2. bölüm / 4
Sevdam0.1
Bölümler 4Şu an: 0.1
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Manolya Erkin
Sabah telefonumun çalmasıyla uyandım arayan nergisti telefonu açtım
"Alo"dedim
"Kız sen beni niye aramıyorsun dün beni arayacaksın diye iki saat bekledim "
"Ben sana dedim unuturum diye"
"Neyse ne gittin mi askeriyeye"dedi
"Hayır daha gitmedim bu gün gidiceğim"
Bir yandan nergisle konuşurken diğer yandan kahvemi hazırlıyordum bolkona çıktım o sırada üsteki balkondan takırtılar geliyordu bu yüzden nergisi duyamıyordum
"Bir dakika nergis"sonra başımı yukarı kaldırarak
"Beyefendi"dedim oda başını aşağıya doğru eğdiğinde göz göze geldik bu dün çarpıştığımız adamdı
"Ne var"dedi
"Biraz daha sesiz olun lütfen "dedim uzun sayılabilecek bir süre gözlerime baktı o an nedense bir tuhaf hisetmiştim
Sonra içeri girdi öküz ya insan bir cevap verir
Sabah uyanınca daha mı yakışıklı oluyordu bu adam
Bir süre daha nergisle konuştuktan sonra kapatıp hazırlanmaya başladım
Üzerime gri takımımı gitsin altınadasiyah topklularmı giydim
(Bu takım elbise)
(Buda topuklu ayakkabısı)
Takım elbisenin pantolon uzun olduğu için ayak topuklarım görünmüyordu
Evden çıktım taksi çağırarak önceden bana albay Mehmet tarafından atılan konumu söyledim ve iki sokak aşağıda indim bundan sonrasını yürüyerek gitmem lazımdı kapıya ulaştığımda kapıda nöbet tutan asker "buyrun hanımefendi"dedi
Kimliğimi gösterek "yeni cumhuriyet savcısı manolya Erkin"dedim
Kapıyı açarak bana yol verdi içeri girdim ve köşede konuşan askerlere ilerledim ve "ben yeni gelen cumhuriyet savcısı manolya Erkin bana albay Mehmet'in odasını gösterir misiniz"
"Tabi buyrun sayın savcım bu arada hoşgeldiniz "dedi kısa ama biraz iri olan
Hep beraber binaya girdik merdivenlerden çıktık sonunda varabilmiştik
"Teşekkür ederim"
İkisinde"rica ederiz" dedi
Kapıyı tıklayarak içeri girdim albay oturuyodu hemen sağındada bir binbaşı vardı ama tam görmemiştim sırtı bana dönüktü
O nasıl sırt fatih sultan Mehmet köprüsü mübarek
Albay"hoş geldin kızım"dedi tam o sırada yanındaki binbaşı arkasını döndü ve gözgöze geldik ve gıcık üst komşum olduğunu gördüm
Bak bu adam bizim kaderimiz yoksa niye her yerde bizim karşımıza çıksın
Bir sus be benim asıl şaşırdığım bu adam bu kadar genç yaşta nasıl binbaşı oldu lojmanda kaldığı için asker olduğunu tahmin edebilmiştim
Ben albayı daha fazla bekletmeden "hoşbuldum efendim "dedim
Bu albayın bakışları neden benle bu adam arasında geziniyor umarım bizi evlenme planı kuruyordur biz razıyız albay bey
"Ne efendimi kızım bana Mehmet amca de "dedi
"Peki Mehmet amca"
"Bir sorun çıkarsa çekinmeden yanıma uğraya bilirsin"
"Peki Mehmet amca kolay gelsin "dedim ve dışarı çıktım içerideyken onu gözlerini üstümde hissetmiştim nedense kalbim hızlanmıştı
İlerlemeye başladım odan bu kata olmalıydı ve evet bu kataymış Cumhuriyet savcısı monalya Erkin yazısıla göz göze geldim içeri girdim ve masama yerleştim dosyaları alıp incelemeye başladım baya bi zaman geçmişti saat 3.30 geçiyordu gidip bir dolaşıyım ne var ne yok ne yapıyorlar bir kargaşa çıkmış mı diye
Bencede ne var ne yok diye bakmaya gidelim
Kapıyı açarak odadan çıktım merdiyenlerden inerek bahçeye hele şükür ulaştım
Bu merdivenleri bu kadar yüksek yapmak zorundalar mı ya
Etrafa bakındım ve yavaş yavaş ilerlemeye başladım kehribar gözlü adam derin derin bana bakıyordu niye o kadar derin bakıyordu bu bakışıyla kalbim hızlandı noluya lan bana kendine gel manolya
Havada aşk kokusu var havada aşk kokusu var
Ne aşkı be adam askerlere eğitim veriyor yok öyle bir şey ilerlemeye devam ediyorum ki yanıma bir yüzbaşı geldi "merhaba ben yüzbaşı Erkan yeli bu güzel hanımefendiyle tanışmak isterim tabi dizinde müsadeniz varsa"dedi
