Bölümler 6Şu an: 5.Uzaklara Yolculuk
Sisliçayır yaylasına gitmiştik ama daha çok yolumuz vardı hava kararıyordu o anda yeşil renk oklar çizilmişti. Yolun sonunda ise kulübe gibi bir ev vardı içeri girmiştik yemekler sımsıcaktı orada anladıkki bu oyunu yapan kişi Bizim buralara geleceğimizi biliyordu o yüzden yemekleri, kulübenin yerini bize gösterdi o gece herkes yemeğini yedi ve kendi odalarına uyumaya gitti.
Sabahın erken saatlerinde sabah ezanı okunurken herkes uyandı ve haritanın gösterdiği yere doğru gittik tam 4 saat sonra hep birlikte haritanın gösterdiği yere varmıştık.
Eski püskü bir ev vardı. Kapıyı zorlamıştık hep birlikte ve açtık içersinde bir tane sandık vardı
Sandığı açabilmek için anahtarı bulmamız gerekiyordu kilitliydi.
Ben anahtarı pencerenin kenarında gördüğümü hatırladım ve onu oradan aldım sandığı açmıştık
İçinde bir mektuplar Mehmet amcanın küçüklüğü anneler imizin babalarımızın küçüklüğü ve Bizim küçüklük fotoğraflarımız vardı mektupta ise
Mehmet amcanın dedesi yazmıştı
"Bu satırları okuyorsan, dumanın içinden geçip gelmişsin demektir. Ben bakkalın eski sahibi, toprağın sadık bekçisiyim. Mehmet’e emanet ettiğim bu harita, aslında sadece bir yol değil, bir mirastır.
Evlat! Dumanlıdere'nin altı sadece su değil, sönmeyen bir dostluk ateşidir. Bu köyün yedi hanesi, vaktiyle bir söz verdi: 'Darda kalana kapı, aç kalana aş, dosta sırdaş olacağız.' Ama yıllar geçti, rüzgar esti, duman çöktü; sözler unutuldu, kapılar kapandı.
Mektubun içindeki harita seni buraya getirdi ama sır burada değil, bakkalın hiç sönmeyen fenerinde saklı. Mehmet’e söyle; o fenerin ışığı sadece yolu değil, kalpleri aydınlatacak güne ulaşmıştır. Emaneti koruyun, çünkü o emanet altına değil, bu köye aittir.
Duman dağılır, yol kalır;
Asıl hazine, beraber yürüyen yedi canın nefesinde saklanır."
Bölüm etkileşimi
