SON DAMGA kitap kapağı

1. bölüm / 1

SON DAMGA

SON DAMGA KARAKTER TANITIM

Vaveyla Yazarı: Ezgii Can

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: SON DAMGA KARAKTER TANITIM
  1. 1 SON DAMGA KARAKTER TANITIM4.230 kelime · Okuduğun bölüm

ELENİ-

Kişiye göre değişir ama sevdiği indanların yanında eğlencelidir, güleryüzlü dürr kararsızdır.
-22 yaşında.
-İzmirli.
-Annesi babası yaşıyo bir erkek kardeşi var.
-Şuanlık doktor olmak istiyor hiç bir işte çalışmıyo.

ORUÇ-

Kafa insandır genelde her şeyi şakaya vurur sevdikleri için canını bile verir.
-23 yaşında.
-Manisalı.
-Annesi babası var küçük bi kardeşi var erkek.
-Ne mesleği yapacağı belli değil bilmiyoda zaten nereyi bulursa orda çalışır şuan bir restoranta işe girdi

MİLA-

Türkçe'yi pek konuşamamakla beraber ortamı hep güldürür duygusaldır.
-21 yaşında.
-Rum göçmeni.
-Annesi babası var bide yaşıt ikizi var.
-Annesinden dolayı avukat olmak istiyor.

EDİZ-

Sürekli şaka yapar bazışarı güldürse de nerdeyse güldürmez, asla ciddi değildir nerde ne yapacağınu bilmez yemeğe aşırı düşgündür ve baya duygusaldır.
-24 yaşında.
-Kayserilidir.
-Annesi yaşıyor ama babası öldü biliyo kardeşi yok.
-Kodlamayla uğraşıyo yazılımcı olmak istiyor. Çalışmıyo.

BADE-

Hayatı pek umursamıyo kafasına ne eserde onu yapar dışardan sıkıcı gibi durur ama tanışınca iyi insandır.
-24 yaşındadır.
-İstanbullu.
-Üvey annesi var ve öz babası bir öz kardeşi bi üvey kardeşi var.
-Üvey annesi onu doktor olmak için zorluyo ama veteriner olmak istiyo.

URAS-

Her şey sanki onun etrafında dönüyomuş gibi hisseder bazen gıcık olsada iyi insandır. Serttir.
-25 yaşında.
-İstanbulludur.
-Babası yaşıyo annesi öldü bi abisi var.
-Genelde okulu işi pek umursamadığı için iş yerleri kabul etmiyo son şans olarak onu mağazaya başlattılar.

•°•°SON DAMGA°•°•°•

*Bölüm 1*
Sıradan ve sıkıcı bir günün akşamı Eleni yatağında uzanmış tavanı izliyordu yaz tatiliyle beraber acayip sıkılmıştı.

Sonra aklına bi fikir geldi telefonunu eline aldı ve rehberden Oruç'un adını bulup bir mesaj attı.

Eleni:
Oruç merhaba nasılsınn

Oruç çalışmasına rağmen kenara geçip telefona baktı yazan Eleniydi mesaja girdi hemen.

Oruç:
İyiyim sen?

Eleni:
Hiç sıkıldım ya Diyorum ki tatil mi yapsak? He ne dersin?

Oruç:
Bilmiyom ki Eleni İkimiz mi? Ailen izin verecek mi ki?

Eleni ekranın başında gözünü devirdi.

Eleni:
Ya sabır! Tabii ki ikimiz değil arkadaşım. Bizim şu 6'lı grup var ya onlarla.

Ekranda arkadaşım lafını duyunca bi kıruldı.

Sevdiği kızdan bu lafı duymak biraz koymuştu ama bunu dışarı vurmadı.

Oruç:
He olur. Sen gruba yaz herkesin uygun olduğu bir gün ayarlayalım.

Eleni:
Tiammdırr.

Eleni hemen altı arkadaşın olduğu ortak gruba girdi.

Grubun ismi:

GÜCLI KAŞIRLAR MUTLI YAŞILAR(meali-güçlü kaşarlar mutlu yaşarlar)

Eleni:
Merhabalarr

Mila:
Merheba.

Bade:
Merhabalarrrr.

Uras:
Merhaba.

Oruç:
Merhabaaa.

Ediz:
Merhaba da bu grup ismi ne hshshzhsh kim değiştirdi? İçerken falan mı değiştirdiniz?

Eleni:
Cidden kim değiştirdi? Şimdi çekti dikkatimi.

Uras:
Offf bune ediz sen yapmadın demi bide suçu başkasına atma knk.

Ediz:
Laa valla ben yapmadım.

Oruç:
He hee aynen sen yapmadın.

Ediz:
He ben yapmadım tamam yani arada Türkçe konuşamıyorum yazım hataları yapıyorum faln ama ben yapmadım.

Mila:
Erkadaşlar sakın (sakin). Ben değiştirdim oma oğreniyorum yavas yavas.

Ediz:
PAUAUAUAUAA NOLUR HIZLI HIZLI ÖĞREN KNK BUNE YA DEĞİŞTİRİN NOLUR REZİL OLCAM

Bade:
Ediz kanka bir sus kızın türkçesi senden iyi.

Ediz:
Ben ne yaptım ya gülmek de mi suç?

Eleni:
Neyse bir durun ya bir şey soracağım.

Ediz:
Evet sor.

Eleni:
Salak arkadaşım susarsan söyleyeceğim. Kısa keseceğim bir tatil kasabasına gitmeye ne dersiniz?

