9. bölüm · Şafak Gecenindi

6. Bölümm

Bugooo liiii

Ta kii o gelene kadar...
Evet, gerçekten Leyal gelmişti. Hayal falan görmediğime emindim. Onu görünce hemen ayağa kalktım
O yürürken bir anda herşey susmuştu sanki, sadece bana olan bakışları vardı, düşünmeye başladım.
Kendi isteğimizle, büyük bir heyecanla evlendiğimiz bir düğün... Leyal bembeyaz bir elbiseyle bana doğru yürüyor.
"Aktan." Diye seslendi büyük bir heyecanla.
Dilim tutulmuştu, bana tekrar tekrar seslenince kendimi sarstım.
Evet, karşımdaki Leyal'di fakat sorun şu ki karşımda ne bir gelinlikle ne de büyük bir heyecanla duruyordu.
Bana büyük bir stres topu gibi yaklaşıyordu.
Bana koşarak sarılınca donmuştum,midem kasıldı.
Leyal gerçekten şu an bana sarılıyor muydu,yoksa rüyada mıydım?
Onun da bir anda kasıldığını hissetmiştim. Galiba benim gibi şaşırmıştı, bana sarılmasına.
Bir anda, sanki ateşe dokunmuş gibi hışımla benden ayrıldı ve üç adım geriye çıktı.
Bunu hep fark ediyordum. Benden sürekli üç adım uzaklaşıyordu,üç.. Bir anda konuştu:
"Sen neden yapıyorsun böyle ya,bişey oldu sandım salak!" Deyip omzuma vurdu, bu beni merak mı etmişti?
"Allah Allah ya, sen beni merak edermiydin ?" Deyip bir alayla konuştum ama şöyle ki bu sorunun cevabını aşırı merak ediyorum.
"Ya-a s-sen öyle arayınca,ne oldu diye düşündüm tabii ki ama merak etmedim; havalanma hemen." Deyip bir kahkaha patlattı.
"Gerçekten,hiç mi merak etmedin?"
"Hiç."
Beni hiç merak etmemişti.
Yavaş yavaş düşen yüz ifademi görünce donmuştu. Kendimi arkamdaki pufa tekrar bıraktım ve gözlerimi kapattım.
SAMİRA LEYAL MİROĞLU
Yarım saat önce...
Aktan beni öyle aradığında hızlıca arabama atlayıp yanına gitmiştim. Geldiğim yerin bir gazino,pavyon ya da bir club değil çay bahçesi olduğunu görünce bu hoşuma gitmişti. Hızlı adımlarla ilerleyip onu görünce yüzümde hafif bir gülümseme olmuştu. Bir armut koltukta parıl parıl paarlayan gökyüzünü izliyor ve bir yandan konuşuyordu. O an sadece ona baktığım için neden konuştuğunu anlamamıştım. Karşısına doğru baktığımda orada Şeyma'yı görünce adımlarım durmuştu.
Şeyma ile gülüşüyordu.
Bir dakika...
ŞEYMA İLE Mİ GÜLÜŞÜYORDU!
Hızlıca yanına doğru gidecektim ama Aktan bir anda kafasını kaldırıp benim olduğum tarafa doğru baktı. Hemen oradan çıkıp arabama binmiştim.
1 Saat Sonra...
O Şeyma kaç saattir Aktan'ın yanında duruyordu, bilmiyordum.Tek bildiğim o Şeyma' nın Aktana deliler gibi takıntılı olduğuydu!
Mekandan çıkan Şeyma'yı gördüğüm gibi hemen gidip yolunu kesmiştim.
"Sen ne yapmaya çalışıyorsun, Şeyma?" Diye sorduğumda bana alayla cevap verdi.
"Oradan ne yapıyormuş gibi görünüyorum?"
"Kendi özbeöz kuzenini ayartmaya çalışıyormuşsun gibi görünüyor."
"Ahahah Samira,ne kadar komiksin sen bugün ya." Dediğinde çılgına döndüm. Aktan'ı ne kadar sevmesem de, evlenecek birine yürümesinin ne kadar saçma olduğunu biliyordum.
"Farkındaysan senin o yürüdüğün adam benim nişanlım." Deyip yüzüğümü gösterdiğimde bir kahkaha attı.
"Şimdilik." Diyerek uzaklaştığında sinirden çıldırmıştım
Aktan
Leyal'in o hiç cümlesi birkaç dakikadır kafamda dolanıyordu
Hiç,hiç,hiç...
Gökyüzüne bakıyorum ama her şey o kadar sessiz ve hissiz ki... Karşımda bana anlamsız gözlerle bakan bir Leyal var, ben ise sadece o karanlık gökyüzünde boğulmak istiyorum. Leyal bir anda hızlı hızlı soru sormaya başladı:
