1. bölüm / 1
SON İNTİKAM1.BÖLÜM
Bölümler 1Şu an: 1.BÖLÜM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Hayat her zaman istediğimiz şekilde olmaz..."
...YAZAR
Normal bir gündü Mert odasındaki aile fotoğrafını almıştı,ilk gözü annesi ve babasına sonrada kardeşine kaymıştı,onları çok özlüyordu.Bügün kardeşini görebilecekti ama anne ve babasını hiç bir zaman göremicekti... En yakın arkadaşı Emir içeri girmişti:
"Hadi Mert gel öğlen yemeğine çıkalım"
"Sen çık benim işlerim var ayrıca aç değilim "
"Hadi ben dostum bırak bu fotoğrafı ve intikam işlerini,tek yaptığın hayatını mahfetmekten başka bir şey değil"
"Ne! Sen ne dediğinin farkındamısın Emir?!"
"Evet farkındayım! Bırak bu intikam işini! Hayatını mahfediyor karde-"
Mert Emir'in sözünü kesti
"Emir çık burdan ve ayrıca beni ve kardeşimi bu hale getirenlerin cezasını vericem!"
Emir cevap vermeden kapıyı çarpıp çıkmıştı.Mert Emir'e fazla tepki verdiğini düşünüyordu ama o konuda hassas olduğunu bilmesi gerekiyordu.
...KUMRU
Alarm çalmasıyla kalkmıştım, hiç kalkmak istemiyordum tek istediğim şey derin uykuydu.Zorla kendimi kaldırıp o lanet okulun formasını giyip lavabo sırasına girmiştim, sıra bana hep geldiğinde önüme birileri hine girmişti.Ben buna alışmıştım artık. Banyo da elimi yüzümü yıkadıktan sonra kahverengi saçlarımı taradım, aynadan kendime baktım ela gozlerim, belime kadar uzanan kahverengi saçlarım vardı. İşim bittikten sonra çantamı almaya gittim,çantamı almaya giderken aile fotoğrafı dikkatimi çekmişti,elime aldım bu fotoğrafı annemler ölmeden önce çekmiştik, ne bilebilirdim ki? Bu fotoğrafı çektikten sonra annemlerin 1 saat sonra öleceğini. Abim ise 1 yıldır ne aradı ne ziyaretime gelmişti,onu çok özledim...
Hine ağlıyordum,ben ağlamaya mahkum bir insandım.Arkamdan gülüştüklerini duyunca hine sinirim bozulmuştu.
"Bu salağa bak ya,hine aptal gibi ağlıyor kesin abisi unutmuştur onu"dediğini duyunca koşarak yetimhaneden çıktım.Okula doğru giderken kulaklığımı takıp şarkı açtım.sarkı dinlemek her zaman bana iyi geliyordu.Okula varmıştım,hemen sınıfa çıkıp sırama oturdum.Bir sıvının üstüne oturmuş gibi hissediyordum,biri arkama bir kağıt yapıştırmıştı. Sıraya baktığımda yeşil boya vardı! Hemen arkama baktığımda hep boya olmuştu.Bazıları beni beni çekiyordu değerli ise kahkaha atıyordu.Neden böyle yapıyorlardı neden böyle davranıyorlardı ki naptım ben onlara? Konuşmaya başladım:
"Neden neden bana bunu yapıyorsunuz? Ne yaptım size ben?"
"Bir şey yapmana gerek yok, varlığın bile yeterli"
Bir kahkaha daha
"Sizin için kuklayım değil mi?"
"Evet anladı sonunda salak" diyip sırıtmıstı,Çantamı alıp çıktım. Benim tek suçum hayatda olmamdı...
Okul çıkış kapısına kapısına en hızlı adımlarla yürüdüm.Bir anda duraksadım, karşımda abim vardı;
Abim
Abim
Abim
...10 YIL ÖNCE
...YAZAR
Kumru'nun 7.Yaş gününü kutluyorlardı.Kumru pasta mumlarını üfkedikten sonra ailece fotoğraf çektiler.Annesi ve babası Kumru'ya hediyesinin odasında olduğunu soylemislerdi.Kumru heyecanla abisiyle Kumru'nun odasına çıkmışlardı,hediyeyi açarken bir anda kapı kırılma sesleri gelmişti. Kumru abisine sarılmıştı,Kumru çok küçüktü bir şey anlamamıştı ama abisi Mert anne ve babasına bir şey olduğunu biliyordu.Mert Kumru'ya onu koruduğuna dair his vermek için sımsıkı sarıldı ve ona sesiz ol işareti yaptı Kumru sessizce ağlamaya başladı. Gelen silah sesi ile Kumru daha çok ürperdi Mert daha sıkı sarıldı ona. 1 saat boyunca odada beklediler anne ile babalarını...
Gelmiyeceklerini anlayan Mert odadan çıkıp aşağıya inmeya başladı kücük Kumru abisinin arkasından geldi.Yerde kanlar içinde yatan nnne ve babasını gören Mert ağlamamak için kendini zor tutdu ağlarsa kardeşini daha çok korkutucaktı,Kumru gördüğünde daha şiddetli ağladı abisi ona sarılarak güvende olduğunu hissettirmek istedi.Kumru;
"Anne,baba kalkın.Abi neden annem ve babam yerde yatıyor?"
"Onlar biraz uyuyor abicim"
"Neden yerde uyuyorlar?"
"Ora daha rahat gelmiştir abicim"
5 saat beklediler,Kumru abisine annesi ile babasının ne zaman uyanacağını sorup durdu Mert hep birazdan diyip erteliyordu kumru'yu.Mert anne ve babasının öldüğünü biliyordu ama Kumru bilmiyordu daha çok küçüktü yeni 7 yaşına girmişti Mert ise 14 yaşındaydı daha.Mert kardeşine anne ile babasının öldüğünü nasıl soyliyeceğini bilmiyordu,oda daha çocuktu...
... ŞİMDİKİ ZAMAN
....MERT
Masadan kalkmıştım,bügün bir dost kaybetmiştim....
Yola çıktım.İlk iş yetimhaneye gitmek olucaktı,Kumru şimdi bana kızmıştır çünkü 1 yıl ne aradım ne de yanına gitmiştim.Yetimahaneye vardığımda onun okulda olduğu söylenmişti,okul adresini alıp hemen okula doğru yola çıktım.Kumru'yu çok özlemiştim.... Beni gördüğünde çok sevinicekti. Okula gelmiştim okula doğru giderken Kumru karsıma çıkmıştı,burda değil okulda olması gerekiyordu.Koşarak çıktı okuldan nolduğunu anlamamıştım takî arkasındaki yazıya kadar... "Kuşmağa senden güzeldir" yazıyordu arkası yeşile boyanmıştı.Arkasından koştum koştum ama yetisememistim, bu hayatda ki en acı şey neydi?
Emir'in benden nefret etmesi mi,
Ailemin ölümü mü,
Kendimden nefret etmem mi,
Yoksa Kumru'nun o halimi...
.... KUMRU
Elimden geldikçe koştum koştum,arkamdan koşup bana sesleniyordu abim, takmadım koşmaya devam ettim.Yetimahaneye girdim çantamı yerine bırakıp aile fotoğrafının yerde yırtılmış halde olduğunu gördüm.Ağladım,hine her zaman ki gibi tek yaptığım şey ağlamaktı. Fotoğraf param parça olmuştu toplarken bir el gördüm,abimim eliydi ayağı kalktım, oda kalktı.
Sıkıca ona sarıldım,bir yandan da ağlıyordum.
Sıvazladı beni ve bana "geçti geçti"demişti,daha sıkı sarıldım.Abim konuşmaya başladı:
"Eşyalarını topla,seni bu cehenemden kurtarmaya geldi"
Sadece kafamı sallayıp dediğini yaptım.Beraber arabasına binip yola çıkmıştık,penceriyi izliyordum;
"Bana bir şeyler anlatmak istemezmisin abicim?"
Kafamı "hayır" anlamda sallayarak geri yolu izlemeye başladım.Abim bir eve getirmişti beni ,anahtarla kapıyı açtıp içeri gir isereti yapmıştı, dediğini yapmıştım.
"İyimisin Kumru? Bu ev ikimizin artık"
Konuşmadım, istemiyordum.Beni odama götürdü, artık bir şeyler söylemem gerekiyordu:
"Neden geldin? 1 yıl geçti..."
"Özür dilerim,bundan sonra hep yanında olacağım söz veriyorum"
Abime direkmen sarıldım.
"Artık seni hiç bırakmicağım Kumru,sen benim her şeyimsin"
Kafamı sallayıp yorgun olduğumu söyleyip oda da oturup odayı incelemeye başladım; bir kitab dolabı vardı, çalışma masası,elbise dolabı; dolabda bir kaç fotoğraf asılıydı eski aile fotoğrafları...
her yer beyazdı ama çok güzel görünümü vardı. Penceriyi açtım eşyalarımı yerleştirdim. Artık uyumak istiyordum. Yeni hayat,yeni sayfa kulağa hoş geliyordu.
Gözümü açtığımda saat sabah 8'di üstümü değiştirip lavaboda yüzümü yıkayıp abimin yanına geldim kahvaltı hazırlamıştı;
"Günaydın abi"
"Günaydın abicim"
Masada gözümü gezdirdim,bir yerde durmuştu;
"Bu annemin omlet tarifimi!"
Kafasını sağlamıştı,hine elini yumruk yapmıştı
...11 YIL ÖNCE
...YAZAR
"Çocuklar kalkın"
"Off anne uykum var daha "
"Kumru annecim suyu dokebilirsin"
Kumru kıkırdadı,Mert'in üstüne 1 bardak su dönüşmüştü hemen kahkaha atıp kaçmıştı.Mert suyun etkisinden hemen ayağa kalkmıştım
"Anne ya! Kumru sana daha sonra gostericem bunu bekle sen"
Kumru kapıdan abisine dil çıkartıp mutfağa inmişti.
"Hadi omlet yaptım"
"O meşhur omletini mi yaptın?!"
"Hadi üstünü giyinip gel Mert"
Mert hızlıca üstünü giyinip aşağı inmişti.Beraber hem kahvaltı hemde kahkaha atmışlardı.
...ŞİMDİKİ ZAMAN
...KUMRU
Gözlerim dolmuştu hine , keşke hine o vakite geri donebilseydik... Abimle kahvaltıya oturup buraya kadar ne yaptıklarımızdan bahsetmiştik, dünü hiç açmamıstı konusmak istemediğimi biliyordu bu konu hakkında. Onla bu kadara uzun süre sohbet etmeyi özlemiştim. Kahvaltıdan sonra arabaya bindik abim beni yeni okuluma bırakıp işe gitmişti.
