1. bölüm / 1
SON GÜNGİRİŞ
Bölümler 1Şu an: GİRİŞ
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
*Sayın seyirciler bu gün kaliforniya nın oakland şehrinde ki solihul kasabasından sesleniyorum. Biliyorsunuzki iki gün önze kaybolan bir vatandaşımız vardı. Kendise neyseki bulundu,ama verdiği ifade duyanları şok etti. Şimdi ise ekranlara, kaybolan şahısın ifadesi geliyor: ... *Anne yinemi açtın şu haberleri*
*Ne olmuş yani David gidiceğimiz şehir hakkında bilgi ediniyorum*
*Anne şu an sencede Lora ile ilgilenmen gerekmez mi?* dedim koltuğa otururken.
*Yinemi odasına kapandı o kız*
*Onada anlayış göstermemiz lazım... Kolay şeyler yaşamadı*
*Değişiklik herkes için iyidir Lora abartıyo sadece*. Peki Lora için iyi olucakmıydı.. Zaten babamızı kaybedeli sadece iki ay oluyordu.
Lora çok hassa bir kızdı.. Özellikle babamla çok iyi anlaşıyorlardı, peki şimdi yeni bir başlangıç ona iyi gelebilirmiydi. Ben düşüncelere dalmışken bir anda seslerin yükseldiğini duydum.
LORA ´dan
*Anlamıyomusun ya olmaz en azından şimdi OLMAZ ŞİMDİ OLMAZ!!!* Diye bağırıyordu Lora.
*Sana fikrini soran yok. Gidicez annenin lafının üstüne söz söylenmez*.
*Ne zaman benim fikirlerimi önemsedin ki zaten* derken sesim kısık çıkmıştı. Daha fazla dayanamadığım için hemen odama gidip kapıyı kitledim.
Şu anada hala söylendiğini biliyordum. Ama artık tahamülüm kalmamıştı. Kapıdan üzaklaşıp yatağa attım kendimi. Tam kafamı boşalttığım zaman telefona bir mesaj gelmişti, Kevin atmıştı
Kevviiinn: Prensesim iyi misin.
Ben : Bilmiyorum.
Kevviiinn: keşke yanında olsaydım ozaman seni korurdum prensesim. Ama unutma her işte bir hayır vardır...
Ben :Babamı...çok...özledim sanki hala o kapıdan içeri giricekmiş gibi geliyo....ama gelmiyo
Ben : Yoruldum şimdiden. Dayanmak istemiyorum.
Kevviiinn: Alışman lazım ama kolay olmıycak ama elbet atlatacaksın prensesim.
Mesajın hemen ardından kızlardan bir mesaj gelmişti birde bir konum. Buluşmak istiyolardı. Hava almak iyi olabilirdi. Henen kalkıp üstümü değiştirdim. Üstüme lacivert bir tişört altıma buz mavisi bir kot geçirdim belime bol geldiği için kemer taktım. Aynanın karşısına geçip simsiyah ve kıvırcık olansaçlarım acele ile at kuyruğu yapıp, makyajımı tazeledim.
Telefon ve cüzdanımı alıp tam çıkacakiken aklıma annemin beni şu anda salmıycağı aklıma geldi.
Hemen bir kağıt alıp arkadşlarımla buluşucam geç kalmam yazıp yatağıma bıraktıktan sonra , camı açıp aşşağı baktım. Zaten zemin kattaydı odam o yüzden eşyalarımı cebime atıp camdan atladım ve kızların attığı konuma doğru yola çıktım. Yanıma aldığım AirPods açıp kulağıma taktım
Rastgele bir çalma listesine girip başlattım. Yaklaşık yirmi dakika sonra mekana ulaşmıştım, gözlerim kızları aradı ama göremedim, ayrıca bir gariplik vardı. Makan niye bom boştu. Arkama baktım sağıma soluma ama yoklardı. Cidden benimle uğraşıyorlarmıydı. Telefonumu çıkarıp tam kızları arıycak iken bir anda ışıklar gitti. Siktir ama ya komik değil. Hemde hiç...Diye söylenmiştim. Tam mekandan ayrılıcakk iken elektirikler geldi. Umarsamadan mekandan çıktım, kızları aradım ve telefonlara ulaşılamıyor.
