Saplantı kitap kapağı

1. bölüm / 1

Dün

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: Dün
  1. 1 Dün1.618 kelime · Okuduğun bölüm

Uçuşan saçlarımı eliyle kulağımın arkasına attı yanağımı yavaşça okşayıp bileğindeki tokayı bana uzattı.
“Nerde kaldı bu metro. Hep böyle oluyor seninle ne zaman görüşsek geç geliyor. Dondum gerçekten.”
“Hahaha, gelirken siyah bir kedi gördüm ve saçımı tutmadım.”
“Çok kötüsün! Kendi şansızlığını siyah kedilere bağlayamazsın.”
“Kendi şansızlığım mı? Sence ben şanssız biri olsam yanımda senin gibi harika biri olmasını nasıl açıklayacaklar?”
“Aras! Aras! Metro!” Parmağımla metronun uzakta ki ışığını gösterdim. Havada ki elimi indirip parmaklarını parmaklarıma kilitledi.
“Çok kalabalık olabilir dikkatli ol.” dedi gülümseyerek.
Metro hızla durağa yanaştı ve insan sürüsü akın akın inmeye başladı. Kapı binilebilecek boşluğa ulaşınca Aras kapıya yöneldi. Bu sırada bir grup genç şakalaşarak aramızdan geçtiler ve bizi bir sele kapılmışızcasına ayırdılar. Aras metronun içindeydi ona yetişmeye çalışırken kapılar birden kapandı.
“Aras! Aras!”
“Zan!” Aras kapanan kapıyı açmaya çalışıyordu. Israrla düğmeye basıyor, cama vuruyordu. Metro hızla duraktan ayrıldı. Arası aramak için telefonumu çıkardım. Rehberde onu bulamıyordum, mesajlarımıza girmeye çalışıyordum ama sürekli yeri değişiyordu. Numarası ezberimdeydi ama girmeye her çalıştığımda bir rakamı siliniyordu. Bir anda uyandım. Yine rüyaydı. Aras’ı bulmuş ve yine kaybetmiştim. Kimdi bu Aras? Her gece, istisnasız her gece rüyalarıma giren ve her seferinde aynı yerde aynı durumu yaşadığımız, bana delicesine aşık gözlerle bakan bu Aras kimdi? Her sabah olduğu gibi yatakta bir süre onu düşündüm. Yine sosyal medyada her yerde onu aradım. Daha önce hiç görmediğim bir insan, nasıl her gün rüyama girebilirdi. Yataktan kalkıp elimi yüzümü yıkamaya gittim. Kahve kokusu buram buram geliyordu. Mete yine benden önce uyanmıştı ya da daha uyumamıştı.
“Günaydınnn”
“Günaydın balım. Napıyorsun bugün?”
“Bazı tasarım işlerim var, sanırım evdeyim. Sen?”
Bana kahve uzatıp elimden öptü. Gülümsedi.
“Markete gitmem lazım, sonra yayına geçicem.”
“Evde mi yapıcaksın?”
“Bilmiyorum belki bizimkilerle stüdyoya gideriz.”
Telefonuma bildirim geldi. Havayolu şirketindendi.
“Mete! Uçak biletlerine dehşet bir indirim var. Gel, gel bakalım çabuk.” ikimiz de aynı anda “Almanya!” dedik. Gülerek bilgisayarın başına geçtik.
“Bana Mart ve sonrası uygun.” dedim
“Mart…Martın kaçı olur?”
“Hiç fark etmez. Mart öncesi olmasında.”
“Güzelim Mart benim için çok zor. Yayının yeni konsepti başlayacak.”
“Tamam Mart sonrası?”
''Nisan sonu bana okey.''
''Nisan'ın ortası olmaz mııı?'' dedim ellerimi birleştirip mahcup bir şekilde bakarak.
''Balım gerçekten çok zor ancak Nisan sonu. Hem sen demedin mi Mart ve sonrası her zaman olur diye?''
''Dedim ama bu kadar da erteleyeceğini düşünmedim.''
''Nisan sonu olsa nolacak?''
