2. bölüm · SALGIN
BULUŞMA
Bakalım nereye gidecekler. Karakterlerimizi neler bekliyor?
Yolculuk yaklaşık 10-11 saat sürmüştü salgın olduğu için geçişlerde çok zorlanmıştık ve bizi yurt dışına çıkarmışlardı. Görevli öğretmenlerimizin söylediğine göre hastalık dünya genelindeymiş ve çok hızlı yayılıyormuş bulaşanların da %80’i hayatını kaybediyormuş. Aileme hala ulaşamadım gittiğimiz yerde ulaşabileceğimizi söylediler.
Sonunda gelmiştik 3 ev vardı burada öğretmenlerimiz bizimle kalmayacaklarmış onlara başka yerler ayarlanmış kamptaki diğerleri bizim gibi başka yerlere,uzaklara dağıldılar
Yeşimle birlikte aşağı indim kocaman uçsuz bucaksız boş bi araziydi aslında ağaçlardan çok görünmüyordu ama anlaşılıyordu yeşillik olması hoşuma gitmişti bize evlerimizi gösterdiler evimizde 4 erkek 3 kızdık kızlardan birini görmüştüm fakat hiç konuşmamıştık yanindaki erkek arkadaşı olmalıydı kampta onu da görmüştüm hep birlikte geziyolardı diğer 3’ünü hiç görmemiştim zaten kamp çok kalabalıktı herkesi tanımam imkansızdı.
Yeşim ben ve diğer kız aynı odada diğer 4 oğlan da aynı odada kalıyorlardı diğer evler bizden biraz uzaktı ve çok da umurumda değillerdi.
Odama eşyalarımı yerleştirirken diğer kız
-burada kısa kalacak gibi durmuyoruz, tanışmakla başlayabiliriz ben Aylin siz ?
Dedi sevecen bir sesle
- ben gece memnun oldum ve içimden bir ses sizinle uzun bir süre birlikte yaşayacağımızı söylüyor
dedim ve yeşimi göstererek
-o da yeşim kulağında kulaklık var şimdi duymaz
dedim ve eşyalarımı yerleştirmeye devam ettim.
En son hepimizin işi bittiğinde aşağı indik hem yemek yemek için çünkü biraz daha yemezsem açlıktan ölecektim hemde diğerleriyle de tanışmak için belki ultra yakışıklı, evde oturarak bulacağımı sandığım hayatımın aşkı buradadır nerden bilebilirim. Sonra içimden düşündüklerime kendi kendime güldüm ve merdivenlerden inmeye başladım
4‘ü de mutfakta biri dolabı karıştırıyor diğerleri tezgahta bişeylerle uğraşıyordu geldiğimi belli etmek için hafifçe boğazımı temizledim 4’ü sıçrayarak bi anda bana döndü ve dolabı karıştıran
-oha kızlarda vardı dimi bi an hayal sanmıştım ben onu ya
dedi bi anda gözlerimi kocaman açtım ne diyordu bu çocuk.
Tam konuşacakken diğer kızlarda içeri girdi ve erkek arkadaşı olduğunu düşündüğümün yüzü bir anda yumuşadı ve gülmeye başladı. İşte aşk ya ben ne yaptım yanlışlıkla şeytan diye Kabe’yi mi taşladım ne yaptım ben. Neyse gereksiz yükselmemden sonra konuşmaya başladım
-eee böyle mal gibi bakmaya devam mı edeceksiniz içeri gelin de tanışalım. Buradan çok kısa sürede çıkacağımızı düşünmüyorum
dedim ve arkamı dönüp içerideki koltuklara ilerledim ve yatmakla oturmak arasında garip bi pozisyonda yayıldım.
