5. bölüm · SEN YAZANA KADAR | texting

Bölüm 5: Sahil Çıkartması ve İtiraflar

𝑨𝒚𝒃𝒆𝒏𝒊𝒛 ✨️

"Dörtlü Koltuk" Grubu (Masasının altından yazışıyorlar)

Eliz: Kızlar, Buğra yanıma oturdu imdat! Parfümü çok güzel ama sürekli espri yapıyor, güleceğim diye çayım burnumdan gelecek. 😂
İlkim: Diyar da çok sessiz bugün. Sürekli denize bakıyor, galiba maçın etkisinden çıkamadı.
Nehir: Ben bittim... Çınar tam karşıma oturdu ve geldiğimden beri gözlerini ayırmıyor. Sanki üzerimde hala o kazak varmış gibi bakıyor.

O Sırada Masadaki Konuşma (Canlı)

Buğra: Ee Nehir, kazağı evde mi bıraktın? Biz tam alışmıştık o tüylü görüntüye.
Eliz: (Buğra’nın koluna hafifçe vurur) Rahat bırak kızı Buğra, yeterince rezil ettiniz zaten.
Diyar: Bence tavşan kulaklı birinin başkasını rezil etmeye hakkı yok. Çınar, hala galerimde o fotoğrafın var, biliyorsun değil mi?
Çınar: (Hafifçe gülümser, gözü Nehir’dedir) Sıkıntı yok. O fotoğrafın bedelini Nehir bir hafta kahve ısmarlayarak ödeyecek zaten.

Özel Mesaj: Çınar – Nehir (Masada karşı karşıyalar)

Çınar: Masanın altından telefonla uğraşmayı bırak da bana bak.
Nehir: (Telefonuna gelen bildirimle irkilir, kafasını kaldırıp Çınar’a bakar)
Nehir: (Yazar) Niye? Tavşan kulaklarını mı özledin?
Çınar: Hayır. Kendi kıyafetlerinle daha tehlikeli olduğunu fark ettim.
Nehir: Tehlikeli derken?
Çınar: Yani... Dikkati çok çabuk dağıtıyorsun. Maçta o yüzden kaybetmiş olabilirim.

Nehir: (Yazıyor...)
Nehir: (Mesajı siler)
Nehir: (Yazar) Suçu bana atma kaptan, kötü oynadınız.

"Saha Dışı" Grubu (Buğra masanın altından yazar)

Buğra: Beyler, Eliz çok fena bakıyor. Galiba benden hoşlanıyor ya da beni dövecek.
Diyar: Bence ikinci seçenek daha yakın. Ama Eliz'in kahkahası tüm kafede yankılanıyor, iyi gidiyorsun.
Çınar: @Buğra sus da önündekini ye. Ortalığı karıştırma.

Gecenin Sonu: Kafenin Çıkışı

Grup dağılırken Buğra ve Eliz önden yürür, şakalaşmaya devam ederler. Diyar ve İlkim de arkalarından bir şeyler tartışarak ilerler. Nehir ve Çınar en arkada kalır.

Çınar: Nehir, bekle.
Nehir: Efendim? Yine bir bahis mi teklif edeceksin?
Çınar: Hayır. Bu sefer bahis yok. Yarın ilk kahvemi okulun yanındaki o küçük kafede içmek istiyorum.
Nehir: Borcum olan kahve mi?
Çınar: Borcun olduğu için değil, seninle içmek istediğim için.

Nehir: (Gülümser) Saat kaçta?
Çınar: İlk dersten önce. Ve lütfen... o kazağı giyme. Yoksa tüm kahveyi üzerine dökebilirim.