10. bölüm · Siyah Yakut

8.Bölüm

Ada Çelik

Duyduğum şeyleri bir süre idrak edemedim oynanicak oyun benimle alakalıydı ve ben hiçbirşey karar veremiyordum
"Karımdan uzaklaşmazsan bir tane kırılmamış parmağın kalmaz"dedi belimdeki eline bakarak. Keremin tutuşu sıkılaştıgında canım yanıyordu ancak ses cıkarmadım.Sol eli belimken sağ elinin kaldırdı ve omzuma baskı yaptı canım yandığı için yüzümü burtuşturup ondan uzaklaşmak istedim ancak her iki elininde tuttuşu sıkılaşınca kısık bir şekilde inledim ve kafamı kereme çevirdim
"Canımı yakıyorsun"dedim dişlerimin arasında aslında ona karşılık verebilirdim ama bu Karalın işini kolaylaştırmak yerine zorlastirırdı sırtım gövdesine yaslıyken kulağıma doğru egildi
"Sen benimsin Lavin‚seni ona veremem unut bunu"dedi sanki bir sır veriyor gibi sesiz bir sesle
"Evleniyorum ben rahat bırak beni"dediğimde tutuşu dahada sıkılaştı
"Evlenemezsin sana benim olduğunu söyledim"dedi dişlerinin arasında
Karal bu konuşmadan artık sıkılmış gibi
"Kabul"dedi ve bana doğru uzandı
"Karımı ver şimdi"Kerem beni fırlatır gibi iktirdiginde kendimi Karalın kollarında buldum sırtımdaki yara zarar görmüş olmalıydı.Sırtımda keskin bir agrı vardı.
Yüzümü buruşturdum ve kafamı Karalın omzuna koydum canım feci yanıyordu.ben ne olduğunu anlamadan elini yırtmaçtan içeri soktu ve oraya bıçak bıraktı tenime değen metal sayesinde bunu anlamak zor değildi kafamı kaldırdım ve ona baktım sanki ne sorucagımı anlamış gibi
"Zorda kalmadıkça kullanma"dedi fısıldayarak
"Ee hadi masa bizi bekler"diye araya girdi kerem ve masaya ilerledi birsey söylemeden bizde masaya geçtik aradan belli bir süre geçtiğinde ben karalın yanında ayakta duruyordum.Karalın karşısında ise Kerem vardı oyundan hiçbirşey anlamasam da karalın.Kerem’in gergince titrettiği bacağının sesi parkede hafif bir ritim tutuyordu
"Titriyorsun Kerem. Masadaki kartlar mı korkutuyor seni yoksa kaybedicek olduğun kadın mı?"
Kerem, önündeki viski kadehinden büyük bir yudum aldı. Gözleri kan çanağına dönmüştü
Kerem dişlerini sıktı. "
Kaybedicek olan sensin" dedi hırıltıyla. Kendi kartlarını masaya çarpar gibi açtı. Masada bir ölüm sessizliği oldu. Kerem tam zafer nidasıyla ayağa kalkacakken, Karal elini havada durdurdu.
Karal: "Acele etme. Her hikayenin bir sonu vardır, ama her son beklediğin gibi bitmez."
Karal, kendi kartlarını yavaşça çevirdi. Masada yatan kağıtlar, Kerem’in yüzündeki kanın çekilmesine yetti.Ben ne olduğunu anlamadan da keremin kireç gibi yüzünden kaybettiği anlaşılıyordu ayaga kalktılar ve karşı karşıya durdular kavga eden insanlardan daima korkusumdur böyle birşey yaşansın istemezdim.