...MERT
Uyanıktım,hiç uyumamıştım.Kumru'nun o halı aklımdan çıkmıyordu bir türlü. Annemin tarif kitabını alıp annemin o meşhur omletini yaptım,annemin ki gibi güzel olmuyordu ama tadı benziyordu biraz. Kahvaltı masası tam hazır hale getirmistim ki Kumru gelmişti:
"Günaydın abi"
"Günaydın abicim"
"Bu annemin omlet tarifimi!"
Kafamı sağladım, eğer o herifler olmadaydi belkide bugün ben değil annem yapıcaktı omleti. Herşeyimi o herifi bulamaya adamıştım,yemin etmiştim kendime.İntikamın çok acı olucaktı... Onu kendi elimle öldürmek için polis olmuştum. Kahvaltı ettikten sonra Kumru'yu okula bırakıp karakola girdim.Emir'i görmüştüm, yüzüme bile bakmadan gitmişti.Odama geçtim,bir şeyler bulmam lazımdı.Elimden hine bir şey gelmiyordu! Bu işi yapan yapanlar çok ustaydı,tam 10 yıl oldu! Ve kimse bir şey bulamamıştı.
...KUMRU
Okula girdiğimde herkes eliyle beni göstererek gülüyordu.Bir kız" bu yıl çok eğlenicez gibi " demişti. Düşündüğüm şeyi yapmış olamazlardı,hemen internete girip baktım,o videoyu yayınlamışlardı.1 milyon izleme mi?
Hayır
Hayır
Bu olamazdı,hine lanet gözlerim dolmuştu.Müdürün odasına gidip sınıfımı öğrendim 11/C 'dim okulu hiç bilmiyordum birilerine sormak istemedim. 10 dklik aramam sonunda bulmuştum sınıfımı,bir kaç yer boştu.
İlk baş kendimi tanıtdım:
"Mehraba,ben Kumru"
"Hoşgeldin kızım,boş yerlerden birine oturabilirsin"
"Tamam hocam"
"Benim yanıma oturabilirsin"
Bu sen kalınt bir Sesdi ona baktım kumral ve dağınık saçları kahverengi gözleri vardı, kahverengi gözleri ona çok yakışıyordu.
"Teşekkürler,yanına oturmama izin verdiğin için. Adın ne?"
"Ufuk"
"Güzelmiş adın bende Kumru"
"Duydum ztn tekrar söylemeye gerek var mıydı?"
"Özür dilerim"
"Özür dilemek yerine daha az konuşabilirsin"
Diğer tarafa dönüp sıraya başını koymuştu Ufuk,kaba birine benziyordu. Benle diğer dersler hiç konuşmadık bu sırada biri ile tanışmıştım adı Sılaydı kısa saçlı,mavi gözleri olan çok güzel bir kızdı ve ayrıca tatlı biriydi.
Öğlen arası olmuştu, Ufku bana bakmadan direkmen gitmişti. Yemekhanede Sıla ile buluşucaktık galiba iyi bir arkadaş edinebilmistim bu sever. 4 kızlı grub beni yanlarına çekmişlerdi,okulun arka bahçesine doğru gidiyorduk aynı şeyleri yasamiyacaktım değil mi ? Hayır yasamicaktim.Adını bilmediğim kız konuşmaya başladı:
"Bize çalısıcaksın bundan sonra"
Bu sever kendimi koruyacaktım "Hayır!" Dedim, kız elini kaldırmış tokat vuracaktı ki Ufuk kızın elini tutup yere doğru attı;
"Kime bulasacağını iyi bil Cansu sana uyarım olsun bu o kızdan uzak duracaksınız"
"Ama neden Ufuk'cum? Biraz eğlenmek istedik sadece"
"Başka şeyle eğleniceksin Cansu bu kızla değil"
"Sonra senle görüşücez yeni"
Bir şey demedim,sustum sadece.Kızlar gitmişti Ufak' teşekkür borcum vardı;
"Teşekkürler Ufuk"
"Teşekkür etmek bir işe yaramaz Kumru"
Bir şey diyemedim.
"Kendini ezdirme Kumru,bunu hak etmiyorsun"
Diyip gitmişti Ufuk,tek başıma kalmıştım.
...MERT
Masadan kalktı,Emir'e özür borcum vardı . öglen arasıydı kesin en sevdiğimiz dönerci ye gitmiştir die düşünerek yola çıktım. Oradaydı masada oturuyordu,yanına gidip konuşmaya başladım;
"Konuşmamız lazım Emir"
"Beni nasıl buldun?"
"En sevdiğimiz mekanlardan...."
Emir kalktı tutdum kolundan.
"Emir dostum özür dilerim,sana çok ihtiyacım var..."
"Mert bak anlıyorum seni ama bağırman zoruma gidiyor..."
Çok haklıydı Emir, bağırmam hataydı. Ona bir şey demek yerine sarıldım.
"Emir ben annemlerle yaşadığımız eve gideceğim, benle gelirmisin?"
Kafasını sağlamıştı Emir.
...1 SAAT SONRA
Arabadan inip eve doğru giderken bir anda duraksadım, en son buraya 10 yıl önce gelmiştim ve buraya bidaha gelmeye cesaretim olmamıştı. İlk olarak arka bahçeye gittim,burda Kumru ile çok oyun oynamıştık.
...11 YIL ÖNCE
....YAZAR
Mert ile Kumru arka bahçede ebelemece oynuyorlardı. Kumru yere düşüp ağlamaya başlayınca Mert korkmuştu,hemen gidip annesini çağırdı. Annesi Kumru'nun düştüğünü duyunca ilk yardım çantasını alıp Kumru'nun yanına koşmuştu. Kumru hala ağlıyordu annesini görünce ona sımsıkı sarılmıştı. Kumru'nun dizindeki yara Mert'in anlattığı kadar büyük değildi, Mert annesini çok korkutmuştu. İlk olarak Kumru'ya bir pansuman yapıp yara bandını yapıştırdı,annesi Kumru'nun en sevdiği kurabiyeyi yapmıştı,bunu duyunca çok mutlu olmuştu Kumru. Beraber oturup kurabiyeler yiyip kahkahalar atmışlardı beraber.
...ŞİMDİKİ ZAMAN
....MERT
Gözlerim dolmuştu, burda çok anımız vardı. Arka kapıdan içeri girdik.Etrafa her baktığımda eski anılarım aklıma geliyordu.Emir omzuna dokundu ,yanındayım tek değilsin etkisini vermişti. Etrafı incelemeye başladık,her baktığımda sanki o günü defalarca yaşıyormuş gibiydim kötü kabus gibiydi. Mutfak masasında fotoğraf makinesi vardı, bu fotoğraf makinesinde bütün fotoğraflarımız vardı. İçine bakmak istedim ama şarjı tükenmişti.
Tam 1 saat olmuştu hiç bir şey bulamamıştık,hine bir şey bulamamıştık lanet olsun bu işe.
...KUMRU
Hayatda hep düşeriz hep eziliriz dayanamicak hale geliriz yapicaz bilemeyiz,çok korkarız hemde çok.... Ama düşerek öğreniriz her şeyi hiçliğin içinden çıkmayı öğreniriz zamanla o korkunun başından çıkarız sonda.Ben Kumru artık düşmücem artık kalkmaya çalışıcam korkumu yenerek ilerlicem. Biraz tek oturduktan sonra yukarı çıktım Sıla ile kantinde buluşucaktık en son o yan sınıftaydı ona teneffüste olanları anlatıp gönlünü alıcaktım suanki tek arkadaşım o gibiydi ve Ufku...
Arkadaş mıydık? Onu bile bilmiyordum şuan .Sınıfta Ufku yoktu nerdeydi acaba? Kızım salakmısın sen seni ilgilendirmez ama arkadaşşınız merak edebilirsin bu mantıklıydı.Kimsenin bakışını takmadan yerime oturdum onu bekledim birazdan ders başlıcaktı derse gelir. Teneffüste Sıla'ya olanları anlattım, şaşkın bir halde beni dinlemişti;
"Kızım kime bulaştığını bile bilmiyorsun"
Anlamamıştım ne demek istiyordu Sıla? Anlamadığımı anlayınca açıklama yapmaya başladı:
"Cansu okulun popüler kızlarından ve müdürün kızı olur,onun yanındaki kızlar kesin onların grubunda olan; Nazlı,Seda,Selin'dir"
"Peki Ufuk?"
"O grubun lideri,kimsenin cesareti olmaz ona bulaşmaya.Hakkında fazla bilgi olmaz yanında 1 kız bile bulunmadı yalnız takılanlardan o. Cansu'un ondan hoşlandığını bütün okul bilir ama Ufuk onu reddediyor, aslında Cansu güzel kız neden reddettiğini bilmek isterdim"
Sılanın dediklerini şaşırarak dinlemiştim peki neden beni korudu? Neden yanına oturmama izin verdi? Belki acımıştır....
"Peki başka ne biliyorsun Sıla?"
"Grubun diğer erkekleri; Demir,Adem ve Ozan'dır Demir en yakın arkadaşı olur Ufuk'un çok yakışıklı siyah saçlı, mavi gözludur.Gözünde derin bir mavilik var...
Oda Ufuk gibi yanında hiç kız görülmemiş biri ama Adem ve Ozan bahse varım okuldaki her kızla çıkmışlardır"
Sıla Demir'den hoslaniyor gibiydi ama bir şey demedim emin değildim.Tenefus zili çalmıştı,sınıfa çıktım hala yoktu o ve son derse gidiyorduk...
Yanılmıştım son dersdeydik ve o yoktu, son ders zili çalınca okul çıkışına doğru yürüdüm. Abim gelmisti beni almaya hemen ona sarıldım ona çok ihtiyacım vardı tek güvendiğim kişi oydu bu dünyada .... Bir şey olduğunu anlamış gibi evde konusucaz dedi bana ben kafamı sallamakla yetindim,yolda hiç konuşmadık penceriyi izledim bugün olanlar aklıma geldi o çok iyi biriydi ve yakışıklıydı.Dur yakışıklı mı? Böyle düşünmemem gerekiyordu ama aklımda o vardı neden okulda yoktu acaba öğleden sonra delicene merak ediyordum ama neden neden merak ediyordum? Kafam çok karışıktı. Eve girdiğimizde oturma odasında oturduk abim ilk konusmaya başladı:
"Okulun ilk günü nasıldı?"
"Güzeldi abi"
İçinden"hayır abi çok kötüydü, biliyormusun aynı şeyleri hine yaşadım"
"Kötü geçmiş gibi gözüküyorsun abicim"
"Hayır güzeldi abi,çok yorgunum odama gitsem olurmu?"
"Tamam bir şey olursa her zamam yanındayım"
Abime sarıldım sımsıkı hep yanımdaydı o her zaman bir süre gelmese bile... Ondan sonra bir duş alıp odama gittim. En iyi gelecek şey kitab okumaktı galiba elime bir kitab alıp rastgele bir sayfa açtım.
"Çok fazla canım acıdı çok karanlıklarada kayboldum hep ışık aradım bir küçük ışıltı ama bulamadım buna mahkumdum galiba..."
