1. bölüm / 1
Şehzade Mustafalar Bir ölür,Bin DoğarŞehzade Mustafalar Bir Ölür,Bin Doğar
Bölümler 1Şu an: Şehzade Mustafalar Bir Ölür,Bin Doğar
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ŞEHZADE MUSTAFALAR BİR ÖLÜR,BİN DOĞAR Mustafa.. Seçilmiş, Kudretli, Adaletli demek.. Daha doğmamışken bile o kudretli , inançlı,adaletli, merhametli birisi olacağına dair yazılmış olan kişi.. Kaderi dahadoğmamışken yazıldı.. Kader bazen birkılıçta saklıdır, bazen bir kudrette ,bazense bir annenin güzel duasında..Mahidevran gibi.. Mustafa onun gözbebeği.. daha doğmamışken yazıldı Şehzade Mustafa’nın kaderi, o ki altın saraylar da çürümeye pas tutmuş duvarları, kudretiyle, adalet dolu kılıcı ile ,adaletsizliğiyıkmak için Allah tarafından Kudret dolu şekilde dünyaya gelecekti.. Şehzade Mustafa Manisa’da o adaletsizlikleri,taht kavgalarını yıkmak, kardeş kavgalarına son vermek, gereksiz entrikalarason vermek için gelecekti dünyaya.. Annesi Mahidevranın ilk göz ağrı, Babası Kanuni Sultan Süleyman’ın ilkveliahttı, yüce Allah’ın dünyayabahşettiği kudretli şehzade, Şehzade “Mustafa”.. Şehzade Mustafa doğmadan önce daha göklerdebile bir denge arayışı vardı,Manisa belki de onun doğacağı gün ilk defaböylesine güzel haber verir gibi, hava da kuşlar cıvıldadı. Yıl 1515 ,Yer Manisa Sancağı, o gün toprak ana uyandı, badem ağaçları çiçeklendi,sabah ezanıyla birlikte gökyüzü bir çocuk gibi ağladı,tabi mutluluktan.. Güneş ,evet o muhteşem güneş rabbimin hersabah huzurla bizlere doğdurduğu güneş, yeni bir şehzadenin alnına vuracak gibiparladı. Saray halkı tedirgindi, korku,panik ve mutluluk içindeydi ,gerçi buçok normaldi, çünkü şehzade Mustafa, Kanuni Sultan Süleyman’ın ilk varisiydi ..bu yüzden saray halkı tedirgindi. Fakatbu doğum başkaydı, melekler sanki önceden fısıldadı “Bu çocuk bir şehzadedeğil, adaletin, merhametin simgesi, ve bir isyanın tohumu “ .. Ve o kudretli ad kondu , seçilmiş,kudretli ad ona verildi “ Mustafa“ .. henüz beşikteyken bile gözleri, birtahtı değil, isyankarlığı değil, adaleti arar gibiydi.. Annesi Mahidevran ne çok sever Mustafa’sını ,kucağına ilk kez o gün aldı, annelik duygusunu ilk kez o gün tattı, bedenin de hafif tatlı bir yorgunluk, kalbindeanne olmanın o güzel kutsal zaferini taşıyordu . Annesi Mustafa’ya ninnileri söylerken yalnızcauyutmak için değil, onu koruma iç güdüsü ile de o ninnileri söyleyip saçlarınıokşuyordu.. annelik iç güdüsü işte.. Babası Kanuni Sultan Süleyman, Süleymanbabalığı ilk kez o gün tattı, gözlerinde baba olmanın şevki vardı, ama aynızamanda her zaman olduğu gibi padişahlık ciddiyetini de ihmal etmiyordu . Hepbenden daha üstün olur korkusu vardı. Oğlunun elini tuttu ona Mustafa ismini verdi.O an dünya gözünde her şeyi unuttu, tahtlar, kılıçlar, savaşlar.. çünkü babalık her şeyi unutturur. gece Mahidevran ve Kanunî Sultan Süleyman bir oda daistişare ederken..“-Kanuni Sultan Süleyman: nedir vaziyet? Uyuyor mu? Sağlığısıhhati yerinde mi? Sen nasıl oldun? Yeni doğum yaptın hemen yataktançıkmasaydın-Mahidevran: uyuyorhünkarım maşallahı var , ikimizin de sağlığı iyi şükür, rabbim sizi başımızdaneksik etmesin!