6. bölüm · Sessiz Çığlık
5.BÖLÜM
ÇARESİZİM
Kutay uyurken ben de biraz kestirmek için battaniyeyi aldım ve biraz uyumak üzere koltukta uyudum.Kalktığımda Kutay yemek hazırlıyordu.
"Amirim,görüyorum ki yemeklere kalkışmışsınız"
"Oo şef.Senin yanında benim yaptıklarım yemeğe girmez ama şansımı deneyeyim dedim"
"Amirim bir kez daha unutmadan size birşey söylemem lazım.Biraz daha söylemezsem eğer içimi yiyip bitirecek"
"Tabiki söyle hemen"
"Benim karakola gelme nedenim aslında bilinmeyen numara üzerinden mesaj sanki karakoldan atılmış gibi bir mesaj gelmişti telefonuma bende karakola gittim.Kimse yoktu ben de kantine indim,yukarı çıktım orada film koptu zaten.Şu bilinmeyen numaraya be bakabilir misin?"
"Telefonunu getir de hemen bakalım o zaman"
"Hemen"
Telefonu Kutay'a verdikten sonra Kutay bir süre ekrana baktı ve sonra şunu söyledi;
"Şef bu mesaj büyük bir ihtimal bir dolandırıcı tarafından atılmış çünkü hiçbir karakol size mesaj atmaz,direkt arar.Ayrıca hiçbir polis numarası bilinmeyen veya gizlenmiş numara olarak gözükmez"
"Tamam o zaman yani karakola gelerek harika bir iş yapmışım"
"İki yönden diyelim.Gelişinin hem iyi yönü hem de kötü yönü var"
"Kötü yönü ne ki?"
"Orada vurularak tanışmak yerine eğer karakolda bekleseydim sen yaralanmadan hem bu işi çözecektik,hem de tanışmış olacaktık"
"Sen beni düşünme.Bu arada Kutay sana birşey daha söyleyecektim"
"Dinliyorum"
"Ben babam olacak o adam gazete okurken yanında bir gazete vardı.Gazetenin üstünde "Bir Gecede Yurtta KATLİAM" diye bir başlık vardı.Benim evimin yanında da bir yurt olduğu için bunu araştırdım.Fakat yerine dair herhangi bir bilgi yoktu.Sana zahmet ona da bir bakabilir misin?"
"Tabikide.Biliyor musun,bu olayı duymuştum.Senin dedektifliğinde harika yalnız.Genellikle insanlar bu tarz olaylarda hep entrika yaratmak ve dışarıya çok araştırmış gibi gözükmek için sallayarak örneğin 'bizim evimizin yanında terk edilmiş bir yurt var' tarzı cümleler kurarlar ama sen.Bu davranışınla zekanı ve merakını kanıtladın.Hadi beraber araştıralım"
"Ben bi su içip gelsem sıkıntı olur mu"
"Tamam da bunu bana neden soruyorsun ki?Kendi evinmiş gibi rahat ol"
Su içmeye giderken Kutay yemekleri ocakta unutmuştu ve ocaktaki yemekler kömür olmuştu.Bi anda panikleyip elim ayağıma dolaştı.Panikten dolayı bir anda çığlığı bastım ve sonrasını hatırlamıyorum.Bayılmışım.
"KUTAAAAAY!!Yemekleri ocakta unutmuşuz.OCAKTAN ATEŞ ÇIKIYOR,KOOOŞ"
"Sakin ol sakin ol Arya.Yüzün iyi gözükmüyor.Sarardın.Arya?"
Kutay'ın kucağındayken gözlerimi yumdum.Duyduğum son ses Kutay'ın bana çaresizce bağırmasıydı.Bu benim hoşuma gitmişti.Galiba onu sevmeye başlamıştım.
Gözümü açtığımda hastanedeydik ve her zamanki gibi başımda bekliyordu.Neden bayıldığımı bilmiyordum.Bir anda gözlerim kapandı ve kendimi Kutay'ın kucağında bulmuştum.
"Arya.Çok şükür ki uyandın.Sana birşey oldu diye çok korktum.Çok özür dilerim,herşey benim yüzümden.Beni affedebilecek misin?"
"Kutay,sakin ol.Senin hiçbir suçun yok.Lütfen,sakin ol"
"Sen iyisin değil mi?"
"Evet iyiyim.Ne zaman çıkacağımızı söylediler mi?"
"Soralım"
Hemşire geldiğinde son muayeneyi olduktan sonra bana panikatak teşhisi konuldu.Hastaneden çıktık ve eczaneden ilaçları aldık.
"Arya,sen biraz yat dinlen.Ben sana bu sefer yakmadan yemeklerini getireceğim.Şüphem olmasın"
"Tamamdır Kutay.Çok teşekkürler"
Kutay yemeği getirdikten sonra biraz konuştuk.
"Al şef.Senin kadar olmasa da en azından yakmadım bu sefer"
"Teşekkürler Kutay.Bu arada biraz konuşalım mı?Hem bende kafa dağıtmış olurum"
"Tabiki de.Sen ne istersen"
"Ya Kutay,hayatımda tanıdığım en iyi insansın.Yardımsever,sadık,cesur ve merhametlisin"
"Teşekkürler Arya.Yalnız sende öylesin.Eli açık,yardımsever,cesur ve merhametlisin.E tabi inatçı ve meraklısın da.Sadece bu da değil.Çok güzel bir kızsın"
İçimden söylediğimi sandığım kelimeleri dışımdan söylediğim için mini bir rezillik hissettim...
"Yaaaaa şapşiiik"
Bana gülümseyerek baktı.
