8. bölüm · Şafak Gecenindi

5. Bölümm

Bugooo liiii

SAMİRA LEYAL MİROĞLU
Uyandığımda başımda sadece Aktan vardı belli ki babamlara endişelenmemeleri için söylememişti. İyi yapmıştı çünkü bana sorsaydı bende böyle derdim. Aktan uyandığımı görünce hemen yanındaki koltuğa oturmuştu,ben ona o bana bakıyordu. Ona "Ne bakıyorsun?" Diye çıkıştım. Bana doğru yaklaşmıştı ve anlık olarak nefesim hızlanmıştı. Aslında yanında olan telefonunu almak için eğildiğini fark edince nefesimi düzene sokmuştum. Telefonu alıp cebine atınca bana döndü ve sordu:
"Ne oldu bir anda sana hiçbir şeyin yoktu en son?"
"Benim tansiyonum arada böyle düşüyor o yüzden, birşeyim yok yani."
"Çok merak ettim."
"Neyi?"
"Seni."
Deyince şaşırmıştım. Ya bu adam bugünlerde neden bana aşık gibi davranıyordu,onu dövmeme ramak kalmıştı. Aktan'a kızarcasına dönüp:
"Pardon da, sen hangi hakla beni merak ediyorsun? Hayırdır, noluyoruz?"
"Yani sende bir insansın doğal olarak merak ettim,yani sana özel değil."
"Öyle diyorsun."
Böyle deyince ne kadar Aktan'ı sevmesemde kırılmıştım. Beni sadece herhangi bir insan olduğum için merak etmişti,ben olduğum için değil. Neyse o benim neyimdi ki buna kırılacaktım, o kimdi beni üzebilirdi ki. Hemen toparlanıp konuştum"Ayy hadi bayıldım git artık, ne yapıyorsun sen burada?" Dedim ve bana hemen cevabını yapıştırdı
" Sana nazaran ben seni merak ettiğim için yanında kalıyorum."
Deyince başta anlamamıştım ama sonradan hatırladım:

2 hafta önce...
"Evet,senden ne kadar nefret etsemde merak ediyorum."
"-Neyi?"
"-Seni."
"Yani nasıl olduğunu,durumunu sormuştum.Yanlış anlama."
"Ben şimdi anlamadım sen nişanlın olan adamı mı, çocukluk arkadaşını mı merak ediyorsun? Yoksa merak ettiğin ben değil durumum mu?"
"Ne kadar saçma bir soru ben seni napim, tabii ki zorla nişanlı olduğum adamın durumunu soruyorum."

