5. bölüm · SESSİZ BİR ÇIĞLIK
5.bölüm Sınıfta İlk Karşılaşma
Bahçedeki o karşılaşmadan sonra Lidya kendine gelememişti. Ne Kaya ne de Ayla söylediklerine inanmıştı.
“Seren öldü. Bu kadar basit,” demişti Kaya.
“Evet, Lidya. Birine benzemesi onun Seren olduğu anlamına gelmez. Kendine gel,” diye eklemişti Ayla.
Ama Lidya biliyordu. Göz göze geldiklerinde o bakışları tanımıştı.
O gözler… o yürüyüş…
“Hayır… Bu bir tesadüf olamaz,” diye fısıldadı kendi kendine.
1. Ders
Sınıf kalabalıktı. Yeni öğrenci Deniz, öğretmenin yanında duruyordu.
“Arkadaşlar, yeni bir öğrencimiz var. Adı Deniz Yalçın. Bundan sonra bizimle olacak.”
Sınıfın ön sırasına oturdu Deniz. Arkasını döndü, yüzünde sakin bir tebessüm vardı. Ama gözleri… Gözleri Lidya’ya kilitlenmişti.
“Günaydın,” dedi fısıltı gibi bir sesle.
Sanki sadece Lidya’ya söylüyordu.
Lidya olduğu yerde dondu kaldı. Elinde tuttuğu kalem yere düştü ama o fark etmedi bile. Kalbi küt küt atıyordu.
“Tanıştığımıza memnun oldum…” dedi Deniz yine sakin bir sesle.
Ama bu sözler Lidya’nın zihninde çınladı:
“Başarısız oldun… Sıradaki sensin.”
“G-Günaydın…” diyebildi Lidya zorla.
Kaya hafifçe omzuna dokundu. “İyi misin?”
“Evet… sadece biraz yorgunum.”
Ama içten içe biliyordu. O kız Seren’di.
Ve şimdi karşısındaydı.
O Gece: Yeni Mesaj
Lidya yatağına uzandı. Gözlerini kapamaya çalıştı ama aklından o bakışlar gitmiyordu.
“Belki de bana benziyordu… Belki de kafayı yiyorum…”
Telefonu titredi.
📱 Bilinmeyen Numara
“Sıradaki sensin.”
Lidya’nın kalbine bir hançer saplanmış gibi oldu. Gözleri büyüdü. Ekrana bakakaldı. Elleri buz gibiydi.
Yutkunarak cevap yazdı:
“Ne istiyorsun benden? Kimsin?!”
Bir süre sessizlik oldu. Sonra üç nokta göründü…
“…”
📱 Bilinmeyen Numara
“Hiçbir şey hatırlamıyor gibi mi davranıyor? Ne güzel oyun…”
Lidya o an çığlık atmamak için dudaklarını ısırdı.
“Seren…” dedi titrek bir sesle. “Sen… sen misin?”
Ama başka bir mesaj gelmedi.
🌌 Ertesi Gün
Deniz sınıfta sanki hiçbir şey olmamış gibi Lidya’nın yanına oturdu.
“Seninle arkadaş olmak istiyorum. Yardım edersen çok mutlu olurum,” dedi gülümseyerek.
Ama o gülümseme… Lidya’nın tüylerini diken diken etmişti.
