2. bölüm / 2
Ruhumdaki GölgenYILLAR SONRA İLK KARŞILAŞMA
Bölümler 2Şu an: YILLAR SONRA İLK KARŞILAŞMA
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BİLGİ:
Ben arven Akerman 24 yaşındayım 1.68 boylarında bir kızım.En sevdiğim renk siyah ve lacivertti Boğa burcuydum ve inatçıydım İstanbul'da çokda küçük olmayan bir mahallede oturuyorduk bizim evimiz diğerlerinin aksine villa tarzıydı ve ben evi çok beğeniyordum çünkü küçük yaşlarda çalışmıştık abimle birlikte hem okuyup hemde işte çalışıyorduk nede olsa herkes gibi babam yoktu ben 5 yaşımda abim ise 8 yaşındayken babam bizi terk etmişti bu yüzden evde de babam hakkında konu konuşulmasından nefret ederdim eve haklıydım çünkü bizi terk eden birisinin bizim evimizide adının anılmasına gerek yoktu abim ve annem bunu bildikleri için bahsetmezlerdi zaten.
Sabah annnemin zoruyla uyandırılmaya çalışıyordum her zamanki gibi annem beni uyandırmaya çalışıyordu
"Arven kızım hadi uyan kahvaltı hazır"
"Tamam anne geliyorum"yatağımı toplayıp ihtiyaçlarımı giderdikten sonra odamdan çıkıp mutfağa indim" günaydın anne"dedim annemde bana bakıp gülüseyerek "günaydın kızım"dedi o sırada masada oturan abim " ooo majesteleri kalkmış günaydın efendim"bende abime alaycı bir bakış attım "günaydın" dedim sonra koşarak annemin yanına gittim ve boynuna sarıldım "Sultanım yine döktürmüşsün"dedim annemde gülümsedi bende masaya oturdum gerçekten annem kahvaltı konusunda çok iyi olduğunu düşünüyordum kahvaltımı yaptıktan sonra anneme yardım edip odaya çıktım üstüme bebe mavisi bir gömlek giydim altına da lacivert pantolon giydim kahverengi saçlarımıda açık bıraktım dudağım kurumasın diye de Lip balm sürdüm çirkin olduğumu düşünmüyordum aksine arkadaşlarımda beni güzel buluyordu en son parfüm sıktım tam telefonu elime alıp bakıcaktım ki sonra annem aşağıdan bağırdı " ARVEN"
"Efendim Anne"
"Hadi gel pazara gidelim" annem her Pazar günü pazara giderdi benide çağırmıştı açıkcası benimde evde canım sıkıldığı için gitmek istedim
"Tamam geliyorum anne"
"Tamam kızım" aşağıya indim annem beni bekliyordu annem kaşımla kapıyı gösterdim çıkalım manasında annemde kafasını salladı sonra evden çıktık pazara doğru yürüdük zaten Pazar evimize o kadar uzak olmadığı için gidip gelmekte de zorlanmıyorduk pazara geldik annem pazarda taze sebzeler ve meyveler aldı birkaç yeri yine gezdikten sonra eve döndük yorulmuştum gerçekten onca poşeti taşımaktan poşetleri mutfağa bıraktıktan sonra odama gittim sonra kendimi
Yatağın üzerine attım ve telefonumu elime ald ım biraz sosyal medya da gezindim sonra birden bir numara aradı ama ismi yoktu "Alo"demişti bu ses bana tanıdık gelmişti bu afranın sesiydi tanımıştım sesini Afra benim en yakın arkadaşımdı onunla çok iyi anlaşırdık
Sürekli birbirimize gidip gelirfik fakat son 1 yıldır gidip gelmiyoruz çünkü onun okulu farklı bir şehire çıkmıştı ben ise bulunduğum şehir yani İstanbul'da okumuştum bıraz duraksadıktan sonra cevap verdim"AFRA"dedim bağırarak oda"ARVEN" diye bağırdı bağırışından anlamıştım nasıl beni özlediğini bende onu özlemiştim sonra konuşmaya başladı "Nasılsın aşkım" demişti biz genellikle böyle hitap ederdik birbirimize "İyim canım sen nasılsın"
"İyim bende İstanbul'a döndüm bize gelsene canım biraz oturup sohbet ederiz"
" Ama-"
"Aması yok Arven geliceksin"
"Tamam peki yemek yiyip geliyim hem sanada getiririm annemin yemekleriden"
" Olur zaten çok özlemişim Ayşe teyzenin yemekleri " afranın annesi yoktu bu yüzden annesinin yokluğunu göstermemek için annem hep onun yanında olurdu afranın birşeye ihtiyacı olduğu zaman hemen annemin yanına koşarak gelirdi bende zaten afrayı kız kardeşim gibi görürdüm afranın annesi olmayabilirdi ama çok iyi bir babası vardı onu okutan yanında olan kızına sevgi gösteren bir baba en azından terk eden babası yoktu "Arven" dalmıştım afrada konuşmadığı için telefonun açık olduğunu unutmuştum " efendim Afra"
"Geliceksin değil mi?"