"Ay ben onu dışımdan mı söyledim.Kahretsin ya şu özelliğimden nefret ediyorum"
"Bence kötü değil.Aksine çok tatlısın.Yüzün kızardı bir anda"
"Teşekkürler Kutay.Bu arada sende az değilsin ha.Çok yakışıklısın"
"Teşekkürler"
"Ne oldu Kutay?Bana derken sen kızardın?"
Bir süre böyle konuşup gülüştükten sonra Kutay birden yanıma oturdu.Büyük bir sessizlik varken ben birden kafam Kutay'ın omzuna kaydı ve uykuya daldım.Galiba gerçekten âşık olmuştum.Fakat bunu ona açıklayamazdım.Çünkü onun da bana karşı duyguları olduğundan eminim.İlk hamleyi hiçbir zaman yapmam.
Şunu fark ettim ki her bu yurt olayını araştırmaya çalışırken başıma birşey geliyor ve bu olay arada kaynıyordu.Bunu yarın adamakıllı çözmemiz lazımdı.
Sabah uyandığımda üstümde ne üşütecek kadar ince, ne de terletecek kadar kalın bir battaniye değildi.Kutay yanımda hala uyuyordu.O uyanmadan bugün kahvaltıyı benim hazırlamam gerekiyordu.Kutay bu zamana kadar benim için çok şey yaptı ve ben hala bir şef olarak ona kahvaltı bile hazırlamadım.
Sabah kalkıp Kutay'ın istüne battaniyesini örtüp hemen kahvaltı yapmak için kalktım.
Herşeyi dört dörtlük yapmam gerekliydi.Sanki dünyaca ünlü şefler bu yemekleri tadacak gibi hazırlamam gerekliydi.Aslında çok farklı değildi.Benim için Kutay,dünyaca ünlü şeflerden farklı değildi.Benim yemeğimi tadacak kişi dünya için küçük bir amir,benim içinse dünyaca ünlü bir şefti.
Kahvaltıyı hazırlayıp masaya dizdim.Dört dörtlük bir sofra olmasa da elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım.Tam masaya dizip Kutay'ı uyandırmaya gidecekken Kutay koridorda geliyordu.Birden karşıma çıkınca sıçramamı tutamadım.
"AAY.Ne yapıyorsun Kutay.Aklım çıktı"
"Korkma şef.Bu arada günaydın"
"Günaydın da ödüm koptu ya.Haber ver birdahaki sefere.Kahvaltı hazır bu arada.Hadi elini yüzünü yıka da sofraya bekliyorum"
"Tamamdır şef,hemen"
Sofraya oturup Kutay'ın gelmesini bekledim.
"Yemekler harika gözüküyor şef.Şimdiden eline sağlık"
"Afiyet olsun.Hadi soğutma.Aaa en önemli şeyi unuttum,Çayları koymadım"
"Gerek yok Arya.Ben koyayım istersen.Sen zaten yoruldun"
"Otur sen Kutay.Ben koyarım,gerek yok"
Çayları koyduktan sonra sofraya oturdum.Kutay'a çayını uzattım.Beraber yemeği yedikten sonra tam konuşacaktım ki sofrada konuşmanın fazla iyi olacağını düşünmediğim için lafımı yuttum.Yemekten sonra Kutay sanki düşüncelerimi okurmuş gibi eline sağlık diyip bilgisayarla beraber oturup beni yanına çağırdı.
"Arya,gelebilir misin.Senin dünkü dediğin şu yurda bi bakalım.Kafandaki soru işaretleri en azından az da olsa silinsin"
"Şu bulaşıkları makineye yerleştirip geliyorum hemen"
Bulaşıkları makineye yerleştirip,makineyi çalıştırdıktan sonra Kutay'ın yanına gittim.
"Geldim.Yerine dair net bir bilgi bulabildin mi?"
"Tam net değil fakat genel olarak o yurdun senin tarif ettiğin,evinin yanındaki o yurt olduğunu gösteriyor"
"O zaman benim teorilerim doğru çıktı"
"Arya,istersen bugün akşam yemeğine arkadaşını da çağır.Dışarıda hep beraber yiyelim yemeğimizi.Hem benim de bir arkadaşım var,tanışmız kaynaşmış olurlar"
"Çok iyi düşündün.Zaten Mara ile acil olarak konuşmam gerekliydi.'Şu yurt olayında herhangi bir gelişme öğrenirsen haber ver.Evin yanındaki yurt çıkarsa araştırırız içini' demişti.Tam net olmasa da o yurdu araştırmadan ne benim ne de Mara'nın içi rahat olacaktı.O zaman ben hazırlanayım yavaştan hem Mara'ya da haber vereyim"
"Tamam Arya.Bende haber vereyim o zaman arkadaşıma"
Ben Mara'yı arayıp haber verdikten sonra hazırlandım.Mara dakik olduğu için 2 dakika sonra kapımda dikileceğini biliyordum.O yüzden biraz geç gelmesini söyledim.Çünkü hazırlanmam biraz uzun sürecekti.
Hazırlanıp çıktık.Kutay'ın arkadaşı da kapının önünde bekliyordu.Mara neredeyse kamp kuracak derecedeydi.Beraber arabaya binip restorana gittik.Restoran 5 yıldızlıydı fakat normal gözükmüyordu.Daha doğrusu sanki birşey olacakmış gibi geliyordu.
Restoranda bir masaya oturup menüyü istedik.Bi anda midem bulanmaya başladı.Masaya kusmamak için aniden kalkıp tuvalete fırladım.Fakat bir anda birisi beni kolumdan tutup çekti.Kendimi ne kadar kurtarmaya çalışsamda nafile.
Korkuyordum.İlk defa korktuğumu hissettim.Galiba bunu kimin yaptırttığını biliyordum.