-Kanuni Sultan Süleyman: Amin! Bilge bir şehzade olacak belli, benden ileriyegötürecek sarayı eminim, Mustafa ismini de bu yüzden verdim onu ben değil,kader seçti Mahidevran, kudretli ,bilgeli olacak ! Bu sabah Mustafa’nıngözlerine baktım,benim gibi değil, daha ileriye bakıyor, iletiyi görüyor tarihseçilmişleri asla unutmaz! Mustafa da unutulmayacak eminim!-Mahidevran: sizdoğrusunu bilirsiniz hünkarım!-Kanuni Sultan Süleyman: hadi hayırlı geceler ,kendini çokyorma ! -Mahidevran: size de hayırlı geceler hünkarım! “İşte bu yüzden Mustafa ismi verildi. Kılıç kadar keskinolacağı için adaleti ileriyi hep gördü. Ve Kanunî Sultan Süleyman’ın annesi ,Validesultan Mahidevran sultan ile aralarıbazen çok iyi bazense kötüdür, çünkü Ayşe Hafsa Valide Sultan otoriter, zekigüçlü bir kadındı. Mustafa doğduğu zaman da onun için bir mutluluk oldu , çünküilk torunu dünyaya geldi, kendi parçasından, canından bir can daha dünyaya geldi, ve o gün taşlık da buluştular.. “ -Mahidevran: Validem sizi görmeyibeklemiyordum, hoş geldiniz - Ayşe Hafsa Sultan: Mustafa’m dünyaya gelmiş,güzel haberleri aldık , umarım cevval,adaletli,kudretli , istikbali güzel yiğitbir şehzade olur ,nerde benim aslan parçam - Mahidevran: uyuyor validem, uyandığında uygun görürseniz hemen getireyim- Ayşe Hafsa Sultan: zararı yok, zaten daha buradayım- Mahidevran: umarım çok akıllı, güçlü bir şehzadeolur validem- Ayşe Hafsa Sultan: Umarım… Çünkü bu saraydadoğan her çocuk ya tahtın ışığına yürür, ya da gölgesinde kaybolur.Senin doğurduğun, benim torunum. Kanuni’ninevladı. Ama unutma… Sarayın soyadı yoktur ,Burada herkes sıfatıyla yaşar. Senbir hatunsun … o ise bir şehzade bunusakın unutma.-Mahidevran : ben oğlumu korurum validem,onun gölgesi olmam, onun için canımı veririm, benim ışığım korur onu-Ayşe Hafsa Sultan: bu kadar kibirli, özgüvenli olma Mahidevran, neyse şimdilik hayırlısı olsun diyelim “ .. Tarihi kaynaklarımıza göre Mustafa 3yaşındayken yani yıl 1518’ ken , PadişahYavuz Sultan Selimdi ,yani Kanuni Sultan Süleyman’ın babası, Mustafa’nın dedesi, Ayşe HafsaSultanın eşi. Her ne kadar tarihi kaynaklar da o dönem de Yavuz Sultan Selim’inonları ziyaret ettiğine dair bir gerçeklik payı bulunması da, küçük de olsa birihtimal vardır. Bu ihtimali de ben kitabım da yazdım. “ – Kanunî Sultan Süleyman: Hünkarım hoşgeldiniz , şeref buyurdunuz buyurun şöyle geçelim -Yavuz Sultan Süleyman: hoş gördüm evladım,haberlerini aldım torunum gittikçe gelişiyormuş-Kanuni Sultan Süleyman: şükürler olsunhünkarım çabuk öğreniyor, Mustafa da bilgelik var , hızlı çözüyor yabancı dilderslerinde de başarılı -Yavuz Sultan Selim: ala umarım hep böyleolur -Şehzade Mustafa: baba!-Kanuni Sultan Süleyman: evladım, bak dedenYavuz Sultan Selim -Yavuz Sultan Selim: merhaba şehzade adın ne senin bakayım?-Şehzade Mustafa: benim adım Mustafa!