1.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Vaveyla Kullanıcısı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: 1.BÖLÜM
  1. 1 1.BÖLÜM1.535 kelime · Okuduğun bölüm

SIRLARIN MELODISI
1.BOLUM

Biz insanlar, ancak kendimizi unuttuğumuz da hatırlayabiliriz.
Biz insanlar, geçmişimizi kabul etmeden geleceğimize adım atamayız.
Biz insanlar affettiğimizde affediliriz.

|♤|

Gözlerimi otobüsün camına çevirdiğimde, yağan yağmura baktım. Yağmurun hep ağlayamayan, ağlamak istemeyen insanlar için yağdığını -ağladığını- düşünmüşümdür.

Elimdeki telefon titrediğinde, telefonu açarak gelen bildirime baktım.

Yiğit:
Larin, nerde kaldın? Başlayacağız seni
bekliyoruz.

Gülümseyerek, oturduğum yerden ayağa kalktım. İneceğim durağa geldiğimde hızlıca otobüsten indim ve karşıdan karşıya geçerek 'LUYOR CAFFE' yazısının önünde durdum. Cüzdanımdan kredi kartımı çıkararak, hızlı adımlarla kafeye girdim. Kasanın önüne geldiğimde bariste seslendim.
"Kolay gelsin. Ben 3 tane sade filtre kahve ile 2 tane caramel machiato alabilir miyim? Paket olsun lütfen."

Barist, sıcak bir şekilde gülümsedi ve onayladığını belli etmek için kafasını salladı. 5 dakika içinde elindeki kahve paketi ile yanıma geldiğin de kartımı ona uzattım. Parayı ödedikten sonra kartımı aldım, kahveleri elimdeki karton poşete koydum ve hızlı adımlarla kafeden ayrıldım.

Caddenin karşısındaki sokağa girdiğimde 'Carol Stüdyo' karşımda belirdi. Stüdyoya girdiğimde içeriden sesler geldiğini duydum. Sesin geldiği yöne doğru gittim ve kapının önünden izlemeye başladım.

"Ya, lütfen ciddi olun biraz!" Diye bağırdı Gizay.

Bektaş'ta arkadan "Kızım daha başlamadık bile ne bu ciddiyet?" Arkadan da Yiğit'in yüksek sesini duydum.

"Larin öldü galiba. Mesajıma görüldü attı." Daha sonrada Gizay'a doğru döndü "Üzgünüm Gizaycığım ama maalesef takım tamamlanana kadar ciddiyet sağlanılamayacak." Arkadan bir bateri sesi yükseldi."Serhan! Lan, niye başladın? Daha şarkıyı bile seçmedik."

Serhan da bir of çekerek sesini yükseltti.
"Abi ne zaman başlamayı düşünüyoruz?"
Gizay, "Larin gelirse eğer başlayacağız!" Daha sonra Yiğit'e döndü."Yiğit, Larin'i bi arasana başına bi şey gelmiştir belki."

Yiğit'in, Gizay'a başını salladığını ve telefonu eline aldığını gördüm.

Elimdeki poşeti sallayarak içeri girdim ve
"Vuhuuuu! 3 gündür görüşmüyoruz sadece! Bu kadar mı özlediniz beni?" Diyerek genişçe gülümsedim.

Hepsi bana ters bir şekilde baktı. Buna karşılık olarak daha genişçe gülümsedim ve elimdeki kahve poşetini havaya kaldırdım.

"Kim kahve ister?"Diye sorduğumda hepsi Gülerek yanıma geldi.
Yiğit elini poşetin içine soktu "Hani nerde benim caramel machiatom?" Dedi ve kendi kahvesini eline aldı. Diğer caramel machiato'yu da eline aldı ve onu da Serhan'a uzattı. Ben, Gizay ve Bektaş ta kahvelerimizi aldık. Sırtımdaki gitarı kenara koydum ve kahveyi yudumlamaya başladım.

