ŞEHİRLİ DAMAT kitap kapağı

44. bölüm / 45

ŞEHİRLİ DAMAT

44. AĞA İÇECEĞİ, MIRRA (FİNAL)

Vaveyla Yazarı: HAYALRAFYA 🌷

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 45Şu an: 44. AĞA İÇECEĞİ, MIRRA (FİNAL)
  1. 1 1. KANIN VERDİĞİ KARAR3.599 kelime
  2. 2 2. ACİL HAZIRLIK EKİBİ2.523 kelime
  3. 3 3. SAKİN KALMAYAN MERASİM1.944 kelime
  4. 4 4. YÜZÜKLERİN YAZDIĞI KADER2.053 kelime
  5. 5 5. İMZA, REÇEL, ANLAŞMA2.960 kelime
  6. 6 6. TEK DANSLIK PROVA2.983 kelime
  7. 7 7. KALBİ, AVRUPA'DA KALANA ÂŞIK1.926 kelime
  8. 8 8. RİNGE İLK ÇIKAN YENİLİR1.899 kelime
  9. 9 9. YANAN SUFLE VE SİLAHI DUYAN GECE2.521 kelime
  10. 10 10. PSİKOLOJİ NASIL DÜZELTİLİR?1.840 kelime
  11. 11 11. SİMYA USTASI BİR SİMYACI1.517 kelime
  12. 12 12. İLK GÖRÜŞTE AŞKIN ETKİSİ2.190 kelime
  13. 13 13. UĞRAŞILMASI GEREKEN FOBİLİ2.176 kelime
  14. 14 14. BOZACININ ŞAHİDİ ŞIRACI2.655 kelime
  15. 15 15. GÜZEL BİR SUİKAST1.848 kelime
  16. 16 16. SADAKATE BAĞLI SIRSIZLIK1.393 kelime
  17. 17 17. ŞEHİRLİ DAMAT3.328 kelime
  18. 18 18. ÖRDEK AİLESİ2.099 kelime
  19. 19 19. TERS GİDEN BİR TAKIM ŞEYLER2.135 kelime
  20. 20 20. BİR TEK HERMOSA2.261 kelime
  21. 21 21. YABANCI UYRUKLU DAVETİYE2.642 kelime
  22. 22 22. AKIL ALMAZ İRONİ2.024 kelime
  23. 23 23. ALFABE DEDİKLERİ2.709 kelime
  24. 24 24. 1-2-3 SOBE2.417 kelime
  25. 25 25. DÂHİYANE SÖYLEMLER2.549 kelime
  26. 26 26. MARDİNLİLER VE MARDİNCE2.299 kelime
  27. 27 27. LOTUS ÇİÇEĞİNDEN SEVGİLİ2.402 kelime
  28. 28 28. BASKINA GELEN AVRUPALILAR2.431 kelime
  29. 29 29. GÜZEL, UYUMSUZ, SARIŞIN2.239 kelime
  30. 30 30. BÜYÜYLE GELEN ŞÖVALYE2.004 kelime
  31. 31 31. ÇIRAYI ALAZLA TUTUŞTURMAK2.646 kelime
  32. 32 32. YILDIZLAR ORTAYA ÇIKANA KADAR2.339 kelime
  33. 33 33. SONU DEĞİŞEN MASAL1.817 kelime
  34. 34 34. SANA DEĞER2.416 kelime
  35. 35 35. MADDE BİR2.379 kelime
  36. 36 36. MAYIN TARLASI İŞÇİSİ2.898 kelime
  37. 37 37. OLMUŞLA ÖLMÜŞE ÇARE BULMAK1.847 kelime
  38. 38 38. DÜŞERSEM KALDIR, UNUTURSAM FISILDA2.833 kelime
  39. 39 39. ENKAZDAN ÇIKAN MELEK1.744 kelime
  40. 40 40. İÇİ DOLU KARA KUTU2.138 kelime
  41. 41 41. FAZLA ODA VE DİĞER TÜRLÜ MESELELER2.119 kelime
  42. 42 42. GÖREVİMİZ TEHLİKE1.421 kelime
  43. 43 43. BİR DEPRESYON ÜÇ KARAEVREN2.210 kelime
  44. 44 44. AĞA İÇECEĞİ, MIRRA (FİNAL)816 kelime · Okuduğun bölüm
  45. 45 ÖZEL BÖLÜM2.200 kelime

yorumlarınızı ve oylarınızı eklemeyi ihmal etmeyin lütfen,

KEYİFLİ OKUMALAR!