-Yavuz Sultan Selim: anlamını biliyormusun? Mustafa.. seçilmiş demek kudretli.. adaletli.. sende öyle olabilecekmiş-Mustafa: bende büyüyünce adaletliolacağım, bildiğim yolda ilerleyeceğim -Yavuz Sultan Selim: aferin sana! Yüce rabbim kötülük yüzü göstermesin, hepböyle ol adaletli olmaktan vazgeçme , merhametli ol ,affetmeyi bil!-Mahidevran: Rabbim sizleri başımızdan eksik etmesin padişahefendimiz! Allah yokluğunuzu göstermesin!-Yavuz Sultan Selim: amin! Torunuma iyibakın evvela bu kadar ziyaret yeter ,yapılacak önemli işlerim var ,ziyadesiyle memnun kaldım , rabbim nasip ederseyeniden yüz yüze geliriz “ .. Ve işte böylelikle Şehzade Mustafa, dedesiYavuz Sultan Selim ‘ den bir ders olmuş oldu.. Şehzade Mustafa, üç yaşındayken babasıKanuni Sultan Süleyman sancak beyiydi, Manisa Sancak beyiydi ,dedesi YavuzSelim padişahtı.. Şehzade Mustafa 3yaşındayken annesi Mahidevran ile arasında sıkı bir bağ vardı, Babası Kanuni Sultan Süleyman Manisa Sancakbeyi olduğu için, Şehzade Mustafa , Annesi Mahidevran Sultanın gözetimi altındabüyüyordu, Manisa sarayında. Mustafa’nın kudreti gibi zekası da bir haylietkileyiciydi, eğitim hayatında aldığı dersleri çabuk kavrardı, aldığı ilkeğitimler, Kur’an-ı Kerim yani din dersi, daha sonra adabı muaşeret derslerialırdı , çünkü Osmanlı da selamlaşma, konuşma, saygı esastır, hele kişehzadeler için bunlar çok önemli eğitimlerdi, daha sonra askeri eğitimlerolurdu tabi Şehzade Mustafa daha üç yaşında olduğu için silah eğitimi yerine oyaşta ata binme, denge kurma ve ok atma eğitimleri gibi eğitimlerle başlardıaskeri eğitimlere, dil eğitimi ise Osmanlı Türkçesi ile başlanır, Arapça iledevam edilir ve Farsça eğitimlerde verilirdi.. Zeka geliştirme eğitimlerinde ise masallaranlatılırdı, tabi bunlar bizim modern dünyada gördüğümüz pamuk prenses ve yedicüceler değildir, daha gerçekçi masallardır örneğin Dede Korkut masalları gibimasallar anlatılırdı. Ve eğitimi veren kişiler de önemli kişilerdi, meselaŞehzade Mustafa’ya üç yaşlarında eğitimiveren kişi Lalaydı. Lala ilk rehberdir, şehzadeleri hazırlayan ilk rehberdir.Şehzade Mustafa’yı da hayata hazırlayan, eğitimleri veren ilk kişi Lalaydı. Tabi lalaların adları asla bilinmez yani ŞehzadeMustafa’nın lalasının ismi şuydu diyemeyiz bu bir sır. O dönemin şehzadeleriiçin kıyafetler genelde , mavi, kırmızı yada yeşil kaftan giyerlerdi . oynadığıoyuncaklar genelde minik eyerli atlar,küçük boyutlu davullar ve ziller, ahşap asker oyuncaklar , ve deriyle kaplıoyuncaklardı . Ayrıca o dönemde 3 yaşındaki şehzadeler çocuk olarak değil, devletinbekası olarak görülürdü , Şehzade Mustafa da devletin bekası olarak görüldüğüiçin , o dönemin usullerine göre yetiştirildi . Devletin bekası olarakyetiştirildi. Üstelik annelik Osmanlı Döneminde çok politiklik isteyen kutsalbir şeydi . Yani bir anne şehzadesinin her şeyinden sorumluydu . Bu yüzdenMahidevran Şehzade Mustafa’yı gözü gibi koruyup kollardı . Şehzadelik de ciddiyet isterdi mesela saraydabelirli uyanma saatleri olurdu , hatta el yüz yıkama törenleri olurdu,kıyafetler hazinedar usta tarafından giydirilirdi . Şehzade Mustafa da butertip ve ciddiyet ile yetiştirildi . Her ne kadar diziler de filmlerde ŞehzadeMustafa’yı nazlı olarak gösterse de, okula gitmek istemiyor gibi gösterse detarihte böyle bir kanıt yoktur. Tarih belgelere dayanır ve kanıtlara . Osmanlıda ciddi eğitim ve disiplin vardı, bu yüzden Şehzade Mustafa o döneminşartlarına göre en iyi şekilde yetiştirildi. Babalık ilişkileri de o dönemdeyerine göreydi , yerine göre sevgi ,yerine göre ciddiyet verilirdi . Şehzade Mustafa5 yaşına kadar yani dedesi Yavuz Sultan Selim 1520 ‘de vefat edene kadarManisa’da ki sarayda yaşamlarını sürdürdüler. Daha sonra Kanuni Sultan Süleymantahta geçti. Yavuz Sultan Selim 22 eylül 1520’de çorlu da vefat etti ve oğluKanuni Sultan Süleyman tek varisi olduğu için, tahta o geçti . Hatta tarihikaynaklara göre , Tahta çıktığında yapılan resmî duyuru şöyleydi:“Sultan Selim Han merhum ve mağfur oldu,yerine oğlu Sultan Süleyman Han bi’l-ittifak padişah oldu.” Oğlu Kanuni Sultan Süleyman böylelikleresmi olarak 30 eylül 1520 de tahta resmi olarak çıkmış oldu ,Topkapı sarayıİstanbul’da . Şehzade Mustafa ve AnnesiMahidevran hemen Topkapı sarayına gelemediler tabi , Çünkü hazırlık yapılmasıgerekirdi bu da günler , ayları alacaktı . Uzun süren hazırlığın ardından atarabaları ile Şehzade Mustafa ve Annesi Mahidevran sultan saraya teşvik ettiler. Saray gelir gelmez , Şehzade Mustafa’ya özel askerler , lalalar, tahsil edildi. Fakat bu geliş Mahidevran için iyi olmadı . Çünkü Hürrem’in de gelişi1520’ydi . bunu şöyle betimleyebilirimbence Mahidevran, “küçük Mustafa’nın elini tuttuğunda Boğaz’dan esen rüzgarsaray kapılarına dokunuyordu. Topkapı’ya ilk adımlarını atarken, gözleri henüztahtta yeni oturmuş kocasını değil, yukarıda onları bekleyen yeni hayatıarıyordu” diyebilirim . Hürrem o yılsaraya geldi fakat şunu unutmamak lazım , tarih kurgulara değil, gerçekleredayanır , Hürrem öyle Şehzade Mustafaile kişisel olarak tanışmış birisi olmamıştır gerçek hayatta . Zaten Mahidevran sultan ile de gerçek hayatta birbirlerinin yüzlerini öyle çokgördüklerine dair kesin kanıt yoktur . Osmanlı Haremi filmlerde bahsedilenkurgulardan çok daha farklıdır. ŞehzadeMustafa o dönemde annesine ok bağlıydı, zaten Hürrem yeni gelen cariyekonumundaydı yani bu yüzden karşılaşmaları mümkün değil , fakat ilerleyenzamanlar da Şehzade Mehmet doğacağı için ,Şehzade Mustafa’yı birer rakip olarakkarşısına alacaktır Hürrem . Maalesef 1520’de Mahidevranın otoritesi sarsıldı,Hürrem diğer cariyeler gibi değildi. Mahidevranı unutturdu geçti. Ve 1521 ‘ de Şehzade Mehmet dünyaya geldi. Tabi Şehzade Mustafa küçük olduğu içinhenüz 6 yaşında olduğu için kıskançlık, kin ,rekabet gibi duyguları henüzkeşfetmedi. Ona saray entrikaları bile normal geliyordu çocuk olduğu için. Zaten tarihin resmi kaynaklarında ŞehzadeMustafa’nın ,Şehzade Mehmet’in doğumunu nasıl karşıladığına dair bir kanıt yok,çünkü henüz 6 yaşındaydı. Şehzade Mehmet doğduktan bir sene sonra tam 7yaşındayken Şehzade Mustafa Amasya ‘ya gönderildi şehzadelik eğitimi için. Şehzade Mustafa Sancak beyliği için