Salaklar benimle uğraşıyorlardı. Tabiki kimimki zaten annem bile beni tınlamaz, sevmez iken yabancı birkaç kişinin beni umursaması çok anlamsız olurdu...
Eve yakın olan bir park vardı. En azından biraz hava alabilirdim.. parkın yakınlarındaki bir markete girdim ve kasaya doğru ilerledim.*bir marlboro Red*kasiyerden sigarayı alıp ödemesini yaptım ve çıktım. Parkta bir banka geçip aldığım sigaradan bir dal alıp cebimden çıkardığım çakmak ile sigarayı yaktım zaten bu parka çocuklar gelmezdi. Bu park çok sessizdi. Hangi çocuk sessizlikten hoşlanırdıki...
14/07/2024
2 ay önce
*LORAA. Kaaalk artııkkk hadii* elimintersi ile ittim babamı. * Baba uykum varyaa beş dakika dah-* *Lora unnuttunmu bu gün piknik yapıcaktık ya*. Aa doğru hemen yorganı üstümden attım *EVET unutmuşum* * Hadi kal hazırlan güzel prensesim* odam dan çıkmıştı.
Bu gün ailecek piknik yapııcaktık, nasıl unutmuştum. Hemen kalkıp hazırlanmaya başladım.
Üstüme babamın aldığı toz pembe kısa kollu tişörtümü giydim altıma gri çok bol olmayan bir kot giydim saçlarımı saldım kıvırcık saçlarım açık olunca çok güzel oluyordu. Hafif bir kapatıcı azcık allık sürdükten sonra bir nemlendirici ile çatlak olan dudaklarımı yumuşattım. Hazırdım sekerek salona koştum annem ve babam buyük ihtimal ile mutfaktaydı. Abim televizyonu açmış belgesel izliyordu . * Caretta caretta bel geseli mi ?* İstemsizce gülmeye başlamıştım.
*Ne var bun da izleyemezmiyim* *komik* .Bana ters ters bakmaya başlayınca çenemi kapatmam gerektiğini anlamıştım
Babmın telefonu çalmıştı. Sephada çalan telefona göz ucu ile bakınca iş yerinden baş komser olduğunu anlamıştım. Babam salona uğrayıp telefonu aldı ve mutfağa girdi.
Yaklaşık on dakika sonra salona gelmişti. Yüzünde hafif bir tebessüm vardı. *Loracım canım kızım.. bu gün pikniği ertelememiz lazım..*. Anlaşıldı.
Yine beni ekicekti her zaman ki gibi
* Ama her seferinde aynısını yapıyorsun!. İpta et sadece iş! iş! iş! Başka neler var biliyormusun sen. Bir ailen var. Biraz bizle zaman geçir* * Lora elimde değil ki iş sonuşta* tam tekrar konuşacağı sırada odadan çıktım.
Saat 20.33
*Anne babam nerede. Çok geç kaldı*
*Bilmem telefonlarını açmıyormu* *açmıyor*
Evde beklemekten çok sıkılmıştım biraz parka gitmek istiyordum. *Abi ben şu yakınlardaki parka gidiyorum sende gelsene*. *Çocukmusun Lora git işte ne var şurdan şurası*
*İyi gelmesen gelme*. Üstüme ince bir hırka geçirdikten sonra kapıya doğru ilerledim,kapıyı açtığım sırada kapıda Dawson grey amcamı gördüm öz amcam değildi. Ama babmın en yakın arkadaşıydı ,çoğu izin gününde bizim yanımıza gelirdi. *Dawson amca hoş geldin..de* * Lora sonra konuşalım mı?* *Nede-* cümlemi tamamlamama izin vermeden içeri geçti.