''Haklısın bir şey olmaz ama...'' konuşurken bir yandan Almanya için biletleri seçip ne zaman daha uygunu geldiğini net olarak anlamaya çalışıyorduk bu sırada fark ettiğim şeyle ''METE!'' diye bağırdım ve onun irkilmesine sebep oldum.
''Noluyo ödüm koptu.''
''Hayır yaaa''
''Noldu güzelim canımın içi noldu?''
''Mete yaaa, biletlerin indirimde olduğu tarihlere bak!'' Bilgisayarı biraz daha kendine doğru çevirip ekranda aşağı yukarı indi. Bilet tercihlerinin en altında küçük 1 Ocak 31 Mart arası yapılan uçuşlarda geçerlidir yazıyordu.
''Napalım yine nasip değilmiş.'' dedi bana kolunu atarken.
''Aşkım nasıl ya.'' dedim başımı öne eğip dudaklarımı büzdüm. Sıkıca sarılıp yanağımdan kocaman öptü.
''Sıkmasana canını şu işlerimizi halledelim gerekirse indirimsiz dümdüz basar parayı alırız. Sen paradan haber ver aşko.'' dedi gülüp bana omzuyla vurarak. Gülümsedim ve başımı olumlu yönde salladım. Kahvesini alıp yanımdan kalktı, kalkarken başımdan uzunca öptü.
''Hadi bakalım mesai başlasın!'' diyerek odadan çıktı. Bitirmem gereken tasarımlar için bilgisayarı elime alıp balkona doğru yöneldim. Bugün hava güzeldi. 2 gündür kar yağıyordu ve etraf bembeyaz olmuştu. Karın yağışı havanın soğukluğunu kırmıştı. Balkondaki ısıtıcıyı açıp masaya yerleştim.
Mutfaktan Mete'nin sesi duyuldu ''Hayatım tost yapıyorum ister misin?''
''Harika olur.'' İşe koyulmak için maillerimi açtım. İlk önce ajanstan gelen maillere cevaplayıp sonrasında anlaşmalı firmanın isteklerine göz gezdirdim. Ben mail işlerimi hallederken Mete'de tostları hazırlayıp yanıma gelmişti.
''Telefonunu içerde unutmuşsun ajanstan aradılar.''
Mete'ye öpücük atıp telefonu elinden alarak ajansı aradım.
''Nihal Hanım.''
''Zan Hanım iyi çalışmalar. Hazar Bey bugün için önemli bir toplantı planladı herkesi ajansta görmek istiyor bilgi vermek için aradım.''
''Saat kaçta?'' dedim Mete'ye bakıp gözlerimi devirirken. O da noldu dercesine kafasını salladı.
''Toplantı 3'de başlayacak.''
''Hazar Bey şu an ajansta mı?''
''Hayır henüz gelmedi, ne zaman geleceğine dair bilgi de vermedi.''
''Anladım, teşekkür ederim Nihal Hanım.''
''İyi çalışmalar.'' diyerek telefonu kapattı. Ağzı tost ile dolu olan Mete tekrar noldu dercesine kafasını salladı.
''Hazar Bey toplantı koymuş bu hafta kaçıncı iyi ki evden çalışıyoruz bu adam evden çalışmanın ne demek olduğunu biliyor mu acaba?''
Mete yutkunup çayından bir yudum aldı. ''Diyorum ben sana aşırı gerçekçi istifa mektubunu yaz gitsin.''
''Of dalga geçme neyse aşkım ben hazırlanıyım. Sen ne zaman çıkıyorsun?''
''Yavrukuşum ben tostum bitsin çıkıcam eğer istersen gel benle bizim stüdyodan geçersin ajansa.''