Amasya’yagönderildi. Yanında Lala hocaları ve Annesi Mahidevran vardı. Sancak beyliği de, şehzadeler için en önemli eğitimdir, sancak beyliği demek orduyu yönetenkişidir,kadıların yanında vergi toplayıponlara destek olan kişidir, ayrıca bir eyaletten sorumlu olan kişidir, buyüzden şehzade Mustafa için çok önemli bir adımdı Amasya’da sancak beyliği içineğitim almak. Hatta şöyle betimleyip,hayali bir sahne ile sizlere sunabilirim Şehzade Mustafa’nın Amasya’ya gitmesini..“ – Mahidevran Sultan: Mustafa’m.. bugün çok durgun gördüm seni ,atına dabinmedin.. bir şey mi oldu?-Şehzade Mustafa: babamın söylediği sözüdüşünüyordum anne, Babam dün devlet büyür, oğul büyür dedi -Mahidevran Sultan: demek ki hünkarımız artık sorumlulukalabilecek yaşa geldiğini ve büyük işleri senin yapman gerektiğini istişareedip karar vermiş, her şehzade hünkarının izinden gider . *Kapıdan Kanunî Sultan Süleyman girer,Şehzade ve Mahidevran Sultan başlarıönde selam verirler*-Kanuni Sultan Süleyman: Mustafa’m aslanparçam benim .. -Şehzade Mustafa: hünkarım..-Kanuni Sultan Süleyman: sana güzel haberlerim var, artık sadece benimoğlum değil, devletin de oğlu olacaksın Sancak beyliği eğitimi için Amasya’yagideceksin , eğitimlerini tamamlayacaksın , evvelâ Amasya Sancağı seni beklerMustafa’m-Mahidevran : hünkarım kararınıza karışmakhaddime değil, lakin el kadar çocuk daha Mustafa-Kanuni Sultan Süleyman: el kadar çocukdeğil, zamanı geldi , o şehzadelerin en büyüğü, devletin koruyucusu olacak,bekası olacak artık sende onunlagideceksin Mahidevran, onu koruyacaksın, dualarınla ona yol göstereceksin-Şehzade Mustafa: Amasya neresi baba uzakmı? Sizden ayrı mı kalacağım?-Kanuni Sultan Süleyman: bir şehzade içinher yol uzundur Mustafa, ve her yol kutsaldır bunu evvela sakın unutma! Amasya seni bekler Mustafa’m halkı dağları, kalemleri, soruları vecevapları ile en önemlisi de devletin emaneti ile!-Şehzade Mustafa: bende sizin gibi olacağımbaba?-Kanuni Sultan Süleyman: sen Allah neisterse onu olacaksın! Bugün sancağın için ilk yolculuğuna çıkacaksın! Rabbimutandırmasın-Mahidevran: amin .. “ Böyle başlamış oldu Şehzade Mustafa’nınAmasya yolculuğu, ve tabi Amasya’yavardı Şehzade Mustafa! Şehzade Mustafa ve Annesi Mahidevran Sultan Amasya’dagüllerle karşılandı, hoş görü ve mutluluk ile karşılandı Amasya halkı onlarısevdi ilk izlenimleri güzel ve hoş oldu . Şehzade Mustafa ve Annesi MahidevranSultan’a özel bir saray tahsis edildi. Ve Lala geldi yani Şehzadeyi Mustafa’yı Amasya’da devlet konusundaeğitecek kişi. O sahneyi böyle hayalenyazabilirim diyaloglu olarak daha önce ki sahneler gibi.“ * Lala selam vererek içeri girer*-Lala: Sultanım.. Şehzadem.. hoş geldinizilk gün isterseniz biraz dinlenmeye çekilin, dilerseniz eğitimlere debaşlayabiliriz -Şehzade Mustafa: ben buraya öğrenmeyegeldim Lala . Başlayalım ..-Lala : öyleyse söyleyin bakalım şehzademDevlet nedir?-Şehzade Mustafa: devlet babam değil mi?