Çok garipti hem neden yanlız gelmişti babam neredeydi ki.
Tam baahçeden çıktım ve telefonuma bir bildirim geldi. Bildirim babamdandı
BABAM💙:Lora ben muhtemelen çoook geç gelicem beni merak etme. Seni seviyorum canım kızım.
*Ne alaka birden* diyip yüzümü buruşturdum, sanki bir gariplik vardı. Telefondan tekrar mesaja tıkladım. İçi ürpermişti mesaj babam dan değildi babam dan değildi...... Koşarak eve geri geldim ve babamı aradım. Bir çaldı iki çaldı üç çaldı... Ama ses mutfaktan geliyordu. Babam evde değildi ki. Koşarak mutfağa girdimkulağıma tutuğum telefon yavaşça aşağı indi.
*Lora..* dedi amcam dona kalmıştım. Anneme baktığımda elini başına koymuş ağlıyordu. Niye . * Babama ne oldu* sustu *sana ne oldu diye soruyorum!!* Üzerin yürüdüm. *Babama ne oldu! Telefonu niye sende neden* Ben sordukça o susuyordu. Gözlerim dolmaya başladı. Sesimde kısılmıştı. *Niye susuyorsunuz konuşun*. Gözlerimden yaşlar akıyordu.* Ba-ban bir....saldırıya...uğradı* elimdeki telefon yere düşmüştü. *Şa..ka yapıyorsun dimi* konuşmdı * şaka dimi ...yanlız ..hiç komik bir şaka değil* sinirden gülmeye beşlamıştım. * Babam kimki! Kim ona saldırsın? neden saldırsın ki...* Sesim çok yükses çıkmıştı. Ağlamam şiddetlenmişti
Titriyen bir sesle* Hangi hastane de*.*The royal london hospital..* . Hiç bir şey demeden hemen salona geçip fortmantodan arabamızın anahtarını kaptım. Arkadan abimin annemin ve Dawson amcanın bağırışlarını duydum. Dışarı çıkar çıkmaz arabaya ilerledim. Hemen arabaya atlayıp kontağı çalıştırdım,arabanın soğumasını bile beklemeden hemen hasteneye sürdüm.
İnsanla çok yavaş kullanarak şeridi tıkamaları yetmiyomuş gibi birde üzerine ışıklara yakalandım. *lanet olsun* dedim sesizce ağlamam okadar artmıştı ki önüm bulanıklaştı. *Neden neden neden benim babam olmak zorunda* daha fazla dayanamazdım hemen dörtlüleri yaktım, araba babama ayitti yani hız yapsamda araç sollasamda büyük sıkıntı olmazdı. Hemen kırmızı ışıkta geçerek diğer arabaları sollamaya başlamıştım.
Hastaneye nasıl vardım hatırlamıyordum, hemen danışmanın olduğu noktaya ilerledim. *..Henry Blackwel saldırıya uğrmış nerede lütfen acele edin* *bir dakika Blackwel Henry... 9. Katta üçünçü ameliyathane de ama nesisiniz*
*Kızı * diyip hemen asansöre yöneldim daha sekizinci kattaydı zamanım yok. Koşarak merdivenlerden çıkmaya başladım. İkinc kata vardığımda nefesim diderek hızlandı, kalbim yerinden çıkıcak gibi atıyordu, sanki biri tüm enerjimi içine çekiyordu. Çıkmak zorundaydım, dayan Lora diye içimden geçirdikten sonra bir anda etraf karardı tatımadığım yabancı sesler duyuyordum ve görüntü tamamen gitti...