Ediz:
Ooaooaa nereye kız? Yemeği güzel bir yer olsun. Eee mesela Adana'ya gidelim, bir bici bici içeriz, adana dürümü derken Offf çok mantıklı!

Uras:
Adanayla tatil kasabası pek çelişmiyo ne alaka olm.

Oruç:
Bune yaman çelişki edizimm.

Mila:
Bici bici? Sabun gibi bişi.

Ediz:
Yok kanka bak şimdi Adanalılar yapar bici bici neyse de... Bir muzlu süt içmemiz yok mu?

Oruç:
Yok oğlum kız bir şey anlatıyor bi sus.

Ediz:
Açım amaaa! Tamam o zaman sustum ama Manisadan şehzade tatlısı getirmeyi unutma çok severimde.

Oruç:
Laa bi suss sen zaten her zaman açsın?

Mila:
Ya ben anlamıyo bici bici ne. Sanırım ben Türk'ü ve Türkiye'yi anlamıyo.

Bade:
Anlarsın canım anlarsın yavaş yavaş olacak işler bunlar.

Ediz:
Aaaa ne kadar ortak yönümüz var bende anlamıyorumm.

Bade:
Yok sen direk anlamıyosun
Uras:
Eee peki nereye gideceğiz?

Eleni:
Dur bir herkes okey mi?

Bade:
Ben net okey nereye giderseniz.

Uras:
Ben de okeyim.

Oruç:
Ben zaten okeyim.

Mila:
Tamamdırr.

Eleni:
Tamam, bende zaten okeyim. Ediz kanka sen?

Oruç:
Edizzz!

Bade:
La Ediz nereye gittin?

Mila:
Ediz nere? (Nerede)

Oruç ekran başında az önce sus dediğini hatırladı.

Oruç:
Ya salak o anlamda sus değil gel!

Uras:
Laa Ediz gel şuraya küsme hemen.

Ediz:
YAAA SİZİN YÜZÜNÜZDEN GİTTİ GÜL GİBİ YEMEĞİM AĞAĞAĞAĞAĞ NAPCAM BEN AÇ KALDIMM...

Oruç:
Tamam kanka ben sana Manisa kebabı getireceğim.

Ediz:
Sen var ya adamın dibisin dibi! Eee, nereye gidiyoruz?

Eleni:
Var ya hepinizde dikkat eksikliği var.

Uras:
Ne alaka bende yok.

Eleni:
He heee

Mila:
Yaa siz ne demek ben anlamıyo dikkat eksikliği ne?

Eleni:
Eee neyse... Ben buldum sanırım ya Karaelmas Köyü'ndeki Yankılı Tepe'ye ya da Gölgepınar Köyü'ne seçin. Bence Gölgepınar daha güzel duruyor.

Ediz:
Bunlar ne ya... Bir şey diyecektim ama SUSUYORUMM! Ben oyumu karaelmas köyüne veriyorum.

Oruç:
Bence Gölgepınar olsun.

Bade:
Bence deee.

Mila:
Orası ne demek yok bende ama herkes katılıyorsa ben de var.

Uras:
Bence de olur.

Eleni:
Tamam o zaman, Gölgepınar'a gidiyoruz. Ben biletleri alırım 2 gün sonra konuşuruz.

Ediz:
Ediz kim ki zaten, hee? Benim düşüncelerim bu grupta sayılmıyor. Ben gelmeyeceğim.

Oruç:
Manisa kebabı?

Ediz:
Yola ne zaman çıkacağız?

Eleni:
Jsjdjsjs Oruç dur bir şimdi yola çıkar bu.

Ediz:
Hadi-

Eleni:
Ya bu salak uyuyarak nasıl mesaj atıyor anlamadım. Bence kimse açıklayamaz.

Oruç:
Jsjsjjs.

Eleni:
Hadi iyi geceler.

Herkes iyi geceler der.

Buluşma gününe sadece bir gün kalmıştı.

Oruç telefonunu eline alıp derin bir nefes aldı ve Eleni’ye yazdı.

Oruç:
Eleni bi baksana.

Eleni:
Günoo nolduu?

Oruç:
Yarın geliyorsun değil mi?

Eleni:
Tabii kii.

Oruç:
Ben diyorum ki beraber gitsek senle Yakın ya şehirlerimiz ne dersin?

Eleni:
Eee olur neden olmasın.

Oruç:
Tamam o zaman.

Eleni:
Tamammma yarın görüşürüz.

Oruç:
Görüşürüz.

O gece ikisi içinde sabah olmadı.

Oruç sabah erkenden kalktı üstünü giyindi ve hemen yola çıktı.

Oruç İzmir’e varıp buluşacakları otobüs durağına doğru adımlarını hızlandırdı.

Durağa yaklaştığında tam karşısında Eleni’yi gördü.

Eleni o kadar güzel gözüküyordu ki hem güzel olmuştu hemde özlemişti.

Oruç olduğu yerde ona kalakaldı.

Ona bakarken bir kez daha ne kadar aşık olduğunu hissetti.

Güneşte parlayan gözleri...

Rüzgarda uçuşan saçları...

Her haliyle o kadar güzel geliyodu ki gözüne...

Sonra eleni tam oruca yazmak için çantasına yöneldi ama Oruç’un öylece durup kendisine baktığını fark etti.

Eleni:
Nee!

Oruç:
Ne nee!

Eleni:
Sonunda geldin ağaç oldum burada!

Oruç gözlerini Eleni'den alamadı.

Oruç:
Bu arada güzel olmuşsun hee.

Eleni:
Ne?

