1. bölüm / 1
SESSİZ KATIN SIRRISESSİZ KATIN SIRRI
Bölümler 1Şu an: SESSİZ KATIN SIRRI
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
SESSİZ KATIN SIRRI(PT1)
BÖLÜM 1: SESSİZ KAT
Yine o sıkıcı okuldayım lise üçün bitmek bilmeyen o gri,soluk beyaz renkli duvarlarına baka baka yaşanmıştım resmen.Beni mutlu edecek tek şey şu an son derse girmiş olmamız ve birkaç dakika sonra zilin çalıp eve gitmek olucaktı.
Tarih öğretmeni bayan Emma sonunda yoklama almayı niyetliydi. En azından bir dakika ders 1-2 ders kaynardı.
'Mia, Lucy,Lucas,Tom' diye yine başladı.
"Jessica" dediğini duyar gibi oldum. Çünkü az önce uyukluyordum.
"Jessica, Jessica burada mısın?" Son cümlesi biraz sinirliydi sanki bana sitem ediyordu.
"Pardon duymamışım, burda" diyebildim çaresizce.Emm, evet bu arada ben Jessica, Jessica TAYLOR(Taylır). Arkadaşların çoğunlukla bana Jessie der. 27 Aralık 2009 yılı doğumluyum.
Bayan Emma yoklamayı bitirdi an nöbetçi öğrenci geldi ve yoklama defterini aldı bir süre sonra cankurtaran olan zil sesi duyuldu. Ben çıkışta arkadaşlarım olan Sophia,Lily ve Emily ile beraber gidiyorum.
Onlara uzun bir süredir yaşadığımız sitenin katından gözüken apartmanın balkonunu gözetlediğimi, o katta bir yaşam belirtisinin olmadığını düşündüğümü ama bir hafta içerisinde garip olaylar olduğunu dediğim an Emily sözümü kesti.
"Nasıl yani o uzun süredir bir gözlem yaptığını söylemiştin. Bir apartman katı mıydı?"dedi sanki bana sitem ediyordu ya da ben öyle zannettim.
"Eeve.."diyemeden Lily atladı araya,
"Dur Emily belki de önemlidir şahsen ben merak ettim devamı Jessie dedi.
(30 dk sonra)
Ben, Lily, Sophia ve Emily apartman önünde durduk. Emily olduğu yerden yukarı doğru baktı ve 5 kat dedi diğer katlarda ışıklar yanıyor balkonlardan çamaşırlar sallanıyordu ama 5 kat binaya ait değildir resmen ne perde kıpırdıyordu ne de içeriden ışık çıkıyordu.
"Lucas'ın Tuğba buraya düşmüş aldı mı diye hiç sormadım" dedi Sophia ve ekledi "belki de doğru söylüyorsun Jessica".
"Burada bekleyecek miyiz yoksa yukarı çıkmayı düşünüyor musunuz?"dedi Lily.
Yukarıya biz çıkarken Bir asansör yoktu bunun nedeni merdivenle diğer katlarıda gözlemledik. Ama çoktan 5. kata gelmiştik.
BÖLÜM 2:İÇERİSİ DAHA BÜYÜK
Kapıyı ben açtım.
Aslında açmak istememiştim ama elim geri çekilmedi. Kapı gıcırdayarak aralandı ve hepimiz içeri baktık.
Ve ilk fark ettiğim şey şuydu:
Burası… bir daire değildi.
“Jessica… bu normal değil,” diye fısıldadı Emily arkamdan.
Haklıydı.
Dışarıdan bakınca burası küçük bir 3+1 daire olmalıydı. Ama içerisi, gözümüzün önünde uzanan uzun, karanlık bir koridordu. Duvarlar eskiydi, sanki yıllardır kimse yaşamamış gibiydi. Tavandan sarkan kırık bir lamba hafifçe sallanıyordu.
“Ben girmiyorum,” dedi Lily, kolumu tutarak. “Burası çok yanlış hissettiriyor.”
“Toplar hep burada kayboluyor,” dedim sessizce. “Bir şeyler var. Bunu anlamamız lazım.”
Sophia kaşlarını çattı. “Bu iyi bir fikir değil Jessie.”
Ama ben ilk adımı attım.
Ve hepimiz içeri girdik.
Tam o anda oldu.
Kapı arkamızdaydı. Hâlâ açıktı.
Dışarıdaki apartman koridoru görünüyordu.
Sonra bir “klik” sesi geldi.
Hepimiz aynı anda döndük.
Kapı kendi kendine kapandı.
Yavaşça değil.
Bir şey tarafından çekilmiş gibi.
“Hayır… hayır hayır hayır,” dedi Emily, kapıya koşarak.
Ama kapı kilitlenmişti.
Hiçbir kol çalışmıyordu.
Hiçbir şekilde açılmıyordu.
Sanki artık dışarısı yoktu.
