5. bölüm · Şafak Gecenindi
3.Bölüm
SAMİRA LEYAL MİROĞLU
Evet,bir kaç saat önce nişanlanmıştım.Artık Aktan benim nişanlımdı ve ilerdeki kocam. Ondan nefret ediyorum çünkü babasından bir farkı olmadığına eminim. Beni istemeye geldiklerindeki bakışlarından belli zaten öyle olduğu.
Gittiklerinde beri yatakta dolanıp duruyordum. Gülce'ye yazıp,uyumadiysa yanına gidip dertlesmeyi düşündüm yan odamdayı ve hiç ses gelmiyordu.Mesaj attım.Bekledim,bekledim ve bekledim yazan olmadı.Bende kaç saat olduğunu bilmiyorum ama saat 20.00 cıvarlarına kadar yatmıştım.
Kalkıp elimi yüzümü yıkadım ve bir an Sulayha'nın yanına gitmeyi düşündüm çünkü nişanımda hiç odadan çıkmamıştı.Tam odasına doğru gidiyordum ama babamın beni çağıran ıslığını duyunca odadan uzaklaşıp babamın yanına doğru ilerledim...
AKTAN KARABEY
11 AĞUSTOS/CUMA
Şu an sevdiğim kadınla nişanlaniyordum ama onun yüzündeki nefreti gördükçe daha da yutkunuyordum. Ne de olsa sevgi içinde nefreti de barındırır dı dimi? Belli ki bizim nefretin içinde bile sevgi kırıntısı bulunamayacaktı.
Arada bir ona baktığımda sadece bana attığı nefret bakışlarını görebiliyordum ve bu benim için bir maçı 100-0 bitirmek ten daha kotu bir duyguydu.
Beni evine iç güveyisi istediğini duyduğumda çok şaşırmıştım ama bir yandan da yapacağı hamleyi beklediğim için çok büyük düşüncelerde vardı aklımda ve bu aklımın ucundan geçmemişti.Yine de kabul ettim, en fazla ne olabilirdi ki dimi?
Yüzüklerimiz takılmıştı yanyanaydı ve çok heyecanlıydım.Demek ki bu böyle birşey oluyormuş. Hani kalbim yerinden çıkacak derler ya bu işte o duygunun tamı tamına birebir aynısıydı.
SAMİRA LEYAL MİROĞLU
Babamın yanına gitmiştim bana nasıl olduğumu falan sormuştu,bişey var sanıp ödüm kopmuştu yaaa. Neyse sonra aşağı mutfağa inip kendine kahve yapıp terasa çıkacaktım ki ortanca Halam Nahide bana seslendi "Kızzz yüzünü gören cennetlik neredesin sen bu saate kadar?" Dedi ve saat 20.32'ydi gayet normal bir saat bu günden sonra...
"Bişey yok hala uyuyordum."deyip terasa doğru yöneldiğimde
"Kız bu kadar sa-" dediğinde lafını bölüp
"Basım ağrıyo terasa cikiyorum kimse gelmesin." Deyip yukarı çıktım,kimseyle uğ-ra-şa-maz-dım.
~AKTAN~
11 AĞUSTOS/CUMA
Bugün herşey çok farklıydı parmağımda bir nişan yüzüğü ile geziyordum ve bu çok garipti çünkü ben normalde tek bir takı bile takmazdım ama bunu kendi isteğimle ve mutlulukla taşıyordum.
Saat 20.26 sularıydı dışarı çıkmak için hazırlamıştım, odamdan çıkıp ilerliyordum ki amcamın bana takıntılı kızı ŞEYMA' nın ana doğru ilerlediğini gördüm.Boyu uzundu yani 1.78 civarlarındaydı, siyah saçları ela gözleri ile dikkat çekiyordu ama benim tek önemsediğim kız karım olacak Leyal'di ve bu hiç değişmeyecekti. Konuşmamak için hızlı adımlarla ilerliyordum ki önüme çıkıp yolumu kesene kadar. Bana uzanıp "Bak yakan katlanmış gel onu düzeltiyim." diyordu ki hemen ondan uzaklaşıp "Boşver Şeyma."dedim ama dinlemedi "Ayyy sen benden bu kadar uzak olunca ben üzülüyorum ama..."diyip yüzünü ağliyacakmiş gibi bir moda soktu bende "Zaten sana hiçbir zaman yakın değildim." deyip ondan uzaklaşıp dışarı çıkmıştım çünkü yıllardır benden nefret eden adamın masasına oturup yemek yemiyordum.
