Siyah Haritada Sen kitap kapağı

1. bölüm / 1

Siyah Haritada Sen

GÖNDERİLME

Vaveyla Yazarı: Eflinsu Dalgalı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: GÖNDERİLME
  1. 1 GÖNDERİLME1.204 kelime · Okuduğun bölüm

Selamm umarım seveceğimiz bir hikaye olur Lara ve Aras'ı yalnız bırakmayınnn olurmuu? İşte buda bölümümüzün şarkısı keyifli dinlemeler Sizi seviyorumm iyii okumalar dilerimm:-)

(Lara Aydın)

Masaya ilk oturduğumda soğuğu hissettim.
Burası her zaman böyleydi. Işık fazla, sıcak eksikti. İnsan burada rahat etmesin diye her şey ölçülerek yapılmıştı.
Karşımda Mahir Yalçın yani MİT başkanı oturuyordu aynı zamanda eski Yarbay. Yüzü her zamanki gibi ifadesizdi. Ne düşündüğünü anlamak zordu ama bu da işinin bir parçasıydı. Masanın ortasında siyah kapaklı bir dosya duruyordu. Üzerinde tek bir kelime bile yoktu.
Bu iyiye işaret değildi.
Mahir yarbay dosyayı bana doğru itti.
“Elindeki görev,” dedi, “haritada bile adı olmayan bir yerle ilgili.”
Dosyayı açtım.
İlk sayfa bir haritaydı. Tanıdık coğrafya… ama sınırlar eksikti. Bir bölge kalın siyah renkle işaretlenmişti. Gözüm istemsizce oraya takıldı.
(KARAZİR)
Bu ismi daha önce duymuştum. Dosyalarda değil. Koridor fısıltılarında. Yarım kalan cümlelerde.
“Haritalarda siyah renkle işaretlenen yerler vardır,” dedim istemeden.
“Adı yazmaz. Sınırı çizilmez.”
Mahir Yarbay başını salladı.
“Sadece bilenler bilir.”
Sayfayı çevirdim. Bilgiler azdı. Kasıtlı olarak. Nüfus tahmini, resmî kurumlar, eski birkaç fotoğraf. Ama asıl olanlar satır aralarına gizlenmişti. Kayıp vakaları. Eksik raporlar. Yarım bırakılmış operasyonlar.
“Beni neden gönderiyorsunuz?” diye sordum.
“Çünkü orası dış müdahaleyi kabul etmiyor,” dedi Mahir yarbay.
“Ve çünkü sen görünmez olabiliyorsun.”
İkinci dosya açıldı.
Kimliğim.
Adım yine Lara Aydın’dı ama bu kez başka bir hayattaydım. Branşım, tayinim, sicilim… hepsi eksiksizdi. Bir kasaba ortaokuluna atanmış bir öğretmen.
“Öğretmen,” dedim.
“Silah kaçakçılığı için fazla masum.”
Mahir yarbay gülümsedi. Çok nadir olurdu bu.
“Karazir masumiyetle ilgilenmez,” dedi.
“Orası alışkanlıklarla yaşar. Sen de alışkanlık olacaksın.”
Sayfaları çevirdikçe tablo netleşti. Bölge içinden yönetilen bir silah ağı. Dışarıdan giren herkes ya susmuş ya da kaybolmuştu.
“orda askeri bir tim var,” dedi Mahir.
“KARABORA TİMİ.”
Bir fotoğraf önüme bırakıldı.
Aras KORAL.
Fotoğrafa uzun süre baktığımı fark ettim. Bakışları sertti ama düzensiz değildi. Kontrol altındaydı. Bu tür insanlar ya çok güvenilir olurdu ya da asla.
“İstihbarata mesafeli,” dedi Mahir.
“Temas kurmanı istemiyoruz.”
“Yani yalnızım,” dedim.
“Her zamanki gibi.”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Deşifre olursam?” diye sordum.
Bu kez Mahir yarbay cevap vermeden önce durdu.
“Karazir’de deşifre olmak,” dedi sonunda,
“görevden çıkmak değildir.”
Anladım.
Dosyayı kapattım.
“Ne zaman?” dedim.
“Yarın.”
Ayağa kalktım. Çantam zaten hazırdı. Hayatlarım hep hazır olurdu.
Kapıya yönelirken Mahir’in sesi arkamdan geldi:
“Lara,” dedi,
“orada kimseye güvenme.”
Elimi kapının kolunda tuttum.
“Kimseye mi?”
“Özellikle,” dedi,
“seni koruduğunu söyleyenlere,dikkatli ol Allah yardımcın olsun.”
Koridor sessizdi. Yürürken ayak seslerim yankılandı. Karar verilmişti. Artık geri dönüş yoktu.
Karazir beni bekliyordu.
Ve ben…
kimliğimi orada bırakmaya gidiyordum.

