10. bölüm · Sessizce seviyorum
9.bölüm
1.5 sene sonra..
Bugün lise hazırlık sınavına girme günümde fakat toprak kendini hazır hissetmediği için girmemişti.Toprakla 1 yıldır sevgiliyiz.Onunla oldugum her an benim için önemli değere sahipti.
Alara ve ben kütüphaneye karıştırdığımız konuları tekrar yapmaya giderken Efe ile Toprak bizi bekliyordu.Efe’nin zaten çok hedefi yoktu onun İÇİN 2 yıllık bölüm gelsede sevinçten ağlardı(şüpheli)
Yarım saat sonra sınavımıza girmeyi hazırlandık.Toprak’ı sıkıca yanağından öperek koklaşarak.Vedaşaltık.
Sınav salonuna girerken kalbim deli gibi atıyordu. Hem sınav stresi hem de Toprak’ı geride bırakmanın burukluğu… Yanımda Alara vardı ama aklımın bir yarısı hâlâ onun elini tutuyordu sanki.
Alara: "saçma sapan düşünmeyi kes. Sınavı atlatalım, sonra duygusallaşırsın."
Gülümsedim ama gözlerim dolmuştu. Toprak’ın yanağımda bıraktığı öpücüğün sıcaklığı hâlâ oradaydı. O, dışarıda beni beklerken içimde bir cesaret doğdu.
“Bu sınav sadece geleceğim değil... onun hayallerine ortak olabilmek için de.”
*
Sınavdan çıktığımda ilk gözüm onu aradı. Kalabalığın arasında göz göze geldik.
Toprak: "Güneş’im "
Koşup sarıldım ona. O an tüm stres, tüm yorgunluk eridi gitti. Gözlerimin içine baktı, gülümsedi ama bir şey söylemedi. Yüzünde farklı bir ifade vardı.
Ben: "Noldu? Bir şey mi oldu?"
Toprak: (hafif kısık sesle) "Senin için bir karar verdim."
Şaşkındım. Gözlerimle devamını bekledim.
Toprak: "Sen ne kadar ileriye gidersen, ben de seninle yürümeye söz verdim. Bugün sınava girmedim çünkü… senin peşinden gideceğim başka bir yol seçtim."
Ben: "Nasıl yani? Toprak ne demek istiyorsun? Ne yolu bu?"
Toprak bir an sustu. Kalabalığın sesi uzakta gibi geliyordu. Sadece gözlerine odaklanmıştım.
Toprak: "Ben... sana söylemeden sınava girdim."
Bir an nefesim kesildi. Şaşkınlık, sevinç ve biraz kırgınlık bir arada çöktü içime.
Ben: "Ama bana ‘girmeyeceğim’ demiştin. Neden böyle bir şey yaptın?"
Toprak: "Sana baskı olsun istemedim. Ya kazanamazsam, ya senin gerisinde kalırsam diye korktum. Ama sonra... seni o kadar güçlü gördüm ki, dedim ki; 'Ben onun yanında yürümek istiyorum, arkasında değil.'"
Gözlerim dolmuştu. Ona sarıldım. Kalbim göğsünde çarparken kendimde suçluluk duygusu hissetmiştim.
Ben: "Benimle yürümen için yarışmana gerek yoktu.. ama cesaretin için teşekkür ederim."
Toprak: "Sadece senin gözlerinde kaybolmak değil hayalim.. senin yanında büyümek de var içinde."
Tam o sırada Efe ve Alara geldiler. Efe gülüyordu, Alara ise suratını asmıştı.
Alara: "Ben galiba matematiği saldım."
Efe: "Ben sınavı değil, kaderi bekliyorum. Belki yürür giderim."
Gülümsedik. Dört kişi, dört farklı ruh haliyle ama aynı kaderle yürümeye devam ettik.