Kendi paramı kazandığımdan beri hep dışarda yemek yiyordum.Neden mi o adamın evinde kalıyordum 1.si Annemin o evde olmasıydı 2.si o babam denilen adamın benim evden ayrılmama izin vermemesiydi.Babam demesekte olur Koral bey yıllardır annemi aldatıp iğrençler şeyler yapan bir adamdı.Bu Koral Bey'in bir kardeşi de vardı heh o da Boray Bey babam kadar ondan da nefret ediyordum ikiside eşlerine yapmadıkları kalmamıştı el kaldırmak dışında.
Ne kadar berbat insanlar olsalarda bunu yapmayı adamlıkların yakıştıramıyorlarmış ama eşi yani yengem Mehsa ablayı hep severdim çok tatlı kadındı bana hep 2. Çocuğu gibi bakardı.Aslında Seyma'yı da severdim ama onun düşündüğü gibi değil ben kardeşim Boran nasılsa onu da öyle görüyordum. Neyse bunları düşünürken Mardin'in seyir tepesinden simidimi elime almış yiyordum genelde buraya sadece çatışma için gelirlerdi neyse ki bugün öyle birşey yoktu.
Bunları düşünürken bir anda telefonum çaldı Leyal arıyordu. Heyecandan elimdeki simidi düşürmüştüm hemen yerden alıp 3 kere alnıma ve dudaklarıma bastırıp peceteye sarıp kenara koydum ve telefonu açtım. Şöyle bagiran bir ses gelmişti "Salak ben kaç saat senin telefonu açmanı mı beklicem!" Bir an telefonu refleks olarak kulağından uzaklaştırdım. Leyal'in tam tersi olarak ona sakin bir şekilde "Sen arayınca şaşırdım da , senden beklen meyecek hareketler bunlar." diyerek hafif bir kahkaha attım. O sınırlı ses tonunu hiç bozmadan bana cevap verdi "Hahaha bugün ki isteğimden sonra hâlâ hayatta mısın diye merak etmiştim." Diyip benim attigimdan daha büyük bir kahkaha attı. Açıkçası bunu bütün gece düşünmüştüm beni kendi evlerine iç güveyisi alarak bana ne yapmayı planlıyordu acaba? " Merak etme senin o güzel yüzünü görmeden gider miyim hiç..." diyip dalga geçer gibi bir kahkaha atmıştım.Kimse görmeden,kimse görmeden.
O an nasıl bir bakış attığına bile emindim.İlk önce sağ kaşı sonra da sol kaşı kalkıp bütün deliklerini şişirmiş ve sol elini beline koymustu sanki onu tanıyordum,ne kadar uzun zamandır doğru düzgün görmesem bile...
Bir anda bağırmaya başlayınca kendime geldim "Hahaha çok komiksin sen bugün fazla enerjiksin galiba." Demişti bende"Seni gördüm daha iyi oldum." Deyince sustu, sustu ve sustu."N-nasıl?" Dedi ve bir anda yine bağırdı "S-sen beni nasıl görüyorsun!" Dedi şaşırmıştı ama çok ta yanlış anlamıştı çünkü şehir tepesinden onların konağın terası gözüküyordu ve o terasta oturuyordu yani oraya aslında bilerek gitmemiştim sadece bir tesadüftü. Etrafına bakmaya başladığında beni tepede görmüştü.Yüz hatlarını tam secemiyordum ama sinirlendiği belliydi. Telefonu yüzüme kapatim hızlıca terastan inmeye başladı,buraya gelmezdi dimi?
SAMİRA LEYAL AKTAN
Beni izlediğini gördüğümde deliye dönmüştüm ve tabii ki onun olduğu yeri basacaktım.Hızlıca kimse görmeden konaktan çıkıp arabama bindim,ONU ORAYA GÖMECEKTİM.
