SAKLI KAPI kitap kapağı

1. bölüm / 1

SAKLI KAPI

NE OLUYOR?

Yazar: Nebiyye Bakır

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: NE OLUYOR?
  1. 1 NE OLUYOR?1.337 kelime · Okuduğun bölüm

Önümde ki ormana bakıyordum. Bir kaç gündür orman'dan gelen sesler ürkütücü bir hal almaya başlamıştı. Ne kadar gitmek istesem de ne olduğunu bilmediğim için gidemiyordum
Kızlara söylediğimde kuruntu deseler de bir kuruntu dan fazlası vardı. Emindim. Ah altıncı his. İçimde sıkıntı gittikçe büyüyordu. San ki bir şey eksikti.

Kapının çalması ile yerimden sıçradım. Kim bu saatte gelen? Gece vakti çoktan olmuştu.

Kapıya gidip dürbün de baktığımda Zora ve sia gelmişti. Bu saatte.

Kapının kilitlerini açmam bir beş dakika sürse de açtığım gibi sinirle ikiliye döndüm " Bu saatte ne işiniz var burda? "

" Kraliçem sen sur kapısı mı yaptırdın eve ? İki saatte açmadın kapıyı? " Dedi Sia ve kabanını çıkartıp salona gitti.

" Beni buraya sürükledi " Dedi Zora ellerini kaldırarak. Göz devirdim ve hafif gülerek " Geç" Dedim.

Oda yanağımdan makas aldı ve koşturarak içeri girdi. Bende kapıyı örtüp salona geçtiğim de Sia oturmuyor salonda tur atıyordu " Ne oluyor kızım sana? Ne bu haller? "

" Bir şey olacak kızım" Dedi camlara ve kapıya bakarak. " Çok büyük bir şey olacak. Biliyorum seni yargıladım. Kuruntu yapma dedim ama benim duyduğum seslerde bir kuruntu olamaz. İkimizede aynı şey olamaz" Dedi hızlı hızlı konuşarak" Evde garip sesler duyuyorum Lenora. Anlamıyorum. Korktuğum için Zorayıda alıp buraya geldim"

Derin bir nefes alıp verdim. " Bir kaç gündür ne olduğunu bende anlamıyoum ama korktuğum için size bir şey demedim. Aynı şeyler bende de var. Bir kaç gündür bazı insnaların benden uzaklaştığını hissediyorum. Garip bir his yayılıyor içime " Dedi Zora gözleri dolarak " Bir şey olacak "

Camdan dışarı baktım. Bir şimşek çaktı. Kaşlarım çatıldı eş zamanla. " Bir dakika. Hava iyiyken niye şimşek çakıyor? " Dedim cama hızlıca koşarak.

" Nasıl yani? " Dedi kızlar peşimden gelerek. Balkon kapısını açıp hemen çıktım. Sert bir rüzgar vardı havada.

Balkona adımızı atmamızla bir şimşek çaktı ve rüzgar daha da kuvvetlendi.

" Ne oluyor Lenora? Biz gelirken hava böyle değildi " Dedi Zora parmaklarını kemirerek.

" Tamam içeri geçiyoruz. Kapatın pencereleri ve kapıları. Kitleyin mümkünse" Dedim.

Onlar içeri koşarak giderken son kez baktım dışarı. Orman'dan gelen hışırtılarla oraya döndüğümde elim ağzıma gitti.

Üstünde siyah kumaşlı üç kişi vardı. Yüzleri görünmüyordu ama buraya bakıyorlardı.
Hemen içeri girip kapıyı kitledim. Elim kalbimdeydi. Göğsüm şiddetle inip kalkıyordu. Onlarda kimdi şimdi?

Kızları korkutmamak için odama gittim. İkiside ortayı boş bırkarak kafalarına kadar yorganı çekmişlerdi.

Kapıyı kitleyip ortalarına emekleyerek gittim ve yorganı üstüme çektim

" Tanrım biz ne yaşadık? Pardon ne yaşıyoruz daha doğrusu? " . Zora avazı çıktığı kadar bağırıp yüzünü yastığa gömdü.

" Bu kadar korkmayalım bence ya? Hava değişimidir " Dedim bir umut. İkiside kafalarını yorgan dan çıkarıp bana ters bakışlar attılar " Tamam be yatalım. Yarın düşünürüz. Ama şimdi bir düşündümde. Ay hayatımız çok düz ilerliyor bir aksiyonun, maceranın içine giriyoruz" Dedim.

