Seninle Büyüdüm kitap kapağı

3. bölüm / 3

Seninle Büyüdüm

Saklı Gerçekler

Vaveyla Yazarı: Mavi.Derler_242

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Saklı Gerçekler

3. BÖLÜM — SAKLI GERÇEKLER
İstanbul — 18.23
Efe, kafeden çıktığından beri yürüyordu.
Nereye gittiğini bilmiyordu. Aslında eve gitmesi gerekiyordu ama şu an dört duvar arasında kalmak, kendi düşünceleriyle baş başa olmak istemiyordu.
Arda'nın sesi hâlâ kulaklarında yankılanıyordu.
Seni kaybetmek istemiyorum.
Efe acı acı güldü.
"Kaybetmek istemiyormuş..."
Yıllar önce arkasına bile bakmadan giden adam şimdi onu kaybetmekten korkuyordu.
Peki, Efe o yıllar boyunca ne yapmıştı?
Her gece telefonunu kontrol etmişti. Bilmediği numaralardan gelen mesajlarda bile onun adını aramıştı. Doğum günlerinde, bayramlarda, hatta hiçbir anlamı olmayan sıradan günlerde bile bir gün geri döneceğine inanmıştı.
Ama Arda dönmemişti.
Şimdi karşısındaydı ve yine anlatmadığı bir şeyler vardı.
Üstelik telefondaki o ses...
"Efe hiçbir şey bilmiyor."
Efe durdu.
"Ben neyi bilmiyorum, Arda?"
Telefonunu cebinden çıkardı. Arda'nın numarası hâlâ son aramalarındaydı.
Bir süre ekrana baktı.
Sonra telefonu kilitledi.
Aramak istemiyordu.
Bu kez bütün cevapları Arda'nın vermesi gerekiyordu.
Efe yıllarca onun peşinden koşmuştu.
Artık sıra Arda'daydı.
İstanbul — 18.41
Arda hâlâ kafedeydi.
Masadaki buzlu çayı erimiş, bardağın dışı su damlalarıyla kaplanmıştı. Garson birkaç kez yanına yaklaşmış ama Arda'nın dalgınlığını görünce bir şey söylemeden uzaklaşmıştı.
Telefonunu masaya bıraktı.
Arayan kişinin adı ekranda hâlâ duruyordu.
Batu Cengiz.
Arda gözlerini kapattı.
Yıllardır sakladığı sırrın ağırlığı artık dayanılmaz hâle gelmişti.
Batu haklıydı.
Efe gerçeği öğrenmeliydi.
Ama gerçeği öğrendiğinde ne olacaktı?
Ona inanacak mıydı?
Yoksa yıllardır içinde biriktirdiği bütün öfke, bu kez nefretine mi dönüşecekti?
Telefonunu yeniden eline aldı ve Batu'yu aradı.
Birkaç saniye sonra karşı taraftan tanıdık bir ses geldi.
Batu: "Sonunda aradın."
Arda: "Efe öğrendi."
Batu: "Neyi?"
Arda dudaklarını birbirine bastırdı.
Arda: "Bir şeyler sakladığımı."
Batu: "Arda, bu zaten kaçınılmazdı. Ona gerçeği anlatman gerekiyor."
Arda: "Biliyorum."
Batu: "Hayır, bilmiyorsun. Bilseydin yıllarca susmazdın."
Arda cevap vermedi.
Batu derin bir nefes aldı.
Batu: "Bak, sana bir şey söyleyeceğim. Efe'nin bugün sana sorduğu soruyu hatırlıyor musun?"
Arda: "Hangisini?"
Batu: "Seni sevip sevmediğini sorduğu değil. Onu neden yalnız bıraktığını sorduğu."
Arda'nın boğazı düğümlendi.
Batu: "Çünkü Efe'nin asıl bilmek istediği şey, neden gittiğin değil. Onun hayatından çıkarken bir kez olsun ne hissettiğini düşünüp düşünmediğin."
Arda başını eğdi.
Arda: "Onu her gün düşündüm."
Batu: "O zaman bunu ona söylemekle yetinme. Neden gittiğini de anlat."
Arda: "Ya bana inanmazsa?"
Batu: "Buna karar vermek senin işin değil. Gerçeği anlatmak senin işin."