''Ay bilemedim bekle bakıyım sen çıkana kadar yetişirsen geliyim şimdi metroyla falan uğraşmıyım.'' Mete'ye öpücük atıp tostumu elime alarak odaya geçtim. Üniversiteden mezun olup bu işe girdiğimden beri hayatımda her şey çok düz ilerliyordu. En fazla atraksiyonum aynı bu sabah olduğu gibi Hazar Bey'in aniden koyduğu toplantılar ve her gece rüyamda gördüğüm Aras'tı. Bir rüya bir insana nasıl sevgilisini aldatma hissi uyandırırdı? Rüya çok gerçek olduğu için mi yoksa rüyadaki kişiyi bulmak istediğim için mi? Ama onu bulup napıcaktım sanki Mete'yi bırakıp Aras'ın kollarına mı koşucaktım? Benim tek merak ettiğim onun kim olduğu ve neden her gece rüyalarıma aynı yerde ve aynı şekilde girdiğiydi. Gerçi Aras'ı bulsam bile bu merakı onun giderebilmesi de bir hayli imkansızdı ki Aras diye biri gerçekten var olmayabilirdi bile. Öyle biri yoksa zihnim mi oluşturmuştu Aras'ı? Zihin bu denli gerçekçi var olmayan insan yüzleri oluşturabilir miydi? Herhalde oluştururdu gün içinde gördüğü binlerce kişi arasından birinin saçını birinin burnunu öbürünün ses tonunu alır herkesten bir şeyler ekler ve karşına var olmayan yeni birini koyardı ya da hiç bu kadar uğraşa gerek yok 23 yıllık hayatımın bir noktasında anlık 1 saniyeliğine gördüğüm biriydi Aras. E tamam işte Zan asıl soru bu ya neden o 1 saniye içinde gördüğün adam aylardır senin rüyalarında?
''Balım ben hazırım çıkıcam sen naptın?'' Mete'nin sesiyle irkildim ve elimdeki far fırçası yere düştü.
''Bi 10 dakika daha bekleyemez misin?'' diye seslendim.
''Okey arabada bekliyorum ama acele et.''
Hızla hazırlanma işimi bitirip balkonda bıraktığım bilgisayarımı topladıktan sonra Mete'nin yanına indim.
''Aşkım önce markete gidicektin ama...''
''Biliyorum sen market alışverişinden nefret ediyorsun aradım bizimkileri Sinan stüdyodaymış direkt geçebiliriz.''
''Süpersin.'' diyerek dudağından uzunca öptüm. Gülümseyerek benden ayrıldıktan sonra garajın kapısını açtı ve stüdyoya doğru yola çıktık. Trafikte ilerlerken Kaya'dan telefonuma bir mesaj geldi.
-Günaydın fıstıkkk bak bakayım bu senin Aras olabilir mi?
+Şimdi basıcam çığlığı! Yok Aras falan Kaya!!! Ayrıca Mete yanımda.
-aa aa bana ne canım mete yanındaysa bana mı sordun meteyle yatarken rüyanda arası görmeyi
+Kaya ne alaka ne alaka ya sanki ben isteyerek görüyorum sanki ben çocuğu gerçek hayatta tanıyorum Mete'yi bırakıp gece ona gidiyorum nasıl arkadaşsın sen ya?!?!
+Sil şu mesajları Kaya!!!
-korkuyorsan yapmicaksın bacım korkanın çocuğu olmazmış
+Sabah sabah ne içtin
-baktın mı linke o mu kız
+Bakmadım ve umrumda değil. Kaya'ya son mesajı attıktan sonra linke tıkladım. Dizlerim ve ellerim titremeye başladı ya bu Aras'sa? Nolucaktı? Neden ellerim titriyor? Aras'ı gerçekten bulmak için mi arıyorum ya da neden onu bulmak istiyorum. Kaya haklı mı Mete yanımda yatarken neden her gece rüyalarıma bu adam giriyor? Aras kim benden ne istiyor ya da ben Aras'tan ne istiyorum?
''Sevgilim iyi misin?'' Mete elini sallanan dizlerime koyup dizimi okşadı. Telefonu kapatıp cebime koydum, internet az çekiyordu ve link bir türlü açılmamıştı.
''İyiyim, trafik sıkışmış hissettirdi.''
Gülümseyerek dizimi okşamaya devam etti ''Haklısın öyle hissettiriyor.''
''Napsak biraz daha eğlenceli müzikler mi açsak?'' Mete müziği değiştirmek için telefonuna uzanırken elini geri dizime koydum. ''Ya da boş ver sakin sakin gidelim.'' Gülerek bacağımı sıktı.