Diğerleri de peşimden gelmişti. Hepimiz oturduk(sevgili olduğunu düşündüklerim resmen iç içe oturmuşlardı)
-oha be kardeşim burda aile var gidin başka yerde sevgililik yapın
dediğimde herkes bi anda bana malmışım gibi artı şokla baktılar ne bakıyorsunuz çay var simit var diyecektim de bu kadarını şimdiden kaldıramazlardı yazık alışacaklar elbet biraz önce dolabı karıştıran bana gülerek yumruğunu uzattı
-tam benim kafadan abi, sevdim seni
deyip bana göz kırptı, bende yumruğumu uzatıp hafifçe vurdum ve yine söze girdim
-ben gece
dedim ve buzdolabını karıştıranı göstererek
-tam onun kafasından olduğum arkadaş sen kimsin
diye devam ettim hemen atladı
- ben emir 19 yaşındayım
dedi ve yanındaki iki arkadaşı göstererek (biri kızın sevgilisi olandı)
-bu iki şahıs ta bebeklik arkadaşlarım
dedi demek ki birbirlerini tanıyorlardı. Emir Yeşimi göstererek
-güzellik sen devam etmek ister misin
dedi, Yeşim ona iğrenir gibi bakarak konuşmaya başladı
-ben Yeşim 17 yaşındayım Geceyle aynı yaştayız bu kadar
dedi ve diğer kız devam etti isimleri aklımda tutmak zor olacak
-ben Aylin, biraz önce yanımda olan ama bir tık zorla ayırdığınız da sevgilim Deniz ikimiz de 18 yaşındayız
dedi benden büyüklerdi ama zaten 18 girmeme az kaldı yaklaşık 5 ay falan yani bence az. Sonrasında Emirin arkadaşları diye bahsettiği diğer çocuk konuşmaya başladı
-bende Ateş bende 19 yaşındayım ve bu kampa mal Emir yüzünden gönderildim
dedi.Emir alınmış gibi hemen söze girdi
-abi ben mi dedim gel diye sadece annenlere ben gidicem isterse gelsin dedim o kadar
-aynen kardeşim kesin öyledir asla yalvarıp ben tek gitmem onu da gönderin yoksa asarım kendimi oralarda tek başıma ölüp giderim diye ağlamadın
dediğinde gülmeye başladım Emir beni öldürecek gibi bakıyodu Emirden başka biri daha bana bakıyordu ateş… Kafamla hayırdır yapardım da yeni tanıştık yada bu ne yakışıklılık yiğidim diye bi anda çıkış yapıp kaçırsa mıydım neyse ikisini de yapmadım ve sesiz çocuk konuşmaya başladı
-bende Melih 19 yaşındayım ve şimdi sigara içmeye gidiyorum
dedi ve kalkıp gitti arkasından
-ıııyyğğğğ
dedim sigaradan nefret ederim hem iğrenç kokuyor hemde zararlı saçma sapan ergen bişey olduğunu düşünüyorum.
Herkes kendi arasında konuşmaya başladı, ateş hala bakıyodu ve dayanamayıp
-hayırdır kardeş bi sıkıntı mı vardı ?
dedim ne yapayım abi ben üç abiyle büyüdüm ve erkeklerle her konuşmamın sonu birbirimize söverek bitiyordu Emir bir anda anırmaya başladı çok sesli söylememiştim aslında ama duymuş heralde.Herkes ona anlamayarak bakmaya başladı o hala anırıyordu durduğunda
-ya seninle kesin çok iyi anlaşacağız
dedi bende çok anlamadım garip bi çocuktu Ateş bana bu sefer biraz sinirli bakıyordu
-Emirin ağzına düşürdün beni gerçekten teşekkürler
dedi. Omuz silktim ve otel transilvanyadaki küçük teyze gibi
-ben bişey yapmadım
dedim. Yeşim
-ben bişey anlamadım noluyo ya
dedi Emir bir daha anırmaya başladı bu çocukta şizofreni belirtileri var ben söyleyim hasta bu atın bunu 2 gün deli hastanesine korkudan hemen kendine gelir.
-Ateş kardeşimiz avına bakan aslanlar gibi bir kardeşimize bakarken yakalandı ve karşılık olarak ‘hayırdır kardeş bi sıkıntı mı vardı’cevabını aldı daha ne olsun
dedi ve bu sefer herkes gülmeye başladı Emir bi garip haykırıyordu ama neyse.
