16. bölüm · Salestia Krallığı
Mükemmellik Arayışı
Ertesi sabah yine tüm tanrılar mecliste toplandı ve yeryüzü hakkında toplantı yaptılar. Yalnızca Miseria salonda yoktu o böyle herkesin ortadan kaybolduğu zamanları Sariel ile buluşmak için bir fırsat olarak görüyor, özel olarak çağırılmadıkça katılmıyordu. Herkes onun odasnda devamlı ağladığını düşündüğü için kimse bu durumu sorun etmiyordu. Azazel ise meclise girmesi yasak olduğundan odasında öfkeyle volta atıyordu. mecliste devam eden gergin havadan dolayı toplantı kısa sürdü. Mecliste ölümlüler hakkındaki konuşma bitince tanrılar kısa süre kendi aralarında sohbet ettiler. Konuşma arasında Luvia Callista’nın çenesinde çıkan küçük sivilceyi fark etti. Callista karşısındaki Luvia’nın bakışlarının çenesine kaydığını görünce durumu anladı. Bu luvia'ya özel bir durum değildi. Callista güzellik tanrıçası olduğundan tüm krallık ondan mükemmel olmasını bekliyordu. Bu beklenti Callistayı yoruyor, özellikle böyle zamanlarda Callista’nın gözleri ondaki hiçbir kusuru görmeyen azazeli arıyordu. Meclisteki toplantı sonrası Callista kimseye görünmeden Azazel’in odasına gitti. Callista daha kapıyı bile çalmamışken azazel onun enerjisini hissetti. "Gel Callista" dedi. Callista az önce Luvia’nın fark ettiği sivilceyi Azazel’in de fark etmemesi için başı eğik bir şekilde içeri girdi. O odaya girdiğinde Azazel kapıya arkası dönükbir şeklide odadaki büyük camdan dışarı bakıyordu. Callista içeri girdiği an hızlıca kapıya döndü. Callista’yı başı eğik görünce endişelendi. "Neyin var, mecliste mi bir şey oldu?" Callista’nın çenesinden tutup nazikçe yüzünü kaldırdı. Onu dikkatlice inceledi. "Moralin mi bozuk? Ne oldu söyle" dedi kibar ve endişeli bir sesle. Callista "bir şey yok gerçekten sadece.." diyip çenesindeki sivilceyi gösterdi. Azazel anlayamadı " ee... yani.. Acıyor mu?" Diye diretti. Callista "hayır da.. kötü görünüyorum işte.." dedi. Azezel hem şaşırdı hemde kötü bir şey olmadığı için rahatladı "toplantıda Luvia bile fark etti" diye devam etti Callista. Azazel durumu anlayınca hafifçe gülümsedi. Baş parmağını sivilcenin üstünde gezdirdi. "O ne yaparsa yapsın senin gibi büyüleyici bir ışığa sahip olamaz. Bir daha böyle anlamsız şeyler için canını sıkma." Dedikten sonra biraz duraksayıp düşündü "Ve eğer istersen bende onun keyfini kaçırırım... ister misin?" Bu soruda hiçbir şaka yoktu yinede Callista Azazel’in gerginliğini azaltmak için gülümseyerek Azazel’in boynuna sarıldı. Kısa süre sonra bu anlamsız konuyu unutup daha neşeli şeyler konuşmaya başladılar. Azazel intikam fikrini erteledi ama kesinle unutmadı.