Oruç:
Ne ya bişi demedim.

Eleni:
İyi bakalım

Bavullarını teslim edip koltuklarına oturdular.

Otobüs otogardan çıktı o sırada Eleni’nin telefonu çaldı.

Ortak gruptan görüntülü arama geliyordu.

Eleni aramayı açtı.

Ekranda ilk beliren yüz, ağzı dolu bir şekilde kameraya bakan Ediz oldu.

Ediz:
Eee neredesiniz gençlik? Ben geldim.

Eleni:
Ya Ediz abi Yemek lafını duyunca ne yaptın koşarak mı gittin?

Ediz:
Tabii! Neyse Oruç açmıyor nerde o onla çok önemli işimiz var.

Oruç telefona bakmak yerine yan profilden eleniyi izliyodu.

Ediz sorunca telefonu yan koltuktaki Oruç’a doğru çevirdi.

Oruç hemen toparlandı ve ekrana el salladı.

Oruç:
Merhaba.

Bade ikisini yan yana görünce şaşırdı.

Bade:
La siz ne alaka? Niye beraber geliyosunuz?

Eleni:
Eeee şeyy...

Eleni bir an ne diyeceğini bilemedi ve Oruç’a baktı.

Oruç da aynı şekilde Eleni’niye baktı.

Sonra oruç kameraya döndü.

Oruç:
Bade kanka ne olacak? Yakın şehirler beraber geldik arkadaşımla demi arkadaşım?

Eleni Oruç’un ağzından arkadaşım kelimesini duyduğu şaşırdı.

Oruç ise hiçbir şey olmamış gibi Eleni’ye baktı.

Oruç:
Değil mi?

Eleni:
E-evet... Neyse hadi kapatın.

Ediz:
Dur bir Oruç'a birşey soracağım manis-

Daha cümlesini bitiremeden Eleni yüzüne kapattı.

Ediz:
Ya valla küseceğim size!

Konuşmadaki herkes (Bade Uras ve Mila) Ediz’in bu haline güldü.

OREL TARAFI:

Arama kapandıktan sonra ortam sessizleşti.

Eleni camdan dışarı bakıyodu.

İçi içini yiyordu.

Dayanamadı Oruç’a döndü ve sordu.

Eleni:
Arkadaşım??

Oruç:
Evet.

Eleni:
He iyi o zaman zaten bizden ne olacak başka?

Oruç:
Demi...

İkisi de arkalarına yaslanıp kulaklıklarını taktılar.

Eleni döndükten sonra Oruç Eleni'nin kırıldığını yüzünün düştüğünü fark etti.

Oruç:
Eleni ben özü-

Cümlesini tamamlayamadı.

Eleni uyuya kalmıştı.

Oruç gülümsedi.

Eleni'nin kafasını yavaşça aldı kendi omzuna yasladı.

Oruç kalbinin küt küt attığını hissetti.

Dayanamadı...

Eleninin saçlarını yavaş yavaş okşamaya başladı.

Çok geçmeden Oruçun uykusu gelmeye başladı ve o da başını Eleni'nin kafasına yaslayıp uyudu.

Bir süre sonra otobüsün fren yapmasıyla Eleni gözlerini açtı.

Kendini acayip rahat hissediyodu ama nerde olduğunu anlaması birkaç saniye sürdü.

Kafasını kaldırıp baktı.

Oruç'un omzunda yattığını fark etti.

Eleni’ni hemen kendini geri çekti.

Onun bu ani hareketiyle Oruç da gözlerini açtı ve uykulu uykulu etrafa baktı.

Oruç:
Noldu... geldik mi?

Eleni:
( sesini yükseltti )
HE GELDİK! NAPIYON BE SE-

Oruç elini uzattı Eleni’nin ağzını kapattı.

Orel birbirine çok yakındı.

Oruç fısıldayarak konuştu.

Oruç:
Şşş... sessiz bağırma. Hem bunda bağıracak bir şey yok uyuya kalmışsın işte.

Eleni bi an şaşırdı birine ilk defa bu kadar yakındı.

Eleni oruca bakıyodu. Onu inceliyo gibi.

Oruç:
Evet cevap!?

Eleni orucun elini çekti.

Eleni:
Elini çekersen konuşucam.

Oruç:
Kafada sallayabilirdin.

Eleni:
Bana sadece sessiz ol diyebilirdin ne gerek vardı tansiyona.

Tripli şekilde cama döndü.

Oruç:
Ya sabırrr.

O SIRADA MUAVİNİN SESİ GELDİ(yanlış olabilir)

-Gölgepınar Köyü son durak! İnecekler hazırlansınn.

Tabela gözüktü.

Köye girdiler.

VE YOLCULUK BİTTİ...

Otobüsten inen orel pansiyonun bahçesinde bekleyen ediz, Mila, uras ve badeyi gördüler.

Eleni bavulunu bıraktı ve badeye doğru koştu sarıldılarr.

Eleni:
Kız özledim senii.

İkiside çok heyecanlıydı.

Arkasından Mila da çıktı.

Mila:
Peki bennn.

Eleni:
Yaaaaa senide çok özlemişimmm gel buraya milammm.( sarıldılar)

Oruç Eleni'nin bavulunu da aldı ve urasa sarıldı.

Oruç:
Urasım napıyosun kardeşim.

Uras:
İyi sen napıyosun.

Oruç:
İyi bende işte işe gidi-

Ediz oruca koştu sarıldı.

Ediz:
LAAAA NAPIYONN ÇOK ÖZLEDİM HEEEE SENİİİ.