Sayfa canımı acıtmıştı,iyi gelmemişti... Mahkumdum bu hayatı yaşamaya ne yapsam da kurtulamicaktim bu hayatdan. Kitabı yerine bırakıp yatağıma uzandım,hine aklımda o vardı acaba neden yoktu acaba yarın gelicekmiydi okula? Her şeyi düşünmeyi bırakıp uyumaya çalıştım ama aklıma Sıla"nın dedikleri gelmişti.Ufuk neden beni korumuştu acaba? Yarın ne yapacaktım? Yarın ne olursa olsun kendimi ezdirmicektim bundan emindim tek.Bunlari düşünmeyi bırakıp uyumaya çalıştım.
...MERT
Evden çıkmadan önce son kez etrafa baktım burda çok anım vardı ama gitmem gerekiyordu artık Kumruyu okuldan almam gerekiyordu. Okulun önünde onu bekliyordum,onu gördüğümde üzgün gibi gözüküyordu nolmustu acaba ? Ona evde konusucaz dedikten sonra arabaya bindik yolda hiç konuşmadı hep penceriyi izledi,ne düşünüyordu acaba, ne oldu da üzgündü. Eve girdik oturma odasında oturduk biraz konuşmaya ben başladım:
"Okulun ilk günü nasıldı?"
"Güzeldi abi"
Yalan söylüyordu üzgündü bir şey olmuş olmalı.
"Kötü geçmiş gibi gözüküyorsun abicim"
"Hayır güzeldi abi,çok yorgunum odama gitsem olurmu?"
"Tamam bir şey olursa her zamam yanındayım"
Bana sımsıkı sarıldı bende ona sımsıkı sarıldım her zaman yanında olucagımı hissettirecek şekilde. Sonra odasına çıktı oturup bugünü düşündüm her şey çok karmaşıktı o katili bulup intikamımı Alman gerekiyordu bunun için polis oldum. Kumru neden bu haldeydi ve neden bana bir şey anlatmıyordu. Aklıma fotoğraf Makinesi gelince onun için şarj makinesi bulmam gerekiyordu. Sıcak bir kahve yapıp balkona çıktım kaybolmuş gibiydim uzun süredir bir kanıt arıyordum ama bulamamıştım, vaç geçmenin vakti gelmişti galiba ama kendime söz verip yemin ettirmiştim ne olursa olsun o herifi bulacaktım yerin dibine girmişse çıkarıcaktım bundan yayamazdım şimdi. En iyisi artık uyumaktı yarın bir sarj makinesi bulup bakıcaktım duruma.
...YAZAR
Normal bir gündü Mert odasındaki aile fotoğrafını almıştı,ilk gözü annesi ve babasına sonrada kardeşine kaymıştı,onları çok özlüyordu.Bügün kardeşini görebilecekti ama anne ve babasını hiç bir zaman göremicekti... En yakın arkadaşı Emir içeri girmişti:
"Hadi Mert gel öğlen yemeğine çıkalım"
"Sen çık benim işlerim var ayrıca aç değilim "
"Hadi ben dostum bırak bu fotoğrafı ve intikam işlerini,tek yaptığın hayatını mahfetmekten başka bir şey değil"
"Ne! Sen ne dediğinin farkındamısın Emir?!"
"Evet farkındayım! Bırak bu intikam işini! Hayatını mahfediyor karde-"
Mert Emir'in sözünü kesti
"Emir çık burdan ve ayrıca beni ve kardeşimi bu hale getirenlerin cezasını vericem!"
Emir cevap vermeden kapıyı çarpıp çıkmıştı.Mert Emir'e fazla tepki verdiğini düşünüyordu ama o konuda hassas olduğunu bilmesi gerekiyordu.
...KUMRU
Alarm çalmasıyla kalkmıştım, hiç kalkmak istemiyordum tek istediğim şey derin uykuydu.Zorla kendimi kaldırıp o lanet okulun formasını giyip lavabo sırasına girmiştim, sıra bana hep geldiğinde önüme birileri hine girmişti.Ben buna alışmıştım artık. Banyo da elimi yüzümü yıkadıktan sonra kahverengi saçlarımı taradım, aynadan kendime baktım ela gozlerim, belime kadar uzanan kahverengi saçlarım vardı. İşim bittikten sonra çantamı almaya gittim,çantamı almaya giderken aile fotoğrafı dikkatimi çekmişti,elime aldım bu fotoğrafı annemler ölmeden önce çekmiştik, ne bilebilirdim ki? Bu fotoğrafı çektikten sonra annemlerin 1 saat sonra öleceğini. Abim ise 1 yıldır ne aradı ne ziyaretime gelmişti,onu çok özledim...
Hine ağlıyordum,ben ağlamaya mahkum bir insandım.Arkamdan gülüştüklerini duyunca hine sinirim bozulmuştu.
"Bu salağa bak ya,hine aptal gibi ağlıyor kesin abisi unutmuştur onu"dediğini duyunca koşarak yetimhaneden çıktım.Okula doğru giderken kulaklığımı takıp şarkı açtım.sarkı dinlemek her zaman bana iyi geliyordu.Okula varmıştım,hemen sınıfa çıkıp sırama oturdum.Bir sıvının üstüne oturmuş gibi hissediyordum,biri arkama bir kağıt yapıştırmıştı. Sıraya baktığımda yeşil boya vardı! Hemen arkama baktığımda hep boya olmuştu.Bazıları beni beni çekiyordu değerli ise kahkaha atıyordu.Neden böyle yapıyorlardı neden böyle davranıyorlardı ki naptım ben onlara? Konuşmaya başladım:
"Neden neden bana bunu yapıyorsunuz? Ne yaptım size ben?"
"Bir şey yapmana gerek yok, varlığın bile yeterli"
Bir kahkaha daha
"Sizin için kuklayım değil mi?"
"Evet anladı sonunda salak" diyip sırıtmıstı,Çantamı alıp çıktım. Benim tek suçum hayatda olmamdı...
Okul çıkış kapısına kapısına en hızlı adımlarla yürüdüm.Bir anda duraksadım, karşımda abim vardı;
Abim
Abim
Abim
...10 YIL ÖNCE
...YAZAR
Kumru'nun 7.Yaş gününü kutluyorlardı.Kumru pasta mumlarını üfkedikten sonra ailece fotoğraf çektiler.Annesi ve babası Kumru'ya hediyesinin odasında olduğunu soylemislerdi.Kumru heyecanla abisiyle Kumru'nun odasına çıkmışlardı,hediyeyi açarken bir anda kapı kırılma sesleri gelmişti. Kumru abisine sarılmıştı,Kumru çok küçüktü bir şey anlamamıştı ama abisi Mert anne ve babasına bir şey olduğunu biliyordu.Mert Kumru'ya onu koruduğuna dair his vermek için sımsıkı sarıldı ve ona sesiz ol işareti yaptı Kumru sessizce ağlamaya başladı. Gelen silah sesi ile Kumru daha çok ürperdi Mert daha sıkı sarıldı ona. 1 saat boyunca odada beklediler anne ile babalarını...
Gelmiyeceklerini anlayan Mert odadan çıkıp aşağıya inmeya başladı kücük Kumru abisinin arkasından geldi.Yerde kanlar içinde yatan nnne ve babasını gören Mert ağlamamak için kendini zor tutdu ağlarsa kardeşini daha çok korkutucaktı,Kumru gördüğünde daha şiddetli ağladı abisi ona sarılarak güvende olduğunu hissettirmek istedi.Kumru;
"Anne,baba kalkın.Abi neden annem ve babam yerde yatıyor?"
"Onlar biraz uyuyor abicim"
"Neden yerde uyuyorlar?"
"Ora daha rahat gelmiştir abicim"
5 saat beklediler,Kumru abisine annesi ile babasının ne zaman uyanacağını sorup durdu Mert hep birazdan diyip erteliyordu kumru'yu.Mert anne ve babasının öldüğünü biliyordu ama Kumru bilmiyordu daha çok küçüktü yeni 7 yaşına girmişti Mert ise 14 yaşındaydı daha.Mert kardeşine anne ile babasının öldüğünü nasıl soyliyeceğini bilmiyordu,oda daha çocuktu...
... ŞİMDİKİ ZAMAN
....MERT
Masadan kalkmıştım,bügün bir dost kaybetmiştim....
Yola çıktım.İlk iş yetimhaneye gitmek olucaktı,Kumru şimdi bana kızmıştır çünkü 1 yıl ne aradım ne de yanına gitmiştim.Yetimahaneye vardığımda onun okulda olduğu söylenmişti,okul adresini alıp hemen okula doğru yola çıktım.Kumru'yu çok özlemiştim.... Beni gördüğünde çok sevinicekti. Okula gelmiştim okula doğru giderken Kumru karsıma çıkmıştı,burda değil okulda olması gerekiyordu.Koşarak çıktı okuldan nolduğunu anlamamıştım takî arkasındaki yazıya kadar... "Kuşmağa senden güzeldir" yazıyordu arkası yeşile boyanmıştı.Arkasından koştum koştum ama yetisememistim, bu hayatda ki en acı şey neydi?
Emir'in benden nefret etmesi mi,
Ailemin ölümü mü,
Kendimden nefret etmem mi,
Yoksa Kumru'nun o halimi...
.... KUMRU
Elimden geldikçe koştum koştum,arkamdan koşup bana sesleniyordu abim, takmadım koşmaya devam ettim.Yetimahaneye girdim çantamı yerine bırakıp aile fotoğrafının yerde yırtılmış halde olduğunu gördüm.Ağladım,hine her zaman ki gibi tek yaptığım şey ağlamaktı. Fotoğraf param parça olmuştu toplarken bir el gördüm,abimim eliydi ayağı kalktım, oda kalktı.
Sıkıca ona sarıldım,bir yandan da ağlıyordum.
Sıvazladı beni ve bana "geçti geçti"demişti,daha sıkı sarıldım.Abim konuşmaya başladı:
"Eşyalarını topla,seni bu cehenemden kurtarmaya geldi"
Sadece kafamı sallayıp dediğini yaptım.Beraber arabasına binip yola çıkmıştık,penceriyi izliyordum;
"Bana bir şeyler anlatmak istemezmisin abicim?"
Kafamı "hayır" anlamda sallayarak geri yolu izlemeye başladım.Abim bir eve getirmişti beni ,anahtarla kapıyı açtıp içeri gir isereti yapmıştı, dediğini yapmıştım.
"İyimisin Kumru? Bu ev ikimizin artık"
Konuşmadım, istemiyordum.Beni odama götürdü, artık bir şeyler söylemem gerekiyordu:
"Neden geldin? 1 yıl geçti..."
"Özür dilerim,bundan sonra hep yanında olacağım söz veriyorum"
Abime direkmen sarıldım.