Arda uzun süre sustu.
Sonra kısık bir sesle konuştu.
Arda: "Batu, ya her şeyi öğrenince benden nefret ederse?"
Karşı taraftan birkaç saniye ses gelmedi.
Batu: "O zaman bile en azından senden nefret etmesinin gerçek bir sebebi olur. Şu an onu en çok yaralayan şey, bilmediği şeylerin arasında bırakılmış olması."
Arda gözlerini kapattı.
Bu kez söyleyecek bir şeyi yoktu.
Çünkü Batu haklıydı.
İstanbul — 19.12
Efe eve geldiğinde annesi salondaydı.
Kapının açıldığını duyunca başını kaldırdı.
Annesi: "Geldin mi oğlum? Bir şeyler yedin mi?"
Efe: "Yok, anne. Aç değilim."
Ayakkabılarını çıkarıp odasına yöneldi.
Annesi arkasından seslendi.
Annesi: "Efe, iyi misin sen?"
Efe durdu.
Bir anlığına her şeyi anlatmayı düşündü.
Arda'nın geri döndüğünü...
Yıllardır beklediği açıklamanın sonunda karşısına çıktığını...
Ama cevaplarını alamadan yine yarım bırakıldığını...
Yapamadı.
Efe: "İyiyim anne. Biraz yoruldum sadece."
Annesi oğlunun yüzüne dikkatle baktı.
Ona inanmadığı belliydi ama üstelemedi.
Efe odasına girip kapıyı kapattı.
Çantasını yatağın üzerine bıraktıktan sonra masasına oturdu.
Çekmecesini açtı.
İçinde yıllardır sakladığı küçük bir kutu vardı.
Kutuyu çıkardı.
Kapağını kaldırdığında en üstte eski bir fotoğraf duruyordu.
Fotoğrafta iki çocuk vardı.
Biri Efe'ydi.
Diğeri Arda.
İkisi de gülüyordu.
Arda'nın kolu Efe'nin omzundaydı. Efe ise kameraya bakmak yerine Arda'ya bakıyordu.
Fotoğrafın arkasında, Arda'nın çocuk yazısıyla yazılmış birkaç kelime vardı.
"Ne olursa olsun, seni bırakmayacağım, küçük şey."
Efe fotoğrafı elinde tuttu.
Gözleri doldu.
Efe: "Yalan söyledin..."
Sesi odanın sessizliğinde kayboldu.
Fotoğrafı kutuya geri koymak istedi ama parmakları bir anda durdu.
Kutunun dibinde katlanmış küçük bir kâğıt vardı.
Efe kaşlarını çattı.
Bu kâğıdı daha önce hiç görmemişti.
Yavaşça açtı.
Üzerinde yalnızca bir tarih ve bir isim yazıyordu.
19 Ekim.
Altındaysa tek bir cümle vardı.
"Efe'ye söyleme. Henüz zamanı değil."
Efe'nin yüzündeki ifade değişti.
Kâğıdı yeniden çevirdi.
Arkasında bir telefon numarası vardı.
Ve numaranın altında iki kelime:
Batu Cengiz.
Efe'nin kalbi hızlandı.
Batu kimdi?
Arda'nın yıllardır sakladığı sırrın neresindeydi?
Ve bu kâğıt, Efe'nin kutusuna nasıl girmişti?
Telefonunu çıkardı.
Batu Cengiz ismini arattı ama karşısına çıkan sonuçlar aradığı kişiyi bulmasına yardımcı olmadı.
Sonra birden durdu.
Arda'nın kafede telefonuna gelen aramayı hatırladı.
Ekranda gördüğü isim...
Batu'ydu.
Efe kâğıdı avucunun içinde sıktı.
Demek aradığı kişi buydu.
Ve belli ki Arda, Efe'nin bu ismi öğrenmesini hiç istememişti.
İstanbul — 21.06
Arda eve geldiğinde odasına bile uğramadan salondaki koltuğa oturdu.
Telefonunu çıkardı.
Efe'nin sohbet ekranını açtı.
Yazdı.
Sana anlatmam gereken her şeyi anlatacağım.
Bir süre mesajı izledi.
Sonra sildi.
Yeniden yazdı.
Bugün için özür dilerim.