Tepe zaten çok yakın olduğu için oraya hemen varmıştım ve arkası dönük olduğu için beni görmemişti.Anlık bir arabasına bir de ona baktım.Evet,arabasını çizecektim çünkü kendi arabam ondan değerliydi.
Yavaşça arabadan indim ve belli ki dalmıştı çünkü beni fark etmedi.Yavaşça arabamın anahtarını elime alıp arabasını çizmeye başladım anlık arabanın markasına bakınca durdum.Araba ferrariydi,sıçmıştım.Neyse artık başladık diyerek Allah ne verdiyse diye devam ettim.Sesi duymuş olmalı ki bir anda silahla arkasına dönünce korkup anahtarı fırlattım "ananı slm" diye fırladım ödüm kopmuştu.Bana "Leyal?" Dedi bende "Iıı şey arabana renk kattım işte nolmuş?"dedim.Beni düşündüğümün tam tersi olarak hiç sınırlı bakmıyordu yavaşca bana ilerledi ve arabaya baktı ve "He vallahi, fena olmamış. Arabaya bi' hava katmışsın."
Ne?
Tarz mı olmuş?
"Sen ne dedin?"ne demişti o "Tarz mı olmuş?" Dediğimde boğazını temizledi çünkü şivesi kaymıştı ve çok tatlı olmuştu Ne? Tatlı mı olmuştu saçmalama Samira!
"Oğlum kaç milyarlık arabanı çizdim tarz mı oldu yani?" Dedim ve bana
"Bence baya havalı olmuş,arabaya farklı bir hava katmış." Dedi,bu kafayı yemiş olmalıydı.
"Kızmıyacak mısın yani şimdi?" Dedim dilini damağına vurarak "tıı hayır." dedi.
"Peki arabanı ezsemde mi kızmican?"
"Hayır yenisini alırım" dedi. Şaka mıydı bu "Senin kafan falan güzel mi ne bu vurdum duymazlık?"
"Kendi param ve harcıyorum nolmuş?" dedi. Bende ona "Yaya eminim sende o baba parası yiyen erkeklerdensindir." dedim.
"Emin misin? Çünkü ben İtalya da inşaat mühendisliği okudum ve bir mütahitim." Dedikten sonra dona kalmıştım çünkü bende İtalya'da peyzaj mimarlığı okumak istiyordum ve belki bu sayede bir şansım olabilirdi,ona kendi yararım için iyi davranabilirdim değil mi? Sonra daha sakin bir sesle devam ettim belki benimde okumama izin verebilirdi.
"Aa öyle mi bende İtalya'da Peyzaj Mimarlığı okumak istiyorum biliyor musun?" dedim.
"Yaaa senin adına üzüldüm hayalin sadece istemekle kalıcak."diyince küplere binmiştim pardoonn o kimdi de benim okumama karışıyordu.
"Ya bende senin adına üzüldüm çünkü tercihlerimi çoktan yaptım ve bu hafta cuma açıklanacak ve ben o İtalya'ya gideceğim." Diyince kasları çatılmıştı ve sinirlenince bana benziyordu.
"Yaya öyle mi küçük hanım bensiz sen artık bir yere gidebileceğini mi sanıyorsun?" dedi ve bende ona bağırmaya başladım:
"Pardon sen kim oluyorsun da bana karşıyorsun?"
"Bir kaç gün sonraki kocan."
Diyince susmuştum, haklıydı ama bana asla karışamazdı.
"Sen küçük aklındaki fikri bir çıkar ben senin dediğin hicbirsey yapmicam." Dedim
"He bide sen bize eve iç güveyisi olarak geliceksin çok kaşınma bence." Deyip kahkaha attım bir an bana bakışını görünce duraksamıştım. Bana aşık gibi bakmıştı, saçmalama Samira yanlış gördün sen ve o düşmansınız.
"Göreceğiz küçük hanım kim kaşınıyor kim kaşınmıyor." dediğinde yanimdan geçip arabasına bindi ve gitti.Bu ne demek istiyordu şimdi.