⚡⚡
Karazir’e giden yol, haritada olduğu kadar zihinde de boştu.
Otobüs terminalinden çıktığımda hava griydi. Ne yağmur yağıyordu ne de güneş vardı. Gökyüzü kararsızdı; tıpkı buraya ait her şey gibi.
Valizimi tek elimle sürüklerken etrafıma baktım. İnsanlar sessizdi. Fazla sessiz. Bir kasaba için olması gerekenden daha az konuşuluyor, daha çok bakılıyordu.
Beni fark ettiklerini hissediyordum.
Karazir, yabancıyı hemen tanırdı.
Okula giden yolu sorduğumda yaşlı bir adam duraksadı. Adres bildiği hâlde, söylemeden önce yüzüme uzun uzun baktı.
“Öğretmen misin?” dedi sonunda.
Başımı salladım.
“Yeni atandım.”
Bu iki kelime, buradaki en tehlikeli cümlelerden biriydi.
Adam eliyle ileriyi işaret etti ama parmağı titredi.
“Düz git,” dedi. “Sonra sağ.”
Teşekkür ettim.
Cevap vermedi.
Okul binası eskiydi. Duvarlarında yılların tozu vardı ama camları temizdi. Birileri buraya özen göstermişti. Ya da kontrol altında tutuyordu.
Kapıdan içeri girdiğimde zil çalmıştı. Koridor çocuk sesleriyle doluydu ama sesler bastırılmış gibiydi. Kimse bağırmıyor, koşmuyor, kahkaha atmıyordu.
Öğretmenler odasında beni bekliyorlardı.
Müdür, adımı söylerken dosyama bakmadı bile.
“Sizi bekliyorduk,” dedi.
Bu cümle hoşuma gitmedi.
“Karazir dışından gelenler genelde uzun kalmaz,” diye ekledi.
“Umarım siz… uyum sağlarsınız.”
Uyum.
Burada hayatta kalmanın diğer adı.
Sınıfa ilk girdiğimde çocuklar ayağa kalktı. Hepsi aynı anda. Fazla düzenliydi. Gözleri meraklıydı ama korku da vardı.
Tahtaya adımı yazdım.
Lara Aydın
Gerçek olmayan ama artık bana ait olan bir isim.
Ders boyunca beni süzdüler. Konuşma tarzımı, kelimelerimi, duruşumu…
Karazir insanı, dinlerken susmazdı; ölçerdi.
Teneffüste camdan dışarı baktım.
Ve ilk kez onu gördüm.
Okulun ilerisinde, toprak yolun başında askerî bir araç duruyordu. Kamuflaj desenleri solmuştu ama duruşu sertti. Aracın yanında üç asker vardı. Silahları omuzlarında, gözleri çevredeydi.
Karabora Timi.
Aras Koral orada mıydı, bilmiyordum. Ama tim oradaysa, komutan da çok uzakta değildi.
İçimde açıklayamadığım bir gerilim oluştu.
Mahir’in sesi kulağımda yankılandı:
“Temas kurmanı istemiyoruz.”
Zaten kuramazdım.
Akşamüstü lojmana yerleştirildim. Küçük, tek odalı bir evdi. Penceresi kasabaya bakıyordu.
Eşyalarımı açmadım. İlk gece hiçbir yere ait olmamak daha güvenlidir.
Çantamın gizli bölmesinden küçük defteri çıkardım. Notlarımı oraya alacaktım. Silah ağının isimleri, saatleri, alışkanlıkları…
Ama ilk yazdığım şey bu olmadı.
“Kasaba askerle nefes alıyor.”
Gece çöktüğünde Karazir değişti.
Gündüz sessiz olan sokaklar bu kez daha da sustu. Işıklar erken söndü. Perdeler çekildi. Birileri dışarıdaysa, görünmemeye çalışıyordu.
Saat tam 22.13’te uzaktan bir silah sesi geldi.
Tek.
Sonra hiçbir şey.
Ne bağırış, ne siren, ne panik.
Karazir için bu sıradan bir sesti.
Pencereye yaklaştım ama perdeyi aralamadım. Burada merak, hayatta kalma içgüdüsünün düşmanıdır.
Telefonum titreşti.
Şebeke zayıftı ama mesaj düşmüştü.
Mahir:
“İlk gün?”
Ben:
“Kasaba beni fark etti.”
Uzun süre cevap gelmedi.
Sonra tek cümlelik bir mesaj düştü:
“O zaman sen de artık Karazir’e aitsin.”
Telefonu kapattım.
O an anladım:
Bu görev, dosyalarda anlatılandan daha karanlıktı.
Ve askerî araç, ertesi sabah yine okulun önünde duruyordu.
Bu kez araçtan biri indi.
Sırtı bana dönüktü ama duruşunu tanıdım.
Fotoğraftaki adamdı bu.
Aras Koral.
Göz göze gelmedik.
Zaten gelmemeliydik.
Ama Karazir’de bazı karşılaşmalar, bakmadan da başlardı.
Ve bu daha sadece başlangıçtı.

