3. bölüm / 4
Son uyanış2
Bölümler 4Şu an: 2
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Emir alp'in güncesinden....
" anne valla ben yapmadım, bu salak gelip beni çamura attı"
" ya Anne . Beni öğretmenime söyledi napsaydım .hem onun yüzünden öğretmenim beni dövdü. En rezili neydi biliyormusun aslının önünde dövdü yav tüm karizmamı çizdi " diyen yeğenim çağrının sözleriyle gözlerimi arladım
"Yav ne karizması daha geçen kız ona yazdığın şiiri gözlerinin önünde bi güzel yırtıp çöpe atmadımı .. bak hatırladıkça sinirim bozuluyo ya sen o salağa nası yüz verirsin " diye aselde abisine diklendi.
Ablam " size yemin ediyorum, eğer dayınız uyanırsa sizi elimden kimse alamaz" dediğinde artık tamamen uyanmıştım .
Asel " ne! dayımmı geldi, anne niye önceden söylemiyosun dediğinde bende odadan çıktım ve yanlarına gittim
" al işte uyandı dayın"
"Kızma abla iyi uyudum zaten daha fazla uyuyamazdım " asel yanıma doğru koştuğun da hemen onu kucağıma aldım ve herzaman yaptığım gibi küçük burnundan öptüm
" Dayı 3 aydır yoksun neler oldu biliyormusun " dediğinde çok ciddiydi ve gözleri dolmuştu istemsizce kaşlarımı çattım asel yaşına göre çok olgun bir kızdı öyle herşeye ağlamazdı
Asel 8 yaşında çağrı 14 yaşındaydı iki yeğinimde çok severdim.çağrıda asel gibi yaşına göre çok olgundu onlar da çoğu insan gibi kendisi seçmemişti çabuk büyümeyi ama hayat bazı insanları güldürür bazılarını öldürürdü.
İlk önce ablama baktım ama onunda gözleri dolmuştu. " aselim balım bitanem hadi anlat dayıya ne olduğunu " asel dolu gözleriyle gözlerimi baktığın da içim titredi
" tamam o zaman gel biz seninle balkona çıkalım olurmu balım " yavaşça kafasını salladı balkona çıktık ve balkondaki salıncağa oturdum ağırlığım yüzünden salıncaktan sesler gelmeye başladığında kalkıp sadece aseli oturttum
Salıncağa. Ve bende bi sandalyeye oturdum
"Hadi anlat kim üzdü benim balımı " konuşmadı ... bekledim konuşmadı... bekledim. sonunda bu sessizlikten sıkılıp konuşmaya başlayacağını biliyordum ve öylede oldu
Hala ağlıyorken" suyunçuk " diye mırıldandı "öldü " bedenim kaskatı kesildi konuşmaya devam etti "ben babamın hediyesini sahip çıkamadım kötü evlat mı oldum ben şimdi. söz vermiştim beslicek yedirecek çok iyi bakacaktım baktımda ama niye öldü niye babam gibi beni bırakıp gitti söylesene dayı kötü evla-" daha fazla konuşmasına izin vermedim "saçmalama asel kaç kere konuştuk bunları Allah kaderimize ne yazdıysa onu yaşarız öyle olması gerekiyormuş oldu ama sen kötü evlat olmadın sakın böyle düşünme tamam'ı beni' de ,ablanı' da üzme olurmu aselim"
(Yazar olarak araya giriyorum. aselin ve çağrının babası ahmet. çağırı 9 asel 3 yaşındayken şehit olmuştu. ahmet teğmendi daha hedefleri vardı ailesini, karısını, hayat arkadaşı deryayı gururlandırmak istiyordu ama deryanın tek istediği ona sağ salim dönmesiydi ama olmadı. ahmet teğmen haberlere çıktı ve birkaç dakika sonra unutuldu ve ahmet daha şehit olmamışken bir tavşan hadiye etmişti asele isminide suyunçuk koymuşlardı anlamı müjde ve sevinç gibi anlamları vardı ahmet kızına ' balım bu tavşan senin ona iyi bak olurmu ben yok ken üzüldüğünde ona anlat o seni dinler' demişti aselin saçıni okşayarak kimse ahmetin okşadığı kadar güzel okşayamamışdı aselin saçını ama gimişti işte babası da tavşanıda .peki bu zor günler nasil geçti diye sorarsanız derya dimdik durdu başınız sağ olsun dediler vatan sağ olsun dedi ama en büyük destekçisi kardeşi emir alpti . O zor zamanlarda çağrı kardeşi için çocukluğunu feda etmişti oyun oynamak ,dışarıya çıkmak istiyordu ama annnesi ile kardeşini bırakamıyordu annesi ne kadar dışarıya çıkmasıni arkadaşlarıyla vakit geçirmesini istesede çağrı kabul etmemişti bi yere gittiğinde kardeşi ni götürür o gitmesse çağrıda gitmezdi .)
