez mert yürekli cesur bir delikanlı ne küçük kardeşine ne de abisine benzemez sinirlendiği zaman öfkesi mardini bile ayağa kaldırır herkeste bir telaş varken mira keremi aradı sonuçta diğer abisi geliyordu üç abin olması zordu sevdiğinle konuşurken nereden hangi abin çıkacak belli olmaz sevdiceğinin sesini duysun kızlar
Kerem : efendim miram söyle güzel gözlüm
Mira : sesini duymak istedim bir de seni çok özledim
Kerem şöyle derin bir iç çekti
Kerem : özlem konusuna girmeyelim güzelim asıl ben çok özledim neler yapıyorsun nasıl geçiyor günlerin
Mira : nasıl geçsin malum Arslan konağında tansiyon bir dakika düşmez
Kerem : tahmin ediyorum güzelim bu arada Koray yanımda ver de bir minenin sesini duysun
Mine hemen telefonu çekti miranın elinden
Koray : nasılsın güzel gözlüm
Mine : sesini duydum çok iyi oldum çok özlemişim seni
Mine konuşurken ağlıyordu
Koray : şşş ağlama o güzel gözlerden yaşlar akmasın kızlar kendinizi üzmüyorsunuz unutmayın sevenler bir gün kavuşur
Mine : tamam üzmüyoruz bizim şimdi kapatmamız lazım yakalanabiliriz
Tam telefon kapanıyordu ki melek kızların odasına geldi kızlar telefonu kapattı melek kızların yanına oturdu
Melek : sizinkiler sizi mi aradı
Mira : evet aradılar bir şey diyeyim mi yenge çok özlemişim o böyle konuşsun dursun bıkmadan usanmadan dinlerim
Mine : al benden de o kadar ya içim içime sığmıyor bu duygu bambaşka
Melek : biz buna aşk diyoruz canım bende abin konuşurken öyle hissediyorum
Babaanne herkese kötü herkesten nefret ediyor ama kızlar ilk baştan beri meleği çok sevmişlerdi korna sesi duymamızla hızla odadan çıkmışlardı. Gelmişti işte mirza Arslan konaktaydı
Sarıldılar mirza yeğenlerini sevdi masalar kuruldu bu akşam herkes huzurla bir yemek yiyecekti
İstanbul’dan devam
Kahvaltımızı yaptık güneşle ben hemen alışverişe gittik çünkü yarın akşam nişanım vardı biz aile arasında bir şey istiyorduk güneşle bir alışveriş merkezine girdik mor bir elbise denedim
Güneş : abla bu ne ya çıkar çıkar hiç beğenmedim
Sarı bir elbise giydim
Güneş : abla bunun rengi çok solgun daha canlı renkler tercih et
Yağmur : tamam o zaman şurada ki maviyi ver o güzel görünüyor
Yağmur mavi elbiseyi giydi
Güneş : abla çok güzel oldun prenses gibi bunu almalısın
Kasaya gidip ödeme yaptılar hava kararmıştı kuyumcuya gidip hakanın yüzüğünü alacaktı yarın telaştan unutur
Yağmur : güneşim sen eve git ben kuyumcuya girip hakanın yüzüğünü alıp gelicem
Güneş : abla yarın alırsın hava karardı geç oldu merak ederler
Yağmur : güneşim ben yarın heyecandan unuturum şimdi alıyım evde dursun
Güneş : tamam abla sen nasıl dersen poşetleri ver de elinde taşıma şimdi heyecandan bunu da bir yerlerde unutma
Yağmur : şuna bak ya ablasıyla dalga geçiyor gösteririm ben sana
Güneş : tamam tamam sustum ve gittim
Güneş gözden kaybolunca yağmur kuyumcuya girdi yüzüğü alıp parasını ödedi kuyumcudan çıkıp eve doğru yürümeye başladı önüne bir adam çıktı
Adam : pardon bir şey sorucam
Yağmur : tabi sorun
Adam yağmurun etrafında bir tur döndü yağmur rahatsız olmuştu adam yağmurun saçının bir parçasını burnuna götürüp koklamıştı yağmur telaşla gitmek istedi ama adam kızın kolundan çekerek ıssız bir sokağa getirdi yere fırlattı yağmur kaçmaya çalıştı ama adam bıçağını çıkardı