Karal elini yavaşça belime koydu
"Gidelim karıcım"dedi ve birlikte ilerlemeye başladık arkadan gelen sesle arkamı döndüm
"O kadar kolay mı sandığınız"dedi Kerem ve gülmeye başladı.Hızlı adımlarla beraber bize doğru geldi.Karal beni arkasına aldı ancak Keremin geri cekilmeye niyeti yoktu.Karalın yan tarafından ani bir hareketle kolumu tutup kendine çekti sendeleyerek yanında durduğumda kolunu yaraya sert bir şekilde bastırdıgında inledim ve ondan uzaklaşmaya çalıştım.Kerem karala doğru bakıyordu
"Bu güzelliğe zarar gelsin istemeyiz değil mi"dedi başını bana doğru eğerek.Keremin her zaman iyi olduğunu sanıyordum ancak şuan öyle olmadığını anlamıştım bana fazlasıyla kötü davranmış bir adamın iyi olmasını bekleyemezdim öneme geçti
"Lavin bir süre misafirim olucak kapı orda yürü"dedi karala doğru alıma gelen fikirle elimi yırtmaçtan içeri soktum ve bıçağı çıkarıp kereme doğru yaklaştım hızlı bir haraketle sırtına bıçagı geçirip çıkardım ve ardından tekrar batırdım.Bıcagı çıkardıktan sorna dilime yaklaştırdım ve bulaşan kanı emdim.Kerem yere düşmüşken hızlıca Karal elimi kavradı ve beni aşşagı inen merdivenlere yönlendirdi o sırada bıçağı çoktan benden almıştı merdivenleri indikten sorna kimseye birşey demeden beni bir odaya soktu ve ben ne yaptığını anlayamazken kapıyı kilitledi.Beni kapının kenarındaki duvara çekti ve ellerini iki yanıma koyarak beni sıkıştırdı.sırtım duvara yaslandığı için canım yanmıştı yüzümü buruşturdum ve acıyla inledim.Karal hemen beni kendine doğru dikkatlice çekti ve yüzüme doğru egildi.
"İyi misin"başımı salladı ancak sanki yalan söyledigimi anlamış gibi kafamı kaldırdı
"Yarana bakabilir miyim"dedi ancak elbisenin sırt dekortesi olsada yarayı neredeyse tamamen kapatıyordu açık kalan yeri ise tenimle aynı renk bir kapatıcıyla halletmistim başımı salladım ve arkamı döndüm ellerini sırtımda hissetmek tenimi ürpertsede ses çıkarmadım sırtımda ne gördü bilmiyorum ancak kafamı geriye cevirdigimde çatık kasları ve yarama bakan o keskin gözlerini gördüm
"Pansuman yapılması lazım"dedi gözlerini yaradan ayırmayarak
"Sorun yok‚geceye devam edelim"dedim ancak durulucak gibi değildi dik durmaya çalışıyordum ama bir işe yaradığını söylenemezdi
"Önceliğim sensin Lavin"Bunları söylerken gözlerini yaradan ayırdı ve bana baktı.Önüme döndüm ve derin bir nefes aldım.O sırada sırtımda birsey hissettim ne olduğuna bakmak için kafamı ceviricektim ki bir anda beni döndürdü ve ayaklarım yerden havalandı.Kucagında olduğumu anlamam uzun sürmedi haraket edip inmeye çalıştım
"İndir beni!"desemde cevap vermedi kapının kilidini açtı ve dışarı çıktı tutuşu hafifti‚Sanki kırılıcak bir eşya taşıyor gibiydi.
"Çıkıyoruz"dedi koridorun sonunda olan armene yüzünü görmeden de onu onaylayan bir ses çıkarmasından anlamıştım
"Ya hayır kalalım"dedim üzgün bir sesle adımları durdu ve bana baktı
"Yaran kanıyo"
"Lütfenn"diye mırıldandım.Asıl amacım Marianın suratını görmekti
"Tamam başımın belası kalalım"dedi homurdanarak
"Ama bir saat"başımı sallayarak onu onayladım yeterli bir sureydi içeri giricegi sırada
"Ben yürürüm"Dedim ancak bırakmadı
"İyiyim karal"dedim gözlerine bakarken.Derin bir nefes aldı ve beni yere indirdi elini Keremin az önce bastırdıgı noktaya koydu ve okşadı bir yandan da içeri ilerliyorduk.İçeri girdiğimizde sesler bir anda kesildi ve bakışlar üzerimize döndü etrafa bakarken masalardan birinde oturan Mariayı gördüm, yüzünde çizgi kaplayan bir bandaj vardı.Yarım ağız gülerek ilerledim Karalın bana doğru egildigini hissedince ona gömdüm.
"Şaheserinden memnun musun yakut?"dedi oda gülerek
"Memnunum tabikide kocacım"dedim mavi gözlerine bakarken
"Kocacım demek ha?"onu onaylar bir ses çıkardım
"Yoksa öyle değil misin?sorun yok bende kendime yeni koca bulurum"dedim ve gülerek adımlarımı hızlandırıp önüne geçtim.Oda adımlarını hızlandırdı ve kulağıma tekrar yaklaştı
"Sonuçlarını duymak bile istemezsin karıcım"o sırada masaya gelmiştik sandalyemi oturmam için çektiğinde ceketi hayla sırtımdaydı.Ceketin düşmemesine dikkat ederek oturdum ancak yaslanmadım‚bu tabiki gözünden kaçmış değildi. Yanımdaki sandalyeye oturduğunda elini bacağıma attı ve 2 bacağımın ortasından elini geçirerek bir bacağımı avucuna aldı.Geriye yaşlanmak için büyük bir mücadele veriyordum ancak yapmazdım sırtımın daha fazla agrımasına ve kanamasına neden olurdu.
