2. bölüm / 1
Sahte sevgili1. Bölüm:ALDATMA
Bölümler 1Şu an: 1. Bölüm:ALDATMA
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Elimde pastayla Bora'nın kapısının önünde duruyordum. Onun bugün doğum günüydü ve sürpriz yapmak çok cazip geldi. Bora'nın haberi yoktu ve öğrendiğinde çok mutlu olacağını biliyordum. Mumları yakmayı becerdikten sonra kapıyı tıklattım. Pastaya bakarken kapı açıldı ve karşımdaki kişiyi görünce nutkum tutuldu. Çünkü karşımdaki kişi en yakın arkadaşım Tuğçeydi. Yada ben öyle sanıyordum.
TUĞÇE:"D-Dilara ne işin var burada!?"
Güler gibi bir ses çıkardım ve
"Bunu benim sormam lazım Tuğçe, asıl senin ne işin var burada!!" Dedim bağırarak. İçeriye girdiğimde Bora'nın geldiğini gördüm.
BORA:"Dilara s-sen?"
DİLARA:Hayır yani siz niye birden kekeledinizki?" Dedim gereksiz sakinlikle. Odaya göz gezdirdiğimde masanın şarap ve güllerle donatıldığını gördüm. Masaya elimi sürttüm. Hızla onlara döndüm. Tuğçe korku dolu gözlerle bana bakıyordu.
BORA:"Açıklayabilirim Dilara" dedi çaresizce. Tabiki filmlerdeki gibi gerek yok demek yerine ;"Açıkla! Açıkla acaba geçerli birşey söyleyebilecek misin!!?" Dedim sinirle. Bora mal mal suratıma baktığında pastayı alıp sertçe suratına geçirdim. Geçirdiğin gibi acıyla inledi. Tuğçe ise korku ve şaşkınlık karışımı bir tonda çığlık attı. Sıra Tuğçeye gelmişti, ona bakıp ümitsizce başımı iki yana salladım. 'Tı tı' diye bir ses çıkardım ağzımdan.
DİLARA:"Tuğçe, senden bir bok olmaz bunu biliyorsun dimi?" Dedim. Tuğçenin yanağından usulca bir damla gözyaşı aktı. Saçını sertçe tuttuğumda çığlık attı ama umrumda bile değildi en yakın arkadaşım sandığım kişi sevgilimle beni aldatmıştı, bu asla affedilir birşey değildi!"Senden nefret ediyorum bunu biliyorsun dimi? Allah ikinizinde belasını versin be!" Dedim bağırarak. Tuğçeyi sertçe bıraktığımda yere düşmüştü. Bora'ya yaklaşıp suratına tokatı yapıştırdıktan sonra çantamı alıp gittim. Asansörü beklerken gözyaşlarımı tutamadım ve ağlamaya başladım. Asansöre bindiğimde başka birinin daha olduğunu farkettim ama umursamadım. Burnumu çektiğim sırada önümdeki adam;"Gereksiz insanlar için ağlama,ağlamaki sana acımasınlar..." dedi. Sanırsam bana diyordu ve neden tanımadığım biri bana bunu diyordu? Omuz silkmekle yetindim. Asansörden inerken kapişonlu adamın yanından geçtiğim sırada burnuma buram buram sigara dumanı ve vanilya kokusu aldım. Nedense bu koku çok hoşuma gitmişti.
~ERTESİ GÜN~
Alarmın rahatsız edici sesiyle uyanmıştım. Oflayarak yataktan kalktıktan sonra,etrafıma bakındım. Eğer biraz daha durursam işe geç kalacaktım ve yine Ozan Beyin azarlarına maruz kalacaktım. Hemen banyoya gidip yüzümü yıkadım ve dişlerimi fırçaladım. Odama geldiğimde gardrobuma yöneldim. Üstüme bluz ve altımada dizimin üstünde kalan bir etek giydikten sonra masama oturdum. Çok makyaj yapan biri olmasamda hafif yüzümü renklendirdim. Ve en önemlisi lavanta kokulu parfümümü sıktıktan sonra çantamı alıp mutfağa gittim. Saate baktığımda saatin 8.45 olduğunu gördüm işim ise saat 9.30 da başlıyordu. Az bi vaktim olduğundan kahvaltıyı es geçtim. Topuklularımla cebelleştikten sonra mahalleye indim. Arabama yani Behlüle doğru gittim. Evet, arabamın adı Behlüldü çünkü beni hep yolda bırakıyordu. Aşk-ı memnu Behlüldeki gibi. Hepsi grubunun Yalan adlı şarkısını açtım. Tabikide hayatıma devam edecektim onlar nasıl ediyorlarsa bende edebilirdim. Dilediğim tek şey Allah'ın belalarını vermesiydi! Yolda giderken şarkıya eşlik ediyordum. Götümü yırtarak şarkıya eşlik ediyordum.