Adam : şşş sadece biraz eğleneceğiz hem sen de seveceksin
Yağmur : bıraK beni imdat kimse yok mu yardım edin yaklaşma bana uzak dur benden
Adam : kes sesini burada kimse seni duymaz yalnız ikimiz varız
dedi yağmura yaklaştı yaklaştı kokusunu içine çekti yağmur daha da ağlamaya başladı ittiriyordu ama gücü yetmiyordu korkuyordu hiç korkmadığı kadar korkuyordu hiçbir kadın kız çocuk bunu yaşamamalı diye geçirdi içinden adam yağmurun gömleğini yırttı yağmur ağlamaktan hlak olmuş bir şekilde son bir güç
yağmur : İMDAT YA BİRİ BENİ DUYSUN YARDIM EDİN
diye bağırdı polis sirenlerini duydu yağmur bir çıglıkta öyle attı polisler geldi yagmrurun üstünden adamı alıp arabaya bindirdiller yağmurda diğer araca bindi karakola geldiler yağmur öylece donmuş bir şekilde yere bakıyordu polis
komiser : aramamı istedigniz biri var mı
yağmur : kerem abimi arar mısınız
komiser : tabi arıyoruz hemen
yaklaşık yarım saat sonra kerem karakola geldi kardeşini sordu gösterdiler kerem kardeşinin o halini görünce telaşla yanına geldi
kerem : yağmur güzelim canım kardeşim geldim ben bak bana
yağmur abisine bakamıyordu yaşanan durumdan utanıyor
yağmur : bakamıyorum abi yüzüne bakamıyorum özür dilerim
kerem kardeşini polis memurunun yanında bıraktı içeri girip ne olduğunu öğrenmek istedi bir süre sonra odadan çıktı gözünden bir damla yaş düştü canının diğer yarısı olan kardeşi sapık birinin saldırısına uğramış ben ne yapıyordum kardeşim orada çırpınırken ben ne yapıyordum kerem kendini suçladı affet beni kardeşim diye geçirdi içinden gözyaşını sildi kendini toparladı yağmurun yanına gitti
yağmurun çenesini tutup kendisine bakmasını sağladı gözlerinin içi kıpkırmızıydı üstü yırtılmıştı hala olayın etkisinden titriyordu benim canımın canını yakmışlar
kerem : güzelim canımın içi bak bana hadi abicim bak ben senin yanındayım
yağmur : yapamadım abi kendimi kurtaramadım ittim ama gücüm yetmedi ya o polisler gelmeseydi
kerem: ama bak polisler geldi iyisin buradasın kendini suçlama senin hiç bir suçun yok unutma bunu
yağmur ağlayarak abisine sarıldı daha çok ağlamaya başladı hala yaprak gibi titriyordu sahi ya polisler gelmeseydi o zaman ne olacaktı canını daha çok yakacaktı yağmurla abisi tam karakoldan çıkacakken o adamı gördüler yağmur oldugu yerde öylece kalıp ona baktı
kerem : bu mu sana saldıran şerefsiz bu mu
yağmur konuşmadı başını salladı kerem gidip o adama yumruğu geçirdi yetmedi o adama bir kafa attı adam yere düştü vurdu vurdu yine vurdu
,kerem : ulan kadınlardan çocuklardan kızlardan o pis ellerinizi ne zaman çekeceksiniz yeter artık kadınları çocukları kızları sizin gibi şerefsizlerden korumak lazım inşallah girdiğin o delikten çıkmazsın inşallah seni adam sanıp da serbset bırakmazlar beter ol adi şerefsiz
Kerem yağmuru aldığı gibi karakoldan çıktı kerem hırkasını yağmurun üstüne giydirdi arabaya binip yola çıktılar kerem abisine mesaj atıp durumu anlattı bir süre sonra eve vardılar yağmur başı öne eğik bir şekilde abisinin desteğiyle arabadan indi eve girdiler salona geçip oturdular yağmur evdeki kimseye bakmıyordu sadece yere bakıyordu güneş dolu gözlerle geldi ablasının önünde eğildi