"Eee," Diye mırıldandım "Ben yokken şarkıyı seçtiniz mi?"
Gizay, bana doğru döndü ve "Hayır daha seçmedik, seni bekledik." Dedi ve kahvesinden bir yudum aldı.

Bektaş, "O zaman kahvelerimizi içerken, şarkıyı seçebiliriz." Dedi ve masanın üzerinde duran telefonunu eline aldı.

"İngilizce mi Türkçe mi?"

Kahveden son yudumumu alıp biraz düşündüm, "Bence bu sefer ingilizce olsun." Diye mırıldandım.
Serhan da bana katılarak, "Bence de bu sefer ingilizce söyleyelim," Dedi ve tek tek hepimizin yüzüne baktı "Varmı aklınızda bir şarkı?"

Herkes düşünmeye başlarken Yiğit "Panic At The Disco: New Perspective," Dedi ve telefonunu masaya bıraktı. "Bence bunu söyleyelim."
Gizay, "Şarkıyı aç bi bakalım." Dedi ve Yiğit'e baktı.

Yiğit masaya koyduğu telefonunu eline aldı ve hızlıca bi kaç tuşa basarak telefonunu tekrar masaya koydu. Bir kaç saniye sonra şarkının sesini duyduğumuzda hepimiz şarkıya dikkat kesildik.

Şarkının neşeli havası, hepimizi içine çekmişti. İnsanı cıvıl cıvıl hissettiren bir türdendi. Bu şarkı bana tenimi yakan güneşi anımsatmıştı.
Şarkı bittiğinde elime kenarda duran gitarımı aldım ve yavaşça şarkıya uyacak şekilde çalmaya başladım.

"Şarkıyı başa alsana," Diye mırıldandım Yiğit'e. "Biraz çalışalım."

Yiğit onayladığını göstermek için asker selamı verince telefonundan şarkıyı başa sardı.
Serhan baterinin, Bektaş'ta elektronik piyanosunun başına geçti ve şarkıya alışmak için şarkının ritmine benzeterek çalmaya başladılar.

Yiğit de benim gibi gitarını aldı ve oda aynı şekilde çalmaya başladı. Yan tarafımızda duran Gizay'da sesini açmaya çalışıyordu.

Bir kaç kez kendimizi bu şekilde şarkıya çalıştık. Daha sonrada beraber çalışmaya başladık. Neredeyse 40 dakika boyunca bütünlüğü sağlamak adına beraber çaldık. En sonunda hiçbirimiz hata yapmadığımız da şarkıyı söylemek için hazırdık.

"Yiğit, 3 dediğimde gitarınla giriş yap tamam mı?"

Gizay, elindeki mikrofonu tutuyor, hepimiz çalmaya başlamak için Yiğit'in gitarla başlamasını bekliyorduk.
"Yiğit, tamam mı dedim!?" Gizay çıldırırcasına Yiğit'e bağırdığında kısık sesle güldüm. Yiğit'in " Ay, dur kız heyecan yaptım." Demesiyle gülüşüm daha da arttı ve burnumun kemerini okşayarak Yiğit'e doğru döndüm.

"Yiğit, eğer biraz daha başlamayı reddedersen, Gizay'ın şarkıya başlamadan sesi kısılacak."
Bektaş'ta bana katılarak "Lan Yiğit, başlasana." Dedi fakat Yiğit ona omzunun ucundan bakıyordu.

"Yiğit!" Bu sefer seslenen Serhan'dı. "Omzunun ucundan bakmayı kessen de bize mi dönsen acaba?"

Yiğit dakikalar sonra bize döndü ve "Ne omuzu?" Diyerek alaylı bir ifadeyle bakmaya başladı. " Afrika'yla Antartika'yı bağlayan kıta benim lan!"

Gizay sabrı sınanıyormuşçasına "Yiğit!" Diye bağırdığında, Yiğit sanki karşısında bir anne varmış gibi elleri önünde yarı alaylı yarı ciddi bir ifadeyle Gizay'a bakıyordu.

