1. bölüm / 1
Sana Çıkan Karanlık1. BÖLÜM
Bölümler 1Şu an: 1. BÖLÜM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O gece her zamanki gibi çalıştığım kafeden çıkacaktım ama patronum Selim Bey, mesaiye kalmam gerektiğini, çok önemli bir misafirinin geleceğini söyledi. Ben de kabul ettim. Kuzenim Beyza'ya yazıp eve geç geleceğimi söyledim. Çıkmama beş dakika kalmıştı. Önlüğümü çıkardım, çantamı kontrol ettim ve Selim Bey'in yanına gittim.
"Selim Bey, izninizle ben artık çıkayım. Geç oldu."
"Peki, sen bilirsin Nehir."
Selim Bey'e kolay gelsin deyip çıktım. Her gün gelip geçtiğim yollardan geçtim. Her zamanki gibi sessizdi ve karanlıktı. Yürüdüm, yürüdüm ve yürüdüm. Evimle kafe arasında 30 dakikalık yürüme mesafesi vardı.
Yürürken garip sesler duydum ama aldırış etmeden yürümeye devam ettim. Ses gittikçe yakınlaşıyordu. Yaklaştıkça silah sesi gibi gelmeye başladı. Birkaç dakika sonra sanki biri arkamdan koşuyormuş gibi ayak sesleri duymaya başladım. Adımlarımı hızlandırdım ama ben hızlandıkça arkamdaki ses daha da yakınlaştı.
Korkmaya başlamıştım. Ses yaklaştı, yaklaştı ve en sonunda tam arkamda hissettim. Ardından biri kolumu tuttu ve koşmaya başladı. Ne olduğunu anlamadan koşmak zorunda kaldım.
Karanlık olduğu için pek bir şey göremiyordum ama siyah saçlı bayağa uzun bir adama benziyordu. En sonunda hızla kolumu çektim.
"NE YAPIYORSUN SEN? KİMSİN?"
Adam soluk soluğa kalmıştı.
"Kızım, inat etme de yürü!"
Tekrar kolumu tuttu ama bu sefer fırsat vermeden kolumu geri çektim.
"SANA KİMSİN DEDİM!"
"Off, sen de ne inatçı çıktın! İyi, kal burada. Ben gidiyorum."
Arkasını döndü ve hızlı adımlarla yürümeye başladı. Ardından bir silah sesi daha duyuldu. Korkmuştum. Adam durdu, bekledi ve arkasını döndü.
"Hâlâ gelmek istemediğine emin misin?"
Biraz düşündüm ve burada kalırsam daha kötü şeyler olabileceği gerçeği aklıma geldi. Gitmeye karar verdim.
"Geliyorum, bekle!"
Hızlı adımlarla yanına gittim, kolunu tuttum ve adam acı içinde inledi.
"Ay, ne oldu?"
Hızla elimi çektim.
"YARALIYIM KIZIM, GÖRMÜYOR MUSUN?"
"NEREDEN GÖRECEĞİM BU KARANLIKTA ACABA? AYRICA NE BAĞIRIYORSUN?"
"Off, sus da yürü! Yoksa ikimiz de geberip gideceğiz burada!"
Bir şey söylemedim ve koşmaya başladık. Silah sesleri çok yakından geliyordu. Arkadan başka bir adamın bağırış sesi geliyordu.
"NEREDESİN LAN KUZEY?"
diye bağırıyordu.
Sanırım adı Kuzey'di. Ya neyse, ne bileyim ki? Bana ne?
Bir süre koştuk. İkimiz de yorulmuştuk. Silah sesleri kesilmişti.
"Ya nereye gidiyoruz? Ayrıca çok yoruldum. Azıcık duralım."
"BEN DE YORULDUM AMA ÖLMEK İSTEMİYORUM! SEN İSTİYORSAN KALABİLİRSİN!"
"BANA BAĞIRMA!"
Biz kavga ederken önümüzden bir adam çıktı.
"Vay, vay, vay! Kuzey Bey, demek buradasınız. Hem de yanınızda bir bebekle!"
"Ne diyorsun lan sen?"
Adamın üstüne doğru yürümeye başladım ama Kuzey denen adam beni tuttu.
"Şşşt, dur."
"Bıraksana beni ya! Şu an gününü göstereyim!"
Karşımızdaki adam kahkaha atmaya başladı.
"Gelsene, bebek!"
Kuzey denen adam konuştu.
"Cengiz, yapma."
"Vay, şu Kuzey'e de bak sen! Sevgilisini koruyor!"
"SEVGİLİM DEĞİL O BENİM!"
"Kızım, bir dur!"
İsminin Kuzey olduğunu sandığım adam hâlâ kolumu tutuyordu.
Karşımızdaki adam belinden silahını çıkardı. O an olduğum yerde geriledim.
"N'oldu, bebek? Korktun mu?"
"Y-yo, ben korkmam."
"Hmm, öyle mi dersin?"
Adam silahı bana doğrultmuştu.
Kuzey denen adam yine konuştu.
"Cengiz, kendine gel! Senin sorunun benimle. Kızla alakası yok. İndir o silahı!"
Sessiz kaldım.
"İndirmesen ne olur, Kuzey?"
"Cengiz, indir dedim sana!"
Ve korktuğum şey olmuştu.
Büyük bir patlama oldu!
(AYY, KISA OLDU BİRAZ AMA DEVAMI GELİCEKKKKKKKK🩷🤍🫶)
Bölüm etkileşimi
