1. bölüm · SENDEN NEFRET ETMELİYDİM. İsfad
1. İLK KARŞILAŞMA.
O sabah hiç istemeyerek olsada yataktan kalktım. Aşağıya inip duş aldım, bir şeyler atıştırıp evden çıktım.
Okula vardığım zaman kapıda yine o yapmacık ses vardı.
''Hoş geldin sevgilim, kahve alalım mı?''
Evet yine her zaman ki gibi sadece param için benimle olan o kız Buse.
Kendisinden ne kadar nefret etsemde o bir türlü benden ayrılmıyordu.
''Yok ben almayacağım.''
Sınıfa doğru yürüdüm. Bir yandan da telefonda dün gece ki mesajlarımı okuyordum.
Tam koridorun sonuna gelmiştim ve sağ tarafa dönecekken birine çarptım.
Refleks ile
''Ya önüne baksana.''
''Ayy pardon çok özür dilerim istemeyerek oldu.''
Kafamı kaldırıp baktığım zaman bu kızı daha önce hiç görmediğimi fark ettim, herhalde okula yeni gelmişti.
O kadar pişmanlık dolu gözler ile bakıyordu ki dayanamadım ve elimi uzattım.
''Daha önce hiç tanışmadık galiba?''
Çekingenlik ile
''Evet ben bu okula yeni başladım.''
''İyiymiş ben İsmail fırtına.''
''Fadime koçari.''
El sıkıştık, tam o sırada arkamdan bir ses geldi.
''Sevgilim hadi gel bahçeye çıkalım.''
Fadime'yi arkamda bırakıp Buse'nin yanına gittim, istemeyerekte olsa kabul ettim.
Bahçeye çıktık ama Buse benim pek umrumda değildi, telefonda reels izliyordum.
5 dakika sonra zil çaldı ve herkes sınıfa doğru koşuşturmaya başladı.
Ben ise yavaş yavaş sınıfıma doğru ilerliyordum.
Sınıfa girdik hoca içeri girdi ve
''Gel bakalım kızım.''
Dedi
O anda sınıfa, sabah çarpıştığım o kız içeri girdi.
''Evet arkadaşlar bu yeni sınıf arkadaşınız Fadime, kızım bak sen şöyle İsmail'in yanına oturabilirsin.''
Tam o bu sırada Buse araya girdi.
''Hocam benim yerime Fadime geçse bende İsmail'in yanına otursam olur mu?''
''Tamam Buse hadi geç.''
Buse benim yanıma oturdu. Tüm ders boyunca o kadar darlıyordu ki beni anlatılamaz.
''Sevgilim şu soruda takıldım. Sevgilim makyajım nasıl?''
Ders bittiği zaman Buse'nin zorlaması ile sınıftan çıktım.
Ama aklım o kıza takılmıştı Fadime'ye.
10 dakika sonra sınıfa döndüm, Fadime sıra arkadaşı Nazlı ile sohbet ediyordu.
Nazlı ben gelince sesli bir şekilde konuştu
''Evet Fadime bu İsmail kendisi okulun en zengin cool çocuğu sevgilisi Buse var zaten görmüşsündür, herkes ondan çok çekinir.''
Sonra Fadime'nin kulağına eğilerek
''Çok belalı bir tiptir herkes gölgesinden korkar.''
''Hmm demek öyle bu bilgileri verdiğin iyi oldu Nazlıcığım.''
Sırama oturdum ama içimde garip bir his vardı.
Ders başladı ama çok sıkıcıydı.
1. Ders, 2. Ders, 3. Ders diyerek okulu bitirdik.
Herkes sınıftan çıktı, bir tek yeni gelen kız Fadime ile ben kalmıştım.
O da acaleyle çantasını toparlamaya başlamıştı.
Ondan önce kapının önüne geçip bekledim, tam çıkcağı zaman
''Hey küçük hanım hiç bir yere gitmiyorsun.''
