1. bölüm / 1
Son yaprakGiriş
Bölümler 1Şu an: Giriş
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sanem üniversiteye yeni başlamıştı ve ilk günü güzel geçtiğinden kendisiyle oldukça gurur duyuyordu.Elinde tuttuğu kırmızı kurdeleyi tokasına tutturup günün aksiyonlu geçmesi için evrenle antlaşma yaparcasına saçlarını topladı.
Yazın kazandığı para ile bir ev tutmuştu.Bütün eşyalarını evin rastgele köşelerine yığıp şehiri keşfetmeye çıktı.
İlk önce Uşak'tan bile geniş sokakları olan mahallelerden geçti.Gördüğü yerlerin isimlerini bilmiyordu ve açıkçası çok da umrunda değildi.
Tam boş boş dolaşmaktan sıkıldığı için dondurma almaya gidecekken ayağının ucuna hafif bir şey çarptı
~Sanem'den~
Aydın sokaklarında yürürken bir afişle karşılaştım afişte;
"Yarın sağanak var.Ortalığı çok pis ıslatacak bir duygu seli... Kaçmak ister misin?Green Loca'da güvendesin.Eğer bize katılmak istersen Kanada'da görüşürüz." yazıyordu.Sanki Green Loca uydurulmuş bir yer ismi gibiydi.Kanada da açıkçası cümlenin içindeki öylesine bir maydanoz yaprağına benziyordu.
Bunun bir saçmalıktan ibaret olduğunu düşünüyordum.Bu yüzden afişi umursamadan yoluma devam ettim.Üstelik kim yazın sıcağında Kanada'ya giderdi?
Ama yinede birine bunun hakkında ne düşündüğünü sormak istedim.Sokakta gördüğüm öylesine bir adama dönüp:
"Hey,baksana acaba bu gerçek mi?" diye sordum.Adam sanki dünyanın en saçma sorusunu sormuşum gibi "Ne gerçek mi?" diyerek soruma soruyla cevap verdi, aynı zamanda gözlerini deviriyordu.
"Elimdeki afişi görmüyor musun seni mankafa!" diyerek çıkıştım ama yine alay eder gibi bir tavır takınmıştı."Afiş olarak bahsettiğin şey elinde tuttuğun 120 yaprak mopak defterin üzerinde yazan 'Açmayın cin musallat olabilir' yazısıysa çok yaratıcı bir afiş olduğunu söyleyebilirim."
İçimden çığlıklar atıyordum yanlışlıkla çantamdan anı defterimi çıkarmıştım, ama sağ elimle de afişi tutuyordum.Gıcığın teki işte diye düşündüm ve "Sen benimle dalga geçiyor olmalısın.Sağ elimle tuttuğum afişten bahsediyorum." diye uyardım."Aaa evet,sanırım sağ elinle bir şeyler tutuyormuş gibi davranmayı seviyorsun.Ne derler ona... Buldum pandomimcisinn! Üzgünüm Sanem ama bu tür numaralara ayıracak vaktim yok."
Her saniye ona daha da sinir oluyordum.Üstelik adımı bilmesi tuhaftı."Adımı nereden biliyorsun?" diyerek bağırdım.Yine benimle alay etti.Üstelik bu sefer kahkaha da atıyordu."Alnının üstünde yazıyor."
"N–n– ne yazıyor?" Bundan çok rahatsız olmuştum ama benimle bu şekilde konuşmaya devam ediyordu ."Pembe keçeli kalemle Sanem yazıyor.Bir de 'M' harfini yazmaya keçeli kalem yetmemiş herhalde, yarım bırakmışsın.Bu arada bilmiyorsundur belki diye söylüyorum benim adım Sinan."
"Sagol öğrenmiş oldum!"
"Tabii nereden bileceksin ben senin gibi anlıma ismimi yazmıyorum.Haaa bu arada tanrı seni o afişten korusun hahahahahaa"
Bunu duyduğum anda donakaldım ve sonra fişek hızında koşmaya başladım.Bu adam korkunç derecede tuhaftı ve biraz daha onunla konuşursam ufak tefek ayrıntılardan öz geçmişimi çıkarırdı.
Anlımdaki yazı hakkında bir şeyler anımsıyordum.Okulda uyuyakaldığım zaman Pelin ve Gamze bana eşek şakası yapmış olmalıydı.Nasıl başardılarsa uyanmadan önce yazma işini bitirmişler.
Fakat şuanda aklımdaki tek soru gerçekten afişi görüp görmediği ve her neyse işte...
Bölüm etkileşimi