"Tamam özür dilerim de," Dedi ve alttan alttan bize baktı "Mizah bilmiyorsanız bu benim suçum değil." Bunları söylerken gülmemek için kendini zor tutuyor, dudaklarını kemiriyordu.

En sonunda dayanamayıp, " Yiğitçiğim, tamam o zaman sen bi başla şarkıya daha sonra öğretirsin bize mizah neymiş." Dedim ve göz ucuyla Gizay'a baktım. "Yoksa birileri sana dayak yemeyi öğretecek, benden söylemesi."

Yiğit, sonunda Gizay'ın tepesini attırmamak için gitarı tekrardan eline aldı ve sonunda çalmaya başladı.

Yiğit'in arkasından bizde şarkıya giriş yaptık ve zevkle çalmaya başladık. Şarkı heyecanımı tetikliyor, damarlarımdaki akan kanın süratini arttırıyordu.

I feel the salty wawes come in.(Tuzlu dalgaların geldiğini hissediyorum.)
I feel them chras against my skin.(Onların vücuduma karşı çarptığını hissediyorum.)
And I smile as I respire, because I know they'll never win.(Ve nefes aldıkça gülümsüyorum çünkü asla kazanamayacaklarını biliyorum.)

Gizay'ın güzel sesi atmosfere girdikçe ortam daha da güzelleşti. Elimdeki elektro gitarı ben değilde, sanki o beni kontrol ediyormuş gibi hissediyordum.
Şarkının sonlarına doğru geldiğimizde ritim daha da hızlandı ve bizde bu artan ritime ayak uydurmaya başladık.
Stop there, and let me correct it.(Orada dur ve düzeltmeme izin ver.)
I wanna live a life from a new perspective.(Yeni bakış açısından bir hayat yaşamak istiyorum.)
You come along because I love your face.
(Sen beraber geldin çünkü yüzünü seviyorum.)
And I'll admire your expensive taste.(Ve ben pahalı zevkine hayran olacağım.)

Son sözlerini söylerken Gizay'ın kendini şarkıya fena kaptırdığını gördüm ve bu genişçe gülümsememe, elimdeki gitarı daha da hızlı çalmamama sebep oldu.

Müziğin ritmiyle gitgide hızlanan kalbim, beni ummadığım kadar mutlu ediyordu. En sonunda şarkı bittiğinde hepsine tek tek ve gülümseyerek baktım. "Bence çok iyi oldu." Demekten kendimi alıkoyamadım.
Gizay'da gülümseyerek beni onayladığında Bektaş arkadan bir sevinç çığlığı attı.

Serhan "Bence de müthiş oldu." Dedi ve yan tarafında duran Yiğit'e döndü. "Lan, Gizay kızınca betin benzin atmış bune hâl bembeyaz olmuşsun."

Gizay, Yiğit'e bakınca gerçekten Yiğit'in renginin attığını fark edince "Yiğit, dalga geçtiğimi biliyorsun değil mi?" Diye sordu.

Yiğit sonunda gözlerini devirerek tepki vermeyi seçti ve " Yok kız, ondan değil şaşkınım sadece. İlk defa bu kadar güzel çaldığımı hissediyorum." Dedi ve şaşkınlıkla ona bakmama sebep oldu.

"İlk defa mı? Ne kadar iyi çaldığının farkında değilsin sen."

Serhan'da bana katılarak, "Evet oğlum. Sen niye kastın bu kadar?" Dedi ve meraklı gözlerini Yiğit'e çevirdi.

Yiğit dayanamayıp "Piercing çok acıtırmı?" diye sordu.

Bektaş kaşlarını kaldırdı "Şimdi anlaşıldı," Demesiyle Gizay kaşlarını çattı.
"Ne oluyor be? Piercing ne alaka Yiğit?" Diye sorunca ben de ona katılarak soran ifadeyle ikisine baktım.