Asel " ama babamın tek hatırası gitti"
" gitmedi fotoğrafları var sözleri var en önemli hatıra akıldır aslında. sen aklından silmedikçe kimse o anıları silemez ve suyuncuk için üzülme o melek oldu "
" ama dayı kalbim ağrıyor ne zaman babamı düşünsem kalbim ağrıyo onu çok özlüyorum "
" geçecek balım geçecek zaman herşeyin ilacıdır "
" Hayır dayı kalp ağrısı asırlar geçse bile bitmez " dediğinde kaşlarımı çattım "sen bu lafları nerden biliyorsun kızım kendimi salak gibi hissediyorum bu yaşta bu zeka ne" aselin kıkırdadığını gördüğüm de yanağını öpüp
" Hadi içeriye girelim Balkız ve annene kocaman sarıl "
" ne kadar kocaman dünya kadarmı sen kadarmı "
" dünyayla beni aynı kefeye mi koyuyorsun sen"
" Dayı kabul et okadar kocamansın ki arkadaşlarım seni heykel sandılar bu kadar kocaman insan mı olurmuş dediler bende körmüsünüz işte orda diyerek seni gösterdim " dedi gururlanarak
"Aferin iyi demişsin ama sen yine de annene dünya kadar sarıl" dediğimde telefonum çaldı
" balkız sen git annene sarıl ben telefonla konuşup geliyorum "dediğimde usluca kafasını salladı şu halleri o kadar tatlıydıki dayanamadım bi tane daha öptüm asel gittiğinde telefonu açtım albay fıratın sesi duyulduğunda
" buyrun komutanım"
"Kıdemli Üsteğmen Emir alp ezer nerdesin "
" ablam gildeyim komutanım izin vardı"
'Tamam o zaman iznin bitti çabuk askeriyeye gel"
"Bişey mı oldu komutanım "
"İllaki bi şey mi olması lazım emir ben istedimmi hemen geleceksin bana soru sorma hakkın yok 1 saate buradasın yoksa sana yapacaklarımi sn düşün"
"Komutanım 1 saate gele- " ve telefon yüzüme kapandı tahmin etmiştim zaten
İçeriye girip solana geçtim saat öğlendi ablam ve yeğenlerim koltukta oturmuş televizyona bakıyorlardı bende kafamı televizyona çevirdiğimde gözlerim hemen yazıyı okudu
HAKKARİ 'DE TEORİST SALDIRISI SONUCUNDA 8 ASKERIMIZ ŞEHİT OLDU TEK BIR ASKER KURTULMUŞ !!!!!!
SADECE TEK ASKER !!
Boğazıma bir yumru oturdu dünde 32 şehidimizi kaybetmiştik toplam 40 şehit. fazlaydı hem de çok içimden hepsine bi fatiha okuyup hepsinin ismini kafama kazıdım sonra ablama dönüp .
"Abla görev çıktı benim çıkmam lazım şimdi. bak gerçekten özür dilerim "
"Tamam, ama beni yine çok merak ettirme "
"Söz ablam bekletmem" diyip yanına gittim sarıldım başının tam tepesinden öptüm yeğenlerimle vedalaşmak için koltuğa doğru döndüm ve aselin yanına gidip
" bak balkız benim şimdi gitmem lazım üzme anneyi olurmu "
" yaaa Bu kadar erken mi , keşke gitmesen "
"Balkız bu vatanı korumak benim vazifem ben gitmesem kim ülkemizden kötü adamları çıkaracak ?"
"Ama dayı daha yeni gelmiştin ..., söz ver ilk bulduğun fırsatta geleceksin "
" söz balkız" dedim Ve çağrıya döndüm
"Sonunda dayı beni görebildin"
"O ne demek lan eşek sıpası "
"Al işte asele gelince balkız, balım aselim ,bana gelince eşek sıpası" kederle
Burnunu sıktı "adaletin batsın dünya"
"Abartma oğlum arkek adamsın eşek kadarda olmuşsun. ama sanada balkız dememi istiyorsan derim bak"
"Yok kalsın dayı ama sen beni ne kadar sevmesende seni seven bir
çağrı olduğunu unutma "yine boş boş konuşuyor du biraz daha duygu sömürüsü yaptıktan sonra para istiyeceti
"Ama sen yinede iki yeğenin arasında ayrımcılık yapma asele sevgi bana da para ver "
" ' ver 'derken benimle emir kipiyle konuşma dalağını sökerim , yok para mara"
"Ya diyorum ayrımcılık var işte asel isteseydi verirdi"
"Salak çocuk verecem bi dur. sarılalım ilk önce "
Çağrı gelip sarıldığında ne kadar uzadığını fark ettim ergenlik döneminde olduğu için boyu fazlasıyla uzamıştı. cebimden cüzdanımı çıkarttım
"Al iki yüz yetermi?"