karal ne olduğunu anlamış gibi beni belimden kavradı ve yan şekilde kucağına oturttu kulağına yaklaştım
"Napıyosun?insanlar bakıyo"desemde umrunda değildi yada öyle davranıyordu
"Düşünme bunları yakut"o sırada masaya yaklaşan garsonlar dikkatimi çekti.Ellerinde içkiler vardı ve masalara dağıtıyorlardı.Karal masaya gelen garsonlara baktı
"Biz içmiyoruz teşekkürler"dedi üzerinde dikeldim
"Ben içicem"dedim.O an Karal sert bakışlarla bana bakıyordu ancak umrumda değildi kararımı vermistim garson elindeki tepsiyi bana doğru uzattı.
İçinden viski alıp dudaklama yaklaştırıyordum ki ki Karal çevik Bir haraketle elimden aldı ve masaya koydu çatık kaşlarım arasında ona baktım.
"İçmek yok Lavin"Masaya doğru tekrar uzanınca Karal içmemem için bardağı aldı ve dudaklarına götürdü bardağı elinden kapıcaktımki ellerimi birleştirip haraket etmememi sağladı.Homurdandım ve bacaklarımı gövdesinin iki yanına alarak kafamı yana eğdim
"Lütfenn kocacım"birkaç yudum aldığı bardağı indirdi ve bana baktı sanki kendine karşı çıkmaya çalışıyordu.En son herşeyden vazgeçmiş gibi derin bir nefes aldı ve bardağı bana doğru uzattı.Gülerek elinden bardağı aldım ve tek dikişte içtim.Karala sokulduktan sorna başımı boynuna gömdüm.
Aradan bir süre geçti ve hayla içmek istediğim için Karalın kulağına yaklaştım
"Biraz daha içemez miyim?"dedim tatlı çıkarmaya çalıştığım sesimle.
"Zorlama Lavin"dedi sertleşen sesiyle bana daha fazla içirmiyicegi kesindi.
"Ama kocacım"dedim mırıldanarak.Burnundan sert bir nefes aldı‚sanki Sabrının sonuna ulaşmıştı.Kafamı boynundan kaldırılıp kıspıştırdıgım göz kapaklarimla ona baktım.
"Biz bir bardak daha alabilir miyiz"diye garsona seslendi garson yanımıza geldiginde tepsiden bir viski alıp bana uzattı.Karala gülümseyerek içkimi yudumladıgım sırada karalın başka bir tarafa ordaklandıgını gördüm.arka tarafta bir yere odaklanmıstı kafamı cevirdigimde Marianın Karala‚Karalında Mariya gülümseyerek baktığını gördüm.Homurdanarak kucağından kalktım ve kendimi sandalyeme attım sırtım sandalyeye temas ettiği için canım acıdı ancak yüzümde minik oynamadı.Kalan içkiyide Gözlerim Mariaya kitlenmis şekildeydi.Slavin ailesinin masaya doğru geldiğini görünce masada olmadıklarını yeni anlamıştım masaya oturduklarında başımla onlara selam verdim ve daha fazla o ikiliyi görmemek için ayağa kalkıcaktım ki aklıma gelen fikirle kendimi durdurdum Karala döndüm
"Telefonum sende mi?"dedim ancak bana ne dönüp baktı nede cevap verdi.Sınırlarımı zorluyordu ve artık dayanamıyordum Karalın çenesini tuttum ve kendime çevirdim o an sanki gerçeğe dönüş gibi sarsıldı
"Telefonum sende mi"dedim dişlerimin arasında.Elini cebine attı ve iç cebinden telefonumu çıkarıp bana uzattı.Elinden sertçe telefonu alıp ayağa kalktım ve sırtımdaki ceketi çıkarıp sandalyeye bıraktım.Karal ayağa kalkıcaktı ki
"Otur!"dedim keskin bir sesle.Tekrar yerine otururken gözleri bendeydi hızlıca lavaboya ilerledim.Elime biraz su alıp ensemi sildigim ve geri dönmek icin kapıyı açtım salona doğru ilerledim ancak durmama sebep olan birsey gördüm Karal ve Maria birbirlerine oldukça yakınlardı ben onlara doğru bir adım atmıştım ki Maria gözlerime bakarak Karalın dudaklarina yapıştı.Bir an ne olduğunu anlamasamda hemen toparladım.Daha fazla bu saçmalığa dayanamazdım.Buradan gidicektim ancak son bir isim vardı‚adımlarımı Maria ya çevirdim ve ona doğru yürüdüm.Benim geldiğimi anlamis olmalilar ki ayrıldılar Tam karşılarında durduğumda Mariaya tepeden bakıyordum.Çenesini sert bir haraketle kavradım ve kulağına yaklaştım