"Artık seni hiç bırakmicağım Kumru,sen benim her şeyimsin"
Kafamı sallayıp yorgun olduğumu söyleyip oda da oturup odayı incelemeye başladım; bir kitab dolabı vardı, çalışma masası,elbise dolabı; dolabda bir kaç fotoğraf asılıydı eski aile fotoğrafları...
her yer beyazdı ama çok güzel görünümü vardı. Penceriyi açtım eşyalarımı yerleştirdim. Artık uyumak istiyordum. Yeni hayat,yeni sayfa kulağa hoş geliyordu.
Gözümü açtığımda saat sabah 8'di üstümü değiştirip lavaboda yüzümü yıkayıp abimin yanına geldim kahvaltı hazırlamıştı;
"Günaydın abi"
"Günaydın abicim"
Masada gözümü gezdirdim,bir yerde durmuştu;
"Bu annemin omlet tarifimi!"
Kafasını sağlamıştı,hine elini yumruk yapmıştı
...11 YIL ÖNCE
...YAZAR
"Çocuklar kalkın"
"Off anne uykum var daha "
"Kumru annecim suyu dokebilirsin"
Kumru kıkırdadı,Mert'in üstüne 1 bardak su dönüşmüştü hemen kahkaha atıp kaçmıştı.Mert suyun etkisinden hemen ayağa kalkmıştım
"Anne ya! Kumru sana daha sonra gostericem bunu bekle sen"
Kumru kapıdan abisine dil çıkartıp mutfağa inmişti.
"Hadi omlet yaptım"
"O meşhur omletini mi yaptın?!"
"Hadi üstünü giyinip gel Mert"
Mert hızlıca üstünü giyinip aşağı inmişti.Beraber hem kahvaltı hemde kahkaha atmışlardı.
...ŞİMDİKİ ZAMAN
...KUMRU
Gözlerim dolmuştu hine , keşke hine o vakite geri donebilseydik... Abimle kahvaltıya oturup buraya kadar ne yaptıklarımızdan bahsetmiştik, dünü hiç açmamıstı konusmak istemediğimi biliyordu bu konu hakkında. Onla bu kadara uzun süre sohbet etmeyi özlemiştim. Kahvaltıdan sonra arabaya bindik abim beni yeni okuluma bırakıp işe gitmişti.
...MERT
Uyanıktım,hiç uyumamıştım.Kumru'nun o halı aklımdan çıkmıyordu bir türlü. Annemin tarif kitabını alıp annemin o meşhur omletini yaptım,annemin ki gibi güzel olmuyordu ama tadı benziyordu biraz. Kahvaltı masası tam hazır hale getirmistim ki Kumru gelmişti:
"Günaydın abi"
"Günaydın abicim"
"Bu annemin omlet tarifimi!"
Kafamı sağladım, eğer o herifler olmadaydi belkide bugün ben değil annem yapıcaktı omleti. Herşeyimi o herifi bulamaya adamıştım,yemin etmiştim kendime.İntikamın çok acı olucaktı... Onu kendi elimle öldürmek için polis olmuştum. Kahvaltı ettikten sonra Kumru'yu okula bırakıp karakola girdim.Emir'i görmüştüm, yüzüme bile bakmadan gitmişti.Odama geçtim,bir şeyler bulmam lazımdı.Elimden hine bir şey gelmiyordu! Bu işi yapan yapanlar çok ustaydı,tam 10 yıl oldu! Ve kimse bir şey bulamamıştı.
...KUMRU
Okula girdiğimde herkes eliyle beni göstererek gülüyordu.Bir kız" bu yıl çok eğlenicez gibi " demişti. Düşündüğüm şeyi yapmış olamazlardı,hemen internete girip baktım,o videoyu yayınlamışlardı.1 milyon izleme mi?
Hayır
Hayır
Bu olamazdı,hine lanet gözlerim dolmuştu.Müdürün odasına gidip sınıfımı öğrendim 11/C 'dim okulu hiç bilmiyordum birilerine sormak istemedim. 10 dklik aramam sonunda bulmuştum sınıfımı,bir kaç yer boştu.
İlk baş kendimi tanıtdım:
"Mehraba,ben Kumru"
"Hoşgeldin kızım,boş yerlerden birine oturabilirsin"
"Tamam hocam"
"Benim yanıma oturabilirsin"
Bu sen kalınt bir Sesdi ona baktım kumral ve dağınık saçları kahverengi gözleri vardı, kahverengi gözleri ona çok yakışıyordu.
"Teşekkürler,yanına oturmama izin verdiğin için. Adın ne?"
"Ufuk"
"Güzelmiş adın bende Kumru"
"Duydum ztn tekrar söylemeye gerek var mıydı?"
"Özür dilerim"
"Özür dilemek yerine daha az konuşabilirsin"
Diğer tarafa dönüp sıraya başını koymuştu Ufuk,kaba birine benziyordu. Benle diğer dersler hiç konuşmadık bu sırada biri ile tanışmıştım adı Sılaydı kısa saçlı,mavi gözleri olan çok güzel bir kızdı ve ayrıca tatlı biriydi.
Öğlen arası olmuştu, Ufku bana bakmadan direkmen gitmişti. Yemekhanede Sıla ile buluşucaktık galiba iyi bir arkadaş edinebilmistim bu sever. 4 kızlı grub beni yanlarına çekmişlerdi,okulun arka bahçesine doğru gidiyorduk aynı şeyleri yasamiyacaktım değil mi ? Hayır yasamicaktim.Adını bilmediğim kız konuşmaya başladı:
"Bize çalısıcaksın bundan sonra"
Bu sever kendimi koruyacaktım "Hayır!" Dedim, kız elini kaldırmış tokat vuracaktı ki Ufuk kızın elini tutup yere doğru attı;
"Kime bulasacağını iyi bil Cansu sana uyarım olsun bu o kızdan uzak duracaksınız"
"Ama neden Ufuk'cum? Biraz eğlenmek istedik sadece"
"Başka şeyle eğleniceksin Cansu bu kızla değil"
"Sonra senle görüşücez yeni"
Bir şey demedim,sustum sadece.Kızlar gitmişti Ufak' teşekkür borcum vardı;
"Teşekkürler Ufuk"
"Teşekkür etmek bir işe yaramaz Kumru"
Bir şey diyemedim.
"Kendini ezdirme Kumru,bunu hak etmiyorsun"
Diyip gitmişti Ufuk,tek başıma kalmıştım.
...MERT
Masadan kalktı,Emir'e özür borcum vardı . öglen arasıydı kesin en sevdiğimiz dönerci ye gitmiştir die düşünerek yola çıktım. Oradaydı masada oturuyordu,yanına gidip konuşmaya başladım;
"Konuşmamız lazım Emir"
"Beni nasıl buldun?"
"En sevdiğimiz mekanlardan...."
Emir kalktı tutdum kolundan.
"Emir dostum özür dilerim,sana çok ihtiyacım var..."
"Mert bak anlıyorum seni ama bağırman zoruma gidiyor..."
Çok haklıydı Emir, bağırmam hataydı. Ona bir şey demek yerine sarıldım.
"Emir ben annemlerle yaşadığımız eve gideceğim, benle gelirmisin?"
Kafasını sağlamıştı Emir.
...1 SAAT SONRA
Arabadan inip eve doğru giderken bir anda duraksadım, en son buraya 10 yıl önce gelmiştim ve buraya bidaha gelmeye cesaretim olmamıştı. İlk olarak arka bahçeye gittim,burda Kumru ile çok oyun oynamıştık.
...11 YIL ÖNCE
....YAZAR
Mert ile Kumru arka bahçede ebelemece oynuyorlardı. Kumru yere düşüp ağlamaya başlayınca Mert korkmuştu,hemen gidip annesini çağırdı. Annesi Kumru'nun düştüğünü duyunca ilk yardım çantasını alıp Kumru'nun yanına koşmuştu. Kumru hala ağlıyordu annesini görünce ona sımsıkı sarılmıştı. Kumru'nun dizindeki yara Mert'in anlattığı kadar büyük değildi, Mert annesini çok korkutmuştu. İlk olarak Kumru'ya bir pansuman yapıp yara bandını yapıştırdı,annesi Kumru'nun en sevdiği kurabiyeyi yapmıştı,bunu duyunca çok mutlu olmuştu Kumru. Beraber oturup kurabiyeler yiyip kahkahalar atmışlardı beraber.
...ŞİMDİKİ ZAMAN
....MERT
Gözlerim dolmuştu, burda çok anımız vardı. Arka kapıdan içeri girdik.Etrafa her baktığımda eski anılarım aklıma geliyordu.Emir omzuna dokundu ,yanındayım tek değilsin etkisini vermişti. Etrafı incelemeye başladık,her baktığımda sanki o günü defalarca yaşıyormuş gibiydim kötü kabus gibiydi. Mutfak masasında fotoğraf makinesi vardı, bu fotoğraf makinesinde bütün fotoğraflarımız vardı. İçine bakmak istedim ama şarjı tükenmişti.
Tam 1 saat olmuştu hiç bir şey bulamamıştık,hine bir şey bulamamıştık lanet olsun bu işe.
...KUMRU
Hayatda hep düşeriz hep eziliriz dayanamicak hale geliriz yapicaz bilemeyiz,çok korkarız hemde çok.... Ama düşerek öğreniriz her şeyi hiçliğin içinden çıkmayı öğreniriz zamanla o korkunun başından çıkarız sonda.Ben Kumru artık düşmücem artık kalkmaya çalışıcam korkumu yenerek ilerlicem. Biraz tek oturduktan sonra yukarı çıktım Sıla ile kantinde buluşucaktık en son o yan sınıftaydı ona teneffüste olanları anlatıp gönlünü alıcaktım suanki tek arkadaşım o gibiydi ve Ufku...
Arkadaş mıydık? Onu bile bilmiyordum şuan .Sınıfta Ufku yoktu nerdeydi acaba? Kızım salakmısın sen seni ilgilendirmez ama arkadaşşınız merak edebilirsin bu mantıklıydı.Kimsenin bakışını takmadan yerime oturdum onu bekledim birazdan ders başlıcaktı derse gelir. Teneffüste Sıla'ya olanları anlattım, şaşkın bir halde beni dinlemişti;
"Kızım kime bulaştığını bile bilmiyorsun"
Anlamamıştım ne demek istiyordu Sıla? Anlamadığımı anlayınca açıklama yapmaya başladı:
"Cansu okulun popüler kızlarından ve müdürün kızı olur,onun yanındaki kızlar kesin onların grubunda olan; Nazlı,Seda,Selin'dir"
"Peki Ufuk?"
"O grubun lideri,kimsenin cesareti olmaz ona bulaşmaya.Hakkında fazla bilgi olmaz yanında 1 kız bile bulunmadı yalnız takılanlardan o. Cansu'un ondan hoşlandığını bütün okul bilir ama Ufuk onu reddediyor, aslında Cansu güzel kız neden reddettiğini bilmek isterdim"
Sılanın dediklerini şaşırarak dinlemiştim peki neden beni korudu? Neden yanına oturmama izin verdi? Belki acımıştır....