Saat 23.11
* Hastanın ölüm saati 23.11** Henry Blackwel ölümsatti 23.11..herkes elindenn geleni yapmaya çalıştı başımız sağolsun*
Gözümü açtığımda yatakta yatarken kendimi buldum.*Ne oldu bana* . Etrafa bakınca kolumdaki serumu farkettim. Yastıktan kafamı kaldırmaya çalıştım ama olmadı. *Kimse varmı?* Bekledim ama cevap veren biri olmadı. Bende hemen kolumdaki serumu çıkarmaya yeltenmişken biri kolumu tutu. * Serum bitmedi* * Niye burdayım?* *Bayıldın nabzın düştü. Serumu şimdi çıkaramazsın* *Gitmemlazım* . Tekrar serumu çıkarmaya çalıştım ama yine tutu beni *Bırak* *Olmaz* . Gözümden istemsizce yaşlar süzüldü *Babamı görmemlazım lü-lütfen* * Nerde baban ben çağırırım onu ama önce senin kaydını yapmalıyız.kimliğini çantandan aldık reşitsin ama bir velin gelmeli yinede bir konuda şüpheniz var test yapmalıyız.* *Babam ameliyatta* derin bir sesizliğe büründü oda o sessizlikte doktorun ismine düştü gözlerim. Dr. Julian Vance. *İsmi nedir ?* ,* Henry Blacwel*...
GÜNÜMÜZ
06/09/2024
Elimdeki sigara bitince izmariti yere atıp ayağımla ezdim. Kaltım ve evin yolunu tuttum. Eve nasıl giderdimki şimdi.....evden kaçmışken hemde yapıcak birşey yoktu gizlice girsemde zaten yokluğumu farketmişlerdir.
Bahçeye varınca yine atladığım camdan tırmanarak odama girdim. Odanın kapısı kapalıydı ve nota baktığımda aynı yerde hiç kıpırdamadan duruyordu.
Kapıyı açıp holden salona geçtim abim televizyon izilordu,okadar dalmışki beni fark etmedi bile. Mutfağa gittiğimde annemin masada oturmuş biriyle mesajlaştığını gördüm, gülüyordu. Neden..nasıl.
*Lora çıkarmıydın odandan* . Farketmemiş cevap verden soruyorum. *Kiminle mesajlaşıyorsun* durdu ve * bir arkadaşla* * bukadar gülerek mi?* Bianda ciddileşerek. * Ne var bunda * .... Sanki sorduğumum soruyu anlamış gibi * bende mi onunla mezara girseydim? Hayat devam ediyor Lora unut artık ta hayatına odaklan * dona kaldım. Sanki boğazım düğümlenmişti, konuşamıyordum gözlerim dolunca hızlı adımlarla odama girdim ve ardından kapıyı kilitledim.
Benmi abartıyorum biri öldü. Babam öldü... Ve şimdiden hiç kimse onu hatırlamıyo.ölen biri bu kadar kolay unutulurmu. İk ay geçmiş nasıl unuturlar..hergün eve gelen bizi koruyan, seven , önemsiyen,güldüren...bir insan nasıl iki ay içinde unutulur bu kadar basit mi?. Yani ben mi abartıyorum. Gözümden iki damla daha göz yaşı akıyordu. Birden aklıma eski anılarımız canlandı. Ailecek yemekyediğimiz... Sohpet ettiğimiz... Beraber ağladığımız... Güldüğümüz ...mutlu olduğumuz günler.
Neden beni terk ettin..yanlız bıraktın bu ev artık beni iyi hissettiğim eski ev değil lütfen geri gel ...
Gidip pencerenin önünde olan makrome salıncak koltuğuma oturdum, camdan yıldızları izlemeye başladım. Çok güzellerdi.izlerken bir yıldız kaydı dilek dilemek istedim ama bir efsaneye göre her yıldız bir insanı temsil eder o insan ölünce onun yıldızı kayar ve kaybolur. Biri daha bu hayata veda etmişken dilek dilemek içimden gelmedi. Ayaklarımı karnıma çektim ve biraz gözerimi kapattım.
Bölüm etkileşimi