Onu da sildi.
Çünkü mesele bugünkü buluşma değildi.
Mesele, yıllar önce başlayan ve ikisinin de hayatını değiştiren o gündü.
Arda başını ellerinin arasına aldı.
Tam o sırada kapı çaldı.
Başını kaldırdı.
Bu saatte kimseyi beklemiyordu.
Kapıyı açtığında karşısında Batu'yu gördü.
Batu içeri girmeden önce yüzüne baktı.
Batu: "Efe'yle konuştun mu?"
Arda: "Biraz."
Batu: "Ve?"
Arda: "Her şeyi mahvettim."
Batu içeri girip kapıyı kapattı.
Batu: "Şaşırmadım."
Arda ona ters ters baktı.
Arda: "Şu an gerçekten bunun sırası mı?"
Batu: "Peki, neyin sırası? Birkaç yıl daha beklemenin mi?"
Arda cevap vermedi.
Batu karşısındaki koltuğa oturdu.
Batu: "Sana bir şey soracağım."
Arda: "Sor."
Batu: "Efe'nin elinde o geceye ait herhangi bir şey kaldı mı?"
Arda'nın yüzü bir anda gerildi.
Arda: "Nereden çıktı şimdi bu?"
Batu bakışlarını kaçırdı.
Bu küçücük hareket bile Arda'nın dikkatinden kaçmadı.
Arda: "Batu."
Batu: "Ne?"
Arda: "Bana bak."
Batu başını kaldırdı.
Arda'nın sesi sertleşmişti.
Arda: "Efe'nin bilmediği başka bir şey mi var?"
Batu sustu.
Arda ayağa kalktı.
Arda: "Batu, sana soruyorum!"
Batu: "Var."
Arda olduğu yerde kaldı.
Arda: "Ne var?"
Batu ellerini birleştirdi.
Batu: "O gece yalnızca sen gitmedin, Arda."
Arda'nın kaşları çatıldı.
Arda: "Ne demek bu?"
Batu gözlerini ondan ayırmadan konuştu.
Batu: "Efe de seni aramak için evinden çıkmıştı."
Arda'nın yüzündeki renk çekildi.
Arda: "Ne?"
Batu: "Sana ulaşmaya çalışıyordu. Ama..."
Arda: "Ama ne?"
Batu derin bir nefes aldı.
Batu: "Sana ulaşamadı."
Arda'nın kalbi hızla çarpmaya başladı.
Yıllardır kendine anlattığı hikâye, gözlerinin önünde parçalanıyordu.
O, Efe'nin kendisini aramadığını sanmıştı.
Efe ise onun neden gittiğini bilmediği için yıllarca acı çekmişti.
Peki, o gece gerçekten ne olmuştu?
Arda'nın dudakları aralandı.
Arda: "Batu... Efe o gece neredeydi?"
Batu cevap vermek için ağzını açtı.
Ama telefonu çaldı.
Ekrana baktığında yüzündeki ifade değişti.
Arda bunu fark etti.
Arda: "Kim?"
Batu telefonu sessize aldı.
Batu: "Kimse."
Arda bir adım yaklaştı.
Arda: "Bana yalan söyleme."
Batu gözlerini kapattı.
Sonra telefonu Arda'ya uzattı.
Ekranda bir mesaj vardı.
Bilinmeyen Numara:
"Efe gerçeği öğrendi. Artık onu durduramazsınız."
Arda mesajı birkaç kez okudu.
Ardından başını kaldırdı.
Arda: "Bu kim?"
Batu'nun sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.
Batu: "Bilmiyorum."
Ama Arda, onun gözlerindeki korkuyu görmüştü.
Batu bir şey biliyordu.
Hem de Arda'nın bile bilmediği bir şeyi.
İstanbul — 21.19
Efe, yatağında oturmuş kâğıttaki numaraya bakıyordu.
Aramakla aramamak arasında gidip geliyordu.
Sonunda kararını verdi.
Numarayı tuşladı.
Telefon bir kez çaldı.
İki kez...
Üçüncü çalışında açıldı.
Batu: "Alo?"
Efe'nin boğazı kurudu.
Efe: "Batu Cengiz mi?"
Karşı tarafta sessizlik oldu.
Batu: "Kimsiniz?"
Efe gözlerini kapattı.
Efe: "Ben Efe."
Uzun bir sessizlik...