"Peki başka ne biliyorsun Sıla?"
"Grubun diğer erkekleri; Demir,Adem ve Ozan'dır Demir en yakın arkadaşı olur Ufuk'un çok yakışıklı siyah saçlı, mavi gözludur.Gözünde derin bir mavilik var...
Oda Ufuk gibi yanında hiç kız görülmemiş biri ama Adem ve Ozan bahse varım okuldaki her kızla çıkmışlardır"
Sıla Demir'den hoslaniyor gibiydi ama bir şey demedim emin değildim.Tenefus zili çalmıştı,sınıfa çıktım hala yoktu o ve son derse gidiyorduk...
Yanılmıştım son dersdeydik ve o yoktu, son ders zili çalınca okul çıkışına doğru yürüdüm. Abim gelmisti beni almaya hemen ona sarıldım ona çok ihtiyacım vardı tek güvendiğim kişi oydu bu dünyada .... Bir şey olduğunu anlamış gibi evde konusucaz dedi bana ben kafamı sallamakla yetindim,yolda hiç konuşmadık penceriyi izledim bugün olanlar aklıma geldi o çok iyi biriydi ve yakışıklıydı.Dur yakışıklı mı? Böyle düşünmemem gerekiyordu ama aklımda o vardı neden okulda yoktu acaba öğleden sonra delicene merak ediyordum ama neden neden merak ediyordum? Kafam çok karışıktı. Eve girdiğimizde oturma odasında oturduk abim ilk konusmaya başladı:
"Okulun ilk günü nasıldı?"
"Güzeldi abi"
İçinden"hayır abi çok kötüydü, biliyormusun aynı şeyleri hine yaşadım"
"Kötü geçmiş gibi gözüküyorsun abicim"
"Hayır güzeldi abi,çok yorgunum odama gitsem olurmu?"
"Tamam bir şey olursa her zamam yanındayım"
Abime sarıldım sımsıkı hep yanımdaydı o her zaman bir süre gelmese bile... Ondan sonra bir duş alıp odama gittim. En iyi gelecek şey kitab okumaktı galiba elime bir kitab alıp rastgele bir sayfa açtım.
"Çok fazla canım acıdı çok karanlıklarada kayboldum hep ışık aradım bir küçük ışıltı ama bulamadım buna mahkumdum galiba..."
Sayfa canımı acıtmıştı,iyi gelmemişti... Mahkumdum bu hayatı yaşamaya ne yapsam da kurtulamicaktim bu hayatdan. Kitabı yerine bırakıp yatağıma uzandım,hine aklımda o vardı acaba neden yoktu acaba yarın gelicekmiydi okula? Her şeyi düşünmeyi bırakıp uyumaya çalıştım ama aklıma Sıla"nın dedikleri gelmişti.Ufuk neden beni korumuştu acaba? Yarın ne yapacaktım? Yarın ne olursa olsun kendimi ezdirmicektim bundan emindim tek.Bunlari düşünmeyi bırakıp uyumaya çalıştım.
...MERT
Evden çıkmadan önce son kez etrafa baktım burda çok anım vardı ama gitmem gerekiyordu artık Kumruyu okuldan almam gerekiyordu. Okulun önünde onu bekliyordum,onu gördüğümde üzgün gibi gözüküyordu nolmustu acaba ? Ona evde konusucaz dedikten sonra arabaya bindik yolda hiç konuşmadı hep penceriyi izledi,ne düşünüyordu acaba, ne oldu da üzgündü. Eve girdik oturma odasında oturduk biraz konuşmaya ben başladım:
"Okulun ilk günü nasıldı?"
"Güzeldi abi"
Yalan söylüyordu üzgündü bir şey olmuş olmalı.
"Kötü geçmiş gibi gözüküyorsun abicim"
"Hayır güzeldi abi,çok yorgunum odama gitsem olurmu?"
"Tamam bir şey olursa her zamam yanındayım"
Bana sımsıkı sarıldı bende ona sımsıkı sarıldım her zaman yanında olucagımı hissettirecek şekilde. Sonra odasına çıktı oturup bugünü düşündüm her şey çok karmaşıktı o katili bulup intikamımı Alman gerekiyordu bunun için polis oldum. Kumru neden bu haldeydi ve neden bana bir şey anlatmıyordu. Aklıma fotoğraf Makinesi gelince onun için şarj makinesi bulmam gerekiyordu. Sıcak bir kahve yapıp balkona çıktım kaybolmuş gibiydim uzun süredir bir kanıt arıyordum ama bulamamıştım, vaç geçmenin vakti gelmişti galiba ama kendime söz verip yemin ettirmiştim ne olursa olsun o herifi bulacaktım yerin dibine girmişse çıkarıcaktım bundan yayamazdım şimdi. En iyisi artık uyumaktı yarın bir sarj makinesi bulup bakıcaktım duruma.
...YAZAR
Normal bir gündü Mert odasındaki aile fotoğrafını almıştı,ilk gözü annesi ve babasına sonrada kardeşine kaymıştı,onları çok özlüyordu.Bügün kardeşini görebilecekti ama anne ve babasını hiç bir zaman göremicekti... En yakın arkadaşı Emir içeri girmişti:
"Hadi Mert gel öğlen yemeğine çıkalım"
"Sen çık benim işlerim var ayrıca aç değilim "
"Hadi ben dostum bırak bu fotoğrafı ve intikam işlerini,tek yaptığın hayatını mahfetmekten başka bir şey değil"
"Ne! Sen ne dediğinin farkındamısın Emir?!"
"Evet farkındayım! Bırak bu intikam işini! Hayatını mahfediyor karde-"
Mert Emir'in sözünü kesti
"Emir çık burdan ve ayrıca beni ve kardeşimi bu hale getirenlerin cezasını vericem!"
Emir cevap vermeden kapıyı çarpıp çıkmıştı.Mert Emir'e fazla tepki verdiğini düşünüyordu ama o konuda hassas olduğunu bilmesi gerekiyordu.
...KUMRU
Alarm çalmasıyla kalkmıştım, hiç kalkmak istemiyordum tek istediğim şey derin uykuydu.Zorla kendimi kaldırıp o lanet okulun formasını giyip lavabo sırasına girmiştim, sıra bana hep geldiğinde önüme birileri hine girmişti.Ben buna alışmıştım artık. Banyo da elimi yüzümü yıkadıktan sonra kahverengi saçlarımı taradım, aynadan kendime baktım ela gozlerim, belime kadar uzanan kahverengi saçlarım vardı. İşim bittikten sonra çantamı almaya gittim,çantamı almaya giderken aile fotoğrafı dikkatimi çekmişti,elime aldım bu fotoğrafı annemler ölmeden önce çekmiştik, ne bilebilirdim ki? Bu fotoğrafı çektikten sonra annemlerin 1 saat sonra öleceğini. Abim ise 1 yıldır ne aradı ne ziyaretime gelmişti,onu çok özledim...
Hine ağlıyordum,ben ağlamaya mahkum bir insandım.Arkamdan gülüştüklerini duyunca hine sinirim bozulmuştu.
"Bu salağa bak ya,hine aptal gibi ağlıyor kesin abisi unutmuştur onu"dediğini duyunca koşarak yetimhaneden çıktım.Okula doğru giderken kulaklığımı takıp şarkı açtım.sarkı dinlemek her zaman bana iyi geliyordu.Okula varmıştım,hemen sınıfa çıkıp sırama oturdum.Bir sıvının üstüne oturmuş gibi hissediyordum,biri arkama bir kağıt yapıştırmıştı. Sıraya baktığımda yeşil boya vardı! Hemen arkama baktığımda hep boya olmuştu.Bazıları beni beni çekiyordu değerli ise kahkaha atıyordu.Neden böyle yapıyorlardı neden böyle davranıyorlardı ki naptım ben onlara? Konuşmaya başladım:
"Neden neden bana bunu yapıyorsunuz? Ne yaptım size ben?"
"Bir şey yapmana gerek yok, varlığın bile yeterli"
Bir kahkaha daha
"Sizin için kuklayım değil mi?"
"Evet anladı sonunda salak" diyip sırıtmıstı,Çantamı alıp çıktım. Benim tek suçum hayatda olmamdı...
Okul çıkış kapısına kapısına en hızlı adımlarla yürüdüm.Bir anda duraksadım, karşımda abim vardı;
Abim
Abim
Abim
...10 YIL ÖNCE
...YAZAR
Kumru'nun 7.Yaş gününü kutluyorlardı.Kumru pasta mumlarını üfkedikten sonra ailece fotoğraf çektiler.Annesi ve babası Kumru'ya hediyesinin odasında olduğunu soylemislerdi.Kumru heyecanla abisiyle Kumru'nun odasına çıkmışlardı,hediyeyi açarken bir anda kapı kırılma sesleri gelmişti. Kumru abisine sarılmıştı,Kumru çok küçüktü bir şey anlamamıştı ama abisi Mert anne ve babasına bir şey olduğunu biliyordu.Mert Kumru'ya onu koruduğuna dair his vermek için sımsıkı sarıldı ve ona sesiz ol işareti yaptı Kumru sessizce ağlamaya başladı. Gelen silah sesi ile Kumru daha çok ürperdi Mert daha sıkı sarıldı ona. 1 saat boyunca odada beklediler anne ile babalarını...
Gelmiyeceklerini anlayan Mert odadan çıkıp aşağıya inmeya başladı kücük Kumru abisinin arkasından geldi.Yerde kanlar içinde yatan nnne ve babasını gören Mert ağlamamak için kendini zor tutdu ağlarsa kardeşini daha çok korkutucaktı,Kumru gördüğünde daha şiddetli ağladı abisi ona sarılarak güvende olduğunu hissettirmek istedi.Kumru;
"Anne,baba kalkın.Abi neden annem ve babam yerde yatıyor?"
"Onlar biraz uyuyor abicim"
"Neden yerde uyuyorlar?"
"Ora daha rahat gelmiştir abicim"
5 saat beklediler,Kumru abisine annesi ile babasının ne zaman uyanacağını sorup durdu Mert hep birazdan diyip erteliyordu kumru'yu.Mert anne ve babasının öldüğünü biliyordu ama Kumru bilmiyordu daha çok küçüktü yeni 7 yaşına girmişti Mert ise 14 yaşındaydı daha.Mert kardeşine anne ile babasının öldüğünü nasıl soyliyeceğini bilmiyordu,oda daha çocuktu...
... ŞİMDİKİ ZAMAN
....MERT
Masadan kalkmıştım,bügün bir dost kaybetmiştim....