Acıktığım aklıma geldi
-ben mutfağa gidiyorum sabahtan beri bişey yemedim sanki evcil hayvanlarıymışız gibi tek öğün yemek verdikleri için…
dedim ve yerimden kalkıp mutfağa gittim Yeşim,Ateş ve Emir de arkamdan geliyorlardı.
Mutfağa girdim ve direk buzdolabını karıştırmaya başladım her yeri yemek doluydu ama canım makarna istiyordu tencereye su koydum ve dolapları karıştırmaya başladım en son Ateş makarnayı bana uzattı teşekkür ettim ve
-Emir sende sos hazırla da bir işe yara bari
dedim. Yeşim sürekli Emir’e bakıyordu en son onu tuvalete çekip
-hayırlı olsun aşık olmuşsun
dedim gülerek o da güldü
-aşık değilim de çok yakışıklı değil mi ya ama fazla gevşek bişey ya
dedi ona iğrenir gibi baktım
-eminim, tipinden belli tam yavşak neyse sen çok kaptırma da kendini hadi gel mutfağa gidelim bu ortalığın ağzına sıçar şimdi
deyip tekrar içeri geçtim. Su kaynayınca içine makarnaları attım ve sos tarifini Emirin eline tutuşturdum
-al burdan bak ama düzgün yap bak zehirleniriz falan Allah korusun
içerden Deniz bağırdı
-hayııııır!!! en son yaptığı yemekten sonra Ateşle hastanelik olmuştuk benim yine hemen geçti de o 1 hafta hastanede kalmıştı
-hayır ya yok öyle bişey sen inanma o pisliklere mükemmel yapayım da görün
dedi ve yapmaya başladı en son makarna da sosu da hazırdı ama Denizin son dediklerinden sonra yemeye biraz korkuyordum neyse bana bişey olmaz dedim ve yemeye başladım diğerleri de yemişti ve garip bir şekilde tadı baya güzeldi Ateş Emir’e hayretle bakarak
-aferin lan yapmışsın bişeyler
dedi Emir hemen göğsünü kabartarak
-hırs yaptım oğlum, Biraz da kızlara rezil olmayalım dedim
dedi ve yemeye devam ettik yemekler bitti, hepimiz birlikte topladık.
Herkes dağılmıştı birazı koltukta birazı odasında ve tahminimce Aylinle Deniz başka yerlere gitmişlerdi ;) Melih ortalarda yoktu sigara komasına girdi heralde serviste içemeyince. Bende biraz hava almak için dışarı çıktım ikili salıncak vardı birinde Ateş oturuyordu ve telefonuyla uğraşıyordu yanındaki salıncağa bindim ve
-ne yapıyorsun
diye sordum kesinlikle merak ettiğimden değil -yoksaaaa sevgilinle mi konuşuyorsun, konuşuyorsan söyle de bende ailemi arayacağım
dedim kafasını salladı bi an garip bi his geldi içime yani sevgilisi vardı
-ama sevgilimle değil bende ablamla konuşuyorum, iyilermiş onları da bir yere götürmüşler
dediğinde başımı salladım ve direk telefonumu çıkartıp annemi aradım ama yine çalmıyordu bile
-telefonla konuşulmuyor sadece yazışabilirsiniz
dedi ateş yine başımı sallayıp anneme bir mesaj attım mesaja hemen cevap verdi onlar da iyilermiş abimler hastalığa bir kere yakalanmışlar çok zor geçmiş ama atlatmışlar neyseki. İçim çok rahatladı şuan güvendelermiş onlar da çok uzak yerlere dağılmışlar ama birliktelermiş, olanları bende anneme anlattım hastalık olmadığı için rahatlamış.