Sessizlik çöktü.
Sadece nefes seslerimiz vardı.
“Tamam…” dedim zorla sakin kalmaya çalışarak. “Panike gerek yok. Bir çıkış yolu vardır.”
“Jessie,” dedi Lily, sesi titriyordu. “Burası normal bir yer değil.”
O anda Sophia duvara baktı.
“Buraya bakın.”
Duvarın üzerinde eski bir kâğıt asılıydı.
Yaklaştık.
Kâğıt sararmıştı. Üzerinde el yazısı vardı:
“Giren, geri sayımı başlatır.”
Emily yutkundu. “Bu ne demek?”
Bir adım daha ilerledim. Koridorun başka bir duvarında ikinci bir not vardı.
“Kapı sadece içeriden değil, içeriyi de kilitler.”
Lily geri çekildi. “Tamam, bu kesin bir şaka değil.”
Sophia dikkatle etrafa baktı. “Başka yazılar var.”
Gerçekten de vardı.
Koridorun ilerisine doğru yürüdükçe duvarlarda notlar çoğalıyordu:
“Ses çıkarma.”
“Göz teması kurma.”
“Yanlış kapıyı açarsan yer değişir.”
Emily fısıldadı: “Bu… bir sistem gibi.”
Ben notlardan birine daha yaklaştım.
Son cümle şuydu:
“Ev seni izler.”
Bir anda ışık titredi.
Koridor sanki biraz uzamış gibiydi.
“Bunu ben mi hayal ediyorum?” diye sordu Lily.
Ama kimse cevap veremedi.
Çünkü artık herkes aynı şeyi hissediyordu:
Bu yer… değişiyordu.
Ve biz daha yeni girmiştik.
BÖLÜM 3:PARLAK YANILSAMA
Kapı arkamızda kapanmıştı. Artık geri dönüş yoktu.
Koridorda ilerledikçe duvarlardaki notlar daha da çoğaldı. Sanki ev bizim hareketlerimizi önceden biliyor gibiydi.
“Buradan çıkmanın bir yolu olmalı,” dedim, ama sesim bile bana inanmıyordu.
Emily duvara dokundu. “Bu yer… sürekli değişiyor.”
Lily etrafa bakıyordu. “Bir şey fark ettiniz mi?”
“Ne?” diye sordum.
“Dışarıdan çok karanlık… ama içerisi giderek… farklı oluyor.”
Gerçekten de öyleydi.
Bir sonraki kapıyı Sophia açtı.
Ve içerideki görüntü hepimizi durdurdu.
Oda… inanılmazdı.
Duvarlar parlak pembe ve açık mavi renkteydi. Tavandan renkli ışıklar sarkıyordu. Yerde yumuşak halılar vardı, oyuncaklar her yere dağılmıştı. Bir çocuk odası gibi… ama aşırı düzenli, neredeyse kusursuzdu.
“Bu… şaka mı?” diye fısıldadı Emily.
Lily içeri adım attı. “Burası… güzel?”
Ben tereddüt ettim.
Çünkü bir şey doğru değildi.
Bu kadar karanlık bir yerin içinde böyle bir oda… mantıklı değildi.
Sophia yavaşça içeri girdi. “Burası önceki yerle aynı binada olamaz.”
Ama tam o anda oldu.
Kapı arkamızda kendi kendine kapandı.
Bu kez ses bile farklıydı—yumuşak, neredeyse bir kilit sesi gibi değil… bir “oyuncak kutusu kapanması” gibiydi.
Emily kapıya koştu. “Hayır, yine mi!”
Ama kapı açılmadı.
Hiç açılmadı.
Odadaki ışıklar bir an titredi.
Ve sonra fark ettik.
Bu oda düşündüğümüz gibi değildi.
Oyuncaklar… hareket ediyordu.
Yavaşça.
Kendi kendine.
Bir oyuncak bebek başını bize çevirdi.
Ardından başka biri.
Lily geri çekildi. “Tamam… bu hiç normal değil.”
Ben gözlerimi duvara çevirdim.
Duvarda bir yazı vardı. Bu kez not değildi.
Çocuk el yazısıydı:
“Oyun başlar.”
Bir anda yer sarsıldı.
Halının altından metal bir tıkırtı geldi.
Emily bağırdı: “Yere bakın!”
Halı hafifçe kalktı.
Altında bir kapak vardı.
Ve kapak… yavaşça açılmaya başladı.
Sanki bizi bekliyordu.
Sophia geriye bir adım attı. “Bu bir tuzak.”
Ama artık çok geçti.
Odanın renkleri daha da parlak hale geldi.
Göz alıyordu.
Baş ağrıtıyordu.
Gerçekle yanılsama birbirine karışmaya başlamıştı.
Ve biz şunu anladık:
Bu ev sadece korkutmuyordu…
oynuyordu.
PT2???...
Bölüm etkileşimi
