4. bölüm · Şafak Gecenindi

2. Bölüm

Bugooo liiii

Bunu bölümü okuduktan sonra okuyun!
Şöyle bir detay vereceğim neden evlenmek zorunda diye soranlar olacaktır.Şöyle ki leyal'in babası diğer aşiret liderleri gibi merhametsiz olmadığı için can almak istemiyor.Bu yüzden aslında onun da aklında Aktan'ı kendie evine almak vardı ama kızının fikrini merak ediyordu.
9 AĞUSTOS/CUMA
Evet,yanlış duymuştum.Kesinlikle yanlış duymuştum ya da sanrı görüyordum.Kendimi sarstım,gerçekliğinden emin olmak için Aktan'ı tekrar aradım.Çaldı, çaldı ve çaldı açmadı.
Neyse herhalde yanlıs duyduğumu düşünüyordum ki telefonuma bir bildirim düştü,kasıldım.Babamdan gelmişti ve bana cuma günü nişanlanacağımı söylüyordu.Mesajın devamına bile bakamamistim direkt telefonu fırlattım.Evet,telefonu uçurumdan asağı atmıştım neyse en azından içindeki stresi bununla atmıştım,hayır tabii ki geçmemişti.Hızlıca konağa gittim çünkü evde değildim ve bu işin olmaması gerektigini babama anlatmam lazımdı,er ya da geç...
AKTAN KARABEY
Gerçekten bir kaç saat önce leyal'i arayıp cuma günü onu isteyeceğimiz söylemiştim,bu şaka gibiydi çünkü ben Leyal'e yıllardır aşıktım.Bu onu büyük ihtimalle hiçbir zaman öğrenemeyecekti çünkü o benden nefret ederdi ve bu hep öyle olacaktı.
O aslında Samira ismini severdi çünkü ona bu ismi annesi koymuştu ve biz o insanı ondan koparmıştık ve ben ona hep Leyal diyecektim
SAMİRA LEYAL MİROĞLU
Hızlıca arabamı park edip gürültüyle konağın kapısını açtım. Halamlar arkamdan birşeyler söylüyorlardı,ben hiçbirini duymuyordum çünkü tek derdim babamla konuşup bu işin olmasını engellemekti.Babamın çalışma odasında olduğunu öğrenmiştim, gidip kapısını tıkladım ve içeriden hiçbur ses gelmemişti yavaşça içeri girdim kapıyı kapattigimda babamı annemin resimlerine bakarken gördüm.Bu çok garipti çünkü ben babamı ilk defa ağlarken görmüştüm.Yavasça babamın yanına doğru ilerleyip dizlerinin önüne çöktüm,dizlerime başımı koyduğumda babam annemin fotoğrafını bırakıp benim başımı okşamaya başlamıştı.Kalkıp babamın yanına oturdum ve babam bana annemin hep söylediği o niniyi mırıldanmaya başladı:

"Lorî lorî lorîka min,"
"Keçika min, delala min."
"Tu roniya çavên min î,"
"Şêrîna min, berxika min."

Hıçkırdım.

"Ez qurbana bîbika çavê te me,"
"Tu dermanê dilê min î."
"Lorî lorî berxika min,"
"Hema rake, roniya min."

Gözlerimden bir damla yaş düştü, yavaşça başımı kaldırıp babama sımsıkı sarıldım.Bu ninniden sonra ben nasıl babamın dediğine karşı çıkacaktım, işte onu hiç bilmiyordum.

AKTAN KARABEY
10 AĞUSTOS/PERŞEMBE...
Bugün ne yapacağım,hiç bilmiyordum.Çok heyecanlıydım çünkü leyal evlenmeyi kabul etmişti.Sadece evlenmeyi değil nefret ettiği adamla evlenmeyi kabul etmişti.Bugün hazırlıkları tamamlayıp yarın istemeye gidecektik.
Yavaşça odama doğru gittim ve dolabına yöneldim.Belki beni sevmezdi ama en azından nefrette etmezdi değil mi?
SAMİRA LEYAL MİROĞLU
"Sözümü tutamadım,özür dilerim anne." Annemin mezarına gelmiştim.Ondan özür diliyordum çünkü sözümü tutamadım beni bu mermere muhtaç edenlerin evine giricem,belki de girmicem.Aklimda bir plan vardı sonuçta bizim ocağımızdan bir can alınmıştı ve bu bizim kan hakkımızdı.O halde onu evine iç güveyisi alacaktım, görünseler ocaktan can almak nasıl birşeymis o Karabeyler.