''Sakin demişken.'' dedi sırıtarak. ''Saat daha çok erken toplantına saatler var...'' cümlesinin devamını tahmin ederek ona döndüm.
''Hani acelen vardı?''
''Kim dedi onu?'' dedi gülerek
''Ben evde hazırlanırken acele et diyordun bana.'' dedim sırıtarak.
Bacağımı daha yavaş okşamaya başladı. ''Evet dedim.'' Gözünü yoldan ayırıp bana baktı. ''Sen ne kadar hoşlanmasan da stüdyo kapalıysa önce markete uğramak zorunda kalabiliriz diye acele etmemiz gerekiyordu ama...''
''Ama şimdi markete uğramadığımız için markete ayırmayı planladığın zamanda boşluk var.'' dedim gülerek.
''Kesinlikle öyle.'' derken aniden direksiyonu sağa kırıp arabayı hızlandırdı. İlerde her zaman gittiğimiz ve belki de sadece bizim bildiğimiz harika manzaralı ve tek bir ahşap masanın bulunduğu uçurum vardı. Bana gülerek arabayı özel piknik alanımız olarak ilan ettiğimiz yere sürmeye devam etti. Uçuruma gelince arabayı manzaraya doğru park edip dudaklarıma yönelerek beni yumuşakça öpmeye başladı bu esnada elleri vücudumda dolaşıyordu. Bedenimi ona daha çok yaklaştırırken telefonum çaldı. Ajanstan arıyorlardı.
''Yoldayız zaten bırak açma.'' dedi elimi tutup ayrıldığı dudaklarıma tekrar yönelirken.
Güldüm ve ''Yoldayız.'' dedim gözlerimle uçurumu işaret ederek. ''Açsam iyi olur.''
''Nihal Hanım.''
''Zan Hanım, Hazar Bey ajansta. Toplantıya katılacaklar arasında siz ve Melis Hanım dışında herkes burada. Hazar Bey hemen gelebilirseniz toplantıyı başlatacağını söyledi. Yetişebilecek misiniz?''
Sessizce Mete'ye doğru çığlık atıyormuş gibi yapıp ''Birazdan ajanstayım.'' diyerek telefonu kapattım ve Mete'de arabayı çalıştırdı.
''Bu burda yarım kaldı sanma.'' dedi sırıtarak. ''Ajansta işin bitince beni ara senin için eve erken gelmeye çalışacağım.''
Gülerek ellerimle yüzümü kapatıp başımı salladım.
Mete arabayı ajansın önüne park edip kapımı açtıktan sonra bana sıkıca sarıldı. ''Bol şans iyi çalışmalar.'' dedi ve sonrasında bana dil çıkartıp güldü. Ben de ona dil çıkardıktan sonra ajansın kapısına yöneldim.
Ajanstaki yoğun toplantıdan sonra Hazar Bey bu hafta bir daha toplantı olmayacağını ve evlere dağılabileceğimizi söyledi. Eve geçtiğimi haber vermek için Mete'yi aradım ancak telefonu çekmiyordu.
+Metoş ben eve geçiyorum. Telefonun çekmiyor görünce bana dön.
Eşyalarımı toplayarak ajanstan çıkıp metroya gittim. Bu metroların rüyamda gördüğüm metroyla hiçbir alakası yoktu ne duraklar benziyordu ne de metroların kendisi. Tamam Zan! Her an rüyanı düşünemezsin rüyanı düşünmek onu düşünmektir onu düşünmene gerek yok öyle biri yok olmayan biri beyninde bu denli yer kaplayamaz. Düşüncelerimden omzuma sertçe çarpan biri ile ayıldım. Bu koku...Çok tanıdıktı. Çok rahatlatıcı ve huzurlu bir kokuydu, klasik bir koku değildi. Mete'nin daha önce kullandığı kokulardan değildi. Nerden tanıdıktı bu koku?

-----------------------------------------------------------------------------------------------
Okurken daha akıcı ve eğlenerek okumanız adına bölümleri kısa tutmaya karar verdim umarım zevk alarak okursunuz öneri ve düşünceleriniz benim için önemli.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

27okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…