Adam bunca yolu benim ile tanışmak için mi gelmişti yani tam cevap verecekken yanımda birini hissetim arkamı döndüğümde heybetli bir benden en az 195 boyu olan kehribar gözlü binbaşıyı gördüm
"İşine bak Erkan "dedi o nasıl bakış öldürecek gibi bakıydu adama
Erkan baktığımda ise birazdan altına edecekmiş gibi bir surat ifadesi vardı ne yapsın adam ben olsam bende o bakışından korkardım
"Emredersiniz komutanım"diyerek yanımızdan ayrıldı Erkan
Arkamı döndüm tabi boyu gökdelen gibi olduğu için boylumu yukarı kardırdım ve
"Ne yapıyorsun sen "dedim
"Bir yüzbaşıya işinin başına dönmesini söylüyorum"dedi geniş geniş sinirlenerek ellerini yumruk şeklinde sıkmaya başladım
Yumruğuma bakıp eğlenen gözlerle tekrar gözlerime baktı bir insanın yüzünde mimik oynatmayıp eğlenmek nasıl oluyor şuan öğrendim
"Siz niye işiniz başında değilsiniz binbaşı"dedim
"Bir yüzbaşıya işine dönmesini söylüyordum da ondan savcı"dedi savcı kısmını vurgulamıştı tıpkı benim binbaşı kelimesini vurgulamam gibi yanımızdan geçen askerler Bir binbaşıya bir bana bakıyordu çok şaşırmış görünüyorlardı neye şaşırdıklarını anlamıyorum hiç mi bu adamın yanında kız adamın adına baktım tuğrul kurt yazıyordu demek adı tuğruldu
"Peki tuğrul binbaşı benim yapacak işlerim vardı size kolay gelmesin"kolay gelmesine şaşırmamıştı ama gözleri bir parıldıyor bu adamın gözleri hep mi böyle parıldıyor yoksa bana baktığında mı böyle parıldıyor
"Bir daha söyle"dedi
"Neyi"dedim
"Adımı"
Ne kadar garip bir adamdı az önce kavga ettik şimdide benimle flört etmey mı çalışıyordu
" benim gitmem lazım tekrardan kolay gelmesin" siyer hızla arkamı dönüp binaya ilerlemeye başladım tam kapıdayken arkamı döndüm .bu adam arkamdan gülümsüyor muydu bana inşallah ben yanlış görmüşümdür
Kız adamın neyini beğenmiyorsun heybetli uzun yakışıklı
Allah korusun ya bizi bir odaya koysan 5 dakikaya kalmaz kavga ederiz
Önüme dönüp içeri girdim odama ilerledim ve son bakmam gereken dosyaya baktım ve odadan çıktım binanın son merdivenlerini de inip bahçeye ulaştım ve kapıya ilerledim kapıdaki nöbetçi kapıyı açtı
"İyi günler sayın savcım "dedi
"İyi günler" dedim
Evet iki sokak aşağıya inip taksi çğırmam gerekiyordu şimdi yavaş yavaş yürümeye başladım yanıma doğru gelemey başlaya arabayı gördüm tuğrul binbaşıydı bu yanıma geldiğinde
"Hadi atla savcı aynı yere gidiyoruz zaten"dedi
"Gerek yok ben taksi çağırıcam zaten teşekkür ederim"dedim
"Bu saate buralara taksi gelmez ama hala ben seninle gelmeyeceğim diyorsan sen bilirsin"
Biraz düşünüce aslında o kadarda kötü değildir belki onunla 20 dakikalık bir yolculuk en fazla ne kadar kötü olabilir ki
Arkaya geçiyordum ki"öne "dedi öne bindim 5 dakika hiç konuşmayarak sadece onun bana ara sıra bakmasıyla geçti
Sonra eli radyoya uzanıp radyoyu açtı bu çalan benim en sevdiğim sarkıydı Ahmet Kaya Çiğdem çiçekti şarkı çalmaya başladığında tuğrul bana bakarak mırıldanmaya başladı tabi benim kafam biraz cama doğru eğikti bu yüzden onu görmezden gelebildim vardığımızda inip hep beraber binaya girip merdivenlerden yukarı çıkmaya başladıkdaireme ulaştığımızda
"Teşekkür ederim Tuğrul "dedim oda
"Eyvallah"diyerek yukarıya çıkmaya başladı çok yorgundum hemen yatak odama gidip uyumak istiyordum öylede yaptım üzerimdekileri çıkarıp yerleştirmeye başladımmakyajımıda silip yatağa uzandım içimden bir ses tuğrul ile aramızdaki ilişkinin daha da ileriye gideceğini söylüyordu
Zaten ileriye gidecek daha o senin kocan olacak
İçimdeki sesi boşverip gözlerimi kapatım
________________
Bölüm nasıldı
Karakterler hakında ne düşünüyorsunuz
Tuğrulu sevdiniz mi
Bölüm etkileşimi