Güneş : abla çok özür dilerim keşke seni yalnız bırakmasaydım affet beni
Yağmur : senin bir suçun yok güzelim böyle olacağını bilemezdin sonuçta
Güneş kalktı ablasının yanına oturdu yağmur konuşacaktı ama ne söyleyeceğini bilmiyordu
Yağmur : baba ben çok özür dilerim ben böyle
Babası kalktı yerinden yağmurun yanına geldi kızını ayağa kaldırdı eliyle çenesinden tutup kendine bakmasını sağladı
Serhan :bana açıklama yapma güzel kızım ben seni biliyorum ayrıca başını hiçbir zaman eğme sen bir şey yapmadın ben senin yanındayım
Yağmur babasının kollarında daha da çok ağlamaya başladı bir süre sonra sakinleşti annesi odaya çıkardı yağmur duş aldı sonra gözlerini kapatıp biraz uyumayı denedi bir süre sonra bir sağa bir sola dönmeye başladı
Yağmur : gelme yaklaşma bana uzak dur yardım et git gelme GELME
Diyerek yağmur sıçradı annesi hemen koltuktan yanına doğru gitti yanına oturdu kızını göğsüne yatırıp sakinleştirdi
Semra : tamam annecim geçti güzel kızım sakinleş ben yanındayım kurtuldun cezasını aldı sakinleş
Yağmur : anne küçükken söylediğin türküyü söyler misin bana
Semra : sen yeter ki iste güzel yavrum benim
Annesi yağmura küçükken söylediği türküyü söyler
Gönül dağı yağmur yağmur boran olunca
Akar can özümde sel gizli gizli
Bir tenhada can cananı bulunca
Sinemi yaralar yar oy yar oy yar oy yar oy yar oy yar oy
Dil gizli gizli
Dil gizli gizli
Dost elinden gel olmazsa varılmaz
Rızasız bahçanın gülü derilmez
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
Gönülden gönüle giden yar oy yar oy yar oy yar oy yar oy
Yol gizli gizli
Yol gizli gizli
Türküyü bitirdiğinde yağmur annesinin göğsüne yaslanmış bir şekilde uyumuştur herkes yatmış uyumuş sabah Serhan bey eşi yanında olmayınca uyanmış yağmurun odasına gitmiş bir bakmış ki orada kızının başında duruyor Semra yavaşça yağmurun uyanmamasına dikkat ederek kızının başını yastığa koydu odadan çıktı
Serhan :dur tahmin edeyim bütün gece gözünü bile kırpmadın demi
Semra : evet gözümü bile kırpmadım ama o huzurlu uyusun da varsın gözümü bile kırpmamayayım
Serhan : sen var ya tanıdığım en mükemmel kadın en mükemmel annesin
Semra : sen de en mükemmel babasın bu arada abini aradın mı ne durumda
Serhan : sesi iyi gibi geliyordu onun için zor tabi annem hayatını mahvetti birden toparlanmasını bekleyemeyiz
Semra : peki ya ona söyleyecek miyiz gerçeği bilmek hakkı sonuçta
Serhan : doğru hakkı ama şu an koruyacak durumda değil kendini toparlasın anneme karşı gücünü biriktirsin annem malum insanın içinden geçer ondan dolayı biraz daha bekleyelim
Semra : bak annem dedin yine moralim bozuldu bilmez miyim bekleyelim ben zaten onunla olmaktan mutluyum zamanında doğru karar vermişim pişman değilim yine olsun yine yaparım
Serhan :ben senin merhametine aşığım herkes senin gibi olsa ayrıca zamanında ne demiştim sana söz veriyorum bu iş gittiği yere kadar senin yanındayım bende yine olsa yine yaparım
Semra : neyse bu kadar sohbet yeter daha mutfağa gidip hazırlık yapıcam bu akşam kızım nişanlanıyor hazırlık yapacaz tabi
Diyerek mutfağa gitti Semra bir sürü çeşit çeşit şeyler hazırladı önce güneşin odasına gitti
Güneş uyanmış yatağını topluyordu
Semra : günaydın güzel kızım
Güneş : günaydın anne ablam nasıl toparladı mı