Oruç:
Bende bende napıyosun edizim.

Ediz:
Ay ay çok iyiyim dur bi bakayım sana ya çok özlemişim bir daha sarılım sana.

Oruç:
Ediz knk iyisin demi?

Ediz:
İyi iyi çok iyi de oruç hani benim manisa kebabım? Senin için aç geldim ya benim kralımmm!

Oruç bir an duraksadı.

Ediz:
Noldu hehh unutmuş olamassın demi o kadar değildirr dimiii konuş leeee.

Oruç:
LAAA OTOBÜSTE KALDIII!

Ediz:
Neee? Yok yokkk ben açım ama... KOŞ! OTOBÜSÜ YAKALAYAM ÇALACAKLAR ŞİMDİ GÜZELİM KEBABI.

Ediz hemen otobüsün gittiği yöne doğru koşmaya başladı.

Ama ne zamandır koşmuyodu. Evdeydi yemek yiyodu yatıyodu sadece.

Bir süre sonra nefesi kesildi otobüs daha fazla uzaklaştı.

Ediz kendini yere attı.

Herkesin gülmesi kesildi.

Onun yanına gidiceklerdi ama ediz elini kaldırdı.

Ediz:
İyiyim ben hehh ben çok yo-yoruldum yahh.

Yerde yatıyodu o sırada bi araba son hız geliyodu.

Edici yerde görünce birden trenlere asıldı.

Araba edize çarpmadan durdu.

Adnan:
Çoçuğum napıyosun sen yerde.

Ediz:
A-abihh valla pardon ya ben- ben.

Adnan:
Tamam neyse acelem var kaybol hadi.

Ediz arabanın gidişini izledi.

Ediz:
Yok mu olayım la onu nası yapcam neyim sanki ben ya sabırr!

Oruç:
(Arkasından bağırdı)
Allah Allah şimdide kendi kendine konuşmaya başladı.

Ediz arkasını döndü.

Ediz:
Hee bişi yok hadi gidelim.

Eleni:
Dur durr noldu? Yakalayamadın mı kebabını!

Ediz üstünü başını silkti.

Ediz:
Hatırlatma yağağağa yakalardım ama eeee ama heh burdada kebap var ne gerek var yorulmaya bu arada kondisyonum acayipp düşmüş şu tatil bitsin sonra çalışcam.

Mila:
He hee ya her zaman diyon sen bunu.

Ediz bi anda şaşırdı.

Ediz:
Mila knk noluyo şuan sen bana laf??

Mila:
Evet neden olmasın.

Edizin hoşuna gider.

Ediz:
Yoo tamam neyse hadi içeri girelim.

İçeri girdiler...