Biraz konuştuktan sonra tekrar yazacağını söyledi bende telefonu kapatıp içeri geçecektim bi an duraksadım ve Ateşe baktım
-gelsene içerde hepimiz film açar bişeyler yeriz. Dolapları atıştırmalıkla doldurmuşar
dediğimde güldü ve o da ayağa kalktı
-hayret senden beklenmeyecek nezaket ya en son hayırdır kardeş diyordun
dediğinde biraz utandım daha doğru düzgün tanışmadan hayvanlık yapmıştım
-pardon ya hem açtım hemde bu olaylardan gerildim. Tam patladım denemez ama biraz öyle oldu gibi
dedim ve içeri girdim arkamdan o da geldi herkesi salonda topladım ve
-siz doğru düzgün bi film seçin bende atıştırmalık hazırlayacağım
en sonda da
-aksiyon olsun amaaa
diye bağırarak mutfağa geçip bişeyler hazırlamaya başladım arkamdan Ateş de geldi
-yardım edeyim buradaki hayvanlar taşıyamayacağın kadar çok yer
dedi ve o da hazırlamaya başladı. Bütün arıştırmalıkları hazırladıktan sonra içeriye geçtik herkes burdaydı ve başından güzele benzeyen bir film seçmişlerdi. Bi 20 dakika geçtikten sonra Melih ayaklandı
-ben bi sigara içeyim siz devam edin
dedi ve gitti 5 dk sonra dışardan sanki bomba patlaması gibi bir ses geldi hepimiz yerimizden sıçradık anlık olarak yanımdakinin yani Ateşin kolunu tuttum bi anda ama şimdi sülük gibi de yapışmadım koluna hafif dokundum.
Hepimiz dışarı çıktığımızda Melih dışarıda kanlar içinde yatıyordu çok sessiz ve yavaş konuşuyordu kulağına eğildiğimde
-silah sıktılar, oksijen maskeleri ve garip sarı tuluma benzer bütün vücudu saran kıyafetleri vardı
dediğini duydum ve aynı şeyi tekrarlamaya başladı
-hastalıktan ölmesek de bizi öldürecekler, hastalıktan ölmesek de bizi öldürecekler…
diye sayıklayıp duruyordu o an anlamamıştım sonradan fark ettim Ateşle Deniz yardım çağırmaya çalışıyorlardı kızlar donmuş gibi Melihe bakıyorlardı Emir bile çok ciddi görünüyordu bir anda gözlerimden yaş geldi normalde hiç ağlamasam da bir hayatın bitmesi bir daha hiç sigara içmeye çıkamayacağı, bir daha hiç ailesiyle konuşamayacağı aklıma geliyordu içim kötü oluyordu. En son telefonunun şifresini söyledi ve ailesine yazmamızı söylemişti. Ne kadar yardım çağırsak da kimse sesimizi duymadı,kimse gelmedi,kimse telefonu bile açmadı.
Gözümüzün önünde bir hayat kayıp gitti ve biz hiçbir şey yapamadık. Yarasına baskı uygulasak da kan kaybından ve kurşunlardan dolayı Melih hayatını kaybetmişti ve biz sadece izleyebilmiştik…
En son salonda oturup kararlar almaya başladık Ateş söze girdi
-burası düşündüğümüz kadar güvenli değilmiş ve yapacağımız hiçbir şey yok diğer evlere varana kadar bizi de öldürürler ve elimize hiçbir şey geçmez hocalara ulaşamıyoruz ne mesajla ne de aramayla ayın dolmasını bekleyeceğiz ve erzak getirenlerden yardım isteyeceğiz anlaşıldı mı?
Herkesten ufak evet sesleri geldi ve devam etti
-kimse tek başına dışarı çıkmayacak, pencerelere bir çare bulacağız, geceleri kapılar kilitli olacak hatta evde bile kimse bir odada yalnız kalmayacak
Ateşin konuşmasından sonra yaklaşık 27 dakika’dır kimse yerinden kıpırdamıyor herkes ya duvarı yada halının desenlerini izliyor. Bende öyle yapıyordum etkisinden çıkmak zor olacak gibi duruyordu.
kendimi biraz daha rahatlatmak, güvende hissetmek için Ateşe doğru biraz yaklaştım farketmiş olacak ki kolunu omzuma attı sesimi çıkartmadım çünkü buna ihtiyacım vardı. Biraz sonra gözlerim ağırlaşmaya başladı ve en son dayanamadım ve gözlerimi kapattım ve Ateşin kollarının arasında uykuya daldım.
Umarım beğenmişsinizdir yeni bölüm perşembe günü yayında 💩