*

YILLAR YILLAR SONRA

Aradan geçen zaman, hem bizi hem de eylemleri değiştirmişti kökünden. Değişimin kaçınılmaz olduğunu, bu süre zarfında anlamıştım işte.

Önceden duygularımı okuyamayan ben, şimdinin ayaklı duygu rehberiydim.

Aynaların sadece dışı gösterdiği bilinirdi ya... Ben, aynalara bakarak kendimi tanımayı öğrenmiştim.

Yaşadığımız vakitler boyunca hayatlarımıza çeşit çeşit, tarz tarz insanlar girip çıkardı. Girenlerin ve çıkanların kimi geçiciydi kimileri ise kalıcı. Geçici olanlar, kelebek etkisi yaratmaya meyillilerdi bence. Ufak dokunuşlarla büyükçe zelzeleler yaratabilirlerdi belki. Lakin hayatlarınıza esas dokunan kişiler, kalıcı olmayı başarmış olanlar olurdu.

Yaşadığım bu yerde, Mezopotamya'nın masal diyarı Mardin'de... Avrupa'dan gelen bir damat, hem hayatımı değiştirmiş hem de hayatımın kalıcı eseri oluvermişti.

Berkay Karaevren, o olmasa ne yapardım ben?

Önce Dilan halamdan başlamam gerekirse...

Bundan evvelki evliliklerinde tecrübe etme talihsizliğine düştüğü kaderini yeniden yaşamamıştı. Faruk amca, Dilan halamın koca öldüren lakabını bu şekilde unutturmuştu. Aşkla imza attıkları evliliklerini yine büyük çapta bir aşkla sürdürüyorlardı. Zira halam, ilk çocuğuna hamileydi.

Hüma'dan ve abimden dert yanacak olursam...

Kendilerini aşirete affettirmeleri epey uzun sürmüştü. Bu süreçte silahlar fazlaca konuşmuş, akan kanın haddi hesabı tutulamamıştı maalesef. Yine de ölen yoktu ki bu bile bizim için bir artı sayılırdı. Babam onları affettikten sonra başlamıştı Mardin'de ki esas hayatları. Yurt dışı ile olan bağlantılarını kesmişlerdi. Buraya taşınmışlardı. Abim, kumarhanedeki hisselerine sahip çıkmayı seçerken; Hüma, başlarda yardımcısı olduğu Meran konağının hanımıydı artık. A bir de oğulları vardı. İyiliklerini onurlandırmak için, adını Berkay koymuşlardı.

Beril, Beril, Beril...

Beril'den haber almak zordu. Bizimle değil, bir tek Berkay ile iletişim kurmayı ve konuşmayı bilhassa tercih ediyordu. Berkay'ın dediklerine bakılırsa, yurt dışındaydı hâlâ. Orada yaşamaya devam da edecekti. Kendine güzel bir hayat kurmuştu. Mutluydu.

Zehra ve Baran...

Okulu bitirir bitirmez evlenmişlerdi. İstanbul'a yerleşmiş, tekstil sektöründe çalışmaya başlamışlardı. Onlar da mutluydu. Aşklarını taze tutmayı başarıyorlardı. Yakın bir vakitte çoluk çocuğa karışma planları da yoktu. Para biriktiriyorlardı. Dünyayı gezeceklermiş.

Zeliha ve Giovanni'ye gelecek olursak...

Tıpkı abimlerin durumunda olduğu gibi babam, Zelihaları da geç affetmişti. Çok fazla mücadele, çok fazla konuşma, burada da çok fazla kan gerekmişti. Ama şanslıydık. Yine, kalanlar sağ idi. Her suça fatura kesilemeyeceği, Zeliha ve Giovanni tarafından öğretilmişti aşiretlerimize.

Onların affedilmesinden sonra ise...

Giovanni, Müslüman olmuştu. Zeliha ile birlikte, Zehraların yaşadığı apartmana -İstanbul'a- yerleşmişlerdi. Ancak evlilikleri gizli saklı olduğu için babam, bir tekrarın şart olduğunu söylüyordu. Buna göre; nikâha tazeleme, kına gecesi ve geç de olsa kız isteme merasimi gerçekleştirilecekti.

Son olarak Berkay ve ben...