Semra : biraz daha iyi gibi ama atlatacak biz onun yanında olucaz yalnız bırakmak yok
Güneş : tamam anne onun hep yanında olucaz
Semra :sen ablanı uyandır seni görünce neşesi biraz olsun yerine gelir bende abinlere bakıyım
Güneş :tamam anne hemen gidiyorum
Güneş ablasının odasına gidip ablasını gıdıklamaya başladı ablası gülerek
Yağmur: güneş bak yapma fena olur
Güneş :yaparsam ne olur ne yaparsın mesela
Yağmur da güneşi çekti yatağa başladı onu gıdıklamaya iki kardeşin sesi odada yankılanıyordu Semra oğullarının odasına giderken kızlarının kahkahalarını duyunca mutlu oldu bir anne için en büyük mutluluk çocuklarının yüzündeki gülümseme oğullarının odasına girdi
Semra :koray kerem hadi kalkın bugun kardeşinizi istemeye geliyorlar kime diyorum kalkın
Annelerinin lafıyla kalkıp hazırlandılar aşağı inip ailecek kahvaltı yaptılar bütün gün bir şeyler hazırladılar evi temizlediler derken akşam oldu kuaför eve geldi yağmurun saçını yaptı daha sonra yağmur üstünü giyindi nişan için hazırdı anne yanına geldi gözleri dolmuştu kızına bakarken
Yağmur :anne ağlama ama bak ben de ağlarım ona göre
Semra : ağlamıyorum ama çok güzel olmuşsun sen ne ara büyüdün de evlenecek yaşa geldin onu düşünüyorum
Yağmur : ya annem ya böyle ağlatma beni de bak eger ağlayama devam edersen gider nişanı iptal ederim evlenmem dizinin dibinde otururum ona göre
Semra :tamam tamam deli kız ağlamıyorum
Yağmur annesiyle aşağı indi her şey hazırdı gelmelerine az kalmıştı kapı çaldı kapıyı açtık hakanlar gelmişti içeri girdiler biz yerimize geçtik hakanın babası söze girdi
Mustafa bey : efendim sebebi ziyaretimiz malum Allah’ın emri peygamberin kavliyle kızınız yağmuru oğlumuz hakana istiyoruz
Serhan bey :ben bugüne kadar kızlarımın hiçbir şeyine karışmadım kendileri yapsın kendileri seçsin istedim seçimlerinde dağ gibi arkalarında durdum yağmur geldi bana ben bu çocuğu seviyorum evlenmek istiyorum dedi hakan oğlum geldi evlilik teklifi etti ikisinin de gönlü birbirine düşmüş velhasıl kelam kızım benim kıymetlimdir onu üzecek bir şey yaparsan değil ortak kalmak bundan sonra bu şehirde hiç kimse seninle bir iş yapmaz madem kızım bu delikanlıyı seviyor öyleyse bende verdim gitti hakan kalktı babamın annemin elini öptü ben de babasının annesinin elini öptüm yerimize oturduk çok mutluydum acaba mutlu muydum ben niye hakana karşı bir şey hissedemiyorum anlamadım bilmiyorum belki de onun beni sevmesini seviyorum ya da sevilmiş olmama seviniyorum kafam çok karışık hakan benden tarafa doğru döndü
Hakan : hayırdır sevgilim daldın gittin beni mi düşüyorsun yoksa
Yağmur : yok yani seni düşünüyorum ama şu an başka bir şey düşünüyordum boş ver
Yağmurun telefonuna bir mesaj geldi ‘ hakana ne kadar güveniyorsun yağmur ‘ bu ne mesajıydı şimdi bu geceyi hiçbir şey mahvetmemeli önüne döndü bir mesaj daha geldi ‘hakan sana yalan söylüyor yağmur bir oyun oynuyor sana ‘ yağmurun kafası karışmıştı nasıl bir oyun oynuyor olabilir
Hakan : güzelim iyi misin rengin soldu bir şey mi oldu
Yağmur : yok yok bir şey olmadı hakan ben , ben sana bir şey soracağım
Hakan : sor güzelim dinliyorum seni
Yağmur : sen benden bir şey mi saklıyorsun çünkü bana bir mesaj geldi hakan sana bir oyun oynuyor diye var mı böyle bir şey