"O gözlerini kocamdan cekiceksin Maria‚duydun mu o gözlerini kocamdan cekiceksin.Yoksa sonuçlarına sen katlanırsın‚neler yapabilicegimi tahmin bile edemezsin"dedim ve ardından birkaç tehditte daha bulunarak çenesini iter gibi bıraktım.Hızlı adımlarla kapıya doğru ilerledim o sırada karalın haraketlendigini gördüm ve arkama dönmeden
"Arkamdan gelmeye çalışma!"dedim Türkçe bir şekilde.Kapıya doğru ilerledim ve telefonum rehberinden babama tıkladım.Telefon ilk çalışta açıldı
"Efendim kızım"
"Nasılsın babacım"
"İyiyim‚sesin kötü geliyor sen iyi misin"
"İyiyim"dedim ancak hiç iyi durumda değildim
"Lavin‚anlarım ben bişey mi oldu?"
"Karalın eski sevgilisi Maria‚biraz sorun çıkarttı"
"Sana birşey yaptı mı?"Sesi endişeli geliyordu.O sırada dış kapıdan çıkmıştım
"Hallettim ama sorun çıkarmaya devam edicek gibi"
Dedim arabaların oldugu tarafa ilerleyerek.
"Gelmemi ister misin?"bana sormadan birşey yapmak istemiyor gibiydi
"Maria nın ailesine selam göndersek yeter aslında ama şimdi değil"dedim düşünceli bir sesle
"Birşey olursa haber ver"
"Tamam"dedim ve telefonu kapattım.Arkamdan gelen sesleri duyduğumda geriye baktım.Armen‚pesimden geliyordu.Adımlarım durdu ve geriye doğru dönüp bakışlarımı armene çevirdim ardından elimi ona doğru uzatarak
"Anahtar"dedim keskin bir sesle bugün oldukça şey yaşanmıştım‚bu kadar aksiyon yeterliydi
"Ama yenge-"demişti ki sert bakışlarım onun susmasına yeterli olmuştu.O sırada Karal içeriden çıkmıştı
"Sana peşimden gelme dedim!"diye soludum dişlerimin arasında
"İçki içtin Lavin‚arabayı süremezsin"dedi ve Armene elini uzattı‚Armen cebinden anahtarı çıkarıp karala uzattığında sinirden deliye dönmüştüm.Seri adımlarla arabaya ilerledim ve yolcu koltuğuna oturdum‚çok geçmeden Karal da arabaya bindi.
Yolun ilk on dakikasi hiç konuşmadık‚içtigim içki etki ediyor olmalı ki kendimden geçmeye başlamıştım.Kafamı Karala doğru çevirdim
"Neden?"dedim yorgun bir sesle
"Ne neden?"dedi ne sorduğumu anlamamış gibi yüzüme boş gözlerle bakıyordu.
"Neden öptün onu"içkinin etkisi yüzünden ne söylediğimin ben bile farkında değildim kelimeler ağzımdan çıktığında bile anlamamış çok sornadan fark etmiştim.Karal derin bir nefes aldı.Oldukça sakindi ben ise içimde aynı bir volkan gibi sinir patlaması yaşıyordum.icki nedeniyle gözlerim yavaş yavaş kapandı.En son hatırladığım şey ise önce bir kapının açılıp kapanması ardından başka bir kapının açılması olmuştu.Bir eli bacaklarımı kavradı‚ayni saniye sırtımda bir el hissettim sornasi ise bulanıktı neler oluyordu anlayamamıştım ancak sırtım yumuşak bir zeminle buluşunca gözlerim acı içinde açıldı ve inledim.Hemen beni tekrar kucağına almış ve yatakta uzanır pozisyona geçtigini tahmin etmek zor değildi bilincim kapanmadan önce son söylediğim şey ise
"Sabah burda olma Slavin‚yok olucam diyorsan sonuçlarına katlanırsın"olmuştu ardından gözlerim kapandı ve uykuya daldım