•°•°SON DAMGA°•°•°•

*Bölüm 2*

Tam içeri girdiler arkalarından bağırış sesleri geldi. Merak ettiler ve dışarı çıktılar. Kavga oluyo hiç kimse ayırmıyodu bakıyolardı sadece. Sonra oruç dayanamadı kavgayı ayırmaya girdi.
Ama bişiler farkliydi bi adam karşılık vermiyodu.
Oruç bi süre baktı sonra.
Diğer adamı itti yerdeki adamı kaldırdı kenara çekti.
Oruç:
Abi iyimsin noldu niye dövüyo seni!?
Furkan:
İyiyim ya bi- bişiyim yok.
Oruç:
Niye dövülüyon ozaman niye karşılık vermiyon.
Furkan:
Verirsem işimden olurum.
Oruç:
Allah Allah o niye bu kim ki?
O sırada daha fazla tutamadılar mert aradan çıktı tam adama birkez daha vurcakken oruç tuttu.
Oruç:
Heyyy yavaş gel.
Mert:
Çekil şurdan.
Oruç onu geri ittirdi.
Oruç:
Hadi yürü git işine.
Mert:
Bak ya naparsın hee.
Dedi ve oda ittirdi.
Oruç:
Şimdiden spoiler vermiyim dene görürsün sonunu.
Mert yakasına yapıştı.
Mert:
Kimsin lan sen ne haddinede benle böyle konuşursun!
Eleni olanları izliyodu korkmuştu oruca bir şey olur diye ama dayanamadı.
Kavganın ortasına girdi.
Eleni:
Tamam oruç sakın ol ilk günden sıkıntı çıkmasın.
Oruç eleniye baktı.
Sonra merti itti.
Oruç:
Hadi git efendi gibi dur milletin mutluluğunu bölme.
Oruç bu lafları söylerken bişi dikkatini çekti. Mert oruç yerine eleniye bakıyodu.
Mert dayanmadı saçını düzeltti ve eleniye elini uzattı.
Mert:
Merhaba ben mert babam buranın sahibi burası nerdeyse bizim sayılır.
Eleni oruca baktı. Oruç mertin eline bakıyodu.
Sinirlenmeye başladı ve mertin koluna vurdu.
Oruç:
Ne diyon lan sen. Hayırdır!
İlk yumruğu oruç vurdu.
Mert şaşırmıştı ilk defa karşılık gelmişti. Oda vurmayı denedi ama oruç bi tane daha geçirdi mert sinirlendi mertde vurdu. Herkes ayırmaya çalışıyodu. Uras merti kenara çekti, Eleni ise orucun kolundan tuttu kenara çekti.
Eleni:
YA NAPIYOSUN SEN MERHABA DEDİ DİYE ADAM DÖVMEK NE YAA.
Oruç:
HAA İŞTE SANA SELAM BİLE VERMİCEKTİ KENDİ KAŞINDI. BENDE KAŞIDIM BU.
Eleni:
Bak ya şu suratına bak ilk günden naptın kendine.
Oruç:
Ne varmış suratımda benim ya.
Eleni:
Oruç bak beni delirtme sanane ya başkalarından bu manyak ya sana bişi yapsaydı he napcaktın o zaman.
Oruç:
Ama olmadı iyiyim bak ben.
Kenardan mert oruçla eleninin konuştuğunu fark etti ve arkalarından bağırdı.
Mert:
EEE BAYAN İSMİNİ SÖYLEMEDİN.
Oruç tam gidicekti eleni kolundan tuttu.
Eleni:
Tamam sakin ol.
Bade:
Bayan ne lan öküz kadın kadın. Ne kadar terbiyesizsin be ananın seni doğururken döktüğü tere yazık.
Mert:
Ne diyon lan sen bak anama laf atma geber-
Araya uras girdi.
Uras:
Bak ya olaya bak. Küçük prens sinirlenmiş. Hadi bi dene bakalım.
Mert urası görünce biraz tırstı geri çekildi.
Mert:
SİZ GÖRÜCEKSİNİZ HEPİNİZ BEN GÖSTERİCEM SİZE.
Dedi ve atarlı giderli gitti
Ediz:
Mbappe triplere gel ya sanki 10 yaşındaki velet kavgadan çıkıyo abilerini getirmeye gidiyo.
Oruç:
Kralı gelsin yaa napabilir en fazla zengin bebesi işte.
Sonra oruç arkasını döndü ve furkanı yerden kaldırdı.
Oruç:
Gel iyimisin.
Furkan:
Teşekkür ederim de keşke bıraksaydın şimdi senin başın belaya gircek.
Oruç:
Sıkıntı yok böylelerine had bildirmedikçe hadsizleşiyolar.
Furkan:
Kral adamsın haa sevdim seni yaptığının karşılığı ne istersin bişi istemiyorum kabul etmiyorum haa.
Oruç:
Ya şimdi ben bunu karşılık beklemek için yapmadım ama bi pansuman verirsen iyi olur.
Furkan:
Tabi ben şurada çalışıyorum ordan isterim çok misafirperverlerdir verirler.
Oruç:
Bu otelmi?
Furkan:
Evet.
Oruç:
Aaaa biz burda kalıyoruz arkadaşlarla.
Furkan:
Eee bu çok iyi akşam çıkın ben bulurum seni tanışırız bakalım.
Oruç:
Hadi iyi işler.
Eleni:
Ne konuştun bu kadar uzun adamla.
Oruç:
Türkiyeyi nasıl fet ettiklerini öğrendimde uzun oldu biraz.
Eleni orucun koluna vurdu.
Eleni:
Bak benle dalga geçme sinirlendirme beni.
Oruç:
Ahh bee kolumm ya sen niye bu kadar abartın.
Eleni:
BENMİ ABARTIYORUM SENMİ? Ya of senle uğraşamıcam ben gidiyorum ne halin varsa gör.
Oruç:
Tamam eleni dur ya.
Eleninin peşinden içeri girdi.
Mila:
Bence bunlar birbirine aşık sizce
Ediz:
Net aşık zaten orucun bakışlarını görmedinizmi olaydı.
Bade:
Dimi yaa çok tatlılar ama.
Ediz:
Az önceki hallerimi güldürme beni.
Mila:
Ne varmış az önceki hallerinde iyiydi ki çok yakışıyolar.
Ediz:
Bak zaten yakışıyolar ama az önceki halleri tatlı değildi.
Bade:
O ayrıda olsun ama birlikte falan geldiler yayayaya.
Ediz:
Benim bu yaz ki shipim olur gibiii.
Uras edizin koluna vurdu.
Uras:
Napıyon kanka sen?!
Ediz:
Ayyy iyice beni kendinize benzettiniz yaa.
Uras:
Sende meraklımıydın ne!
Ediz:
Ne alaka yaa.
Uras:
Demi ne alaka hadi gelin bizde girelim.
Bade:
Yok siz girin gelicez biz.
Ediz:
Tamam hadi gel girek.
Urasla ediz içeri girdiler.
Mila:
Ama sarıyo.
Bade:
Ne!
Mila:
Yani sohbeti anlamında.
Bade:
Heee neyse gel bizd e girelim
OREL:
Oruç girişte furkandan pansumanı aldı eleninin peşimden gitti.
Oruç:
Ya dur bi tamam. Ya eleniii.
Eleni odanın anahtarını aldı ve içeri gircekti.
Oruç kapıyı koluyla tuttu.
Oruç:
