1. bölüm / 1
Sadece dudaklarını değil, ruhunu da.Sanrı
Bölümler 1Şu an: Sanrı
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Parmaklarımda sakladığım şefkati görür gibi eklemlerimi inceliyordu.
Sanırım ellerimi masanın üstüne koymalıyım artık ya da saklayıp heyecan mı eklemeliyim bu bakışlara? Ellerimi kaçırdığımı görünce gözleri yavaş yavaş yüzüme yükselmişti ama gözlerime bakacak cesarete sahip değildi artık.
Omuzlarından parlayan gün ışığını yara bandımla yakaladım yavaşça. Sanırım tırnaklarımdaki tek düze renk onun elleriyle karışıp bir kuşak oluşturacak odamın duvarlarında.
Baskılıyorum ,bedenini hapsediyorum vucuduma. Belki de izin vermeliydim ağlamana. İncecik bir sigara ve dibi tutmuş bir şarap var yanı başımızda.
22.2.226, saat 4.43. Sadece dalga geçiyordum kendimle.
Birbirine karışan geyiklerin kanatlanabildiği bir ormanda, dünyada bir eşini görmediğim ışığın peşinden koşuyorum. Sanırım burası eşsiz bir gitar solosu veriyor bana, yalnızca beş dakika.
Artık çalıların arasında, kar soğuğundan çöl kumlarıyla sarılı yatıyorum ve gökyüzü güzel seslerle kayan yıldızlarla dolu.
Burada her yıldızın bir şarkısı var düşerken.
MA CHÉRIE
Karşımda durup bakarken bana yalvaran gözlerle beni ne kadar çaresiz bıraktığının farkındaydı.
Parmaklarına bakarak ilerliyorum üstüne doğru. Sanırım tuttuğunu sandığı bu ipleri koparacağım birazdan.
Kuralları teker teker çiğne. Göz teması karışıyorsa saçlarına ve o kız ne kadar iyi ilerlediğini biliyorsa bedeninde...
Sesimi çıkarıyor derinden ya da haykırmamı istiyor adını. Ama sürem doluyor yavaşça.
İdea olmayan bir dünyada olamayacak kadar kırmızı bir tilki beni çekiyor yuvasına doğru. Işıklar var dünyamda. Wong Kar-wai yönetiyor aklımı ya da Pharrell dört kere vuruyor sinir uçlarıma.
Tanrım, uyandırma beni buradan.
Artık geçti bir tanem.
Olmayacak yeni yaralar.
Hayır, zarar görmeyecek bedenin ya da kimse incitmeyecek rüyalarını.
Sarıl bana ve akıt gözyaşlarını.
Ağaçları çok seviyorum.
Bombalar yeşertmiyorlar dallarında ve uçaklardan zehir yağdırmıyorlar çocuklara.
Yine de tahrip edilip duruyorlar ya da kendini bilmez asalaklar kesip duruyor dallarını.
Hiç adil değildi, hiç adil değildi.
Ağaçları çok seviyorum.
Her yaprak düştüğünde gökyüzünden Tanrı’ya dua ediyorum: bir yenisi, bir yenisi daha, bir çiçek, bir çiçek daha istiyorum ondan ve bir kez daha kokluyorum bu muazzam canlıları tuzlularla.
sayıklayıp dur benimle.
Bölüm etkileşimi
