SIRLI KAN kitap kapağı

1. bölüm / 1

SIRLI KAN

Giriş

Vaveyla Yazarı: asya barutcu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: Giriş
  1. 1 Giriş951 kelime · Okuduğun bölüm

Karanlık ve sisli bir geceydi.

Her şey o gün başlamamış mıydı zaten?

Dünyaya bir kız çocuğu gelmişti. Kimse onun neden doğduğunu, bu dünyaya neyin habercisi olarak gönderildiğini bilmiyordu.

Genç kız da yıllarca kim olduğunu, neden burada olduğunu anlayamadı. İçinde sadece tarifsiz bir boşluk vardı. Derin, uğultulu, hiç dolmayan bir boşluk.

Yıllar sonra gerçeği öğrenecekti. Ve o gün, hem bir yıkım hem de bir doğuş olacaktı onun için. Çünkü o kız; hayata gebeydi. Savaşa ve barışa gebeydi. O, yok oluşun ta kendisiydi. Aynı zamanda varoluşun da...

O gün günlerden pazardı. Takvim 11.11.2001’i birkaç dakika geçmişti. Kadının sancıları başlamıştı. Canı öylesine yanıyordu ki, öldüğünü sandı bir an. Kocası, telaş içinde ne yapacağını bilemez haldeydi. İlk çocuklarıydı. Taze bir anne ve baba olarak, heyecandan yerlerinde duramıyorlardı. Bu doğumun, hayatlarını nasıl değiştireceğinden habersizdiler.
Hastaneye vardıklarında, doğuma girmesi gereken doktorun doğumdan önce hastaneyi terk ettiğini öğrendiler. Şok içindeydiler. Kadın, kalp hastasıydı. Bu doğum başlı başına büyük bir riskti. Ama dokuz aydır, karnında taşıdığı kızı ona sıkı sıkıya tutunmuştu. Ve o da kızından vazgeçememişti.

Oysa bilmiyordu…

Dokuz ay boyunca onu koruyan, göremediği, duyamadığı varlıklar vardı. Ve o gece, karanlıkla örülmüş kader kapısını sessizce aralıyordu. O gece hastane hastane gezmişlerdi. Sonunda bir hastane, bu doğumu yapmaya cesaret edince doğuma alınmıştı kadın. Zor bir doğum olmuştu. Küçük bebek hem doktorları hem de anneyi çok zorlamıştı. Sanki dünyaya geldiğinde neler yaşayacağını bildiği için doğmamak için çabalamıştı. Yıllar sonra

"Keşke doğmasaydım"

diyeceği olaylar yaşayacağını bilmeden, dinmeyecek olan gözyaşlarının ilkini o soğuk doğumhanede dökmüştü.
Sonrasında zaten hiç dinmedi gözyaşları… Ama bilmiyordu ki, gözyaşlarının ona çok büyük bir hediye olacağını.

Doğumhaneden çıktığında, babasına teslim edilmişti. Sonrası, normal bir çocuk gibi büyümesiyle devam etti… ta ki normal bir çocuk olmadığını fark ettiği yaşlarına kadar.
O, hiçbir zaman normal bir çocuk olmamıştı.
İsmini büyükannesi Semiha koymuştu. İnatla o ismi istemişti:

“Simya olacak. Onunla her şey yeniden var olacak,”
demişti.

