2. bölüm / 1
SANA YASAK1.BÖLÜM:İlk karşılaşma
Bölümler 1Şu an: 1.BÖLÜM:İlk karşılaşma
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İstanbul’un yağmuru hiç beklemediğim bir anda başlamıştı.Üniversiteden çıkıp durağa doğru yürürken çantamı başımın üzerine kaldırmış, bir yandan da annemin aramalarını görmezden geliyordum.Telefonum üçüncü kez çaldığında sonunda açtım.“Anne?”“Akşam eve erken gel, Alya.”Sesindeki ciddiyet yüzünden adımlarım yavaşladı.“Neden?”“Bu akşam misafirimiz var.”“Kim?”Kısa bir sessizlik oldu.“Demir ailesi.”Olduğum yerde kaldım.Demir ailesi.İsmine bile tahammül edemediğimiz aile.“Ben gelmesem?”“Geliyorsun.”Telefon kapandı.“Harika,” diye mırıldandım. “Tam da ihtiyacım olan şey.”Akşam olduğunda kendimi ailemin evindeki büyük yemek masasının karşısında buldum.Babam normalden daha sessizdi.Annem gergindi.Ben ise tek isteğimin bu gecenin bir an önce bitmesi olduğunu düşünüyordum.Kapının açılma sesiyle herkes sustu.Önce yaşlı bir adam içeri girdi. Ardından yanında genç bir adam vardı.Siyah gömleğinin kolları dirseklerine kadar sıyrılmıştı. Yüzünde hiçbir duygu yoktu.Bakışları salonda gezindi.Sonra gözleri benim üzerimde durdu.Bir saniye.İki saniye.Kaşının biri hafifçe kalktı.“Sen Alya olmalısın.”Sesindeki sakinlik nedense sinirimi bozmuştu.“Evet.”“Beklediğimden farklısın.”Kaşlarımı çattım.“Bu iyi bir şey mi, kötü bir şey mi?”Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.“Henüz karar vermedim.”Gözlerimi devirdim.“Harika.”Babam araya girdi.“Alya, Karan Demir.”Karan.Demek buydu.Babamın yıllardır adını bile duymak istemediği adamın oğlu.Karan elini uzattı.“Memnun oldum.”Eline baktım.Sonra yüzüne.“Ben pek değilim.”Masada kısa bir sessizlik oluştu.Karan’ın yüzündeki o küçük gülümseme biraz daha belirginleşti.“İlginç.”“Ne?”“Cesursun.”“Hayır,” dedim. “Sadece düşündüğümü söylüyorum.”Karan birkaç saniye bana baktı.Sonra başını hafifçe eğdi.“Anladım.”Tam yanımdan geçecekken durdu.“Bu arada…”Ona döndüm.“Ne?”Gözlerimin içine bakarak konuştu.“Sanırım sana bir lakap buldum.”“Ben istemedim.”“Biliyorum.”“Ve?”“Küçük Bela.”Gözlerimi kocaman açtım.“Ne?”Karan bu kez açıkça gülümsedi.“Küçük Bela.”“Sen ciddi misin?”“Son derece.”“Ben de sana bir lakap buldum o zaman.”Kaşını kaldırdı.“Dinliyorum.”Kollarımı göğsümde birleştirdim.“Kara Bela.”Bir an sessizlik oldu.Sonra Karan’ın gözlerinde ilk kez gerçek bir şaşkınlık gördüm.Ardından hafifçe güldü.“Fena değil, Küçük Bela.”“Sen de fena değilsin, Kara Bela.”O an ikimiz de bilmiyorduk.Bu iki lakabın, hayatımız boyunca birbirimize söyleyeceğimiz en tehlikeli iki kelimeye dönüşeceğini.Ve ailelerimizin yıllardır sakladığı sır ortaya çıktığında…Birbirimize yaklaşmamamız gerektiğini çok geç anlayacaktık.
İstanbul’un yağmuru hiç beklemediğim bir anda başlamıştı.Üniversiteden çıkıp durağa doğru yürürken çantamı başımın üzerine kaldırmış, bir yandan da annemin aramalarını görmezden geliyordum.Telefonum üçüncü kez çaldığında sonunda açtım.“Anne?”“Akşam eve erken gel, Alya.”Sesindeki ciddiyet yüzünden adımlarım yavaşladı.“Neden?”“Bu akşam misafirimiz var.”“Kim?”Kısa bir sessizlik oldu.“Demir ailesi.”Olduğum yerde kaldım.Demir ailesi.İsmine bile tahammül edemediğimiz aile.“Ben gelmesem?”“Geliyorsun.”Telefon kapandı.“Harika,” diye mırıldandım. “Tam da ihtiyacım olan şey.”Akşam olduğunda kendimi ailemin evindeki büyük yemek masasının karşısında buldum.Babam normalden daha sessizdi.Annem gergindi.Ben ise tek isteğimin bu gecenin bir an önce bitmesi olduğunu düşünüyordum.Kapının açılma sesiyle herkes sustu.Önce yaşlı bir adam içeri girdi. Ardından yanında genç bir adam vardı.Siyah gömleğinin kolları dirseklerine kadar sıyrılmıştı. Yüzünde hiçbir duygu yoktu.Bakışları salonda gezindi.Sonra gözleri benim üzerimde durdu.Bir saniye.İki saniye.Kaşının biri hafifçe kalktı.“Sen Alya olmalısın.”Sesindeki sakinlik nedense sinirimi bozmuştu.“Evet.”“Beklediğimden farklısın.”Kaşlarımı çattım.“Bu iyi bir şey mi, kötü bir şey mi?”Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.“Henüz karar vermedim.”Gözlerimi devirdim.“Harika.”Babam araya girdi.“Alya, Karan Demir.”Karan.Demek buydu.Babamın yıllardır adını bile duymak istemediği adamın oğlu.Karan elini uzattı.“Memnun oldum.”Eline baktım.Sonra yüzüne.“Ben pek değilim.”Masada kısa bir sessizlik oluştu.Karan’ın yüzündeki o küçük gülümseme biraz daha belirginleşti.“İlginç.”“Ne?”“Cesursun.”“Hayır,” dedim. “Sadece düşündüğümü söylüyorum.”Karan birkaç saniye bana baktı.Sonra başını hafifçe eğdi.“Anladım.”Tam yanımdan geçecekken durdu.“Bu arada…”Ona döndüm.“Ne?”Gözlerimin içine bakarak konuştu.“Sanırım sana bir lakap buldum.”“Ben istemedim.”“Biliyorum.”“Ve?”“Küçük Bela.”Gözlerimi kocaman açtım.“Ne?”Karan bu kez açıkça gülümsedi.“Küçük Bela.”“Sen ciddi misin?”“Son derece.”“Ben de sana bir lakap buldum o zaman.”Kaşını kaldırdı.“Dinliyorum.”Kollarımı göğsümde birleştirdim.“Kara Bela.”Bir an sessizlik oldu.Sonra Karan’ın gözlerinde ilk kez gerçek bir şaşkınlık gördüm.Ardından hafifçe güldü.“Fena değil, Küçük Bela.”“Sen de fena değilsin, Kara Bela.”O an ikimiz de bilmiyorduk.Bu iki lakabın, hayatımız boyunca birbirimize söyleyeceğimiz en tehlikeli iki kelimeye dönüşeceğini.Ve ailelerimizin yıllardır sakladığı sır ortaya çıktığında…Birbirimize yaklaşmamamız gerektiğini çok geç anlayacaktık.
Umarım beğenmişsinizdir🤧💗
Bölüm etkileşimi
