Bölümler 1Şu an: Giriş bölümü
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
MERYA AKGÜN
1.Saat Sonra;
Gözlerimde keskin bir ağrı vardı. Canım çok yanıyordu ve gözlerimi asla açamıyodum. Gücüm asla bunu yapmaya yetmiyordu. Kaç saattir bu halde olduğuma ise en ufak bir fikrim yoktu. Bildiğim tek şey, neden bu depoda olduğumdu. Gözlerimi zar zor açmayı başarmıştım. Gözlerimi açtığımda, olması gereken manzaryla karşı karşıyaydım. Ellerim ve Ayaklarım her zaman ki gibi hasır bir iplerle bağlıydı. Ve olmasa olmazı iğrenç Fare sesleriydi. Ortalıkta Farelerden ve benden başka kimse yok gibiydi. Nefesim gitikçe kötüleşiyordu; kahretsin astım, atağı geçiriyordum. İlacım yanımda değildi; dayanmak zorundaydım. Bunu yapabilirdim sanırım. Kulağıma tuhaf bir ses gelmişti. Gözlerim korkuyla etrafta gezindi. Gözlerim yerle buluştuğunda vücuduma çarpıcı bir korku ulaştı. Bu bir Yılan mıydı?
Ah tabi ki yılandı. Bir bunu yapmadığı kalmıştı ve bu da Fuat’ın işkenceleri arasına girmişti. Dilinden çıkardığı o iğrenç sesiyle bana doğru yaklaşıyordu ve yanımda olan bir ilacım yoktu; nefesimle boğuşup duruyordum. Etrafımda tuhaf yanık kokularıda alıyordum; aynı zamanda burada neler dönüyordu, gene. Kendim ve aklımın Savaşında kalmıştım; tek başıma olayları çözmemiyor ve o lanet olası, iğrenç yılan her dakika daha da yakınıma geliyor, bu beni daha fazla ürkütüyordu. “Çok iğrenç gerçekten,”dedim. Ağlamaklı çıkan sesimle, sesimin duyulmamasına alışık olduğumdan bağırmaya bile yeltenemiyordum.
Dayanamıyordum daha fazla; ellerim kollarım bağlıydı, ne yapacağımı bilmez bir haldeydim. Kalbim, dumanların arasında daha fazla katlanılmaz bir hale geliyordu. Sanırım bu bir yangındı; evet, alevlerin tan ortasında ve O, yılanla karşı karşıya kalmıştım. Kapıdan gıcırtılar gelmeye başlamıştı. Gözlerimi O, yöne çevirdiğimde gördüğüm kişiyle birlikte gözlerime umut ulaşmıştı. Yoksa kurtuluyormuydum bu lanet yerden? Biliyordum onun geleceğini, beni kurtaracağını biliyordum. Bunu hep yapmıştı; O, lanet olası Babası olacak kaltak herif gibi değildi. Benim hep yanımda olmuştu. O, çok güzel bir çocuktu. Babası’nın aksine hem korkak hemde kötü biri değildi. Arın, adı gibi cesurdu korkusuzdu; ateş gibi, attığı bir bakışı ile karşısındakini yakmaya yeterdi. “Biliyordum.” Üçüncü kez ağzımdan çıkmıştı bu ses ama bu sefer sesli dile getirmiştim. Yüzümdeki acı dolu bir tebbesümle gözlerimi yumuştum. Artık gözyaşlarımı tutmama gerek kalmamıştı. Çünkü Arın’nın geleceğini zaten biliyordum. Beni bu yerden çekip kurtaracağını sanıyordum. Ya da ben öyle sanmış olmalıydım. İçimde oluşan O umut ışığı, sönmesi bir saniye bile olmamıştı. Arın arkasına bile bakmadan beni burada tek başıma bırakıp gitmişti…
(Evet O, gitmişti…)
Bölüm etkileşimi
