1. bölüm / 1
Sana YazamadıklarımYine Aynı Saatte
Bölümler 1Şu an: Yine Aynı Saatte
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben Serra Aydın, unutamadığım çocukluk aşkımı sürekli mektuplara dökerim. Mektuplar aslında arkadaşım olmuşta ben farkında değilmişim.
Her zamanki gibi 1 sokak ötedeki eve gittim ve mektubu yerine koydum. Hayır mektubu okuyan yok, o evde tanıdığım birisi de yok ben sadece içimi döküyorum.
Yine saat 15.30’du mektubu koydum ve markete gittim.
Evdeki çoğu şey bitmişti o yüzden çok fazla almam gereken vardı.Gerçekten çok fazla şey almıştım kasaya gidene kadar “burda ne kadar öderim acaba?” diye düşünmeden edemedim. Kasaya geldim ödemeyi yaptım aldıklarımı poşete doldururup marketten çıktım. O sırada marketin önünde bekleyen yaklaşık 1.96 boyunda olan bir adam vardı.Kumraldı,kaslıydı ve bal rengi gözleri vardı.Yanıma doğru yaklaştı ve bir adres sordu buraları bilmediği belliydi.“Pardon hanımefendi rahatsız ediyorum ama Kardelen Sokak nerede acaba?” Kardelen Sokak
her gün uğradığım ve mektup bıraktığım evin olduğu sokaktı o yüzden cok iyi biliyordum. “Ne rahatsız etmesi bende o yoldan gidiyorum isterseniz gösterebilirim.” dedim. “Çok teşekkürler.” dedi karşımdaki adam. Adını bilmiyordum ama ilk defa birisi bu kadar ilgimi çekmişti.“Yeni taşındınız galiba buraya.” Dedim aslında meral etmemem gerekiyordu neden bu kadar merak etmiştim diye düşünürken “Evet,Ben Deniz,Deniz Koral.” dedi tok bir sesle “Ben de Serra Aydın memnun oldum Deniz.” Dedim ve sonradan pişman oldum Deniz demekte nerden çıkmıştı tam bir aptaldım ben.“Şey Deniz dedim ama sorun olur mu? İstersen Deniz Bey de diyebilirim yani” derken çoktan domates gibi kızarmıştım.“Tabii ki diyebilirsin” dedi Deniz. Tabii biz konusurken coktan eve doğru yaklaşmıştık. “Yollarımız burada ayrılıyor Deniz soldan dönünce Kardelen Sokak orada bulamam dersen gösterebilirim” dedim ardından “Bulabilirim Serra,Tekrar görüşmek üzere” dedi daha sonra gülümseyip yoluma devam ettim.
Eve vardığımda yakın arkadaşım Nisa’yı aradım ve çabuk yanıma gelmesini söyledim. Ama nöbette olduğunu yarın konuşabileceğimizi söyledi. Nisa doktordu o yüzden pek görüşemiyorduk ama yinede çok yakındık. Ancak yarın görüşebilmemiz pek mümkün değildi çünkü yıllık iznim yarın bitiyordu tatil için Muğla’ya gitmiştim ve dün dönmüştüm. Biraz kitap okudum daha sonra uyuya kaldım.
Sabah uyandığımda çok enerjiktim. Hemen yüzümü yıkadım ve kahvaltı hazırlamaya başladım normalde sabahları hiç bir şey yiyemem ama bugün modum çok yüksekti ve bu da yeme isteğimi arttırmıştı. Yemeğimi yiyip hızlıca dişlerimi fırçaladım. Daha sonra üstümü giyinip makyajımı yaptım. Daha sonra öğretmenlik yaptığım okula doğru yürümeye başladım.Okul yakındı o yüzden yürüyerek gidiyordum. Yolda karşılaştığım öğrencilerimle sohbet ederek okula vardık. Okulun iç dizaynı yenilenecekti o yüzden bir mimarla anlaşmıştık. Öğretmenler odasına girdim ve Deniz oradaydı ne tesadüftü, acaba burda ne işi vardı acaba veli miydi bu ihtimali düşününce evli olabileceği de aklıma geldi tam bunları düşünürken Deniz yanıma geldi “Ne tesadüf Serra ben okulun anlaştığı iç mimar Deniz Koral” dedi ve o an kafama dank etti. “Bende okulun Matematik öğretmeni Serra Aydın” dedim itici bir gülümsemeyle.Gıcık olmaya başlamıştım başta samimi gelen adamı görünce şimdi kusasım geliyordu.
Zil çalınca oradan ayrılıp 10-D sınıfına doğru ilerledim. “Günaydın çocuklar oturabilirsiniz nasılsınız bakalım” dedim her zamanki gibi. “İyiyiz hocam siz nasılsınız tatiliniz nasıldı” dedi çocuklar. “Güzeldi valla yalan söyleyemeyeceğim” deyip güldüm bu sefer samimi
bir şekilde. Yoklama almak için sınıf defterini açtım “Arya?” Diye sordum “Yok hocam” diye bir ses geldi.Garipsedim çünkü Arya çok zeki ve okula önem veren bir öğrenciydi bir gariplik sezmiştim ama çok çaktırmadan devam ettim. Sınıf defterini imzalarken kapı tıklandı ve içeri Deniz Koral girdi. Artık bu adamdan tam anlamıyla bıkmıştım “Merhaba hocam dersinizi bölmüyorum umarım.” dedi “Hiç bölmedin ya.” diye içimden geçirdim “Buyurun ne için gelmiştiniz?” Diye sordum. Deniz’e bakarken kız öğrencilerin gözleri parlıyordu bu adamın neyi var diye düşünmeden edemedim. “Hocam yapacağımız konuşma için öğrencilerimizi konferans salonuna almamız gerekiyor” dedi “Tamam” deyip geçiştirip attım. İlk dersim kaynamıştı ikinci ders için 9-A sınıfına girdim. Fotokopi işinden dolayı geç kalmıştım. “Evet gençler, defterleri açalım Çarpanlar ve Katlar diye başlık atalım.” diyerek derse başladım. Daha sonra fotokopileri aşağıda unuttuğumu farkedip aşağı indim fotokopileri aldım ve sınıfa doğru çıkmaya başladım. Sınıfa girdiğimde karşımda ki beni çok rahatsız etmişti.
Bölüm etkileşimi