''Ne demek istiyorsun?''
''Bu geceyi bu sınıfta geçireceksin.''
''Saçmalama çekil.''
Hızlıca onu hafifçe geri ittim, kapıyı kilitleyim sınıftan çıktım.''
Arkamdan
''İsmail yapma! Aç şu kapıyı!"
Diye bağıran bir kızın çığlıklarnın duymazdan gelerek okuldan çıktım.
Peki bunu ona neden yapıyordum.
Çünkü istemsizce içimde ona karşı bir hareketlilik başlamıştı.
İcten içe ona aşık oluyor gibiydim.
Arabama bindim, eve doğru sürmeye başladım.
FADİME'DEN
Beni sınıfa kilitleyen o sarışın çocuk o kadar acımasızsldı ki anlatılamaz.
Telefonumu çıkardım şarjım bitmişti.
Powerbankım ise yanımda değildi.
Tüm geceyi burada bu şekilde geçiremezdim.
Bağırdım ama ne gelen vardı nede giden.
Hava yavaş yavaş karararıyordu.
Sırtımı kapıya yaslayarak yere çöktüm.
O anda o kadar çaresiz hissediyordum ki taki kapının kilidi döndürülene kadar.
Bir anda irkilerek kalktım.
Kapıyı açan kişi İsmail'di.
Beni hem buraya kilitliyor hemde gelip açıyordu.
Sinirli bir ses ile hesap sordum
''Ya sen ne kadar acımasız birisin.''
''Hayır öyle değilim.''
''Öylesin.''
''Tamam ya sinirlenme gel hadi gidelim.''
''Yok hayır ben seninle hiç bir yere gitmiyorum ki.''
''Ama annen söyledi.''
Bir anda duraksadım, benim annemin böyle bir şey istemesi imkansızdı, ayrıca İsmail annemi nereden tanıyordu.
''Hayır boyle bir şey imaknsız.''
Telefonunu cebinden çıkardı ve birini arayıp telefonu bana uzattı.
Telefon 2 çalışta açtı.
''Alo?''
''Alo Fadime.''
"Anne bu çocuk ne diyor ne gitmesi ben hiç bir şey anlamdım.''
''Kızım bak İsmail, bizim karşı villa var ya işte Zarife'nin oğlu.''
''Ee anne bundan bana ne?''
''Zarife dün bana demişti sana söylemeyi unuttum, İsmail seninle aynı okulda olacak, bizimde bugün baban ile bir davete katılmamız gerekti, zaten site erkek, sapık dolu seni de kime emanet etsem diye düsünüyordum Zarife dedi ki o iş bende, şimdi İsmail ile beraber ya bizim villaya geçin yada İsmail'in kendi villası var ona geçin.''
''Tamam annem görüşürüz.''
''Görüşürüz dikkatli olun.''
''Tamam.''
Telefonu kapattık, birden gözlerim dolmuştu, bunu gören İsmail
''Üzülme ya bebek misin sen?''
''Sana ne?''
''Neyse kızım sen beni tanımadın mı?"
''Hayır.''
''Oruç fırtına'nın kardeşi.''
''Hmm şimdi tanıdım sen şu piyasa yapan çocuk değil misin? Her gece farklı bir kız ile uyanan?''
''Ayıp oluyor.''
''Sana ne ayıp olacak ki?''
''Peki sende şu barlardan çıkmayan Fadime değil misin?''
''Ne alaka ya?''
''Sen bana derken çok alakalıydı.''
''Off tamam ya neyse ne şimdi şöyle yapalım bizim eve gidelim, sen beni bırak sonra kendi evine git.''
''Yok yok olmaz öyle küçük hanım.''
''Ne yapalım o zaman?''
''İlk yemeğe gidelim sonra bana geçelim.''
''Hayatta olmaz seninle aynı evde kalmam!''
''Tamam ya sakin ol hadi gel gidelim.''
İstemeyerekte olsa onunla sınıftan çıktım...