Ya kızım bi dinlesene yahh geberdim burda oyyhh ne hızlı çıktın sen.
Eleni:
O elindeki ne senin.
Oruç:
Pansuman.
Eleni:
İyi git yapsınlar o zaman sana.
Oruç:
Ya eleni dur ben senden başkasını yaptırmam.
Eleni:
Ne- ne alaka ben.
Sonradan kafası dank etti.
Eleni:
Sen... Sen hayırdır ya bi çok güzel olmuşsun demeler kıskanmalar senden başkasına yaptırmam falan.
Oruç:
Eee yok yanlış anladın sen tıp okuyon ya o anlamda.
Eleni:
Ne!
Oruç:
Ya sabır kızım sen bilmiyonmu ne okuduğunu.
Eleni:
Heee
Oruç:
Eee pansuman.
Eleni:
Tamam ya hadi geç yapıyım.
Orel içeri girdi.
Eleni:
Ohaa oda iyiymiş he
Oruç:
Dimi bende beğendim.
Oruç bi koltuğa oturdu elenide yanına.
Pamsumanı yapmaya başladı.
Sonra pansumanda bi yer yandı oruç kafasını yana çekit.
Eleni:
Acıdımı pardon.
Oruç:
Yok yok sıkıntı yok.
Eleni:
Aferim sana ya! Sinirim bozdun.
Pansuman bitmişti eleni tam elini geri çekçekti oruç tuttu.
Oruç:
Sana bişi itiraf ediyimmi?
Eleni:
Ne!
Oruç:
Bişi itiraf ediyimmi?
Eleni:
(İçinden)
Ne edicek bu ya yoksa aşk itrafımı ya yok olmaz öyle şey oruç ya yok.
Oruç:
Eleni kızım noluyo burdamısın?
Eleni:
He iyiyim ya bişi yok.
Oruç:
Cevap?
Eleni:
Eeee şey şimdi pansuman yaptık ya onu yara bandıyla kapatmamız lazım ben getiriyim hemen.
Eleni kenardan çanatasını alır ve içinden iki tane yara bandı çıkarır.
Eleni:
Şanslısın haaa buldum.
Eleni orucun kaşına yapıştırdı diğerinide eline verdı.
Eleni:
Al bunuda lazım olur belli sen rahat durmican.
Oruç:
Ya sabır! Sana birdaha yaklaşsın o zaman görür ne olucağını.
Oruç:
Neyse ben çıkıyım çok teşekkür ederim bu arada.
Eleni:
Ne demek.
Eleni kapıyı kapattı.
Ama tekrardan zil çaldı.
Eleni:
Ya bu salak ne unuttu.
Eleni kapıyı açtı.
Ama karşisinda milayla bade duruyodu.
Eleni:Anaa sizmiydiniz?
Bade:Tabiii başka kimi bekliyodun.
Eleni:Yoo kimseyi beklemiyordum geçin hadi.
Bade:OHAA YANİ KIZIM BU ODA NE BAYA BÜYÜKMÜŞ HEEE.
Eleni:Bende aşırı beğendim.
Mila:Evet baya iyi bu odaa.
Bade:Şimdi nasıl kalıcaz?
Eleni:Nası nası kalcaz oda büyük gayet. Bence şu yatağı şuraya çekelim üçümüz burda yatarız işte.
Bade:Ayy evet çok iyi fikir.
Mila:İyi fikir hee. Üçü yatağı birleştirdi. Eşyalarını dolaba düzgünce koyarlar.
SIRA ERKEKLERDE ONLARA BAKMAZSAN OLMAZZ... Oruç kızların odasından çıktı ve erkeklerin odasına gitti aynı kattaydı zaten. Kapının önüne geldi ama içerden müzik sesi geliyodu. Şaşırdı bi kapı numarasına tekrar baktı ama bizimkilerin kapısıydı zili çaldı açan olmadı. Tekrar çaldı yine açmadılar. Defalarca kez çaldı ama açan olmadı aşağı indi yedek anahtar aldı ve odaya girdi. Oda... Pek iç açıcı durmuyodu...
Oruç:LANNN NAPTINIZ DAHA YENİ GİRDİK LANN EDİZZZZ.
Ediz şarkı söylemeyi bıraktı şaşgınlıkla oruca baktı.
Ediz:Noldu be ne bağırıyosun manyak gibi.
Uras:ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM BENİMMM KULAĞI-
Ediz:ŞŞŞŞŞ SUS BAKALIMM AMA İYİ OLMUŞ DİMİ BAKSANA ŞURAYA.
Oruç:BOKKK GİBİ OLMUŞ KOVCAKLAR ŞİMDİ KAPAT
ŞU ŞARKIYI.
Uras:NOLURRRR KAPAT YAAA SAĞIRR OLMAKİSTEMİYORUM.
Ediz:ABART BEEEEE SALAKK.
Oruç:EDİZZZZ KAPATTTTTT.
Ediz:TAMAM BEEE KAPATTIM
Oruç:Şükür yaa sağır olmama az kaldı.
Ediz:NEEEEEEEEE DİYON DUYMUYORUMM.
Oruç:Aha valla sağır oldu salak yaa.
Uras:LAAA EDİZZZ MALMISIN.
Ediz:NE DİYOSANN EVETTT.
Uras:PAUAUAUUA Gerizekalıı.
Oruç sonra edizin kulağındaki kulak tıkayıcısını gördü. Annına vurdu.
Oruç:Bak sen harbili bayaaa harbili salaksın.
Kulağındakini çıkardı.
Ediz:Ahh pardon ben onu unuttum özür yaa siz iyisiniz demi sağır olmadınız.
Uras:ALLLAHIMMM SEN AKIL FİKİR VER YARABBİM.
Ediz:AMİNNNN.
Oruç:Aminn amin bizi sağır edicekti kendi kulaktık takmış manyak yaa.
Ediz:Bak gerçekten ayıp.
Uras:Kes bee kim nerde yatıcak şimdi.
Ediz:Valla bu yatak benim bubanemin baddaniyesini getirdim böyle yünlü çok iyi ben bunsuz aslaaa yatamam çaldım ama sessiz olun tarihi eser gibi bişi.
Oruç:Laaa tatile babdaniye niye getirirki bi insan neyse senin yaptıklarını sorgulamıcan yoksa çıkamayız işin içinden. Ben yerde yatarım.
Uras:Sen niye yerde yatıyon ben yatarım.
Oruç:Yok yok ben yatarım.
Uras:Tamam bee sen yatarsın bende koltukta yatcam. Tranvamın yanında yatmak
Ediz:Ne tranvayı salak burda tranvaymı olur bana sallama diye ne bak hem ne varmış bende yatağın köşesine büzülüveriyom.
Oruç:YAĞAĞAĞAĞ MALL TRANVAY DEĞİLLLL TRANVA TRANVA.
Ediz:Ayyy pardon yaa. Daa ben hayla yatağın köşesine kıvrılma şeyini doğruluyorum.
Uras:Knk geçen sene tatile gittiğimizde senle yattığımda noldu hatırlıyonmu?
Ediz:Yooo!
Uras:Ben hatırlatıyım o zaman beni yere ittirip kolumu kırmıştın yani senle yatarım yatmasınada sabaha diri çikarmıyım tartışılır.
Ediz:Benn djjdjdjddj yok ya yalan söyleme ben yapmadım sen kendin düştün.
Uras:Aynennnnn!
Oruç:Bı susun artık siz kıyafet getirmedinizmi?
Ediz:Getirdikte kim dizmeye uğraşcak ya boşverin.
Uras:Laa çak ilk defa katılıyorum sana!
Ediz:Tabeee.
Akşam olmaya başladı. Hazırlanıp aşağıya indiler. Yemek alanına girdiler boş bi masaya oturdular...