"Sen neden benimle konuşmuyorsun? Benim sana trip atmam gerekirken sen neden benimle konuşmuyorsun? Benim sana hesap sormam gerekirken sen neden benimle konuşmuyorsun? Sen neden benimle konuşmuyorsun?" deyip ağlamaya başladı.
Bir dakika, Leyal ağlıyor muydu?
Hemen kafamı kaldırıp Leyal'e baktım. Gerçekten ağlıyordu ve bana "Neden yaptın?" der gibi bakıyordu. Ben bir şey mi yapmıştım, yoksa onu bilmeden kırmış mıydım? Hemen kalkıp yanına çömeldim ve konuştum:
"Leyal bana bakar mısın? Leyal, kafanı kaldırır mısın?"Dediğimde kafasını usulca kaldırıp bana baktı.
Gözlerinin kahvesi kasvet içinde boğuluyor gibiydi.
"Leyal ne oldu? Sana bir şey mi yaptım ya da yanlış bir şey mi söyledim?"
"Sen bana sadece zarar veriyorsun, zarar!" deyip beni ittirince arkaya doğru düşmüştüm.
Hemen kalkıp gözlerinin içine baktım. Bana yine o "Neden yaptın" diyen bakışıyla bakıyordu.
"Ne yaptım ben sana?"
"Ya gördüm, gördüm! O Şeyma denilen kuzenimle gülüşüyordunuz, belli ki çok mutluydu. Çıkarken de Şeyma'nın söylediklerinden belli zaten!" deyip beni tekrar ittirmeye çalışınca yavaşça bileğini tuttum.
"Bir dakika, bir dakika... Ben Şeyma ile ne yaptım? O benim kuzenim, kuzenim! Ben ona o gözle bakabilir miyim?
"Bilmem ama o belli ki sana o gözle bakıyor." Deyince söylediğine şaşırmamıştım ama Şeyma'nın ne dediğini merak etmiştim.
"Şeyma sana ne söyledi?"
"Bunun ne önemi var ki?"
"Leyal söyler misin, sana Şeyma ne söyledi?" Leyal bunun tekrar ne önemi olduğunu söyleyemeden onu belinden kendime çektim ve gözlerinin içine baktım.
"Son kez soruyorum, Şeyma sana ne söy-le-di?"
Yutkundu.
"Ne yapmaya çalışıyorsun diye sordum. O da bana 'Dışarıdan ne yapmaya çalışıyormuşum gibi görünüyor?' dedi" deyip yeniden yutkununca onu bıraktım. Çünkü yaptığım çok yanlış bir şeydi. Ekleyerek devam etti.
"Bende kendi özbeöz kuzenini ayartmaya çalışıyormuşsun gibi görünüyor dedim. Bana gülerek 'Bugün çok komiksin' dedi." Yavaş yavaş yumruğumu sıkmaya başlamıştım. Kimsenin kalbini kırmadan bunu halletmeliydim. Devam etti.
"Bende farkındaysan senin yürüdüğün adam benim nişanlım!Dedim. O da bana 'Şimdilik' dedi ve gülerek gitti. Belli ki güzel konuşmuşsunuz ben yokken." Deyip trip atar gibi arkasını döndü.
Oyyyy onun tribine kurban!
Onun modunu yükseltmek için gülerek konuştum:
"Sen benim için 'nişanlım' diye mi bahsettin?" Deyip Leyalle uğraşmaya başladım:
"Sonunda nişanlım olduğunu kabul ettin yani?"
"Ne-ne alakası var yani ben onu lafın gelişi söyledim."
"Tamam canım, lafın gelişi söyledin." Deyip gülmeye başladım. İnşallah bunu sadece benim için yapıyordur.
"Sen benim senden hoşlandığımı düşünmüyorsun dimi?" Deyince susmuştum.
"Siz annemi benden aldınız, annemi! Benim canımın içini söküp aldınız. Ben seni nasıl severim, senden hoşlanırım?"
"Ya ben yıllarca dışarıdaki anne-kızları izleyip 'Benim annemde gelicek.' Diyerek kendimi avuttum. Söylesene Karabey, ben seni nasıl severim?" Dedi ve ekledi:
"Ben sana nasıl kocam diyerek sarılırım. Annemin saramadığı kolları, düşmanımın oğlu ile mi sarayım. Annemin açtığı yarayı, düşmanımın oğlu ile mi sarayım. Söyle ben sizi,seni nasıl affederim?" Deyince koşarcasına yanımdan uzaklaştı.
Haklıydı beni nasıl affetsin ki, benim suçum yokken beni nasıl affetsin ki, hepsi annemin kocasının suçuyken beni nasıl affetsin ki?
Leyal
Koşarak yanından uzaklaştığımda, tekrar ağlamaya başlamıştım. Hızlıca arabama binip oradan uzaklaştım. Klasik dert tepeme gidip uçurumdan aşağı ayaklarımı sarkıttım ve düşünmeye başladım.
Aktan gerçekten bunu bana yapmışmıydı?