Hiçbir açıklama yapmamış, ismini zorla koydurmuştu torununa.
Ve Simya ismiyle, çok güzel bir kız çocuğu dünyaya gözlerini açmıştı.
Simya iki yaşındayken bir kardeşi olmuştu. Ablasıyla isimleri uyumlu olsun diyerek minik kıza Aysima ismini vermişlerdi. Simya, yıllar sonra Aysima’ya hem anne hem abla olacaktı. Aysima ise, her zaman ablasının en büyük destekçisi…
Aslı ve Kerem, iki tatlı kızlarıyla mutlu, huzurlu, sakin bir hayat yaşayacaklarını düşünüyorlardı.
Ama sadece düşünüyorlardı…
Hayatlarının hiçbir zaman sakin olmayacağını ikisi de bilmiyordu.
Simya, artık beşinci sınıftaydı. Herkes ona:
— “Koca kız oldun!”
diyordu.
Ama o asla büyüdüğünü kabul etmiyordu.
O hâlâ babasının küçük kızıydı.
Ama değişiklikler vardı artık Simya’da.
Birini görüyordu.
Kimsenin görmediği bir kadın silüeti…
Bu durum onu korkutuyordu, çünkü kimseye anlatamıyordu. Kadın ondan hep farklı ve garip şeyler istiyordu. Söylediklerini anlamıyor, söyledikleri kalbinde yankılanıyor ama zihninde anlam bulamıyordu.
İçinde bir ses, ona bu kadına güvenmesi gerektiğini fısıldıyordu.
Ama beyni bunu kabul etmiyordu.
İşte Simya’nın sınavı burada başlamıştı.
Simya, gördüğü kadın yüzünden yavaş yavaş karanlığın dibine doğru çekiliyordu.
Her şey, önce kendine zarar vermeye başlamasıyla değişmişti.
Vücudunun görünmeyen yerlerine ufak kesikler açıyordu.
O zaman kadın susuyordu.
Üzgün gözlerle Simya’ya bakıyor, sadece susuyordu.
Simya, kadının ondan nefret ettiğini düşünüyordu.
Ama gerçek tam tersiydi.
Kadın onun yol göstericisiydi.
Kadın onun rehberi, koruyucusuydu.
Bir yaş daha büyüdüğünde, annesi Aslı fark etti kesikleri.
"Neden?" diye sorduğunda, Simya hiçbir şey söylemedi.
Sustu.
Sadece sustu.
Yıllar sonra, içinden taşacak çığlıkların ilk kıvılcımlarını içinde bastırarak sustu.
O suskunluk, gelecekteki fırtınaların sessiz habercisiydi.
Psikiyatriste götürdüler küçük Simya’yı.
Doktor, küçük kızın yaptıklarını basit bir şımarıklık olarak değerlendirdi.
Ailesine de böyle söyledi.
Kıza öylesine birkaç ilaç yazdı.
Ve o ilaçlarla, Simya’nın karanlığın en dibini görmesi kolaylaştırıldı.
Gözlerinin önüne artık sadece o kadın değil, çok daha korkunç şeyler geliyordu.
Geceler onun için zindana dönüşmüştü.
Kimseyle konuşmuyordu.
Hep çok sinirliydi.
İçten içe çürüyordu.
Ama kimse görmemişti Simya’nın bu hâlini.
Kalbinin yandığını, içinin kavrulduğunu, canının ne kadar çok acıdığını…
Kimse duymamıştı o yangının sessiz çığlıklarını.
Görmedi…
Kimse Simya’yı görmedi.
Resimlere sığındı.
Resimler çizdi…
Hiç uyumadan, sadece çizdi.
Bilemezdi… Yıllar sonra en sevdiği şeyi yapamayacağını.
Herkes resimlerini gördü…
Ama Simya’yı gören olmadı.
Ne çizdiklerini, ne çizdiklerinin ardındaki acıyı, ne de çizenden taşan karanlığı anlayan oldu.
O da gördüğü o kadına sığındı.
O kadınla dost oldu.
Arkadaş oldu.
Sırdaşı oldu.
Tek sırdaşı…
Simya değiştikçe, ailesinden uzaklaştıkça, ailesi onu kendilerinden kopmaması için daha çok sıkmaya başladı.
Simya ise daha çok bunalıyordu.
Daha çok kaçıyordu.
O kadın hariç, gördüğü diğer hayaller onu ölüme sürüklüyor gibiydi.
Karanlık, her gün biraz daha yaklaşıyordu.
Daha çok zarar verdi kendine.
Daha çok kararttı hayal dünyasını.
Gün geçtikçe, daha derin bir karanlığa mahkûm oldu.
Kimse onun karanlığını tanımadı.
Ama aslında, Simya aydınlıktı.
Simya, nefesti.
Simya, yaşamdı.
O; iyi olan her şeyin bütünüydü.
Ama bunu bilemedi yıllarca.
Simya, dibin dibini gördü.
Her gece öldü…
Ve her sabah, gün doğumuyla yeniden doğdu.
Bilemezdi, bütün bunların onun için bir sınav olduğunu.
Sekizinci sınıfta, büyük bir krizle her şey gün yüzüne çıktı.
Simya, yaşadıklarını artık içinde tutamıyor, krizlerinin ortasında bağırıyordu.
Yardım çığlıklarıydı bunlar.
Bilemezdik…
Belki de başka bir evrende, başka bir boyutta, bu çığlıkları duyan biri vardı.
Ve öğrenecekti…
Bu çığlıkların, kimin uykularını mahvettiğini…
Yıllar sonra öğrenecekti.
Krizler uzun süre devam etti.
Simya, yaşamaktan vazgeçti.
Ölmeyi bile denedi…
Çünkü her şey, ona zehir olmuştu.
Hayatın bittiğini düşünüyordu.
Bilmiyordu…
Başka bir yerde, onun için mükemmel ama zorlu bir hayatın beklediğini.
Vücudu izlerle doluydu.
Kendine her baktığında, acılarını görüyordu.
İçinin yandığı, gözyaşlarına boğulduğu izler taşıyordu vücudunda.
Bir zamanlar annesinin öpücüklerle sardığı yerlerde, şimdi sessiz çığlıkların izi vardı.
Artık bedenine bile tahammül edemiyordu Simya.
Kendinden nefret ediyordu.
Aynaya bakamıyordu.
Bir gün tüm bunların geçeceğini, o yara izlerine bile sevgiyle bakacağını bilemeden, lanetler yağdırıyordu hayata.
Zaman geçti öylece…
Simya bazen iyileştiğini düşündü,
bazen yeniden düştüğünü.
Kendini tekrar tekrar mahvettiğini sandı.
Yaşadığı her şeyin aslında gelecekte ona yol göstereceğini, güç vereceğini bilemedi.
Her acının, her düşüşün, bir tohum olduğunu anlayamamıştı o zamanlar.
Ama bir gün, hepsi filizlenecekti.
Ve Simya, o yaralarla yeniden doğacaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

19okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18