~11 AĞUSTOS CUMA~
Sabah o nefret uyandıran alarm sesiyle uyanmıştım,basladı bizim mesai. Lavaboya gidip elimi yüzümü yıkamıstım.O an bir bildirim düştü telefonuma, yavaşça uzanıp gelen bildirime baktım gelen bildirim Gülce'den di. Dün gece ağlayarak onu arayıp herşeyi anlatmıştım, o benim kaç yıllık arkadaşımdı ve 2. Sınıf hukuk öğrencisiydi.
Bugün benim için Mardin'e gelebileceğini söylemişti,tabii ki mutluluktan havaya uçmustum.İlk uçakla konağa gelmişti onu en güzel şekilde karşıladım ama ilk gördüğümde Gülce'yi tanıyamamamıştım kumral saçları,mavi gözleri ve bembeyaz teniyle adeta bir manken gibiydi sanırım lezbiyen olacaktım.
Gülce ile oturup sohbet ediyorduk,odanın kapısı caldı ve babam seslendi "Kızlar girebilir miyim?" Dedi. Bende müsait oldugumuzu soyleyince odaya girdi ve Gülce' ye benimle birşey konuşacağını söyleyince Gülce odadan çıkmıştı ve babamla tek kalmıştık.Babam direkt konuya girdi" Kızım emin misin? Evet ben seni zorluyorum buna, mecbursun ama gözüm açık seni düşmanımın çocuğuyla evlendirmek istemiyorum." Dedi bende babama "Evet eminim,seni böyle zor durumda bırakmam.Ne gerekiyorsa yapacağım."dedim ve o an babam bana sarıldı ve teşekkür edip odadan çıkmıştı.
Babam çıktıktan 1,5 saat sonra saat 16.00 civarları kapı çalındı, içeri 1.90 civarında boyu,esmer teni ve masmavi gözleriyle dikkat çeken Aktan Karabey girmişti, hatta 1.90' ı geç kesin bir 1.95'i vardı.Yanında babası Koral,annesi Narin,amcası Boray,amcasının kızı Şeyma ,amcasının karısı Mehsa ve aşiretin diğer yakınlarıyla beraber içeri girdiler. Onları karşılayıp hemen mutfağa kaçmıştım.

Babamlar bir o kadar birbirlerinden nefret etseler de birbirleriyle konuşuyor,anlaşıyorlardı. Söylediklerine kulak misafiri olmuştu. Aktan inşaat mühendisiydi,belki de benim okumamı destekleyebilir. Bunları düşünüp kahveyi yaparken Gülce'de yanımdaydı bir yandan benim üzerime çeki düzen veriyordu .Üzerimde gece mavisi renginde bir elbise, ayağımda beyaz bir topuklu ve boynumda da inci bir kolye vardı.Onun üstü ise herzaman ki gibi siyah takım elbiseydi doğruyu söylemek gerekirse bu ona çok yakışıyordu.
Kahveleri yapıp babamların yanına götürdüm ilk babama sonra digerlerine uzattım ama en son damat beyinkini. Çünkü onunkini bolllll tuzlu yapmistim. İlk yudum aldığında hiç tepki vermemişti oysaki yüzünü eksitip kusmasını bile istiyordum. Herkes kahvelerini içmişti ve Koral Ağa söze girdi:
"Evet sebebi ziyaretimiz belli Allahın emri peygamberin kavliyle demeden önce bu kan davasından dolayı birşey demek istiyorum.," dedi ve ekledi
"Gelin kızımızın kan davası için istediği birşey var mıdır?"diye babama sordu,babam bana dönmüş cevap bekliyordu ağzımdan çıkan bir kelime için bekliyorlardı ve konuştum
"Evet,siz benden annemi aldınız bende ne kadar zorla bir evlilik olsa da kendi istediğimi yapıcam çünkü bu bizim canımız."
"Oğlunuz Aktan'ı eve iç güveyisi olarak istiyorum." Herkes dediğimde biz kesmişti çünkü kimse bunu gururuna yedirememisti Koral Ağa söze girdi "Bak kızım bizim bi-" dedi böldüm "Aması falan yok ya evet diyorsunuz konu bitiyor ha ya da hayır dersiniz, o zaman iş değişir."
Herkes buz kesmişti çünkü ben fazla ciddiydim ve Aktan 'a yapacağım işkenceleri düşünüp zevkleniyordum Koral Bey tam birşey diyecekken Aktan araya girdi ve "Kabul ediyorum cana can." Dedi garip gelmisti,yazık daha ona ne yapacağımı bilmiyordu.
İlahi bakış açısı
Yanındakiler kabul ettiğini görünce Aktanla konuşmaya calismislardı fakat Aktan kararlıydı,sonuçta o kabul etmisti ve gururunu dusunmuyordu.
"Peki..." Dedi Aktanlarin tarafı
"Başlıyorum o zaman." "Allah'ın emri peygamberin kavliyle kızınız Samira Leyal'i oğlum Aktan'a istiyorum."

Süleyman Ağa dedi ki "Ben vericem mecburi ama kızımın rızası var mı,önce ona soralım."
Süleyman Ağa "Kızım rızan var mı,istiyor musun?" Diye sordu Süleyman Ağa
Samira'da "Evet,baba rızam var " dedi.
Süleyman Ağa da "Bende verdim o zaman." Dedi.
Aktanla yanyana durmuştuk,fazla yakındık. Yüzükleriparmagimiza takmislardı, Bismillahirrahmanirrahim diyerek yüzükleri kesmişlerdi.Artık bir nişanlım vardı ve bu insan sevdiğim değil annemi benden alan adamın oğluydu.