-Lala: babanız yedi iklimin, yedi kıtanınpadişahıdır şehzadem fakat devlet değildir, Devlet ekmektir, halktır, güvendir,adalettir, bir gün sizde bu adalet yolunda yürüyeceksiniz şehzadem ,ve bu yükütaşıyacaksınız -Şehzade Mustafa: o zaman devlet şimdi benim sırtımda mı lala?-Lala: henüz değil Şehzadem! Buna dahazaman var! Ama zaten buradayız sizi devlete hazırlamak için buradayızşehzadem! Hazır mısınız bu yükütaşımaya?-Şehzade Mustafa: Hazırım! “Şehzade Mustafa’nın bu şekilde Amasya’ daeğitimleri başlamış oldu ,devletin ne kadar önemli bir şey olduğunu öğrenmişoldu. O dönemlerde halkı selamlamak, Cuma namazında lalası ile beraber halkakarışmak şehzadeler için önemli bir izlenimdi. Tabi bunu bir gözetmen ileyapıyorlardı doğrudan halka karışması söz konusu olamazdı. Yani bunu şu şekildehayal edebiliriz gerçeğe uygun şekilde..“Güneş Amasya dağlarının arkasından yenidoğuyordu. Şehrin üstüne altın bir perde serilmiş gibiydi. Yeşilırmak sessiz,sokaklar ise alışılmadık bir telaş içindeydi. Bugün, sancağa yeni gelenşehzade, halkla ilk kez bir cuma sabahında karşılaşacaktı.Sarayın iç avlusunda, Lala hazırlıklarınıtamamlıyordu. Yanına diz çökmüş olan küçük Şehzade’ye sabırla giydiriyordukemerini, kuşağını, kaftanını. Ve beraber ilk defa Amasya’da Cuma hutbesinidinlemek için camiye geldiler. -Lala: şimdi senden hutbeyi dinlemeniisteyeceğim şehzadem ve unutma seni görmek isteyen bir halk da var, onlara padişah oğlu nasıl olur gösterinsakin olun, babanız gibi dimdik olun!-Şehzade Mustafa: Lala ben zaten sakinim,sadece onların karşısında nasıl duracağımı bilmiyorum-Lala: babanız gibi sımsıkı, dimdik durunyeter şehzadem, bakışlarınız ile konuşun kafi*SULTAN II. BEYAZIT CAMİİ ÖNÜ **Kadınlar aralarında fısıldadı, kimisi neyakışıklı bir şehzade dedi, kimisi aynı annesi Mahidevran sultanımız gibi onaçok benziyor dedi, Kimisi de yedi iklimin sultanı padişahımız Kanuni SultanSüleyman’a benziyor yorumunda bulundular*-Şehzade Mustafa: Lala! Onlar benitanımıyor ki nasıl bu kadar çabuk sevdiler?-Lala: çünkü bu halkın umudu sizlersiniz şehzadem, sizden umut duyuyorlarsizleri kendilerine yakın hissettiler . “ Bu şekilde Şehzade Mustafa’yı Amasya’daCuma namazında halkla selamlaşmasını, halkın onu ilk kez görüşünü hayali olarakyansıttım. Şimdi ise adaletten bahsedeceğim, Adalet , Adalet denilince akla ilkeşitlik geliyor öyle değil mi? Oysa Adalet mazlumu korumak, zalimi isedurdurmaktır. Ve Şehzade Mustafa’ da Laladan Adalet derslerini öğrenmeyebaşladı, çünkü ileride taşıyacağı yükler için bu önemliydi, Adaletsiz bir dünyaolamaz, Adaleti öğrenmeliydi ki ,mazlumun yanında olmalı, zalime dur demeliydi. Bunu şu şekilde sahneye aktarabiliriz.“ – Lala: Bugün sizle devletin en ağır, en kutsal yönünü konuşacağız Şehzadem.. Adaleti öğreneceğiz ,peki nedir Adalet?-Şehzade: herkese eşit davranmak değil mi?-Lala: Adalet eşitlik değildir sadece şehzadem, Adalet mazlumun yanında olmakona yol göstermek, zalime ise dur demektir, farklı olanı ise doğru ile tartmaktır şehzadem.. Eğer ileride tahtaoturmak isterseniz ilk bilmeniz gereken şey Adalettir!-Şehzade Mustafa: ben mazlumun yanında hepduracağım Lala!