Ardından Batu'nun sesi duyuldu.
Batu: "Nereden buldun bu numarayı?"
Efe: "Bunun ne önemi var? Sana bir şey soracağım."
Batu: "Efe, şu an konuşamayız."
Efe: "Hayır. Konuşacağız."
Sesi titriyordu ama bu kez geri adım atmayacaktı.
Efe: "Arda'yı nereden tanıyorsun?"
Batu cevap vermedi.
Efe'nin gözleri doldu.
Efe: "Yıllardır onun neden gittiğini anlamaya çalışıyorum. Bugün karşıma çıktı ama yine bir şeyleri sakladı. Telefonunda senin adını gördüm. Bana hiçbir şey söylemedi."
Derin bir nefes aldı.
Efe: "Ben artık tahmin yürütmek istemiyorum. Bana gerçeği anlat."
Batu'nun nefes alışverişi değişti.
Batu: "Bunu Arda'nın anlatması gerekiyor."
Efe: "Arda anlatmıyor!"
Bu kez sesi yükselmişti.
Efe: "Herkes bir şey biliyor ama kimse bana söylemiyor. Ben de bu hikâyenin içindeyim, Batu. Benim hayatım da değişti. Neden hâlâ son öğrenen kişi ben oluyorum?"
Batu sustu.
Efe gözlerinden süzülen yaşları sildi.
Efe: "Lütfen."
Bu tek kelime, Batu'nun bütün direncini kırmış gibiydi.
Batu: "Yarın sabah saat onda, eski tren istasyonunun yanındaki parkta ol."
Efe doğruldu.
Efe: "Neden?"
Batu: "Çünkü sana anlatmam gereken bir şey var."
Efe: "Arda da gelecek mi?"
Batu birkaç saniye bekledi.
Batu: "Bilmiyorum."
Efe: "Peki, bana gerçeği anlatacak mısın?"
Batu'nun sesi bu kez daha kararlıydı.
Batu: "Evet. Ama duyacaklarının hepsini kaldıramayabilirsin."
Efe acı bir gülümsemeyle başını salladı.
Efe: "Merak etme. Yıllardır bilmeden yaşadığım şeylerden daha kötüsü olamaz."
Telefon kapandı.
Efe ekrana baktı.
Sonra kâğıdı dikkatlice katlayıp çekmecesine koydu.
Yarın sabah her şey değişebilirdi.
Belki Arda'yı sonunda anlayacaktı.
Belki de onu hayatından tamamen çıkaracaktı.
Ama ilk kez, ne olursa olsun gerçeği öğrenecekti.
İstanbul — 23.47
Arda yatağında oturuyordu.
Batu çoktan gitmişti ama bıraktığı sözler hâlâ zihninde yankılanıyordu.
Efe de seni aramak için evinden çıkmıştı.
Arda telefonunu eline aldı.
Efe'nin numarasına baktı.
Aramak istedi.
Sesini duymak, iyi olup olmadığını sormak, ona her şeyi anlatmak istedi.
Ama korkuyordu.
Çünkü yarın Efe, Batu'yla buluşacaktı.
Ve Batu ona gerçeği anlatacaktı.
Arda'nın yıllardır sakladığı gerçeği...
Tam o sırada telefonuna bir mesaj geldi.
Batu'dandı.
Batu: Yarın oraya gelme. Bırak, her şeyi benden öğrensin.
Arda mesajı okudu.
Parmakları ekranın üzerinde hareketsiz kaldı.
Sonra tek bir cevap yazdı.
Arda: Hayır. Bu kez kaçmayacağım.
Telefonu yatağın üzerine bıraktı.
Pencereden dışarı baktı.
Yarın, yıllardır kaçtığı gerçekle yüzleşecekti.
Ama henüz bilmediği bir şey vardı.
Efe'nin yarın öğreneceği sır, yalnızca Arda'nın geçmişiyle ilgili değildi.
Çünkü o gece yaşananları bilen üçüncü bir kişi daha vardı.
Ve o kişi, Efe'nin hayatına yeniden girmek üzereydi.
3. BÖLÜM SONU.
Devam edecek...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

22okunma 0beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18