" Geliceğim"
" Tamam sonra konuşuruz"
"Görüşürüz"
"Görüşürüz Canım" dedim ve aşağıya indim annem yemek hazırlıyodu bende anneme yardım edip sofrayı kurdum yemekleri yedik "ellerine sağlık annecim"
"Afiyet olsun kızım" bende anneme gülümseyip koşarak yukarı çıktım odadan içeriye girdim ve aynaya doğru yürüdüm aynanın önüne geldiğimde kendime baktım saçımı düzelttim üstüme bol bir hırka giyip merdivenlerden hızlıca inip "ANNNE"
"Efendim kızım"
"Anne Afra gelmiş onun yanına gidicem yemeklerinden saklama kabına koyarmısın"
"Afra kızım gelmiş demekki tamam ben yemekleri hazırlıyım sen salona geç geliyorum"
" Tamam anne" salona geçip 5 dakika oturduktan sonra annem geldi
"Evet Afra kızımın yemekleri hazır"
" Tamam teşekkür ederim anne "
" Rica ederim kızım afraya selam söyle"
"Aleykümselam"
"Görüşürüz Anne"
"Görüşürüz kızım"anneme görüşürüz dedikten sonra afraların evine doğru yürümeye başladım evi uzak değildi bu yüzden yürümeyi tercih ettim biraz daha yürüdükten sonra evine gelmiştim hemen bahçeye girip evin kapısına doğru yürüdüm ve kapının önüne gelince zili çaldım.Afra kapıyı açtı ve birbirimize sarıldık "Hoşgeldin canım"
"Hoşbuldum" dedim içeriye geçmeden önce afraya getirdiğim yemeği afraya verip salona geçtim afrada geldi yanıma oturdu "Ee işler nasıl gidiyor"
"Bildiğin gibi yine aynı davalar gelince işte davayla uğraşıyorum"
"Senin işler nasıl gidiyor"dedim hemşire olmak istiyordu küçükken ve hayalini gerçekleştirmişti bende aynı şekilde savcı olmak istiyordum ve hayalimi gerçekleştirdim
" Benimki de nasıl geçsin hasta 7/24 Hastane işte insan yoruluyor ama seviyorum bu mesleği ben bize bir çay yapıyım"
" Yardım ediyim mi"
" Hayır yardıma gerek yok ben yaparım"
"Tamam" Afra mutfağa gitmişti çayı yapmak için bende telefona baktım 15 dakika sonra Afra çayları getirdi bizde biraz sohbet ettikten sonra ben kalktım ve afraya eve gideceğimi söyledim Afrada beni kapıya kadar yolcu etti "Ayşe teyzeye selam söyle yemekleri enfes olmuş "
"Aleykümselam onunda sana selamı var"
"Aleykümselam Görüşürüz"
"Görüşürüz"dedim ve eve doğru yürüdüm ve hava durumuna bakmadığım için yanıma şemsiye almayı unutmuşum sağanak yağmur yağıyordu sırısıklam olmuştum ama yağmurun altında ıslanmayıda çok seviyordum o yüzden koşa koşa eve gitmedim yağmur bastırdığı için hafif hızlandım o sırada Neriman teyzenin evinin önünde geçerken karel'i gördüm yıllarca platonik olduğum kişiyi Karel saygını görmüştüm.unutmamıştım,unutamazdım Gözlerim dolmuştu Kalbim sıkışmış nefes alamıyordum içimde olan şeylere anlam veremiyordum yağan yağmurun altında durup ona bakmıştım uzun uzun beni