Hakan : aşkım yok tabi öyle bir şey bak benim dostlarım olduğu gibi düşmanlarımda var onlardan biri atmıştır bu mesajı ben senden bir şey saklar mıyım hiçbir daha böyle şeyler düşünüp kendini üzme sen üzülünce ben de üzülüyorum
Yağmur : ya tamam üzülme sen ne yapayım içime bir kuşku düştü işte tamam bir daha olmaz
Yağmur her şeyi planlamıştı kafasında bir planı hiçbir sorun olmadan bakalım planları tıkır tıkır işleyecek mi o sırada kapı çaldı içeri bir kız girdi gözü yaşlı ağlıyordu hakan kızı görünce hemen ayağa kalktı kız koşarak geldi hakana sarıldı hakan şaşkın
Hakan :senin burada ne işin var sen burayı nereden buldun
Merve : mesaj geldi bana senin kötü bir kaza yaptığını durumunun çok agır olduğu yazıyordu nasıl evden çıktım buraya nasıl geldim bilmiyorum gelene kadar aklımdan neler geçti sana bir şey olsa ben ne yapardım her şeye dayanırım belki ama sensizliğe zor çok zor
Hakan kızdan ayrıldı
Yağmur :hakan kim bu kız neden sana sarılıyor neden senin için endişeleniyor ve en önemlisi şu an burada nişanımız da ne arıyor açıklar mısın
Hakan : aşkım eski bir arkadaş hani sana mesaj geldi ya onu da korkutmak için mesaj atmışlar
Merve : hakan eski bir arkadaş öyle mi birlikte geçirdiğimiz zamanları ne çabuk unuttun bu kadar mıydı aramızdaki ilişki hadi her şeyi geçtim (elini karnına götürdü) bebeğinin demi hatırı yok
Yağmur bir sendeledi başı döndü biraz hakan yağmuru tuttu yağmur hakanı ittirdi
Yağmur : aranızda ki ilişki derken birlikte geçirilen zaman derken bebeğinin derken bu kız neler diyor hakan açıkla çabuk
Hakan öylece kalmıştı ne konuşabiliyor ne de bir şey açıklayabiliyordu bebeği olacağını duymuştu
Hem de tam nişanlandığı gün
Merve : hakan bebeğimi babasız bırakma benimde onunda sana ihtiyacı var
Yağmur gülerek hakana döndü
Yağmur : evet hakancım doğru diyor kız yalnız bırakma onları
Hakan : aşkım ben bugüne kadar bir tek seni sevdim yalnızca sana aşık oldum
Yağmur hakanın yüzüne bir tokat attı ondan nefret edercesine baktı
Yağmur :senin aşkını gördüm ben nişanımızın ortasına bebeğinin annesi geldi daha sen ne söylüyorsun ya ben sana inanmıştım beni sevdiğine değer verdiğine inanmıştım senin beni yalansız sevdiğine inanmıştım meğer benim için en büyük yalan senmişsin ne seni görmek istiyorum ne de yüzüğünü takmak istiyorum sana bebeğinin annesiyle mutluluklar hakan buraya kadarmış her şey bitti her şeyim mahvettin beni de kaybettin
yağmur yüzüğünü hakanın yüzüne atıp salondan gözyaşları akarak çıktı odasına doğru giderken gözyaşlarını elinin tersiyle sildi her şey daha yeni başlıyordu herkes için her şey yeni başlıyordu yağmur bir oyunun içinde miydi yoksa kendine oynanan oyunu onlara doğru çevirip bir oyun da yağmur mu kurdu eger canı yanarsa bu acının bir bedeli olacaktır elbet diye düşünüyordur yağmur odaya geldi kollarını iki yana açarak kendini yatağına doğru bıraktı kimsenin duymayacağı bir ses tonuyla
yağmur : OYUN BAŞLASIN
dedi
yağmurun ailesi hakkında neler düşünüyorsunuz ?
sizce hakan nasıl biri ?
istanbuldan mardine nasıl bir hikaye ?
sizce yağmur nasıl bir plan yaptı
sizce semra ve serhanın sakladığı gerçek ne ?
Bölüm etkileşimi