Aramızda böyle birşey geçmişti ama ben bu kadar buna kırılacağını düşünmemiştim. Zaten birbirimizden nefret ediyorduk niye buna bu kadara kırılmış ki? Diye düşünürken konuşmaya başladı
"Cidden o kadar vuruldum ya... Bir kere olsun acaba noldu, birşeyi var mı diye düşünmedin mi? En azından aklının kenarından bile geçmedi mi?" Diye sorunca öyle kalmıştım çünkü bunu neden bu kadar önemsediğini anlamamıştım.Yani bu benden nefret ediyorsa, bu kadar tan tanaya ne gerek vardı ki? Ona sorarcasına:
-Bu senin için niye bu kadar önemli, sonuçta karşımda nefret ettiğin bir insan var. Aşık olduğun kız değil, dimi?
"E-e yani tabii ki. Birbirimizden karşılıklı nefret ediyoruz."
"Evet, o zaman niye bunu bu kadar kafana takıyorsun? Anlamış değilim valla."
"Sadece sordum, bişey olduğundan değil. Öyle... meraktan."
"İyi, o zaman bana artık sanki suçluymuşum gibi bir hava verme lütfen."
"Tamam, ben gidiyorum şimdi... Sonra konuşuruz. Haydi selametle..."
"D-dur b-"
Derken gitmişti bile. Amaaaan, erkek tiribi hiç çekilmiyor bu ne ya? Sanki her ay regli oluyonuz da, trip sizin haddinize bile değil! Ayyyy gene sinirlendim.
3 saat sonra...
Artık hastaneden çıkmıştım ve konağa doğru gidiyordum. 2 hafta önce aldığım telefonum elimdeydi(en son uçurumdan aşağı attığım için sjsjsjsjsjsj) ve telefonda bir isim belirdi
"Aktan" ya bu en son defolup gitmemişmiydi! Gene beni neden arıyordu?
Bir hışımla telefonu açıp bağırmaya başladım "Ne arayıp duruyorsun, yeter be!" Diye Aktan'a bağırmıştım ama arkadan gelen sesle durmuştum. Aktan ağlıyor muydu yoksa bana mı öyle geliyordu?
"Aktan, Ne oluyor orda?" Diye sordum ama cevap gelmedi. Bana konum at diye seslendim ve telefon yüzüme kapandı,ne oluyordu şimdi? Konum gelince hemen arabaya atlayıp Aktan'ın yanına gitmiştim. Yanii onu merak etmiyordum ama yine de neler olduğunu öğrenmeliydim. Hızlıca arabama binip geldiğim yere baktım, bir dakika,burası bir çay bahçesi miydi? Ben arkadan gelen seslerden dolayı onu clupta sanmıştım. Doğru yaa o Alkol ve sigara kullanmazdı, ne yapsın öyle mekan da. Neyse içeri doğru ilerleyip Aktan'ın nerede olduğuna baktım,sağda bir armu koltuk üzerinde oturmuş daha doğrusu yatmış gökyüzünü seyrediyordu ve arkada çalan şarkıya eşlik ediyordu.
AKTAN KARABEY
Çay bahçesinin en ücra köşesine oturmuş yıldızları seyrediyordum.Bir yandan da çalan şarkıya eşlik ediyordum.
"...Hele bi'gel,uzaklar sana gelir
Sen hele bi'gel, bütün dertler bitiverir
Hep seni bulur,uzun,zor, sıkıcı günler
Yazık olur,hadi gel kurtar bizi..."
Kendi kendime söylerken bir anda biri karşıma oturdu,yok ya bu leyal olmazdı dimi? Yavaşça başımı aşağıya indirip baktığımda Şeyma'yı görmüş ve yıkılmıştım. Yani Leyal'le o kadar kotu bir halde konuşmama rağmen gelmemiş miydi? Şeyma yaz doğru dönüp soru sormaya başladım "Niye geldin Şeyma?"
"Ben seni çağırdığımı hatırlamıyorum,gelme diyen yok ama insan haber verir kuzen." Dediğimde suratı asılmıştı. Bu gerçekten bana takıntılıydı. Böyle soru sorunca başta susmuştu ama sonra cevap verdi
"Ne yapabilirim Aktan? Sen gelmeyince çok merak ettim." Dediğinde kandimi dejavu yaşamış gibi hissetmiştim çünkü daha geçenlerde Leyalle aramda böyle bir şey geçmişti

"Sen bu saatlere kadar dışarda durmazdın, ne oldu; ne değişti." Diye bana sorduğunda neden sorduğunun nedenini bile merak etmemiştim. Çünkü cevabı belliydi;bana takıntılı. Artık sussun dercesine olan cevap verdim
"Seni ne kadar ilgilendirir bu ŞeymaCIM?" diye ona sorduğumda bana şaşırırcasına bakmıştı.Evet, Şeyma'yı ne kadar sevmesem de kalbini kırmak istemiyordum. Hemen lafımı toplayıp
" Yani sen beni boşver hayatına bak,bu saatte benimle uğraşacağına gidip evde kafanı dinlesen." Dediğimde onunla dalga geciyormuşum gibi bana
" Ya ya, bizim evde de ne kadar kafa dinlenir ya Aktan." Dediğimde ikimizde gülmüştük. İnşallah bunun o anlamda bir şakalaşma olduğunu düşünmezdi.
Neyse sonunda Şeyma'yı gönderebilmiştim. Artık rahat olduğumu düşünüyordum ta kii o gelene kadar...