Yola çıktım.İlk iş yetimhaneye gitmek olucaktı,Kumru şimdi bana kızmıştır çünkü 1 yıl ne aradım ne de yanına gitmiştim.Yetimahaneye vardığımda onun okulda olduğu söylenmişti,okul adresini alıp hemen okula doğru yola çıktım.Kumru'yu çok özlemiştim.... Beni gördüğünde çok sevinicekti. Okula gelmiştim okula doğru giderken Kumru karsıma çıkmıştı,burda değil okulda olması gerekiyordu.Koşarak çıktı okuldan nolduğunu anlamamıştım takî arkasındaki yazıya kadar... "Kuşmağa senden güzeldir" yazıyordu arkası yeşile boyanmıştı.Arkasından koştum koştum ama yetisememistim, bu hayatda ki en acı şey neydi?
Emir'in benden nefret etmesi mi,
Ailemin ölümü mü,
Kendimden nefret etmem mi,
Yoksa Kumru'nun o halimi...
.... KUMRU
Elimden geldikçe koştum koştum,arkamdan koşup bana sesleniyordu abim, takmadım koşmaya devam ettim.Yetimahaneye girdim çantamı yerine bırakıp aile fotoğrafının yerde yırtılmış halde olduğunu gördüm.Ağladım,hine her zaman ki gibi tek yaptığım şey ağlamaktı. Fotoğraf param parça olmuştu toplarken bir el gördüm,abimim eliydi ayağı kalktım, oda kalktı.
Sıkıca ona sarıldım,bir yandan da ağlıyordum.
Sıvazladı beni ve bana "geçti geçti"demişti,daha sıkı sarıldım.Abim konuşmaya başladı:
"Eşyalarını topla,seni bu cehenemden kurtarmaya geldi"
Sadece kafamı sallayıp dediğini yaptım.Beraber arabasına binip yola çıkmıştık,penceriyi izliyordum;
"Bana bir şeyler anlatmak istemezmisin abicim?"
Kafamı "hayır" anlamda sallayarak geri yolu izlemeye başladım.Abim bir eve getirmişti beni ,anahtarla kapıyı açtıp içeri gir isereti yapmıştı, dediğini yapmıştım.
"İyimisin Kumru? Bu ev ikimizin artık"
Konuşmadım, istemiyordum.Beni odama götürdü, artık bir şeyler söylemem gerekiyordu:
"Neden geldin? 1 yıl geçti..."
"Özür dilerim,bundan sonra hep yanında olacağım söz veriyorum"
Abime direkmen sarıldım.
"Artık seni hiç bırakmicağım Kumru,sen benim her şeyimsin"
Kafamı sallayıp yorgun olduğumu söyleyip oda da oturup odayı incelemeye başladım; bir kitab dolabı vardı, çalışma masası,elbise dolabı; dolabda bir kaç fotoğraf asılıydı eski aile fotoğrafları...
her yer beyazdı ama çok güzel görünümü vardı. Penceriyi açtım eşyalarımı yerleştirdim. Artık uyumak istiyordum. Yeni hayat,yeni sayfa kulağa hoş geliyordu.
Gözümü açtığımda saat sabah 8'di üstümü değiştirip lavaboda yüzümü yıkayıp abimin yanına geldim kahvaltı hazırlamıştı;
"Günaydın abi"
"Günaydın abicim"
Masada gözümü gezdirdim,bir yerde durmuştu;
"Bu annemin omlet tarifimi!"
Kafasını sağlamıştı,hine elini yumruk yapmıştı
...11 YIL ÖNCE
...YAZAR
"Çocuklar kalkın"
"Off anne uykum var daha "
"Kumru annecim suyu dokebilirsin"
Kumru kıkırdadı,Mert'in üstüne 1 bardak su dönüşmüştü hemen kahkaha atıp kaçmıştı.Mert suyun etkisinden hemen ayağa kalkmıştım
"Anne ya! Kumru sana daha sonra gostericem bunu bekle sen"
Kumru kapıdan abisine dil çıkartıp mutfağa inmişti.
"Hadi omlet yaptım"
"O meşhur omletini mi yaptın?!"
"Hadi üstünü giyinip gel Mert"
Mert hızlıca üstünü giyinip aşağı inmişti.Beraber hem kahvaltı hemde kahkaha atmışlardı.
...ŞİMDİKİ ZAMAN
...KUMRU
Gözlerim dolmuştu hine , keşke hine o vakite geri donebilseydik... Abimle kahvaltıya oturup buraya kadar ne yaptıklarımızdan bahsetmiştik, dünü hiç açmamıstı konusmak istemediğimi biliyordu bu konu hakkında. Onla bu kadara uzun süre sohbet etmeyi özlemiştim. Kahvaltıdan sonra arabaya bindik abim beni yeni okuluma bırakıp işe gitmişti.
...MERT
Uyanıktım,hiç uyumamıştım.Kumru'nun o halı aklımdan çıkmıyordu bir türlü. Annemin tarif kitabını alıp annemin o meşhur omletini yaptım,annemin ki gibi güzel olmuyordu ama tadı benziyordu biraz. Kahvaltı masası tam hazır hale getirmistim ki Kumru gelmişti:
"Günaydın abi"
"Günaydın abicim"
"Bu annemin omlet tarifimi!"
Kafamı sağladım, eğer o herifler olmadaydi belkide bugün ben değil annem yapıcaktı omleti. Herşeyimi o herifi bulamaya adamıştım,yemin etmiştim kendime.İntikamın çok acı olucaktı... Onu kendi elimle öldürmek için polis olmuştum. Kahvaltı ettikten sonra Kumru'yu okula bırakıp karakola girdim.Emir'i görmüştüm, yüzüme bile bakmadan gitmişti.Odama geçtim,bir şeyler bulmam lazımdı.Elimden hine bir şey gelmiyordu! Bu işi yapan yapanlar çok ustaydı,tam 10 yıl oldu! Ve kimse bir şey bulamamıştı.
...KUMRU
Okula girdiğimde herkes eliyle beni göstererek gülüyordu.Bir kız" bu yıl çok eğlenicez gibi " demişti. Düşündüğüm şeyi yapmış olamazlardı,hemen internete girip baktım,o videoyu yayınlamışlardı.1 milyon izleme mi?
Hayır
Hayır
Bu olamazdı,hine lanet gözlerim dolmuştu.Müdürün odasına gidip sınıfımı öğrendim 11/C 'dim okulu hiç bilmiyordum birilerine sormak istemedim. 10 dklik aramam sonunda bulmuştum sınıfımı,bir kaç yer boştu.
İlk baş kendimi tanıtdım:
"Mehraba,ben Kumru"
"Hoşgeldin kızım,boş yerlerden birine oturabilirsin"
"Tamam hocam"
"Benim yanıma oturabilirsin"
Bu sen kalınt bir Sesdi ona baktım kumral ve dağınık saçları kahverengi gözleri vardı, kahverengi gözleri ona çok yakışıyordu.
"Teşekkürler,yanına oturmama izin verdiğin için. Adın ne?"
"Ufuk"
"Güzelmiş adın bende Kumru"
"Duydum ztn tekrar söylemeye gerek var mıydı?"
"Özür dilerim"
"Özür dilemek yerine daha az konuşabilirsin"
Diğer tarafa dönüp sıraya başını koymuştu Ufuk,kaba birine benziyordu. Benle diğer dersler hiç konuşmadık bu sırada biri ile tanışmıştım adı Sılaydı kısa saçlı,mavi gözleri olan çok güzel bir kızdı ve ayrıca tatlı biriydi.
Öğlen arası olmuştu, Ufku bana bakmadan direkmen gitmişti. Yemekhanede Sıla ile buluşucaktık galiba iyi bir arkadaş edinebilmistim bu sever. 4 kızlı grub beni yanlarına çekmişlerdi,okulun arka bahçesine doğru gidiyorduk aynı şeyleri yasamiyacaktım değil mi ? Hayır yasamicaktim.Adını bilmediğim kız konuşmaya başladı:
"Bize çalısıcaksın bundan sonra"
Bu sever kendimi koruyacaktım "Hayır!" Dedim, kız elini kaldırmış tokat vuracaktı ki Ufuk kızın elini tutup yere doğru attı;
"Kime bulasacağını iyi bil Cansu sana uyarım olsun bu o kızdan uzak duracaksınız"
"Ama neden Ufuk'cum? Biraz eğlenmek istedik sadece"
"Başka şeyle eğleniceksin Cansu bu kızla değil"
"Sonra senle görüşücez yeni"
Bir şey demedim,sustum sadece.Kızlar gitmişti Ufak' teşekkür borcum vardı;
"Teşekkürler Ufuk"
"Teşekkür etmek bir işe yaramaz Kumru"
Bir şey diyemedim.
"Kendini ezdirme Kumru,bunu hak etmiyorsun"
Diyip gitmişti Ufuk,tek başıma kalmıştım.
...MERT
Masadan kalktı,Emir'e özür borcum vardı . öglen arasıydı kesin en sevdiğimiz dönerci ye gitmiştir die düşünerek yola çıktım. Oradaydı masada oturuyordu,yanına gidip konuşmaya başladım;
"Konuşmamız lazım Emir"
"Beni nasıl buldun?"
"En sevdiğimiz mekanlardan...."
Emir kalktı tutdum kolundan.
"Emir dostum özür dilerim,sana çok ihtiyacım var..."
"Mert bak anlıyorum seni ama bağırman zoruma gidiyor..."
Çok haklıydı Emir, bağırmam hataydı. Ona bir şey demek yerine sarıldım.
"Emir ben annemlerle yaşadığımız eve gideceğim, benle gelirmisin?"
Kafasını sağlamıştı Emir.
...1 SAAT SONRA
Arabadan inip eve doğru giderken bir anda duraksadım, en son buraya 10 yıl önce gelmiştim ve buraya bidaha gelmeye cesaretim olmamıştı. İlk olarak arka bahçeye gittim,burda Kumru ile çok oyun oynamıştık.
...11 YIL ÖNCE
....YAZAR
Mert ile Kumru arka bahçede ebelemece oynuyorlardı. Kumru yere düşüp ağlamaya başlayınca Mert korkmuştu,hemen gidip annesini çağırdı. Annesi Kumru'nun düştüğünü duyunca ilk yardım çantasını alıp Kumru'nun yanına koşmuştu. Kumru hala ağlıyordu annesini görünce ona sımsıkı sarılmıştı. Kumru'nun dizindeki yara Mert'in anlattığı kadar büyük değildi, Mert annesini çok korkutmuştu. İlk olarak Kumru'ya bir pansuman yapıp yara bandını yapıştırdı,annesi Kumru'nun en sevdiği kurabiyeyi yapmıştı,bunu duyunca çok mutlu olmuştu Kumru. Beraber oturup kurabiyeler yiyip kahkahalar atmışlardı beraber.
...ŞİMDİKİ ZAMAN
....MERT
Gözlerim dolmuştu, burda çok anımız vardı. Arka kapıdan içeri girdik.Etrafa her baktığımda eski anılarım aklıma geliyordu.Emir omzuna dokundu ,yanındayım tek değilsin etkisini vermişti. Etrafı incelemeye başladık,her baktığımda sanki o günü defalarca yaşıyormuş gibiydim kötü kabus gibiydi. Mutfak masasında fotoğraf makinesi vardı, bu fotoğraf makinesinde bütün fotoğraflarımız vardı. İçine bakmak istedim ama şarjı tükenmişti.