İkiside başımı tutup yastığa gömdü " Sus ulan sus. Senin duan beddua olarak dönüyor sürekli "dedi Sia

" Hiç de bile " Dedim somurtarak. Doğruydu. Ettiğim beddua dua, duamda beddua oluyordu. Ben de çok ters işliyor her şey. Zamanında etmiyorum galiba.

Oflayıp kafamı yastığa koydum ve ellerimi yorganın dışına atıp o üç kişiyi düşündüm.
Yok kesin kuruntudur ya. Gözlerimi kapattığım da belime yandan Sia ve Zora sarıldı. Bende kollarımı anne edasıyla omuzlarına sarıp uykuya daldım.

☘️☘️☘️

" Kalkın lunaparka gidelim" Diyen sesle gözlerimi araladım. Sabahın köründe ne bağırıyordu bunlarda ya.

" Kızım gidin başımdan. Zaten geç uyudum" Dedim yastığın altına kafamı sokup uykuya devam ederek.

Sia ve Zora kollarımdan tutup beni doğrulttular
" Kalk kızım ya. Ne uykucusun? "

" Gece gece uykuma sıçtığınız için olabilir " Dedim dudak büzerek

" San ki uyumuştunda " Dedi Zora omzuma vurarak. Yorganı sinirle attım kenara

" Çıkın hazırlanayım " Dedim. Onlar ellerini çırparak koşarak çıktılar

Başımı şişirselerde tek ailem onlardı. Buruk bir tebessümle yataktan çıktım ve odanın sol köşesinde bulunan kapıyı açıp banyoya girdim.
Yüzüme bakınca gözlerim kızarmıştı. Öff. Elimi yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçaladım. . Banyodan çıkıp odada üstüme crop ve pantalon geçirip kızıl saçlarımı taradım.

Herkesten farklı bir yüzüm vardı. Hatta kızların da. Mesela çok yemek yesek de almadığımız kilolar, sivilce çıkmayan bir yüz... Tabii bunlar iyi ama dışardan san ki uzaylıymışız gibi bakıyorlardı.
Hazırlanmam bitince odadan çıkıp aşağı indim ve ayakkabılarımı giydim. Sandalyeye oturup beyaz ayakkabımın bağcıklarını bağlarken " Hadi" Diye bağırdım.

Duvarda ki saate baktığımda saat 13.00 dı. Kızlarda gelince kapıyı açtım ve çıktık. Gitmeden önce son kez ormana ve eve baktım. San ki son görüşümmüş gibi dikkatlice taradım evi.
Dün üç kişiyi gördüğüm yere baktığımda bir şey yoktu. Arabay bindim ve buraya yakın olan büyük lunaparka sürdüm.

Kızlar bana ilk neye binceklerini söylüyorlardı. Üçümüz de ailelerimizden dolayı kendimize vakit ayıramamıştık. Şimdi ise kendimize çocukluğumuzda yapamadığımız her şeyi büyük bir zevkle ve heyecanla yapıyorduk.
Geldiğimiz lunapark girişinde arabayı park ettim ve indim.

Ayağım yere değince San ki büyük elektrik çarpmış etkisi ile arabının kapısına dayanıp elimi kalbime götürdüm.
Kafamı iki yana sallayıp acı geçince kızların yanına geldim. Korkulu gözlerle bakıyorlardı" Girsenize" Dedim adım atarak ama bir güç beni sokmadı.

" Giremiyoruz" Dedi Sia. Kaşlarımı çatarak adım attığımda bu defa girebilmiştik. Sabrım taşmaya başlamıştı. Birisi oyun oynuyordu galiba?

" Benim hevesim gitti" Dedi Zora etrafa korkulu bakışlarını gezdiririken.

Kızların koluna girdim ve kendime çektim " Bir şey olmayacak. Sadece biz fazla korkuyoruz " Dedim sesimin titrememesine dikkat ederek.

" Lenora. Biz malız " Dedi Sia

" Yeni mi anladın" Dedi Zora

" Hey ben değilim. Sizsiniz mal" Diyip yürüdüm. Onlarda arkamdan kıkırdayıp geldiler ve iki yandan koluma girdiler.