Dört çocuğumuz vardı. Dördünün de korkusu birbirinden ayrıydı. Sanki Berkay, kendi korkularını her birine, titizlikle, pay etmişti. Bu gerçek, tuhaf bir biçimde mutlu ediyordu beni. Zira çocuklarımda âşık olduğum adamın emarelerini görmek, aşkımı güçlendirmekten başka bir şey yapmıyordu.

Aradan geçen yıllarda ise eğitimimi tamamlamış, Berkay'ın gittiği okullarda okumuştum. Ve onunla birlikte, Mardin'de, finans danışmanı olarak çalışıyordum.

Karaevren konağına, Barlas Abi ve Şimal'in çekirdek ailesi ile birlikte hayatımızı devam ettiriyorduk özetle.

Yıllar yıllar sonra, bir kez daha buradaydık. Çocuklar avluda oynuyorken biz, Meran konağının mutfağına kapanmıştık. Zeliha'nın kız isteme merasimi gerçekleştirilecekti. Dilan halam, kızların makyajlarına son rötuşları yapıyorken, hanım olsa bile Hüma yine ocak başındaydı. Kazan kazan kahve kaynatıyordu.

Peki ben?

Yani... Ben de kahve yapıyordum. Daha doğrusu ağa içeceği diye nitelendirdikleri mırrayı hazırlıyordum. Lakin benim hazırladığım kahve, tek bir kişi içindi. Kısaca, Berkay'a özeldi.

Bir zamanlar ona kıyamayacağımı iddia ederek kahvesine tuz koydurtmamıştım ama bu akşam, o tuzlu kahveyi kesinlikle içecekti. Zira ona sinirliydim. Çocukları -sürekli- rekabete teşvik ettiği için sinirliydim. Bu yüzden ufak bir intikam alacaktım.

Eh, erkek milleti değil miydi sonuçta? Arada bir kıymak gerekiyormuş.

Yapımı oldukça zahmetli, dünyanın en acı kahvelerinden biriydi mırra. Berkay için bunca zahmete değerdi tabii ki. Daha önceden çiğ, yeşil halde bulunan kahve çekirdeklerini bir güzel kavurmuştum. Daha sonra, ağaçtan yapılmış, dibek adı verilen bir havanda çekirdekleri -çok incelmemesine dikkat ederek- dövmüştüm.

Ardından gümgüm dedikleri büyük cezvede, mırranın iki saat gibi bir süre boyunca kaynaması gerekiyordu. Ben ise iki saati -neredeyse- tamamlamak üzereydim. Bu uzun süre sonunda kahve, telve kıvamına gelinde telvenin üzerinde oluşan kalın şerbet tabakasını süzecektim. Kahvenin geri kalanını da mutbak adı verilmiş kaba aktaracaktım.

Sonrasında, üzerine yeniden kahve ve su eklenerek -yeniden- kaynatılması gerekiyordu. Bu işlemleri mırra pekmez kıvamına gelinceye değin tekrarlayacaktım.

Neyse ki daha vaktim vardı. Kahve dağıtımına illa ki yetiştirecektim.

*

Yapımını bitirdiğim mırrayı tuzlayıp, diğer kahvelerle aynı fincana koymuştum. Zeliha dağıtmak için siniyi aldığında Berkay'a ikram edilecek kahvenin hangisi olduğunu iyice anlamasını sağladım. Ve akabinde, geçip kocamın yanına oturdum.

Fakat Berkay mırrayı içtiğinde, tuzun yoğunluğu onu öksürttüğünde sahiden endişelenmiştim. Gerçi endişem ve ilgim, zafervari bir boyuttaydı. Endişelendim, ilgilendim... Ona olan aşkımı ve sevgimi sunmaktan çekinmeyerek.

Arada bu şekilde sürtüşsek bile, birbirimizi çileden çıkartmaktan keyif alsak bile, anlamlı ya da anlamsız her telden konuyu tartışmaya çevirsek de... Biliyordum ki Mardin'deki kaderimi değiştiren bu adam, asla azalmayacaktı bende. Ne aşkı ne sevgisi, ne tutkusu ne de bağımlılık yapan parfüm kokusu...

Ne hissederse hissettiriyordu bana. Ne hissedersem, hissettirmeye çalışıyordum ona.

Bana sık sık zevcem diyordu. Hermosam ve delalım...

Oysa benim lotus çiçeğinden sevgilimdi. Şehirli damadım ve en büyük şansım...

❝SON❞

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

392okunma 9beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18