fark etmişti ve oda bana bakıyordu Yıllar sonra bir kez daha karşılaşmıştık O an, unutulmuş gibi duran her şeyin aslında tozlu bir sandıkta kilitli olduğunu, sadece doğru anahtarın dokunuşunu beklediğini anladım karele baktığım zaman Karel hiç değişmemişti kumral saçlı ve yeşil gözlü uzun boylu birisiydi küçükkende bende uzundu sürekli benimle dalga geçerdi bende sinirlenir ve konuşmazdım karelde benimle barışmaya çalışır beni ikna ederdi ama bunu çok iyi yapardi ikna etme konusunda uzmandı yağmur iyice bastırınca ben tam eve doğru gidecekken içeriden bir kız çıktı "Karel içeriye gelsene yağmur yağıyor"
"Geliyorum Banu" Sesini özlediğim Sevdiğim adamın sevgilisi vardı "KAREL içeriye gelsene yağmur bastırıyor hasta olucaksın" o artık başkasına aitti hani Özdemir Asafın bir sözü varya * Neyine bağlandım bu kadar bana bakmayan gözlerine mi yoksa benim olmayan kalbine mi* Konu kalbimin kırılması değildi, konu kalbimi kıran kişinin kalbimdeki yeriydi * hemen hızlıca gözlerimin karel'in üzerinde çektim ve hızlıca eve doğru gittim ben eve doğru ilerlediğimde karelde eve gitti
KARELİN AĞZINDAN
Annemlerle biraz sohbet ettikten sonra sigara içmek için dışarıya çıktım bahçede sigara yakıp içecektimki arven gördüm bana bakıyordu ve gözü dolmuştu fakat nedenini bilmiyordum bende ona bakıyordum hiç değişmemişti aksine güzelleşmişti uzun kahverengi saçlari kahverengi gözleri bana hüzünle bakıyordu o sırada kapı sesi duydum
"Karel içeriye gelsene yağmur yağıyor" Banu sesiydi "Geliyorum Banu" dedim ve arvene doğru baktım arven kafasını kaldırdı havaya ve derin nefes aldı sırılsıklam olmuştu ardından Banu tekrar seslendi "KAREL içeriye gelsene yağmur bastırıyor hasta olucaksın" banuya birşey söylemeden içeri gidicektim ki arven baktım son kez göz göze gelmiştik hızlı bir şekilde bakışlarını üzerimden çekti ve hızlı adımlarla gitti bende içeriye geçtim ve odama geçip kıyafetlerimi değiştirdikten sonra yatağıma geçip uzandım
ARVENİN AĞZINDAN
Eve gelmiştim zili çaldım ve annem kapıyı açtı "Neyin var kızım sırılsıklamsın"
"Birşey yok anne yağmura yakalandım" dedim ve hızlıca odama çıktım kapıyı ardımdan kilitleyip belimi kapıya yaslayıp ağlamaya başladım nefes alamıyordum kalbim sıkışıyordu bazen en zor şey hissettiklerini kimseye anlatamamaktır bende öyleydim yalnızdım. Gözyaşlarımı silip ayağa kalktım kıyafetlerimi değiştirdim pijamalarımı giyip yatağıma geçtim benim hayaller kurduğum adam belkide başkasıyla hayallerini gerçekleştirecektik ben istemesemde düşündüğüm şeyler ağlamama sebep oluyodu yavaşca gözümü kapadım ve kendimi uykuya bıraktım
Bölüm etkileşimi
