1. bölüm · Sakli kalan Ege (Kıtap olucak)

Aile

Zero Kartal

Ev, akşamlari solgun ışığına bürünmüştü.Perdenin arasından içeri süzülen gün batımı,duvarlara paslı bir turuncu yayarak odanın sesizliğine yabanci bir sıcaklik bırakıyordu.

Ege,salonun ortasinda duran eski ahşap sandığın başına diz çökmüş,sandiğın içindeki sararmiş kağıtlara bakiyordu.Elleri titrediğini fark ettiğinde artık çok geçti;mektuplar çoktan avuçlarina düşmüş,sırlar çoktan zircirlerden kopmuştu.

Mektupların en üstünde duran zarf diğerlerine göre biraz daha yıpranmıştı.Köşesi yanmış, mürekkebi solmuş...

Sanki yıllardır bir köşede açılmayi bekliyordu.Ege bi tane zarfa doğru ellini uzattı : bu zarfı okumak durumu bile ona boğazinin duğümlenmesine sebeb oluyodu.

"Bu satırlari okuduğunda.." diye başliyordu metup devaminı okudukça kalbi sıkıştı.

"..artik herşeyin başladiğı yere,Ege'nin tam kalbine dönmüş olacaksın.Bu mektup sana ulaştığında,hayatinı bildiğin şeklinde sorgulamanın eşiğindesin demektir.Sana bunca yıl saklanan o buyük gerçeği, bir muğlanin kızısın gerçeğini açıklamak benim boynumun borcuydu.Sen zeytin karası toprakların ve sonsuz mavinin çocuğu.Senin kanın ,Egenin kendine has rüzgari olan poyrazin sesini taşır."

O an sanki odadaki hava çekilmişti.kulamlarima yansiyan tek şey kalbimin düzensiz atışıydı. "Hayir "dedi kendi içinde "bu doğru değil dedi"

Bir şeyler soylemek istiyordu ama kelimeler gögüsunde düğümlenmişti.Tam o sırada kapı gıcırdadi.

Abisi toprak,kapi eşinde duruyordu.Yüzünde endişeli karışiklik bir donukluk vardi.

"Ege noldu ne buldun orda "
Başini kaldirdi,elindeki mektubu toprağa uzatti.

Topragın çenesi kasildi, gözleri yillardir saklamaya zorladiği acıyla gölgelendi.

"Demek öğrendin"
"Sen de biliyodun ah tabi aptal kafam!benim ya tabikide sende biliyodun. Söyle! Gerçek ailem kim? Egenin hangi şehri hangi koyü "

"Egeli bir ailenin kizisin zaten isminde ordan geliyo zaten. Yani biz seni buldugumuzda çok küçüktun ve ismini bile hatirlamiyodun.O yuzden babam sana Ege ismini verdi.Bizim sana asla anlatma cesaretimiz olmadi.O zamanlar bende çok küçüktüm ilkokula falan gidiyodum annemizde muğla köyceğiz saglik ocağina yeni atanmişti.Biri seni sağlik ocağina birakmiş sabahin ilk saatlerinde. Annem çok beklemiş seni bırakani bulmak çok istemiş ama gelmemiş. Sonra annemlerde seni onlarin çocuğuymuş gibi buyüttüler ve bana da ölene dek söz verdiler olanlari söylemem için."

Egenin içi sızladi. Bi anda çocukluğa dair tüm anilar,fotoğraflar ,doğum günleri gozünun önünden canlandi.Hepsi yabancılaşti.

"O zaman bulacağim gerçek ailemi "
Gözlerinde yepyeni bir kararliklik belirdi.Annem babamin kim oldugu ve bir kardeşin olup olmadiğini anlamak istiyordu belkide.

Toprak egenin omzuna dokundu şu sozcükler ağzindan çıktı.

"Yalniz gitmene izin vermem.Bu sır sadece seni değil bizde yakar.Birlikte öğreneceğız söz mü "

"Söz"