-Lala: durursunuz şehzadem.. Yolunuz çokuzun ,kalbiniz temiz olsun kafi.. Şimdi bana şunu okuyun Şehzadem.. anlamasanızda okuyun.. ben size anlatacağım, bunun için buradayım zaten. Bu Kutadgu Bilig-Yusuf Has Hacib’in bir eseridirŞehzadem.. -Şehzade Mustafa: Kişi doğru söz söylese bile, eğer zamanıdeğilse o söz kötülük getirir. Doğru söz bile, yersiz söylenirse adalet değilfitne olur. Demek ki doğru söz söylemekyetmez,vakti de bilmeli insan değil mi Lala?-Lala: evet şehzadem.. nice padişahlardoğruyu söylediler, Nice Vezirler de doğruyu söyledi ama zamanı değildi, Halk yandı .. Yani şehzademAdalet sadece terazide değil, sözde ve vakittedir , insanın niyetindedir..-Şehzade: peki bir gün ben korkarsamdoğruyu söylemekten Lala? O zaman ne olur?-Lala: o zaman ne padişah olabilirsinizşehzadem, ne de bir kul. Ama kalbinde doğruluk olursa , Adalet olursa yücerabbim sizi asla yolunuzdan saptırmaz işte o zaman doğru bir kul olursunuz,diğer insanlara örnek olursunuz, taktir kazanırsınız -Şehzade: o zaman bende büyüyünce insanlarayol göstereceğim, onlara umut olacağım, adaletli davranacağım -Lala: bunu göreceğiz şehzadem dilersenizbaşlayalım, uygulamalı olarak gösterelim -Şehzade Mustafa: olur ben hazırım -Lala: gelin..-Şehzade Mustafa: siz kimsiniz?-Bahçıvan İshak: Ben Bahçıvan İshak kulunuzşehzadem -Ahır Görevlisi Bekir : bende ahırgörevlisi Bekir kulunuz şehzadem..-Şehzade: anlatın nedir derdiniz?-Bahçıvan İshak: Şehzadem , ahır görevlisiBekir benim bostanıma girdi , hayvanlarını otlatmaya oysa ne izni vardı, ne dehakkı lahanaların telef oldu şehzadem..-Şehzade: kafi! Ahır görevlisi Bekir senneler dersin, hakkında suçlamalar var!-Ahır Görevlisi Bekir: İshak Ağa doğrusöylüyor şehzadem, lakin ben öyle olacağını düşünemedim bir anda rüzgar çitlerisavurdu, haliyle ben boş sandım, hayvanlarım da açtı, dediğim gibi böyleolacağını hiç düşünmedim!-Şehzade Mustafa: bir insan çok kez hatayapabilir Bekir Ağa,ilk defa da yapabilir, amma ve lakin hataları telafi etmekgerekir İshak Ağa’nın zararı neysekarşılayacaksın bir daha da onunbostanına girmemek üzere söz vereceksin, Sana gelince İshak Ağa sende ,sendeçitlerini onar , çünkü açık kapıdangirene hırsız denmez, gaflet olur o bundan sonra daha dikkatli ol bostanına gözün gibi bak!-Bekir Ağa: emredersiniz şehzadem , sözveriyorum bir daha böyle bir hadise yaşanmayacak -İshak Ağa: bende söz veriyorum şehzadem enkısa sürede çitleri onaracağım!-Şehzade Mustafa: çekilebilirsiniz!-Lala: aferin şehzadem ilk davanı adaletlibir şekilde çözdün, adaletiniz sayesinde iki tarafta doğru yolu buldu münakaşaetmeden, tatsızlık çıkarmadan .. siz çok adaletli bir şehzade olacaksınız bugidişle çok çabuk öğreniyorsunuz.. bugünün derslerini iyice kavradınız..”İşte böylelikle Şehzade Mustafa Adaletkavramını en iyi şekilde öğrenmiş oldu, Adaletin her şeyin başı olduğunuöğrendi, Adalet olmazsa, doğru yolu bulamayacağını öğrendi. Adalet sayesindemazlumlara destek, yoldaş olacağını öğrendi, zalimlere ise nerede durmalarıgerektiğini öğrendi.
Bölüm etkileşimi