"HANİ BENSİZ BİR HİÇTİN!NEFES BİLE ALMAK ZOR DERDİN!BEN SENİN HERŞEYİNDİM,YALAN!YALAAAN!"Yaklaşık yarım saat sonra şirkete varmıştım yani geç kalmamıştım. Şirkete girerken güvenliklere;"Günaydın" dedim. Onlarda "Günaydın,Dilara hanım" dediler. Ee buarada ben avukatım bunu atlamışım. Masama doğru yöneldiğim sırada Ozan beyin sesini duymamla ayaklarım yere çakıldı. Kimbilir yine ne diyecekti!!
OZAN:"Dilara odama gel konuşacağız."
DİLARA:"Hemen Ozan bey."
Çantamı masaya bırakıp koşar adımlarla Ozan beyin yanına gittim. Ozan beyde gereksiz bir sakinlik vardı ve bu beni korkutuyordu.
DİLARA:"Evet,Ozan bey sizi dinliyorum."
OZAN:"İşten kovuldun,imzanı atıp burayı terk et." demesiyle başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Tek ekmek param burasıydı ve bunuda elimden alıyorlardı. Bu kadar adaletsizlik yeter be!
DİLARA:"Ozan bey daha sorunun ne olduğunu söylemeden beni işten kovuyorsunuz,şuanda hayatımı elimden alıyorsunuz bilmem farkındamısınız?!" dedim tüm sinirimle. Dün kolay birşey yaşamamıştım ve bugümde yaşamıyordum durduk yere beni işten atıyorlardı.
OZAN:"Bana sesini yükseltemessin Dilara karşında..."
DİLARA:"Siz hiçbirşeyim değilsiniz ve bunu söylemessem içim rahat etmeyecekti Allah belanızı versin! Sizden nefret ediyorum!" dedim bağırarak. Meraklı bakışlar bize dönmüştü ama umrumda bile değildi. Masanın üstündeki su dolu sürahiyi alıp Ozan bokunun suratına döktüm. Adam neye uğradığını şaşırmıştı ben ise sırıtıyordum.
OZAN:"Seni varya seni!" dedi işaret parmağını sallayarak. Telefondan fotoğrafını çekip koşarak ordak kaçtım. Adam güvenlik diye bağırıyordu topuklularımı elime alıp tüm gücümle koştum. Şirketten bir ara sokağa girdiğiöde nefes nefese kalmıştım. Topuklularımı giyip ilerledim. Telefonumu elime alıp galerime girdim ve Ozanın fotoğraflarına baktım. Çok komikti. Gülerken birine çarpıp yerle buluşmam bir oldu. Burnuma sigara ve vanilya kokusu dolunca çarpıştığım kişinin dünki kişiyle aynı kişi olduğunu gördüm. Göz göze geldiğimde bir dejavu yaşadığımı hissettim. Ayağa kalktığımda 187 boylarında olduğuny gördüm bende 164 tüm ve onun yanında cüce gibi kaldığıma yemin edebilirim.
ÇOCUK:"Gerçekten çok özür dilerim." Dedi nefes nefese uzun bir süredir koşyuğu belliydi. Acaba kimden kaçıyordu belkide bir yere yetişmesi gerekiyordu. Tam ağzımı açıp önemli değil diyecekken adım sesleri duyup arkama baktığımda mafya kılıklı adamların geldiğini gördüm. Yine neye bulaşmıştım. Daha ne olduğunu anlamadan çocuk elimi tutup koştu. Bende onla koştuğumda arkamızdaki adamlarda bizi takip ediyorlardı.
ADAM:"Ordalar hızlı olun!"
dedi ve ben sanırım şimdi sıçmıştım. Korkarak dahada hızlandım. Başka bir dokağa saptığımızdan çocuk beni duvara yaslayıp eliyle ağzımı örttü. Korku dolu gözlerle ona baktığımda o sus işareti yaptı. Adamlar başka bir sokağa sarptığında ağzımdaki el uzaklaştı ve derin bir nefes aldım.
DİLARA:"Hey, buda neydi şimdi?"
ÇOCUK:"Seni ilgilendirmeyen şeyler."
DİLARA:"Beni ilgilendirmiyorsa neden benide peşinden sürükledin?"
ÇOCUK:"Herşey aniden oldu tamammı uzatma."
DİLARA:"Peki ya o silahlı adamlar?onlar kimdi hiç tekin insanlara benzemiyordu?"
ÇOCUK:"Kıtmısın kızım,seni il-gi-len-dir-mi-yo anla artık ve gördüğün herşeyi belleğinden sil."
DİLARA:"1.'si bana kızım diyemessin,2.'si bana emirler yağdıramasın ve son olarak 3.'sü adını söyle" çocuk sabır dilenircesine nefes verdi.
ÇOCUK:"Aras! anladınmı Aras! "
DİLARA:"Hım, iyiymiş." dedim zafer kazanmışçasına. Çocuk arkasına dönüp ilerlediğinde bende arkasından
DİLARA:"Bende, Dilara!" Dedim.
ARAS:"Merak etmemiştim" dedi arkasını dönmeden bende o görmesede omuz silktim. Ve arkamı dönüp ilerledim....
Bölüm etkileşimi