°•°•°SON DAMGA°•°•°

*Bölüm 3*

Akşam olmaya başlamış herkes hazırlanmış ve aşağıya inmişler.

Herkes yavaş yavaş sipariş vermeye başlamış tek tek geliyomuş.

Bi tek edizin gelmemişti.

Ediz:
Ya sakin ya insan bizide bekler be! Bu kadar zormu?

Bade:
Sen olsan beklermiydin?

Ediz:
Beklemezdim ama o ben işte napıcanız doktor kendi haline bırakın dedi!

Mila:
Aaa geçmiş olsun ne zaman?

Ediz:
La- a- şey işte espri ya hani! Sana acilen 10 saat ekran süresi yazıyorum yoksa geride kalırsın!

Mila:
Ekran süremle şaka anlama kapasitem be alaka.

Ediz:
Çok alaka!

Eleni:
Mila knk sen takma şunu ya hem asıl normal olan senin ekran süren değil milanınki çünkü-

Ediz:
OFFFF BANA NASİHAT VERMEYİN Bİ KULAĞIMDAN GİRER DİĞERİNDEN ÇİKAR BOŞUNA KENDİNİZİ YORARSINIZ HABERİNİZ OLSUN.

Eleni:
O zaman bi kulağını kapa çıkmasın!

Ediz:
Ya bunları ben 6. Sınıftanken yapıyoduk ama iyiydi o zamanlar. Agaa beee... O zamanlar canlandı gözümde. Hepimiz küçüktük. La valla ben sizi çok seviyom ya.

Garson:
Buyrun efendim buda sizin.

Ediz:
Aaa adana dürümüm bakma bana öyle tabiki seni daha daha çok seviyorum olurmu hiç öyle şey!

Uras:
Bak valla manyak bu.

Ediz:
HMMMMM ALLAHIMMM BUNE GÜZELLİKKK YARABBİM ABLAM ELİNE SAĞLIK VALLA ÇOK İYİ.

Eleni:
Rezil oluyoruz yaa.

Oruç:
Harbi.

O sırada orucun omzuna biri dokundu oruç irkildi ve arkasına döndü.

Oruç:
Noluyo la- ha sen miydin? Pardon.

Furkan:
Sıkıntı yok.

Oruç:
Gel şurda bişi konuşmam lazım.

Furkan:
Tabi.

Oruçla furkan kenara geçmişler ve aralrında fısıldaşmışlar.

Sonra oruç masaya geri döndü.

Eleni:
Ne konuştunuz?

Oruç:
Boşver.

Eleni:
Niye ya söyle işte.

Oruç:
Ya eleni sonra söyli-

Sözünü ediz kesti.

Ediz:
Ya abi pardonda bi susun ya ağız tadıyla yiyimedim yemek.

Oruç:
İyi ediz sen ye bizle gelmezsinde! Uras knk sen bi gel benle.

Oruçlar masaya uzak bi alana gittiler nerdeyse görünmüyolardı.

Arkaları dönüktü.

Hiçbir seste gelmiyodu.

Eleni bundan hiç hoşlanmadı yanlarına gitmek için ayağa kalktı tam gidicekti kolundan biri tuttu ve durdurdu.

Eleni:
Noluyo bee! Sen kimsin!

Mert:
Naber. Umarım iyisinidir.

Eleni:
Bırak kolumu salak!

Mert:
Güzelim sende hemen sıkıntı çıkarma bırak akışına aksın gitsin.

Eleni hızlıca kolunu çekti ve onu geri itti.

Eleni:
Napıyosun be manyak hadi git burdan şimdi oruç gelicek seni-

Mert:
BU ORUÇ KİM YA HE HERKESİN DİLİNDEN DÜŞMEDİ GİTTİ. Bİ TANIŞALIM ARKADAŞLA Bİ TANIYIM ONU YADA BOŞVER BE BEN SENİ TANISIM O BİLE YETER BANA!

Bade:
Ne diyosun be sen! Sen şimdi kendine erkek mi diyosun güldürme beni!

Mila:
Bade tamam bak sorun çıkcak şimdi sakın ben bak sorun çıksın istemek istemio.