Tam 1 saat olmuştu hiç bir şey bulamamıştık,hine bir şey bulamamıştık lanet olsun bu işe.
...KUMRU
Hayatda hep düşeriz hep eziliriz dayanamicak hale geliriz yapicaz bilemeyiz,çok korkarız hemde çok.... Ama düşerek öğreniriz her şeyi hiçliğin içinden çıkmayı öğreniriz zamanla o korkunun başından çıkarız sonda.Ben Kumru artık düşmücem artık kalkmaya çalışıcam korkumu yenerek ilerlicem. Biraz tek oturduktan sonra yukarı çıktım Sıla ile kantinde buluşucaktık en son o yan sınıftaydı ona teneffüste olanları anlatıp gönlünü alıcaktım suanki tek arkadaşım o gibiydi ve Ufku...
Arkadaş mıydık? Onu bile bilmiyordum şuan .Sınıfta Ufku yoktu nerdeydi acaba? Kızım salakmısın sen seni ilgilendirmez ama arkadaşşınız merak edebilirsin bu mantıklıydı.Kimsenin bakışını takmadan yerime oturdum onu bekledim birazdan ders başlıcaktı derse gelir. Teneffüste Sıla'ya olanları anlattım, şaşkın bir halde beni dinlemişti;
"Kızım kime bulaştığını bile bilmiyorsun"
Anlamamıştım ne demek istiyordu Sıla? Anlamadığımı anlayınca açıklama yapmaya başladı:
"Cansu okulun popüler kızlarından ve müdürün kızı olur,onun yanındaki kızlar kesin onların grubunda olan; Nazlı,Seda,Selin'dir"
"Peki Ufuk?"
"O grubun lideri,kimsenin cesareti olmaz ona bulaşmaya.Hakkında fazla bilgi olmaz yanında 1 kız bile bulunmadı yalnız takılanlardan o. Cansu'un ondan hoşlandığını bütün okul bilir ama Ufuk onu reddediyor, aslında Cansu güzel kız neden reddettiğini bilmek isterdim"
Sılanın dediklerini şaşırarak dinlemiştim peki neden beni korudu? Neden yanına oturmama izin verdi? Belki acımıştır....
"Peki başka ne biliyorsun Sıla?"
"Grubun diğer erkekleri; Demir,Adem ve Ozan'dır Demir en yakın arkadaşı olur Ufuk'un çok yakışıklı siyah saçlı, mavi gözludur.Gözünde derin bir mavilik var...
Oda Ufuk gibi yanında hiç kız görülmemiş biri ama Adem ve Ozan bahse varım okuldaki her kızla çıkmışlardır"
Sıla Demir'den hoslaniyor gibiydi ama bir şey demedim emin değildim.Tenefus zili çalmıştı,sınıfa çıktım hala yoktu o ve son derse gidiyorduk...
Yanılmıştım son dersdeydik ve o yoktu, son ders zili çalınca okul çıkışına doğru yürüdüm. Abim gelmisti beni almaya hemen ona sarıldım ona çok ihtiyacım vardı tek güvendiğim kişi oydu bu dünyada .... Bir şey olduğunu anlamış gibi evde konusucaz dedi bana ben kafamı sallamakla yetindim,yolda hiç konuşmadık penceriyi izledim bugün olanlar aklıma geldi o çok iyi biriydi ve yakışıklıydı.Dur yakışıklı mı? Böyle düşünmemem gerekiyordu ama aklımda o vardı neden okulda yoktu acaba öğleden sonra delicene merak ediyordum ama neden neden merak ediyordum? Kafam çok karışıktı. Eve girdiğimizde oturma odasında oturduk abim ilk konusmaya başladı:
"Okulun ilk günü nasıldı?"
"Güzeldi abi"
İçinden"hayır abi çok kötüydü, biliyormusun aynı şeyleri hine yaşadım"
"Kötü geçmiş gibi gözüküyorsun abicim"
"Hayır güzeldi abi,çok yorgunum odama gitsem olurmu?"
"Tamam bir şey olursa her zamam yanındayım"
Abime sarıldım sımsıkı hep yanımdaydı o her zaman bir süre gelmese bile... Ondan sonra bir duş alıp odama gittim. En iyi gelecek şey kitab okumaktı galiba elime bir kitab alıp rastgele bir sayfa açtım.
"Çok fazla canım acıdı çok karanlıklarada kayboldum hep ışık aradım bir küçük ışıltı ama bulamadım buna mahkumdum galiba..."
Sayfa canımı acıtmıştı,iyi gelmemişti... Mahkumdum bu hayatı yaşamaya ne yapsam da kurtulamicaktim bu hayatdan. Kitabı yerine bırakıp yatağıma uzandım,hine aklımda o vardı acaba neden yoktu acaba yarın gelicekmiydi okula? Her şeyi düşünmeyi bırakıp uyumaya çalıştım ama aklıma Sıla"nın dedikleri gelmişti.Ufuk neden beni korumuştu acaba? Yarın ne yapacaktım? Yarın ne olursa olsun kendimi ezdirmicektim bundan emindim tek.Bunlari düşünmeyi bırakıp uyumaya çalıştım.
...MERT
Evden çıkmadan önce son kez etrafa baktım burda çok anım vardı ama gitmem gerekiyordu artık Kumruyu okuldan almam gerekiyordu. Okulun önünde onu bekliyordum,onu gördüğümde üzgün gibi gözüküyordu nolmustu acaba ? Ona evde konusucaz dedikten sonra arabaya bindik yolda hiç konuşmadı hep penceriyi izledi,ne düşünüyordu acaba, ne oldu da üzgündü. Eve girdik oturma odasında oturduk biraz konuşmaya ben başladım:
"Okulun ilk günü nasıldı?"
"Güzeldi abi"
Yalan söylüyordu üzgündü bir şey olmuş olmalı.
"Kötü geçmiş gibi gözüküyorsun abicim"
"Hayır güzeldi abi,çok yorgunum odama gitsem olurmu?"
"Tamam bir şey olursa her zamam yanındayım"
Bana sımsıkı sarıldı bende ona sımsıkı sarıldım her zaman yanında olucagımı hissettirecek şekilde. Sonra odasına çıktı oturup bugünü düşündüm her şey çok karmaşıktı o katili bulup intikamımı Alman gerekiyordu bunun için polis oldum. Kumru neden bu haldeydi ve neden bana bir şey anlatmıyordu. Aklıma fotoğraf Makinesi gelince onun için şarj makinesi bulmam gerekiyordu. Sıcak bir kahve yapıp balkona çıktım kaybolmuş gibiydim uzun süredir bir kanıt arıyordu ama bulamamıştım, vaç geçmenin vakti gelmişti galiba ama kendimeöz verip yemin ettirmiştim ne olursa olsun o herifi bulacaktım yerin dibine girmişse çıkarıcaktım bundan yayamazdım şimdi. En iyisi artık uyumaktı yarın bir sarj makinesi bulup bakıcaktım duruma.
...KUMRU
Alarm çalmıştı artık uyanıp okula gitmem gerekiyordu ama hiç kalkmak istemiyordum.Zorla kendimi kaldırarak banyoya gittim duş aldıktan sonra formami giyip abimin yanına gittim,bugün kahvaltı yapmak istemiyordum yürüyerek gitme kararı almıştım abime soyledikten sonra evden çıktım. Kulaklık taktım şarkı dinleyerek yürümeyi seviyordum.
"Olmuyor böyle
günüm gecem bir çile
Yağmurun sesine senden bahsedeyim
Sen canımı en çok yakansın
En kıymetli zamansın"
Berk Baysal (yaralarını ben sarayım)
Biri çarpınca kulaklığım yere düşmüştü, çarptığım kişi kim olduğuna baktığımda siyah saçlı, yeşil gözlü benim yaşlarımda gözüküyordu. Kulaklığımı yerden alırken oda almak için uzanmıştı o benden önce almıştı kulaklığı.
"Şey özür dilerim dalmışım,kusura bakmayın"
"Sıkıntı yok,daha dikkatli ol burdakiler fazla Tekin olmazlar"
Diyip kulaklığımı vermişti. Yürümeye devam edecekti ki arkasına dönüp;
" Ha bu arada ben Aras" dedi ,yoluna devam etti ben Kumru diyemedim gülüşü çok güzeldi.
Okula varmıştım, sınıfa baktığımda hala o yoktu. Gelirmiydi bugün acaba? Çantamı bıraktıktan sonra Sıla'nın yanına gitmek için yan sınıfa doğru yürüdüm ama Cansu yolumu kesti. Saçımdan tutup duvara yapıştırdı;
"Bak yeni ,ne diyorsam onu yapmak zorundasın"
"Karşında sana eğilecek biri yok Cansu ve benim bir adım var bunu aklına sok"
"Neymiş adın?"
"Kumru" diyip onun saçından tutup karşılık verdim bende etrafa öğrenciler toplanmıştı, en son nöbetçi öğretmen gelince birbirimizden ayrıldık. Cansu ağlama numarası yapmıştı, ha! Ağlama numarasıymıs. Tam önlük hareketlerdi, nöbetçi öğretmen bizi müdürün odasına gönderdi.
Cansu bütün suçu bana atmıştı ve bir şey olmadan yırtmıştı, ben ise uyarı almıştım bu 3 olunca atılıyormusum falan filan. Sinirli halde sınıftan çıktım, müdürün kapısının önünde o vardı. Onla aynı okulda mıydık? Konuşmaya başlamıştı;
"Böyle bir şey yapacak birine benzemiyorsun yeni"
Hala şaşkındım bu yolda gördüğüm çocuktu, güldü hine gerçekten çok güzel gülüyordu ama sinirim bozulmuştu onu ne ilgilendirir ki? Hem neden gülüyordu?
Sınıfa gittim ders başlamıştı,hine yoktu galiba bugün okula gelmicekti.
Öğlen arasına son 10 dakka vardı Sıla'nın yanına gidicektim bu sever beraber olucaktık söz verdirtmisti. Yemek sırasından yemeklerimizi aldıktan sonra herhangi bir masaya oturduk, yanıma biri oturmuştu kim olduğuna baktığımda oydu hine;
" Bura boş galiba, oturdum bir sıkıntı olmaz senin için değil mi yeni."
"Bana ne zaman yeni demeyi bırakacaksınız?"
"Haklısın senlik ad değil, ne desek acaba?"
"Kumru?"
"Harika buldum! Kısasın cüce sana yakışır "
Harika! Ne kadar güzel bir ad. Sinirli olduğumu görünce hine güldü, Allah'ım bana sabır ver bu çocuk çok güzel gülüyordu.