"Dayı Allah rızası için rütbe ni bilmiyorum ama bordo beresin ya ne iki yüzü"
"İki yüz neyine yetmiyor oğlum"
"Yav dayı halı saha falan arkadaşlarla dışarıya çıkcaz" ben zaten derya ablama para veriyordum ama bu eşek sıpasına yetmiyordu
"Al bu 600 yüzü "
:Dayı bi iki yü- "
"Kes lan valla verdiğim 400 lirayıda alırım"
"Tamam dayı ya hemen kızıyon sende. şaka yapmıştım" diyerek gevşek gevşek güldü
"kesin şakadır" diyerek cevap verdim " neyse sevgili ev ahalisi bu asker oğlan vatanınızı korumaya gidiyo arkamdan bol bol dua edin olurmu "
"Etmem mi dayı varya öyle bir dua edicem ki görev sırasında ant- men wasp ' a
Dönüşeceksin" kırk yılın başında çağrıyla bir filim izledik ve demek istediğim tek şey...pişmanım
Ablam çağrıya " salak salak konuşma " diyip bana döndü "tabi edicem kardeşim ama gerçektende biraz erken oldu daha seninle konuşacaklarım vardı"
"Ne oldu abla önemlimi"
"Hemde ne kadar önemli" diyerek kederlendi HAYIR biliyorum niye bu kadar kederlendiğini biliyorum keşke bilmesem ama biliyorum
'Abla sakın o konuyu açma "
"Ama bak kardeşim kocaman adam oldun yaşıtların boy boy çocukları var seninde evlenme zamanın geldi 27 yaşındası yav 27 "
"Üzgünüm abla evlenme gibi bi planım yok benim âskım da sevgimde vatanımdır başkasına gerek yok ha bir gün vatanım kadar seveceğim bir kadın çıkarsa karşıma niye olmasın ama olmaz "
"Niye olmazmış "
"Çünkü kim, olursa olsun bu vatanın taşını toprağından daha çok seveceğim bir kadın çıkmaz ama çıkarsa kimseyi vatanım kadar sevmem" (aynen)
"Tamam dayı en Türk sensin"
Çağrının Ensesine yapıştırıp" Kes lan "dedim tam bi ergendi
Son kez vedalaşıp çıktım yola yarım saate askeriye gelmiştim çünkü motorumla gelmiştim motoru arabaya her zaman tercih ederdim motor farklıydı hecanlıydı küçüklüğümden beri motoru hep çok sevmiştim şimdi ise istediğim o motora sahiptim.
Askeriyenin içine girdim herkes selam verirken sadece baş selamı vermekle yetindim albayın yanına giderken odadan çıkan bir kadın asker gördüm daha yakından yakından bakınca bunun yüzbaşı selin kaya olduğunu gördüm sürekli bir göreve katıldığı için bir türlü tanıyamamışım tim ama ona deli komutan derlerdi. Hızlı adımlarla ve dik bi başla koridorda geçerken beni görmemişti bile bende hemen Fırat albayın kapısını tıklattım gel sesini duyunca kapıyı açtım ve hazır ola geçtim
"Kıdemli Üsteğmen emir alp ezer emrinizde komutanım"
" rahat asker " rahata geçtim" hiç uzatmıcam lafı. biliyosun birkaç hafta önce yıldırım timi göreve çıktı ve bugün geldiler "
"Evet komutanım az önce yüzbaşı selin kaya 'yı odanızdan 0ıkarken görmüştüm"
" evet ama bu görevden sadece selin kaya sağ çıkabildi" ağır ağır yutkundum zordu ailenizi kaybettiğinizi düşünün zor değilmi düşünmek bile can yakıyor işte buda böyleydi
' Sizin timinizde olucak" dediğinde fırat albay, kaşlarımı çattım
"Nası yani komutanım kara timinin başına mı geçicek "
"Evet bi sorun mu var emir . bu akşam yemekte tanışırsınız" eliyle kapıyı gösterdi "çıkabilirsin Kıdemli Üsteğmen Emir alp ezer" ismime Vurgu yaptı sanki bişeyleri
Hatırlatmak istiyerek selam verip kapıdan çıktım dişlerimi birbirine bastırdım
Tamam kadın iyi bir asker olabilirdi asla kadınlar hakkı da şunları düşünmedim
Bu meslek kadın işi değil gidin hemşire olun kadından asker mi olur gibi bir kafa geriliğim yoktu ama yıllardır kaya timinin başına geçmek için çabalıyordum ve selin kaya tüm emeklerimi tuzla buz etmişti
Hızla kantine indim ve bizim masaya doğru yürümeye başladım kara timinin de izinlerini almışlardıki tüm tim burdaydı bi kişi hariç Mehmet abi. Ceyda ablayla konuştuğunu anlamam için müneccim olmama gerek yoktu masaya doğru yürüdüğümde gülüyorlardı daha doğrusu Eray'a gülüyorlardı benim geldiğimi gördüklerinde hepsi aynı anda
Bölüm etkileşimi