Mert:
PAUAUAUAU BU KONUŞMA TARZI NE BE TÜRKÇE YALVARIYO BENİ SAL DİYE HSHSJ.

Ediz:
HOPPP SESİMİ ÇIKARMADIM ÇIKARMADIM AMA YETTİ SEN Bİ DÖN KENDİNE BAK NE ACINASI DURUMDASIN ORUÇ KADAR KONUŞULMADIN DİYE KUDURMUŞSUN AMA SAKİN OL SEN BU KARAKTERLE ASLA ORUÇ OLAMASSIN.

Mert:
BAK YA İŞE BİZİM ROBOT SÜPÜRGESİ KONUŞTU YİNE SEN BÖYLE GİDERSEN OHOOOO VAH HALİNE ÇOK AĞLARSIN. NOLUR BÖYLE YAPMAYIN ÇOK ÜZÜLDÜM.

Bade:
Anaa sende üzülcek duygu varmı ki? Aaa pardon bi tane var KISKANÇLIK.

Mert:
DEMEK KISKANÇLIK?

Bade:
TAMDA O BAK ŞAK DİYE NASI ANLADIN DEMEKKİ SENDE OLAN DUYGUYU HİSSETMEK AŞIRI KOLAY DEMİ? AMA YOK SEN ASLA BAŞARILI OLAMASSIN BÖYLE DEVAM ET SEN ASLA BİZİMKİLER GİBİ OLAMASSIN DUYGU YOKSUNU PİSLİK!

Mert:
Ya bu SİZİNKİLER KİM YA BEN-

Oruç:
Dön dön arkanı dön tam ensende!

Uras:
Bebe lan bu sözlere bak! Şşş sen veletmısin lan he ne bu laflar 5-C sınıfındaki mert konuştu ama pek olmadı he bu sefer!

Mert:
Siz kimsiniz lan mal mal konuşuyonuz zorunuzamı gitti.

Oruç mertin üzerine yürürken eleni kolundan tuttu.

Eleni:
Tamam sakin ol!

Mert eleniyi süzdü...

Mert:
VALLA BAK SIRF ŞU KIZ YÜZÜNDEN SUSUYORUM YOKSA SENİ BURDAN YOLLAMIŞTIM BİLE!

Oruç:
Lan bak bi daha-

Mert:
Ay çok korktum nolur yapma oruç abi

Oruç:
Bak istediğin kadar benle uğraş ama şuan senle uğraşcak havada değilim. Hadi gel bi şuraya eleni.

Dedi ve eleninin elinden tuttu tam giderlerken mert eleninin kolunu tuttu.

Mert:
Adın eleniymiş dememkki ismin en az senin kadar güzell.

Orucu artık kimse tutamanış orda onu bi güzel dövmüşler urasla.

Yan masadaki kadın olanları görmüş ve otel görevlisine bildirmiş.

Otel görevlisi orucu itmiş yerdeki merti kaldırmış.

Görevli:
Hadı gençler dağılın başınız derde girmesin.

Eleni:
Tamam abi bade sen şu urası götür bende orucu bi konuşalım laftan anlamıcaklar yoksa.

Bade:
Tamam.

Bade urası almış gitmiş, elenide orucu.

URBA(JDJDJD ship adı bu artık ne yapıyım başka)

Bade:
Ya siz oruçla ikiniz manyakmısınız ya bi tatil yapalım dedik olanlara bakın!

Uras:
Edize dediklerini duymadınmı en başta sana dediklerini duymadınmı he!

Bade:
Yo duymadım bana bişi demedi diyemez de zaten o pislik!

Uras:
Bak bade böylelerini had bi-

Bade:
Biliyorum böylelerine had bildirmedikçe hadsiz oluyo ama illa kavgamı ya? Başka çözüm yolu aradınızmı mesela şikayet etmek gibi!

Uras:
Dedi ya burası babasının yarısı onların eee polis sence bana olanlarımı yoksa bu kasabaya en çok destek olanamı yardım eder he bade!

Bade:
Oda doğru neyse sen odanıza git bak bir daha böyle birşey olmıcak tamamı söz ver!

Uras:
...

Bade:
URASSSS!

Uras:
Söz falan değil! Sizle uğraşırsa-

Bade:
Tamam uras sus hadi çık yukarı ! Beni daha fazla delirtme!

Uras yukarı çıkar.

Bade:
Bide bu manyaklarla uğraşıyoz şaka gibi ya!
Arkadan edizle mila çıktı.

İkiside güle güle bi hal almıştı.

Ediz:
Badee şşşt kız bak gel bi buraya!

Bade:
He ediz hee!

Ediz:
Ama oruç vurunca nası bok çuvalı gibi yere düştü PAUAUAUUAUAU.

Mila:
HAHAHAH ediz ya şuanda bike şaka yapıyon ya jsjsjdj.

Bade:
HE ŞU SAÇMA DURUMDA BİLE ŞAKA YAPIYO HADİ SENDE GİT ODANA URASTA GİTTİ HADİ EDİZ BÜTÜN SİNİRİMİ SENDEN ÇIKARIRIM YOKSA!

Ediz:
Ben naptım aq bana patladı yine sıçarım böyle işe.

Bade:
EDİZ HADİ S!KT!R G!T.

Ediz:
Tamam bee! Ne halin varsa gör.

Ediz yukarı çıktı.

Mila:
Tamam canım sende sakin ol hadi çıkalım.

Bade:
Tamam gel hadi.

Milayla bade de odalarına çıkar.

Bu günlük bu kadarr...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18