Son Şahit kitap kapağı

1. bölüm / 2

Başlangıç

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: Başlangıç

Gözlerim karanlıkta gezinirken, kulaklarımın içindeki çınlama biraz daha artıyor. Bedenim titriyor, ama bu titreme korkudan değil, biriken gerilimden. Duygularımı sarmalayan soğuk rüzgar, adımlarımın yankısını her köşe başında hatırlatıyor. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyorum. O an, her şeyin son noktasıydı. İstediğimi aldım, ama geriye kalan tek şey bir boşluk. Ölümün ardından gelen sessizlik.

Beynimdeki yankılar, yine başlıyor. Bu kadar basit miydi? Tek bir adım, bir nefes, ve her şey son buldu. Şimdi ise… sadece beklemek kaldı. Hedefim artık her adımda daha yakın, her saniye daha canlı. Şu an, onu görmek için tek bir fırsat yeterli olacak. Ama sabırlı olmalıyım. Ne de olsa, her şeyin en iyi anı için hazırlanmak gerek.

Gözlerim karanlıkta gezinirken, bir an duraklıyorum. Sadece sessizlik. Gecenin o derin sessizliği, bekleyişimin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Ne de olsa, herkesin bir noktada kırılma noktası vardır. Bu gece benim için o an.

Emir… O, her zaman güçlüydü, kendinden emin. Ama ben, o kadar zaman bekledikten sonra, onun her adımını ezbere biliyorum. O bana ne yaptıysa, şimdi ona onu geri vereceğim. Ama bu, bildiği şekilde olmayacak. O, bana ihanet ettiğini hiç öğrenmeyecek. Çünkü annesinin hayatını sona erdirmek, benim ödülüm. Onun gözlerinde, her şeyin nasıl sarsıldığını görmek… işte bu, ona gerçek acıyı yaşatacak.

Adımlarımı yavaşça ilerletirken, her nefesimde ne kadar sabırlı olduğumu hissediyorum. O, gerçekleri görmeyecek. O, sadece hayatta kalma çabasında olacak. Ama annesinin son nefesini… o son anı… göremeyecek. O’nun acısı, belki yıllar sonra bir gece, bir an gelecek, ama iş işten geçmiş olacak.

Gece boyunca sessiz adımlarım, karanlıkla birleşiyor. Her şey planlandığı gibi gitmeli. Emir’in, o güçlü adamın, hayatının en değerli parçası, annesini kaybedeceğini bilmeden… Her şeyin bir bedeli vardır. O bedel, annesinin hayatıdır. O, annesinin kaybını, yaşadığı acıyı asla anlamayacak. Bunu o bilmeyecek.

Ama ben hissediyorum. İntikamın tatlılığı, her adımda biraz daha yakınlaşıyor. O’nun gözlerindeki güveni, birazdan dağılacak olan o umut dolu bakışları hayal ediyorum. Bir şey yoktu; ama şimdi her şey değişecek. O gülümsediği her an, annesinin ölümüyle daha da bulanacak. Ve o gülüş, hiçbir zaman aynı olmayacak.

Bir an için annesinin gözlerinde bir huzur gördüm. Ama bu huzur, benim planımın parçasıydı. Onu aldım. O şimdi bana ait. Emir, o huzuru bulduğunu düşündüğü an, ölümün soğuk nefesini arkada hissedecek. Ama o hiç anlamayacak. Çünkü her şeyin kararını ben verdim. Her şeyin sonunu ben koydum.

Onlar, benim ailemi paramparça etti. Biz fakirdik, evet. Ama biz bir aradayken güçlüydük. Birlikte hayatta kalmaya çalıştık. Ama onlar… Onlar her şeyi bizden aldılar. Haksızlıkla, acımasızlıkla… Ne kadar çok şey kaybettiklerini hiç anlamadılar. Bizim için her gün bir mücadeleydi, ama onlara göre biz sadece engeldik, sadece geçmeleri gereken bir duvardık.

Ve şimdi… şimdi Emir’in zamanı geldi. Onun ailesine de aynısını yapacağım. O, annesini kaybettiğinde hissetmeyecek, ama ben hissediyorum. O acıyı, o boşluğu… her şeyin yavaşça kayboluşunu. Kendi acımın gerisinde, onun acısını görmek, her şeye değer olacak. Çünkü o, bu dünyada her şeyin bedelini ödemedi. Ama ben onun bedelini tek tek alacağım. O, acısını hiç bilmeden hayatına devam edecek. Her an, her dakika, annesinin kaybı ve bu acı onun içinde büyüyecek, ama asla anlamayacak.

O, her gün bir adım daha kaybolacak. Ve ben, o kayboluşu izlerken huzur bulacağım. Çünkü onlar, bana da huzur vermediler. Şimdi ise sıra bende.

Orman, gecenin karanlığıyla sarılmıştı. Her şey sessizdi; sadece adımlarımın toprağa düşen yankıları vardı. Annem, her zaman olduğu gibi güvendiği o sessiz dünyada, hayatının son anlarını yaşıyordu. Onun ruhunu, hislerini bir an bile olsa izlediğimi düşünmedim. İçimdeki nefret ve acı, her şeyin ne kadar hızlı ilerlemesi gerektiğini söylüyordu. Bir silahın sesi… birkaç saniye, ve annem yere yığıldı. Gözlerinde, bir anlam arayan ama bulamayan bir boşluk vardı.

Ölüydü.

Telefonu elime aldım, ellerim hala soğuktu. Derin bir nefes alarak, polise haber verdim. Sesim titrese de, söylemem gerekeni söyledim.

“Bir cinayet… Ormanın derinliklerinde. Lütfen Emir Kara’yı çağırın. O’nun gelmesi gerek.”

Sesimde hiçbir duygu yoktu. Ne üzüntü, ne pişmanlık. Sadece boşluk ve bir bitiş hissi. O anı yaşadım, ama aynı zamanda her şeyin devam etmesini izlemek istedim. Emir, her şeyin sonunda, annesinin ölümüne ve acısına ne kadar yakın olduğunu asla anlamayacak. O’nun göğsündeki bu acıyı, bu boşluğu hissetmeyecek. Ama bu, onu hiçbir şekilde kurtarmayacak. Çünkü her şeyin tek bir yönü var: İntikamım tamamlandı.

Evet annelerimiz ortaktı ama o benim annem olmamıştı bizi ailece bitirmişlerdi ve sırada Emirin babası vardı …

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

13okunma 0beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…