"Tamam tamam şakaydı"
Yerimden kalkmak istedim elimden tutup tekrar oturttu. Onun yerine gülerek kendisi kalktı neydi bu şimdi? Şaşkın bir halde Sıla bana baktı.
"Kızım Ufuk ile Aras düşmanlar"
"Neden?"
"Basketbol maçında çok kötü tartıştılar o günden beri araları çok kötü die biliyorum ,etraf karısıcak gibi"
"Bunları nereden biliyorsun?"
"Haftada 1 gizli bülbül ötüyor her şeyi diyelim"
"Gizli bülbül mü?"
"Evet gizli bülbül,biraz zaman geçsin karşılaşırsın merak etme"
Çok şaşırmıştım neyin içindeyim onu bile bilmiyordum. Son ders çıkışına gelmiştik bugün Ufuk okula gelmemişti acaba nolmuştu?
...MERT
Ne kadar yer gezdim bilmiyordum ama bir sarj makinesi bulmuştum sonunda. Şarjı dolmuştu sonunda açıp içine baktım cok fazla eski anılar vardı, çok özlemiştim o günleri.... Sonda bir video çıktı annem ve babamın vurulduğu zaman çekilmişti....
... 10 YIL ONCE
...YAZAR
Kumru hediyesini almak için yukarı çıkmıştı, abisi Mert'de arkasından koşmuştu. Kapı çok sert çalınca Naz üretmişti kocası olan Semih'e bakmıştı, Semih kimin geldiğini biliyordu....
"Arkama geç kapı kırılacak şimdi"
"Bunlar kim noluyor Semih"
Kapı kırılınca üretmişti Naz, kapıyı kıran adam;
"Araba kazasında öldürdüğün Mehmet'in babasının selamı var sana "
Diyerek ilk Naz'a sıktı ardından da Semih'e sıktı silahı...
.... ŞİMDİKİ ZAMAN
Mert şaşkın halde videoyu izledi babası birini mi öldürmüştü? Araba kazası ile mi? Hemen sisteme girip Mehmet adlı araba kazalarını arastırmaya başladı bu çok büyük ipucuydu. Tam 10 sabıka çıkmıştı. 10 yıl önce ailesi ölmüştü yani ondan önce olan bir olay olması gerekiyordu. Tam 5 sabıka kalıyordu, hala inanamıyordum babam çarpıp kaçmıştı adama bunun sonucunda adam ölmüştü onlarda intikam için babamı ve annemi öldürmüşlerdi...
Katilin bağlantısı bu Mehmetle bağlantılıydı ama hangi Mehmet? 5 kişi vardı araba kazası ile olmuş öldüren kişi bulunmayan....
Yeni plan elimizde olan bu beş kişiyi artırmaktı bulucaktım, asla vazgeçmicektim....
...KUMRU
Biliyormusunuz bir insanı aslında sevmek çok zor. Çünkü severken çok kez düşünürsün acaba o da beni sever mi? Vakti gelince beni bırakır mı? Beni kırar mı? Onu ya başkasıyla görürsem? Bunları çok düşünürsünüz ama bilemezsin ne yapacağını, tek bildiğin onu canından daha çok sevdiğindir.....
Tam 1 hafta olmuştu hala Ufuk yoktu etrafta çok merak ediyordum onu ve daha 1 haftadır tanıyordum 2 kez falan konusmuştuk buraya kadar. Aras iyi biri gibiydi evet gıcıklığı vardı ama iyi biriydi. Bugün Demir'le konuşmaya çalısıcaktım ve bunu yapıcaktım. Grupla dışarda oturuyorlardı Cansu'da oradaydı Vac geçmek için hala zamanım var geriye doğru dönüp gidiyordum ki;
"Hey yeni baksana buraya"
Demir'di bu döndüğüm geri hemen geriye doğru döndüm;
"Efendim"
"Bir seyden vaç geçeceksen o işe girme"
Bunu diyince utanmıştım oraya doğru geldiğimi görmüştü, utandığımı görünce kahkaha atıp yanıma geldi.
"Noldu yeni?"
"Şey sıra arkadaşım olan Ufuk 1 hafta boyunca hiç yoktu merak etti-"
"Bak Kumru,Ufuk merak edeceğin biri değil ama çok merak ediyorsan iyi başka bir şey diyemem sana."
"Teşekkürler, Demir'di değil mi?"
Kafasını sallayıp grubun yanına döndü, en azından iyi olduğunu öğrenmiştim. Okula girdiğimde Onur önüme çıktı;
"Ne konuştun onla?"
"Seni ilgilendirmez" diyip gittim.
Son derse gelmiştik hala yoktu o... Bugün cumaydı tam 1 hafta olmuştu buraya geleli.
Hep dışlanmıştım iyi bir dost edinememiştim buraya kadar ama arkadaş olduğum Sıla ile iyi anlasıyorduk, tek korkum onun da arkamdan vuracak bir hareket yapmasaydı...
Okuldan çıktım Onur kapıda sigarasını yakmış duruyordu,selam vermeden hemen geçiçektim bir anda elimi tutdu;
"Ufuk nerde die mi merak ediyorsun?"
"Seni ilgilendirmez bu Onur elimi bırak"
Sertçe elimi bırakmıştı canım acımıştı biraz ama çok fazla değil.
"Ufu'ğun nerde olduğunu bilmek istiyorsan arkamdan gel"
"Tamam" demiştim ama fazla güvenmiyordum ama Ufuk nerde çok merak ediyordum ya başına bir şey gelmişse? Belki yardımım dokunur onunki bana dokunmuştu... o olmasa orda ne yapardım bilmiyordum. Saçmalama daha kendimi bile koruyamıyordum.Beni başka yere götürüp kandırabilirdi,korkarak arkasından yürüdüm yanlış bir hareketde kaçıcaktım.
Bir ara sokaktan geçtik,hine geçtik ve hine labirent giybiydi gelmem hataydı buraya onu anlamıştım geri dönemezdim çok karıştı. Sonunda bar gibi bir yere girdik, Ufuk orda oturmuş dans edenleri izliyordu. Bizi gördüğünde garipdeyerek baktı, bize doğru gelince Onur'a "sonra görüşücez " diyip kolumdan sıkıca tutup beni çıkardı. Arabasına doğru geldiğimizde;
"Kendim gidebilirim"
"Yürü yeni!"
Bunu bağırarak soylemisti kırılmıştım biraz ama belli etmedim. Arabaya bindik kemerimi bağlandıktan sonra arabayı çalıştırdı, bir süre hiç konuşmadık. Söze o başladı;
"Senin burda ne işin var yeni"
"Okula gelmiyorsun bayadir merak etmiştim ve tekar teşekkür etmek iste-" derken bir anda Arabayı durdurdu.
"Bana teşekkür etme yeni ,beni merak etme yeni buralar Tekin değil başına bir bela açıçaksın uğraşamam senle "
"Teşekkür edip etmemem seni ilgilendirmez Ufuk adım var benim hem!"
"Neymiş adın?"
"Kumru! Arabayı durdur inicem Ufuk"
"Denemeye bile kalkışma " dediğinde kemerimi çıkardım, kemerimi çıkardığımı görünce daha çok hızlandı. Geri takmadım kemeri daha çok hızlandı.
"Yavaşlasana Ufuk!"
"O lanet kemeri tak o zaman!"
Hemen geri kemeri taktım, kemeri taktığımı görünce yavaşladı. Yaşadığım yerin adresini sordu söyledim, yol boyunca hiç konuşmadık bir daha. Geldiğimizde "birdaha işlerime karışma" dedi sakince onun yanında sinirliydim hala ben kapıyı çarptım. Çok geç kalmıştım bugün abimin evde olmadığını umuyordum.
....MERT
İlk adresimiz buraydı 10 yıl önce araba kazası ile ölmüş Mehmet adrese Emir'le gitmiştik. Karşımızdaki ev yıkıp döküptü sağlam bir şey değildi. Evin bahçesine girdiğimizde les gibi bir koku burnuma gelmişti Emir'de kokudan rahatsız olmuş gibiydi,yerde alkol, içki kutuları vardı. Kapıyı çalınca yaşlı bir adam açmıştı, ilk garipseyerek baktı sonra konuşmaya başladı;
"Buyrun, kimsiniz?"
"10 yıl önce ölmüş Mehmet die biri varmıydı bey amca?"
"Siz kimsiniz ulan ahsabımı artırmayın benim!"
Emir ruhsatını göstermisti
"Bey amca polisiz zorluk çıkarmadan cevapla soruları"
"Mehmet oglumdu trafik kazasında öldü 10 yıl önce"
"Suçlu bulundumu?"
"Hayır, ısrar etmedim bulunması için"
Oğlu ölmüştü ve çarpanin bulunmasına ısrar etmemismiydi? Emir'le biribimize bakmıştık şüpheli gözüküyordu adam.
"Neden peki?"
"Oğlum Mehmet'in bir kızı vardı karısı onu terk etmişti çok alkol kullanması durumundan, kızıda Mehmet'e bırakmışlardı. Allah'ın cezası kıza eziyet edip duruyordu. Eğer Mehmet şuan yaşasaydı o kız yaşamayacaktı emin olun, Allah belasını verdi işte onun"
"Kız nerde ?"
"Babası öldükten sonra yetimhaneye verildi , ara sıra gelip beni görer şuan doktorluk yapıyor çok şükür"
Adamın gözleri dolmuştu, yalan söylemiyordu ama karakola gidince araştırmak lazımdı teşekkür edip gittik Emir'le. Emir yorulduğu için direk eve geçmişti ben odama gidip bilgisayar başında bu durumu araştıracaktım biraz.
Adam haklı çıkmıştı bir kızı vardı ve vaktinde boşanmıştı. Suçlu listesinden çıkarıcaktım, geriye 4 kişi kalıyordu...
Çok yorulmuştum geç olmuştu Kumru merak etmiştir diyerek masajdan kalktım artık yürüyerek gidicektim bugün.
Sakindi bugün sokaklar, olanları düşününce başım ağırmaya başlamıştı zor gunlerdi bu günler. Bir kadına çarpmıştım kadının zeytin yeşili gözleri, siyah saçları, kiraz renginde dudakları vardı çok güzel bir kadındı;
"Yürürken daha dikkatli olun beyefendi"
"Özür dilerim, kalmanıza yardımcı olayım"
Elinden tutup kalkmasına yardım ettim. Kadın teşekkürler diyip gitmişti bende arkasından baka kalmıştım. Çok güzeldi hemde çok güzeldi...
Eve gittiğimde Kumru odasında uyumuştu hiç rahatsız etmeden odasından çıktım. Duş alıp kendime bir kahve yaptım bu gece uyku tutmicaktı belliki. Kehve ile beraber balkona çıktım bugün yıldızlar çok güzeldi aklıma hep o kadının yeşili gözleri geliyordu. İki yeşil çift göze vurulmuştum...
Bölüm etkileşimi