⚡⚡

(Aras KORAL / KARABORA TİMİ)

Masaya yaslanmıştım. Harita önümde kapalıydı ama Karazir gözümün içindeydi zaten.
Bu kasaba insana bakmazdı. Ölçerdi.
Kapı açıldı.
“Komutanım,” dedi Emir,
“Serra’dan hat düştü.”
Başımı kaldırmadan,
“Geldi demek,” dedim.
Emir içeri girdi, kapıyı ayağıyla itti.
“İçeriden biri giriyor,” dedi.
“Öğretmen.”
Barış kapının arkasından seslendi:
“komutanım matematik mi, edebiyat mı? Ona göre travmamızı seçelim.”hemen önünde duran sandalyeye oturup ayağını masaya koydu.
“Sivil deyince içim daralıyor komutanım,” dedi.
“Bize hep pahalıya patlıyor.”
“Rütbedeyiz Çek ayağını,” dedim.
“Harita hâlâ orada.”
“Rütbediyiz emredersiniz komutanım,” dedi
Gülümsedim istemeden.
Rüzgâr pencere kenarındaydı. Her zamanki gibi dışarıyı izliyordu.
“Ne zaman?” diye sordu.
“Yarın,” dedi Emir.
“Kimlik öğretmen. Adı Lara Aydın.”
Okan sandalyesini bana doğru çevirdi.
“Yani kasabanın tam ortasına bir yabancı bırakıyoruz.”
“Yabancı değil,” dedim.
“Rol.”
Barış başını yana eğdi.
“Komutanım,” dedi,
“ben rol yapan insanlardan korkarım. Ya çok iyidirler ya da çok kötü.”
“İyiyse,” dedim,
“işini yapar. Kötüyse… zaten fark edilir.”
Emir kollarını kavuşturdu.
“Talimat net,” dedi.
“Temas yok. Gölge yok. Kurtarma yok.”
Rüzgâr döndü, ilk kez bana baktı.
“Deşifre olursa?”
“Olursa,” dedim,
“bizim işimiz başlar.”
Okan iç çekti.
“Umarım başlamaz komutanım. Karazir’de ‘başlamak’ genelde kanla olur.”
Haklıydı.
Barış sandalyesini düzeltti.
“Peki biz ne yapıyoruz?” dedi.
“Yani bildiğin… oturup bekliyor muyuz?”
“Hayır,” dedim.
“Kasabayı tutuyoruz. Silah akışı var. Vedat Korsan boş durmaz.”
Bu isim odanın havasını değiştirdi.
Emir dişlerini sıktı.
“Vedat uzun zamandır sessiz.”
“En tehlikelisi,” dedim.
“Sessiz olanıdır.”
Bir süre kimse konuşmadı.
Sonra Barış hafifçe gülümsedi.
“Komutanım,” dedi,
“öğretmeni ürkütmeyelim bari. Karabora’yı görür görmez kaçmasın.”
“Görmeyecek,” dedim.
“Biz de onu.”
Rüzgâr başını salladı.
“Yine de kasaba hisseder.”
Bunu ben de biliyordum.
Toplantı bittiğinde Emir yanıma yaklaştı.
“Komutanım,” dedi alçak sesle,
“Serra özellikle söyledi. Lara… sağlam.”
“Sağlam olanlar,” dedim,
“ilk gün fark edilmez. Zaman ister.”
Devriyeye çıktık.
Okulun önünden geçerken aracı yavaşlattım.
Bakmadım.
Ama içimde bir şey kıpırdadı.
Sanki kasabanın ritmi değişmişti.
Karazir yeni bir nefes almıştı.
Ve ben, bunun geçici olmadığını hissettim.
Bu daha başlangıçtı.
Gerçek yüzler, henüz ortaya çıkmamıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 0beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18