9. bölüm · Sessiz yumruklar
Yalandan ibaret
Ateş odada yalnız kaldığında pişmanlık ağır bir şekilde üzerine çöktü. Lara’yı yıllar önce terk ederken amacının onu korumak olduğunu düşünmüştü, ama şimdi anlıyordu ki sessizliği en büyük hatasıydı. Ona hiçbir şey açıklamadan gitmek, belki de en çok güvendiği kişiyi belirsizlik içinde bırakmıştı. Lara’nın gözlerinde gördüğü o eski sıcaklığı hatırladıkça içi sıkışıyordu.Şimdi ise yıllar sonra, o sert cümlelerin aslında bir koruma kalkanı olduğunu kendine anlatmaya çalışıyordu. Lara’nın kalbinde açtığı yaranın farkındaydı ve o notun, onu korumak yerine daha derin bir acı bıraktığını anlaması zaman almıştı. Ateş, o gün yazdığı her kelimenin Lara’yı uzaklaştırdığını biliyor, ama başka bir yol bulamadığı için kendini çaresiz hissediyordu. Pişmanlığı büyüdükçe, keşke daha dürüst olsaydım diye içinden geçiriyordu; Lara nın ağzından o salondan çıktığında içi karmakarışıktı. Ateş’in yıllar önce bıraktığı o notu düşünüyordu ama asıl canını yakan şey, onun gözleri önünde Gökçe’ye çıkma teklifi etmesiydi. Hem de daha yeni yaralanmışken… Daha bir gün önce yaşadığı olayın ardından, sanki hiçbir şey olmamış gibi başka birine yönelmesi kafasını tamamen karıştırmıştı.
Lara,: “Demek gerçekten beni hiç istememiş,” diye düşündü ama içindeki ses buna inanmıyordu. Ateş’in bakışlarında bir anlık tereddüt görmüştü. O an, onun söyledikleriyle davranışlarının aynı olmadığını fark etmişti. Ama yine de notta yazan o sert cümleler ve şimdi gözlerinin önünde yaşanan bu teklif, her şeyi daha da bulanık hale getiriyordu.
Kalbi kırılmıştı, evet… Ama aynı zamanda öfkeliydi. Çünkü Ateş sadece onu terk etmekle kalmamış, bir de kafasını karıştırmıştı. Lara kendine, “Ben onun için sadece bir oyundan mı ibarettim?” diye soruyordu. Bu düşünce onu hem yaralıyor hem de daha güçlü olmaya itiyordu.