Bektaş, bizi daha fazla bekletmeyip, "Dün biz bu malla bardaydık. Bana sarhoşken, 'kim daha önce sarhoş olursa sarhoş olan kişi olmayanın istediği bir şeyi gerçekleştirecek' Dedi. 'Olmaz' diye kaç defa ikna etmeye çalıştım dinlemedi. Kendi kaşındı, iddiayı da ben kazandım, Piercing yaptırmasını istedim." Deyince hepimiz şok olmuş bir ifadeyle Yiğit'e baktık.

Serhan "Sen bu gün o yüzden bi tuhafsın." Deyince Yiğit dudaklarını büzerek bana döndü.
"Larin...Senin burnunda piercing'in var, çok acımış mıydı?"deyince yüzümü tebessüm kapladı.

"Aslında iğneleri sevmediğim için ilk başta biraz kasmıştım ama acısı yok merak etme. Yalnız ilk başta piercingin vücuduna alışma süresi biraz uzun sürebilir haberin olsun." Demiştim ama yaptırırken gerçekten çok olmasa da acısı vardı ama ben bunu Yiğit'e söylememeyi tercih ettim.

Yiğit rahatlamış bir ifade ile bakarken rahatlamış bir halde nefesini verdi.

Bektaş, "Provamız bittiğine göre gidelim de Yiğitciğim'in piercing işini halledelim." Diyerek sandalyenin üstünde duran ceketini aldı.

Herkes çıkmak için hazırlanırken ben de gitarımı çantasına koydum ve önce deri ceketimi giyindikten sonra çantayı da sırtıma taktım.

Stüdyodan çıktığımızda soğuğu hissettim ve deri ceketimin önünü kapattım. Hava kararmıştı, yağmur yağmıyordu ama kalan yağmur kokusu burnuma dolmuştu. Sokağın başından döndüğümüzde piercingçiye yürümeye başladık.

Yanımda duran Yiğit'in koluna girdim ve merakla ona döndüm."Piercingi nerene yaptıracaksın?" Diye sordum.

Yiğit eliyle Bektaş'ı gösterdi ve o an buna Bektaş'ın karar vereceğini anladım.

"Bektaş," Diye seslendim. "Yiğit piercingi neresine yaptıracak?"

Bektaş, sırıttı."Seninki gibi, burnuna yaptıracak. Pişti pişti gezersiniz ortalıkta." Diyerek alayla Yiğit'e baktı.

Piercing yaptıracağımız dükkanın önüne geldiğimizde, hepsi sırayla içeriye girmeye başladığında Gizay'a doğru seslendim.

"Gizay, ben bi sigara içip geliyorum."

Gizay kafasını salladı ve "Tamamdır, hızlı ol." Dedi ve arkasını dönüp içeri girdi.

Çantamdan sigaramı ve çakmağımı çıkararak bir tane sigara yaktım. Dudaklarıma götürerek dumanı içime çektim.

Sigaramın son dumanını üflediğimde iki binanın arasında duran çöp konteynerine doğru ilerledim ve izmariti çöp konteynerine attım. Tam arkamı dönecekken çöp konteynerinden bir koku geldiğini fark ettim, çöp gibi kokmuyordu. Sanki daha çok...
Bir saniye.

Geçmişin kokusunun burnuma dolduğunu hissettim.

Konteynerin içinde duran büyük ve ağzı bağlı olmayan siyah çöp poşeti dikkatimi çekti. Bedenim ne kadar arkasını dönüp gitmek istese de zihnim buna izin vermedi ve yavaşça siyah poşete doğru ilerledim.

Elim poşete doğru gittiğinde kendime bekleme süresi verdim. İçimdeki ses bu poşetin içinde çöp olmadığını söylüyordu. Çünkü bu koku çöp olamazdı. Bu koku çöp değildi.
Bu koku geçmişimin kokusuydu.
Poşetin ağzını yavaşça açmaya başladığımda gördüklerimle vücumdaki akan kanın akmayı bıraktığını, titrediğimi hissettim.

Geçmiş tam karşımda duruyordu.

Cesedin üzerindeki yarım kalp damgasıyla.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18