Hava gittikçe boğuklaşmış gibi bir his vardı. Böyle nefesi kesiyor, zor nefes alıyormuşsun gibi.
" Hava biraz fazla mı soğudu? " Dedi Sia kollarını birbirine sararak. Hava güneşli olduğu için cırop, etek ve elbiseler ile çıkmıştık. Şimdi ise hava buz gibi olmuştu.

" Galiba fazla soğudu" Dedim

" Şurda aynalı odalar var. Girelim mi? " Dedi Zora " Hem kapalı alan. Biraz ısınırız "

Üçümüzde odaya girmemiz ile hava düzelmiş gibi bir hissiyat vardı. Düzgün ve nefes alıp verdik yıllardır almıyormuş gibi.

Bir aynaya gelince yüzümü buruşturdum " İyi ki kilolu değilim he" Dedim. Aynada nerdeyse 100 kilo vardım. Çenem sarkmış, kollarım şişmiş, karnım kat kat olmuştu.

Ellerimi karnıma sarıp hızlıca aynanın önünden çıktım.
Sia yanımdaydı ama Zora yoktu" Zora nerde? " Dedim tedirginlikle. Bir çığlık sesi geldi. Sonra yer sarsıldı. Sia yı hemen yanıma çektim.

Ellerimizle sıkı sıkı tutunduk ve karmaşık alanda çığlığa doğru koştuk.

Bir ışık huzmesi vurdu yüzümüze. Sia hemen ellerini yüzüne tutarken bu ışık bana bir şey yapmamıştı. Ama kulaklarım çınlıyordu, hay dua ettim yine beddua oldu.

Göz yakıcı ışık kızları etkilemiş olmalı ki gözleri dolmuştu

" Lenora gözlerine zararlı. Kapat gözlerini" Diye bağırdı Sia. Sesler boğuk geliyordu. Yanımda değilde metrelerce uzağımdaymış gibilerdi.

" Çıkmamız lazım" Diye bağırdım sesimin gittiğini umarak.

Gözlerim biraz daha ayrıntılı bakınca önümüzde bir kapı vardı. Ortasında olan zümrüt yeşili kristal hızlıca dönüyordu. Bir ara Türk filmi izlemiştim 'köstebekgiller 'diye. Onun sahnesine benzettim şuanda bu anı. Aynalı oda. İzlemeyecektim işte.

Kızlarla arkamızı döndüğümüzde çıkışa yürüyecekken bir ses duyuldu. Mekanik bir ses.
Önümüzde ise üç erkek vardı garip kıyafetlerle
Bu farklı bir sesti. Farklı bir ses tonu vardı. Şöyle diyordu.

'Birine arkanızı ,dönmeyin hatta bana bile
Bundan sonra güvenmeyin kimseye
Olur sonunuz herkes gibi
Bekleyin göreceksiniz her şeyi '

Kaşlarımı çattım. Tam ağzımı açıyordum ki bedenim ağırlaştı. Ses gitti, cızırtılar kayboldu

" Tanrım ne oluyor? " Diye bağırdı sia ve yere ağız dolusu kan kusmaya başladı.

" Tanrım" Diye bağıran Zora elini başına koyup çığlık attı.

Vücudum felç olmuş gibi yere yığıldı, ayağa kalkmadım. Kalkamadım.San ki yıllardır uyuyamıyorum gibi, ağırlaşmış bedenim yerde can çekişmeye başladı.

Birimizin gözlerine baktık. San ki artık eskisi gibi olmayacaktı her şey.

Gözlerim kapanmaya başladı. O sırada Sia yı ve Zoray'ı iki kişi kucağına aldı ve siyah şeylerinin içine sakladılar, kollarını daha sıkı sardılar.

Bu defa da ben birisinin kollarına alındım.
Kulağıma bir ses daha geldi

" İlk kehanet gerçekleşti" Dedi.

Etrafı son bir defa daha aynı ses yayıldı. Biz birilerin kucağında o kapıdan geçerken sesler tam kulağıma ulaştı

'Uzun bir yolculuk bekliyor sizi
Diyarınıza artık dönüyorsunuz herkes gibi
Kaderinizi belirlemek istiyorsanız
Taşları elde edip
Anahtarlı kapıyı açmanız gerekli'

Son duyduğum cümlelerle gözlerim kapandı ve başım sert bir göğse düştü.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

102okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…